İçeriğe geç
Jinekoloji Makaleler Onkoloji

Sütyen Giymenin Meme Kanseri Riski Üzerindeki Etkisi: Bir Vaka Kontrol Çalışmasının Bulguları

Giriş

Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri olup, risk faktörlerinin belirlenmesi hastalığın önlenmesi ve erken tanısı açısından büyük önem taşımaktadır. Son yıllarda, özellikle gelişmiş ülkelerde meme kanserinin daha yüksek insidansına ilişkin çeşitli hipotezler ileri sürülmüştür. Bu hipotezlerden biri, sütyen giyme alışkanlıklarının meme kanseri riskini artırabileceği yönündeki iddialardır. Bu iddialar, sütyenin meme bölgesindeki lenfatik dolaşımı engelleyerek atık ürünlerin eliminasyonunu bozduğu ve böylece kanser riskini artırdığı varsayımına dayanmaktadır. Ancak, bu hipotezi destekleyen biyolojik kanıtlar oldukça sınırlıdır. Bu çalışma, Cancer Epidemiology, Biomarkers & Prevention dergisinde yayınlanan toplum-temelli bir vaka kontrol çalışması olarak, menopoz sonrası kadınlarda sütyen giyme ile meme kanseri riski arasındaki ilişkiyi titiz bir epidemiyolojik model çerçevesinde incelemektedir.

Yöntem

Bu çalışma, Seattle-Puget Sound bölgesinde gerçekleştirilmiş olup, 55-74 yaş aralığında menopoza girmiş kadınları kapsamaktadır. Çalışma grubu, invaziv kanal karsinomu (IDC) tanısı almış 454 hasta, invaziv lobül karsinomu (ILC) tanısı almış 590 hasta ve meme kanseri olmayan 469 kontrol olgusundan oluşmaktadır. IDC ve ILC, en sık görülen meme kanseri alt tipleri olup, çalışmanın temel hedef popülasyonunu oluşturmaktadır.

Veri toplama süreci, katılımcılarla yapılan yüz yüze görüşmeler şeklinde yapılandırılmıştır. Bu görüşmelerde demografik bilgiler, aile öyküsü ve üreme geçmişi gibi temel değişkenler kaydedilmiştir. Sütyen giyme alışkanlıklarının değerlendirilmesi amacıyla yapılandırılmış (kapalı uçlu) soru formu kullanılmıştır. Bu form, katılımcıların sütyen giymeye başlama yaşı, sütyen tipi (balenli/balensiz), meme ve meme altı çevre ölçüleri, haftalık ve günlük sütyen kullanım süresi ile sütyen giyme alışkanlıklarındaki değişiklikler gibi detaylı bilgileri içermektedir.

Bulgular

Çalışmanın temel bulgusu, sütyen giyme ile IDC ve ILC riski arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamasıdır. Risk değerlendirmesi, sütyen kullanım süresi, balenli sütyen kullanımı, sütyen giymeye başlama yaşı ve meme çevre ölçüleri gibi çeşitli değişkenler açısından analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, bu değişkenlerin hiçbirinin meme kanseri riskini anlamlı düzeyde etkilemediğini göstermektedir.

Sütyen kullanım süresi açısından değerlendirildiğinde, günde kaç saat sütyen giyildiği risk üzerinde farklılaştırıcı bir etki yaratmamaktadır. Benzer şekilde, balenli sütyen kullanımı da IDC veya ILC riskinin artması ile ilişkilendirilmemiştir. Sütyen giymeye başlama yaşı da risk profilini değiştiren bir faktör olarak belirlenmemiştir. Bu bulgular, sütyen giyme alışkanlıklarının meme kanseri riski üzerindeki etkisinin olmadığını veya çok sınırlı olduğunu düşündürmektedir.

Tartışma

Bu çalışmanın bulguları, sütyen giymenin meme kanseri için bir risk faktörü olduğunu ileri süren popüler iddiaları güçlü bir şekilde çürütmektedir. Fred Hutchinson Kanser Araştırma Merkezi’nden Halk Sağlığı Uzmanı Lu Chen’in belirttiği üzere, gelişmiş ülkelerde meme kanserinin daha yaygın olmasının nedenlerinden birinin sütyen giyme alışkanlıklarındaki farklılıklar olabileceği yönündeki düşünceler, bu çalışma ile test edilmiş ve desteklenmemiştir.

Sütyen giymenin lenfatik drenajı engelleyerek meme kanseri riskini artırdığı yönündeki hipotez, biyolojik olarak düşük geçerliliğe sahiptir. Meme dokusunun lenfatik drenajı, derin fasyal yapılar ve lenf damarları aracılığıyla gerçekleşmekte olup, sütyenin bu sistemi anlamlı düzeyde etkileyeceğine dair kanıtlar yetersizdir. Bu çalışmanın sonuçları, bu hipotezi destekleyen kanıtların kısıtlı olduğu gerçeğiyle tutarlılık göstermektedir.

Çalışmanın güçlü yönleri arasında, büyük örneklem büyüklüğü, detaylı veri toplama yöntemleri ve yaygın meme kanseri alt tiplerini kapsaması sayılabilir. Ancak, çalışmanın menopoz sonrası kadınlarla sınırlı olması, genel popülasyona genellenirken dikkatli olunması gerektiğini göstermektedir. Ayrıca, retrospektif veri toplama yöntemi, hatırlama yanlılığı potansiyelini içermektedir.

Sonuç

Bu toplum-temelli vaka kontrol çalışması, menopoz sonrası kadınlarda sütyen giyme ile meme kanseri riski arasında anlamlı bir ilişki bulamamıştır. Sütyen kullanım süresi, tipi, başlama yaşı ve meme ölçüleri gibi değişkenler, IDC ve ILC riskini etkilememektedir. Bu bulgular, kadınların sütyen kullanımı konusundaki gereksiz endişelerini gidermekte ve klinik pratikte bu konunun risk faktörü olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Gelecek çalışmalarda, farklı yaş grupları ve menopoz öncesi dönemde bu ilişkinin incelenmesi faydalı olabilir.

  1. Lu Chen, Kathleen E. Malone, and Christopher I. Li. Bra Wearing Not Associated with Breast Cancer Risk: A Population-Based Case–Control Study. Cancer Epidemiology, Biomarkers & Prevention, September 2014 DOI: 10.1158/1055-9965.EPI-14-0414