“Dünyada 10 çeşit insan vardır: İkili sistemi bilenler ve bilmeyenler.” Bu espri, tıbbın dijital devrimi açısından yeniden okunmalıdır. Çünkü tıp, binlerce yıllık analog geleneğini — nabız, ateş, renk, doku — 0 ve 1’lerin kesinliğine emanet etti.
Bilgisayarların ikili sistemde çalışması, tıbbi verinin de ikileştirilmesi anlamına geldi. EKG dalgaları, EEG trasesi, kan basıncı eğrisi — hepsi bir zaman kağıt üzerindeki sürekli (analog) çizgilerdi. Dijital sinyal işleme, bu sürekli veriyi ayrık örneklere (samples) ayırarak 0 ve 1 dizilerine dönüştürdü. Bu dönüşümün teknik avantajı, metinde de belirtildiği gibi, parazite karşı direnç ve kusursuz kopyalanabilirlikti. Bir EKG kağıdının fotokopisi, bilgi kaybeder; ama dijital bir EKG kaydı, binlerce kez kopyalansa bile bozulmaz. Bu özellik, tele-tıpta hayati önem taşır: İstanbul’dan gönderilen bir EKG dosyası, New York’ta piksel piksel aynı kalır.
Ancak ikili sistemin tıptaki en derin etkisi, biyoinformatik alanının doğuşuyla kendini gösterir. DNA, dörtlü bir alfabe kullanır: A, T, G, C. Bu, bilgisayarın ikili koduna (0, 1) yapısal olarak benzer, ama bilgisayar biliminin “dört değerli mantık” üzerine kurulu olması gerekmez; çünkü her nükleotid, ikili kodla temsil edilebilir. İnsan Genom Projesi’nin 2003’te tamamlanması, 3 milyar baz çiftinin dizilenmesi, bilgisayar olmadan imkansızdı. Sanger dizileme yönteminden Next Generation Sequencing (NGS)’e geçiş, veri üretiminin katlanarak artması demekti; ve bu veriyi işleyen, ikili sistemde çalışan algoritmalar ve Boole cebriyle tasarlanmış işlemcilerdi.
Boole cebri, sadece devre tasarımı için değil, tıbbi karar destek sistemleri için de temeldir. Bir tanı algoritması, “hastanın ateşi var VE öksürüyorsa, tüberküloz testi yap” gibi mantıksal önermeler zincirinden oluşur. Bu önermeler, Boole cebriyle ifade edilir ve bilgisayar tarafından işlenir. Günümüzde derin öğrenme modelleri, bu mantıksal kapıların milyarlarca katman halinde birleştirilmesiyle çalışır. Bir yapay sinir ağı, radyolojik görüntüdeki bir tümörü tespit ederken, aslında 0 ve 1’lerden oluşan piksel matrisleri üzerinde Boole cebri türevi işlemler uygular.
Tıbbi görüntüleme, ikili sistemin görsel zaferidir. CT taraması, X-ışınlarının vücuttan geçişini ölçer; bu ölçümler, sayısal değerlere (Hounsfield birimleri) dönüştürülür ve her bir değer, ikili sistemde kodlanır. MR görüntüleme, manyetik rezonans sinyallerini sayısal veriye çevirir. PET taraması, radyoaktif izleyicinin dağılımını piksel piksel haritalar. Bu görüntülerin hepsi, 0 ve 1’lerden oluşan üç boyutlu matrislerdir. Dijital patoloji, mikroskobik doku kesitlerinin taranarak ikili dosyalara dönüştürülmesiyle, patoloğun fiziksel mikroskoptan bağımsız olarak dünyanın her yerinden tanı koymasını sağlar.
İkili sistemin tıpta sağladığı belki de en derin dönüşüm, “sayısal ikiz” (digital twin) kavramıdır. Bir hastanın kalbinin, karaciğerinin veya tümörünün bilgisayar modeli, ikili sistemde simüle edilebilir. Bu modele çeşitli ilaç dozları uygulanarak, gerçek bedende denenmeden etki öngörülebilir. Bu, farmakolojiyi “deneme-yanılma”dan çıkarıp “hesaplamalı” bir bilim haline getirir.