Bronkomalazi, bronş duvarını oluşturan kıkırdak dokunun konjenital ya da edinsel nedenlerle zayıflaması veya elastikiyetini kaybederek yumuşaması sonucu ortaya çıkan, hava yolu açıklığının solunum sırasında dinamik olarak daralmasına yol açan bir durumdur. Bu patolojik gevşeme, özellikle ekspirasyon (nefes verme) sırasında hava yolunun kısmen ya da tamamen çökmesine neden olabilir. Klinik tablo genellikle inatçı öksürük, ekspiryumda hışıltı (wheezing), tekrarlayan alt solunum yolu enfeksiyonları ve stridor gibi semptomlarla kendini gösterir.
Nedenleri
Bronkomalazi, izole bir olgu olabileceği gibi; trakeomalazi, laringomalazi ya da trakeobronkomalazi gibi daha yaygın havayolu anomalilerinin bir parçası olarak da görülebilir. Ayrıca bazı durumlarda; uzun süreli entübasyon, kronik inflamasyon, bağ dokusu hastalıkları veya dıştan bronşlara bası yapan vasküler yapılar gibi edinsel etmenler bronş duvarının yapısal bütünlüğünü bozarak bronkomalaziye yol açabilir.
Tanı
Tanı genellikle bronkoskopi ile konur; bu işlem sırasında hava yolu dinamik olarak incelenerek bronş duvarındaki çökme doğrudan gözlemlenebilir. Bilgisayarlı tomografi (BT), özellikle dinamik (ekspirasyon ve inspirasyon fazlarında çekilen) incelemelerle tanıyı destekleyici bilgiler sunabilir.
Tedavi
Tedavi, altta yatan nedene ve hastalığın şiddetine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Hafif olgularda yalnızca izlem ve enfeksiyonların önlenmesi yeterli olabilirken, ciddi vakalarda cerrahi düzeltme, hava yolu stentleri veya sürekli pozitif hava yolu basıncı (CPAP) gibi destekleyici yöntemler gerekebilir.
Keşif
Bronkomalazi teriminin tıpta sistematik olarak tanımlanması ve kullanımı, modern bronkoskopi tekniklerinin gelişmesiyle birlikte 20. yüzyılın ortalarına dayanır. Ancak, bu hastalık tablosunun semptomatik olarak tanınması — yani ekspiratuvar hışıltı, kronik öksürük ve hava yolu kollapsına dair ilk gözlemler — çok daha önceki dönemlere, özellikle pediatrik pulmonoloji alanında yapılan erken gözlemlere kadar uzanır.
- 1900’lerin başı: Solunum yollarına dair ilk patolojik ve fonksiyonel gözlemler yapılmaya başlanmış, fakat bronş duvarının yumuşamasına bağlı kollaps henüz sistematik bir klinik tablo olarak tanımlanmamıştır.
- 1930–1940’lar: Pediatri literatüründe, özellikle infantlarda açıklanamayan tekrarlayan solunum yolu problemleri ile bronş yapısal anomalileri arasında ilişkiler tartışılmaya başlanmıştır.
- 1953: Trakeomalazi ve bronkomalazi terimleri ilk kez belirgin bir nosolojik kategori olarak ayrımlaştırılmıştır. Bronkomalazi terimi, bronşial hava yollarındaki kıkırdak desteğinin yetersizliğine bağlı olarak meydana gelen dinamik kollapsı tanımlamak üzere kullanılmaya başlanmıştır.
- 1970’ler sonrası: Fleksibl fiberoptik bronkoskopinin klinik kullanıma girmesiyle birlikte, bronkomalazi daha önce tanı konulamayan pek çok olguda açıkça gözlemlenebilmiş ve klinik tanı kriterleri belirginleşmiştir. Bu yıllarda hastalık pediatrik ve erişkin alt gruplarıyla sınıflandırılmış ve konjenital vs. edinsel formlar ayrıştırılmıştır.
- 1990’lar ve sonrası: Yüksek çözünürlüklü BT ve dinamik görüntüleme tekniklerinin kullanımıyla bronkomalazi tanısı invaziv olmayan yöntemlerle de konulabilir hâle gelmiş ve klinik yaygınlık hakkında daha net epidemiyolojik veriler elde edilmiştir.
İleri Okuma
- Holinger, P.H. (1953). Congenital malformations of the larynx and trachea. Annals of Otology, Rhinology & Laryngology, 62(4), 918–936.
- Seear, M. et al. (1997). Persistent wheezing in children: bronchoalveolar lavage and response to bronchodilator therapy. Chest, 112(4), 1010–1016.
- Boogaard, R. et al. (2005). Tracheomalacia and bronchomalacia in children: incidence and patient characteristics. Chest, 128(5), 3391–3397.
- Ernst, A. et al. (2009). Central airway collapse: tracheobronchomalacia. Seminars in Respiratory and Critical Care Medicine, 30(4), 427–433.
- Carden, K.A. et al. (2005). Tracheomalacia and bronchomalacia in children and adults: an overview of diagnosis and treatment. Chest, 127(3), 984–1005.

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.