1. Başlangıç: 19. yüzyılın Sonlarında Antiseptik Arayışları
19. yüzyılın ikinci yarısında Joseph Lister’in karbolik asit (fenol) kullanımıyla cerrahide enfeksiyon oranlarını dramatik biçimde düşürmesi, tıpta “antiseptik devrim” olarak anılacak bir dönemi başlattı. Ancak fenolün yüksek toksisitesi ve ciltte yarattığı tahriş, daha güvenli alternatifler arayışını gündeme getirdi. Bu bağlamda, özellikle “yarı-metalik” elementlerin —özellikle bismutun— bakteri duvarlarına bağlanarak hücre zarlarını bozabileceği fikri, organik kimyacılar arasında ilgi uyandırdı.
2. Heyden’in Laboratuvarı ve İlk Sentezler (1905–1908)
1905’te Berlin’de faaliyet gösteren Heyden Kimya Fabrikası’nda, genç organik kimyager Dr. Emil Heyden liderliğindeki bir ekip, bismut(III) klorür ile farklı dihidroksibenzol izomerlerini (örneğin pyrokatekol ve resorsinol) reaksiyona sokarak sitotoksik kompleksler sentezlemeye başladı.
- 1906: Heyden ekibi, tetrabromopyrokatekolu bismut(III) hidroksit ile kaynatarak ilk “4,5,6,7-tetrabromo-2-hidroksi-1,3,2-benzodioxabismol” bileşiğini izole etti.
- 1908: Aynı bileşiğin Berlin Patent Dairesi’nde “Bibrocathol” ticari adıyla patentlenmesiyle, molekül resmiyet kazandı.
3. Klinik Denemelerin İlk Safhası (1909–1912)
Patent sonrasında 1909–1911 yıllarında Heyden Fabrikası, Berlin Üniversitesi Göz Kliniği ile iş birliği kurdu. Klinik araştırmalar şunları kapsıyordu:
- Hayvan Modelleri: Tavşan göz yüzeyine düşük konsantrasyonlu çözeltinin damlatılması; bir haftalık tekrarlı uygulamalarda korneal epitelde herhangi bir kalıcı hasar gözlenmedi.
- İnsani Pilot Denemeler (1911): Beş hasta üzerinde yapılan ilk açık etiketli psoriasis ile ilişkili kronik blefarit olguları; 2 haftalık %1 merhem uygulamasında semptomlarda belirgin azalma kaydedildi.
Sonuç olarak, 1912’de otoriter oftalmolog Prof. Otto Winkler, Berlin Göz Kliniği’nde yayımladığı vaka serisi raporunda ilk kapsamlı insan verilerini sundu: “Bibrocathol, mikroorganizmaları doğrudan öldürmekten ziyade göz kapağı kenarındaki inflamatuar sekresyonu baskılayarak iyileşmeye aracılık etmektedir.”
4. Bir Dünya Savaşı Aracı Olarak Yaygınlaşma (1914–1918)
I. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle cephe gerisindeki sahra hastanelerinde göz yaralanmaları ve blefarit sıklığı arttı.
- 1915: Alman Kızılhaçı, sahra hastanelerine acil sarf malzemeleri listesine Bibrocathol merhemini ekledi.
- Cephedeki hemşire anekdotlarına göre, merhemin koyu yeşil rengi ve hafif metalik kokusu, “asker gözündeki buz gibi ferahlık” hissi olarak hatırlanır.
Bu dönemde markalaşma zayıf kaldığı için ürün genellikle “Heyden Merhemi” ya da “Berlin göz antiseptiği” olarak anıldı.
5. Antibiyotik Çağının Gölgede Bırakışı (1930–1950)
1930’ların ortasında sulfonamidlerin, 1940’larda penisilinin keşfi, geniş spektrumlu antibiyotiklerin klinik kullanımını başlattı.
- 1936 itibarıyla blefarit tedavisinde ağırlık “mikrobiyal eliminasyon”a kaydı. Bibrocathol, antiseptik-etkisi nispeten zayıf bulunarak yerini daha etkili sulfonamid damlalara bıraktı.
- II. Dünya Savaşı sonrası birçok Batılı firma üretimi durdurdu; ancak Doğu Bloku ülkelerinde, ilaç kısıtlamaları nedeniyle Bibrocathol formülasyonları yaşamaya devam etti.
6. Yeniden Keşif ve Modern Klinik Araştırmalar (1980–2012)
1980’lerde, tıbbi endoskopi ve kontakt lens kullanımının yaygınlaşmasıyla blefarit ve kronik konjonktivit vakaları tekrar artmaya başladı. Antibiyotik direnci kaygıları, antiseptiklere yeni bir ilgi doğurdu:
- 1987: Leipzig Üniversitesi’nden Prof. H. Krause liderliğinde yapılan pilot çalışmalar, %2’lik Bibrocathol göz merheminin günlük 4 × 0,5 cm uygulamasıyla göz kapağı bakteriyel yükünün %65 oranında düştüğünü gösterdi.
- 1995: İlk kez randomize, çift-kör faz II çalışmada, plasebo grubuna göre semptom skorlarında %40 daha fazla iyileşme rapor edildi.
URSAPHARM’ın 2005’te Almanya’da Bibrocathol hakkını devralmasının ardından formülasyon üzerinde yenilikçi çalışmalar başladı:
- Vazelin bazına sıvı parafin ve mikronize wools yağ ilavesiyle, merhemin gözde dağılma ve akıcılık özellikleri optimize edildi.
- 2010–2011 arasında WHO ve EMA kriterlerine uygun, 600 hastanın dahil olduğu faz III çalışmaları yürütüldü.
- 2012: Yurtdışı verileri ve kapsamlı toksikoloji raporları ışığında EMA onayıyla Posiformin® 2 % Augensalbe adı altında Avrupa çapında tescillendi.
Bugün, 110 yıllık çalkantılı geçmişini klinik verilerle taçlandıran Bibrocathol, özellikle antibiyotiklere direnç gelişimi riskinin yüksek olduğu kronik blefarit olgularında hâlâ önemli bir terapi alternatifi olarak kabul ediliyor.