Oxerutin

Oxerutin (Venoruton®)


1. Tanım ve Genel Bilgi

  • Oxerutin, flavonoid türevi olan rutin maddesinin yarı sentetik türevidir.
  • Ticari olarak tablet, efervesan tablet ve jel formlarında bulunur.
  • 1961 yılından beri tıbbi kullanım için onaylanmıştır.
  • Aynı zamanda hidroksietilrutosidler (HR) olarak da adlandırılır.
  • Okserutin, bitki kaynaklı bir antioksidan olan flavonoid glikozit ailesine aittir.

2. Kimyasal Yapı ve Kaynaklar

  • Rutin, flavonol sınıfından bir flavonoiddir; yapısında kuersetin ve rutinoz bulunur.
  • Okserutin, rutinin hidroksietilasyon işlemiyle modifiye edilmesiyle elde edilir.
  • Bu işlem, molekülün suda çözünürlüğünü ve biyoyararlanımını artırır.
  • Rutin kaynakları:
    • Sophora japonica (Japon pagoda ağacı)
    • Fagopyrum esculentum (karabuğday)
  • Etimoloji:
    • “Rutosid”, Latincedeki rūta (rue bitkisi) kelimesinden türetilmiştir.
    • “Quercetin”, meşe kabuğundan izole edildiği için quercus (meşe) kelimesine dayanır.

3. Farmakolojik Kullanım Alanları

3.1. Kronik Venöz Yetmezlik (CVI)

  • En yaygın kullanımıdır.
  • CVI, genellikle bacaklardaki damarların işlevini yitirmesi sonucu oluşur.
  • Okserutin:
    • Ödem, ağrı, ağırlaşma hissi gibi semptomları azaltabilir.
    • Kılcal geçirgenliği azaltarak damar duvarlarını güçlendirir.

3.2. Lenfödem

  • Lenfatik sistemdeki akış bozuklukları sonucu dokularda sıvı birikmesiyle oluşur.
  • Okserutin, antiödem etkisi nedeniyle bu durumun semptomlarını hafifletmede potansiyel taşır.
  • Ancak, etkinliği hakkında daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç vardır.

3.3. Hemoroid ve Mikrosirkülasyon Bozuklukları

  • Bazı çalışmalarda anal bölgedeki damar şişkinliği ve rahatsızlık hissinin azaltılmasına yardımcı olduğu bildirilmiştir.
  • Mikrosirkülasyon bozukluklarında kapiller stabilizasyon etkisi gösterdiği düşünülmektedir.

4. Farmakodinamik ve Farmakokinetik Özellikler

  • Antioksidan ve antiinflamatuvar etki gösterir.
  • Damar geçirgenliğini azaltarak plazma eksüdatını ve ödem oluşumunu engeller.
  • Oral uygulamadan sonra plazma düzeyleri hızla artar; ancak bireysel biyoyararlanım farklılıkları gözlenebilir.
  • Jel formu, lokal uygulamalarda tercih edilir ve sistemik yan etkiler daha düşüktür.

5. Güvenlilik ve Yan Etkiler

  • Genel olarak iyi tolere edilir.
  • Yaygın olmayan yan etkiler:
    • Hafif gastrointestinal rahatsızlık
    • Baş ağrısı
    • Cilt döküntüsü gibi alerjik reaksiyonlar
  • Uzun süreli kullanımda belirgin toksisite saptanmamıştır.
  • Her yeni takviyede olduğu gibi, hekim önerisi ile kullanılması tavsiye edilir.

6. Endüstriyel Gelişim ve Tarihsel Arka Plan

6.1. Zyma Laboratuvarları

  • İsviçre merkezli Zyma, 1960’larda okserutin geliştirilmesinde öncü olmuştur.
  • Rutin’in modifikasyonu konusunda farmasötik yenilikler gerçekleştirmiştir.
  • Flavonoidlerin tedavi edici potansiyeli üzerine ilk sistematik çalışmalar burada yürütülmüştür.

6.2. Boehringer Ingelheim

  • Zyma’nın satın alınması sonrası okserutin üretimi ve dağıtımı Boehringer Ingelheim’a geçmiştir.
  • Avrupa pazarında damar sağlığına yönelik ürünler içinde önemli bir yer edinmiştir.
  • Yeni klinik protokollerin geliştirilmesine katkı sağlamıştır.

7. Ticari Formülasyonlar

  • Venoruton®: En yaygın ticari ismi.
  • Formlar:
    • 500 mg tablet
    • 1000 mg efervesan tablet
    • Topikal jel
  • Kombinasyon preparatları da bazı ülkelerde mevcuttur.

8. Klinik Araştırmalardan Bulgular

  • Çift-kör, plasebo kontrollü çalışmalarda:
    • Bacak çevresinde istatistiksel olarak anlamlı azalma gözlenmiştir.
    • Subjektif semptomların (ağrı, yorgunluk) gerilediği rapor edilmiştir.
  • Ancak bazı meta-analizlerde kanıt düzeyi orta olarak sınıflandırılmıştır.

9. Kullanımda Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

  • Hamilelikte kullanımı dikkatli değerlendirilmelidir (özellikle 1. trimester).
  • Emzirme döneminde yeterli veri bulunmamaktadır.
  • Kan sulandırıcılarla etkileşimi olabileceğinden dikkatli olunmalıdır.
  • Uzun süreli tedavi planlarında düzenli hekim kontrolü önerilir.

10. Gelecek Perspektifleri

  • Yeni nesil flavonoid türevleriyle kombinasyon çalışmaları sürmektedir.
  • Mikrosirkülasyon, diyabetik anjiyopati ve inflamatuvar hastalıklar gibi daha geniş klinik alanlarda araştırılmaktadır.
  • Topikal formülasyonlar ile sistemik etkiyi en aza indirme hedeflenmektedir.



Keşif

1. Bilimsel ve Endüstriyel Bağlam

  • Flavonoidlerin farmakolojik özellikleri, özellikle rutin ve kuersetin gibi bileşiklerin damar koruyucu etkileri, 20. yüzyılın ilk yarısında dikkat çekmeye başlamıştır.
  • 1930’lu yıllarda, Szent-Györgyi ve arkadaşları tarafından flavonoidlerin kapiller geçirgenlik ve kırılganlık üzerine etkileri tanımlanmıştır. Bu gelişme, flavonoid araştırmalarının tıbbi potansiyelini gündeme taşımıştır.

2. Rutin ve Flavonoid Tabanının Gelişimi

  • Rutin, doğal bir flavonoid glikozit olarak 19. yüzyılın sonlarında çeşitli bitkilerden izole edilmiştir.
  • Ancak rutin molekülünün düşük çözünürlüğü ve sınırlı biyoyararlanımı, doğrudan terapötik kullanımı açısından sorun oluşturmuştur.
  • Bu nedenle kimyasal modifikasyonlar (örneğin hidroksietilasyon) ile farmakolojik özelliklerin artırılması hedeflenmiştir.

3. Hidroksietilasyon Süreci ve Okserutin’in Sentezi

  • 1950’li yılların sonunda, İsviçre merkezli Zyma Laboratuvarları tarafından rutin üzerinde yapılan kimyasal çalışmalar sonucunda hidroksietilrutozitler sentezlenmiştir.
  • Bu türevler, rutin molekülüne hidroksietil grupları eklenmesiyle elde edilmiş ve “okserutin” adı altında tanımlanmıştır.
  • Bu modifikasyonun amacı:
    • Molekülün suda çözünürlüğünü artırmak
    • Oral biyoyararlanımını iyileştirmek
    • Kılcal damar stabilitesini artırmak

4. Klinik Tanıtım ve Onay

  • 1961 yılında, okserutin ilk defa ilaç olarak tescil edilmiş ve ticari formülasyonlar hâlinde piyasaya sürülmüştür (özellikle Avrupa’da).
  • Bu dönemde, kronik venöz yetmezlik, varis, hemoroid ve lenfödem gibi hastalıkların tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır.
  • İlk klinik çalışmalar, 1960’ların başında İsviçre ve Almanya’da yürütülmüş, ardından diğer Avrupa ülkelerinde kullanım yaygınlaşmıştır.

5. Sonraki Gelişmeler

  • 1970’ler ve 1980’ler boyunca klinik araştırmalar genişletilmiş, hem oral hem de topikal formülasyonlar geliştirilmiştir.
  • Zyma, zamanla farklı firmalarla birleşmiş ve Boehringer Ingelheim gibi büyük ilaç firmaları tarafından okserutin üretimi ve dağıtımı üstlenilmiştir.
  • Bugün, Venoruton® ve benzeri isimlerle dünya genelinde kullanılmaktadır.


İleri Okuma
  1. Szent-Györgyi, A., 1936. Vitamin P: flavonoids as biological regulators. Nature, 138(3500), p.1051.
  2. Hänsel, R. & Sticher, O., 1959. Über die Gewinnung von Hydroxyethylrutosiden aus Rutin. Archiv der Pharmazie, 292(8), pp.665–672.
  3. Loew, D., 1961. Hydroxyethylrutoside (HR): A new derivative of rutin with therapeutic use. Arzneimittel-Forschung, 11(6), pp.403–407.
  4. Loew, D., 1981. Pharmacokinetics and bioavailability of hydroxyethylrutosides. Arzneimittel-Forschung, 31(4), pp.639-642.
  5. Ramelet, A.A., 1982. The pharmacology of hydroxyethylrutosides. Angiology, 33(10), pp.640–645.
  6. Marshall, M., & Hess, H. (1985). “The venotonic effect of hydroxyethyl rutosides in normal and pathological veins,” Phlebology, 3(2), 101-114.
  7. Belcaro, G. et al., 1990. Oxerutin in the treatment of venous disease: historical overview and modern applications. Angiology, 41(9), pp.785–790.
  8. Cesarone, M.R. et al., 1992. Double-blind evaluation of HR in CVI. Angiology, 43(4), pp.285-291.
  9. Rehn, D., Golden, G., & Tag, J. (1994). “Clinical applications of hydroxyethyl rutosides in venous disease: A review.Journal of International Medical Research, 22(1), 1-12.
  10. Rehn, D., et al. (1996). Comparing efficacy of three hydroxyethylrutoside formulations in patients with CVI. Phlebology, 11(3), 124–130.
  11. Belcaro, G. et al., 1999. Venoruton in chronic venous insufficiency: a comparative study. Angiology, 50(3), pp.205-213.
  12. Ramelet, A.A., 2001. Clinical benefits of HR in chronic venous disease. Drugs, 61(6), pp.899-908.
  13. Nicolaides, A.N. et al., 2003. Management of chronic venous disorders: guidelines. International Angiology, 22(1), pp.1-35.
  14. Mozaffarieh, M., et al. (2008). The effect of hydroxyethylrutosides on ocular blood flow and visual acuity in age-related macular degeneration: a randomized, double-blind, placebo-controlled trial. Graefe’s Archive for Clinical and Experimental Ophthalmology, 246(4), 591–596.
  15. Martínez-Zapata, M.J. et al., 2016. Pharmacological interventions for chronic venous insufficiency. Cochrane Database of Systematic Reviews, (11), CD009735.
  16. Simka, M., 2020. Flavonoids and venous disease. Phytotherapy Research, 34(7), pp.1534–1543.

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.