Latincede dēficiō, açık, bir kayıp veya eksiklik anlamına gelir.
Sağlık ve hemşirelik bağlamında “defisit” terimi, bireyin normal işlevi veya sağlığı için gerekli olan bir şeyin eksikliğini veya yokluğunu ifade eder. Bireyin refahını önemli ölçüde etkileyen fizyolojik, psikolojik veya bilişsel işlevlerdeki yetersizlik veya yetersizliği ifade eder. Hemşirelik uygulamalarında, çeşitli eksiklik türlerinin tanınması ve ele alınması, kapsamlı ve etkili hasta bakımının sağlanması açısından kritik öneme sahiptir.

İçindekiler
Oksijen Eksikliği
Oksijen eksikliği veya hipoksemi, kanda, özellikle arteriyel kanda normalden daha düşük bir oksijen seviyesinin olduğu bir durumu ifade eder. Bu durum, fizyolojik ihtiyaçları karşılamak için dokulara yetersiz oksijenin ulaştığı bir durum olan hipoksiye yol açabilir. Hipoksemi, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) ve kalp yetmezliği dahil olmak üzere çeşitli solunum ve kardiyovasküler rahatsızlıklardan kaynaklanabilir.
Nörolojik defisit
Nörolojik bir eksiklik, beyin ve omurilik veya periferik sinirler de dahil olmak üzere merkezi sinir sistemi (CNS) hasarından kaynaklanan bilişsel, fiziksel ve/veya psikolojik işlevlerde geçici veya kalıcı bozulmayı kapsar. Belirtiler, motor fonksiyon kaybından (parezi veya felç), değişen duyulardan (uyuşma, karıncalanma) bilişsel bozukluklara (afazi, hafıza bozuklukları) kadar geniş bir yelpazede değişebilir.
Öz Bakım Eksikliği
Hemşirelik teorisyeni Dorothea Orem tarafından önerilen öz bakım eksikliği teorisi, hemşirelik uygulamalarında anahtar bir kavramdır. Bir bireyin beslenme, banyo yapma, giyinme ve tuvalet yapma gibi temel öz bakım faaliyetlerini (günlük yaşam aktiviteleri, GYA’lar) gerçekleştiremediği durumları tanımlar. Bu eksiklik fiziksel, psikolojik veya bilişsel bozukluklardan kaynaklanabilir. Hemşireler, öz bakım eksikliklerinin değerlendirilmesinde ve bireylerin öz bakım ihtiyaçlarını karşılamalarına yardımcı olacak müdahalelerin uygulanmasında, böylece bağımsızlığın ve yaşam kalitesinin desteklenmesinde hayati bir rol oynamaktadır.
Hasta Bilgi Açığı
Hasta bilgi açığı, hastaların kendi durumları, tedavileri ve önleyici tedbirleri konusunda sahip olabileceği temel sağlıkla ilgili bilgi ve anlayış eksikliğini ifade eder. Bu boşluğu etkili iletişim ve eğitim yoluyla kapatmak, hastaları güçlendirmek, tedavi planlarına uyumu teşvik etmek ve komplikasyonları önlemek açısından çok önemlidir. Hasta merkezli bakımın ve ortak karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Bir Sağlık Yetersizliği Olarak İshal
İshal, sıvı ve elektrolit dengesizliği açısından sağlık eksikliğine yol açabilir. Aşırı su ve tuz kaybı dehidrasyona neden olabilir; bu durum şiddetli ise dolaşım bozukluğu, böbrek yetmezliği ve elektrolit bozuklukları dahil olmak üzere fizyolojik işlevlerde bozulmaya yol açabilir. İshalin altında yatan nedeni yönetmek ve komplikasyonları önlemek için kaybedilen sıvı ve elektrolitleri yerine koymak çok önemlidir.
Bir Sağlık Yetersizliği Olarak Hipertansiyon
Hipertansiyon, kalp-damar sağlığının bozulmasına katkıda bulunarak kalp krizi ve felç gibi durumlara yol açarak sağlık eksikliğini temsil eder. Kalıcı yüksek tansiyon, kan damarı duvarlarında hasara neden olabilir, aterosklerozu teşvik edebilir ve damar tıkanması veya yırtılması riskini artırabilir, dolayısıyla hayati organlara kan akışını bozabilir.
Sıvı Hacmi Eksikliği
Sıvı hacmi eksikliği veya dehidrasyon, hücrelerin ve organların işlevini etkileyen, vücuttaki su hacminin azalması durumudur. Yetersiz sıvı alımından, aşırı sıvı kaybından (örn. kusma, ishal, terleme) veya her ikisinin birleşiminden kaynaklanabilir. Dehidrasyon belirtilerini tanımak ve uygun sıvı replasman tedavisini uygulamak, bu durumla ilişkili ciddi komplikasyonları önlemek için temel hemşirelik müdahaleleridir.
İleri Okuma
- Orem, D. E. (2001). “Nursing: Concepts of practice.” Mosby.
- American Heart Association. (2020). “Understanding Blood Pressure Readings.”
- World Health Organization. (2020). “Diarrhoeal disease.”


Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.