Beyin Taramaları İnsanların ‘’Öldürmeyi’’ Nasıl Haklı Kıldıklarını Gösterdi!

Yapılan yeni bir çalışma, insanların bazı durumlarda nasıl birer katile dönüştüklerine, öldürme eyleminin haklı ya da haksız görülmesinin beyinde farklı aktivitelere yol açtığını göstererek ışık tutuyor.
Deneye katılan kişilerden video oyununda sivilleri vurmaları (haksız görülen öldürme) ve ardından düşman askerlerini vurmaları (haklı görülen öldürme) istendi. Bu sırada katılımcıların beyin aktiviteleri fMRI (beyindeki bölgesel aktiviteleri oksijen tüketimine dayalı olarak görüntüleyen bir makina) ile kayıt altına alındı.
fMRI sonuçları, insanlar masum insanlara ateş ederlerken beyinlerindeki OFC bölgesindeki (ahlaka dayalı kararların alındığı bölge) aktivitenin düşman askerlerine ateş ederlerkenki aktiviteden çok daha fazla olduğunu gösterdi. Dahası sivilleri vurmaktan dolayı hissedilen suçluluk duygusu arttıkça bu bölgedeki aktivitede artış gözlenirken düşman askerlerini vururken hiçbir değişim gözlemlenmedi.
Sonuç gösteriyor ki şiddet davranışları bir grup tarafından haklı görüldüğünde normalde şiddetin beyinde uyardığı noktaları aktif hale getirmiyor. Bu, insanların savaş gibi bazı durumlarda nasıl uç noktalarda şiddet uygulayabildiklerini gösteriyor.
Araştırmacılardan Dr. Molenberg’in sözleriyle ‘’Bulgular gösteriyor ki bir insan haklı ya da haksız bulduğu şiddetten kendini sorumlu hisseder ve bu şiddete karşı farklı derecelerde suçluluk duygusu besler, buna bağlı olarak ilk kez görebiliyoruz ki bu suçluluk duygusu beynin belirli bir bölgesinin aktivitesiyle alakalıdır.’’
Araştırmacılar araştırmalarını ilerleterek insanların şiddete nasıl duyarsızlaştığını; kişiliğin, grup üyeliğinin, suçlu ve kurban olmanın beyindeki şiddete yönelik etkilerini gözlemlemeyi umuyorlar.

Makale:

  • Pascal Molenberghs, Claudette Ogilvie, Winnifred R. Louis, Jean Decety, Jessica Bagnall and Paul G. Bain The neural correlates of justified and unjustified killing: an fMRI study Social Cognitive and Affective Neuroscience Received November 10, 2014. Revision received February 17, 2015. Accepted March 4, 2015. doi: 10.1093/scan/nsv027

Video Oyunları Oynamak, Küçük Çocukları Olumlu Etkiliyor

Bilgisayardan, telefonlardan ya da oyun konsollarından video oyunları oynamak teknolojinin ilerlemesi ile birlikte çocukların en çok tercih ettiği aktivitelerden birisi olmaya başladı. Teknolojinin günlük yaşantımızda kapladığı alan çok hızlı arttığından ve nesiller arası teknoloji kullanımı arasındaki fark oldukça fazla olduğundan mı bilinmez, video oyunları oynamanın sağlık üzerindeki etkisi çoğunlukla olumsuz olarak algılanıyor. Mutlaka, saatlerce bilgisayar başından kalkmadan oyun oynayan çocukların aileleri üzerinde oluşturduğu stresin de bu olumsuz algıya katkısı vardır.

Columbia Mailman School of Public Health ve Paris Descartes University’den araştırmacıların yürüttüğü yeni bir çalışmanın bulgularına göre; 6-11 yaş arası çocukların video oyunları oynaması ile mental sağlıkları, bilişsel ve sosyal yetenekleri arasında olumlu bir ilişki olabilir. Tabii ki aşırıya kaçmamak şartıyla.

Social Psychiatry and Psychiatric Epidemiology dergisinde yayımlanan araştırmanın bulgularına göre; video oyunları oynamak ile geçirilen zaman arttıkça, çocuklar yüksek akli fonksiyonlara ve görece başarılı bir okul performansına sahip oluyorlar. Araştırmaya dahil edilen video oyunu oynayan çocukların gözlemlenmiş herhangi bir mental problemleri de bulunmuyor. Ayrıca daha çok video oyunu oynayan çocuklar yaşıtları ile daha iyi geçiniyorlar. Fakat burada bir bilgiyi vurgulamakta fayda var. Araştırmaya dahil edilen çocukların büyük bir çoğunluğu, video oyunlarında günlük 5 saatten fazla zaman harcamıyorlarlar.

Video oyunları oynamanın her ne kadar mental sağlık ve okul başarısına pozitif etkisi olduğu belirtilse de, video oyunlarının yalnızca boş zamanları değerlendirme aktivitesi olarak görülmesi gerekiyor. Eğer bir çocuk, gününün büyük bir bölümünü video oyunları oynayarak geçirirse sosyallikten uzaklaşmasını ve okuldaki başarısının azalmasını bekleyebilirsiniz. Bu noktada da ebeveyn kontrolü büyük önem taşıyor. Mental ve fiziksel olarak daha sağlıklı bireylerin yetişebilmesi için, çocukların video oyunları oynama sürelerinin sınırlarının iyi çizilmesi oldukça önemli. Başka bir deyişle, bu ve benzeri araştırmaların sonuçlarının yorumlanmasında dikkat edilmesi gereken belki de en önemli nokta video oyunları oynama aktivitesinin aşırıya kaçmadığının vurgulanıyor olması. Bu sebeple çocukların video oyunları oynamaları engellenmeyip, bu oyunlara çok zaman harcamama bilinci aşılanabilir.


Kaynak: Bilimfili

İlgili Makale: Viviane Kovess-Masfety, Katherine Keyes, Ava Hamilton, Gregory Hanson, Adina Bitfoi, Dietmar Golitz, Ceren Koç, Rowella Kuijpers, Sigita Lesinskiene, Zlatka Mihova, Roy Otten, Christophe Fermanian, Ondine Pez. Is time spent playing video games associated with mental health, cognitive and social skills in young children? Social Psychiatry and Psychiatric Epidemiology, 2016; DOI: 10.1007/s00127-016-1179-6