Okumayı Unutan Adam | Aleksi Nedir?

 

This content is available to members only. Please login or register to view this area.

Howard Engel ve Oscar C.’nin dokunaklı öyküsü, iletişimin hem beyindeki hem de daha geniş insan deneyimimizdeki derin önemini aydınlatıyor. Hikayeleri bizi şu soru üzerinde düşünmeye davet ediyor: İletişimi kesmeli miyiz? Cevap, durumlarının nörobilimini ve insan ruhunun dayanıklılığını anlamakta yatıyor.

1. İletişimin Nörolojik Temeli

Howard ve Oscar C.’de görüldüğü gibi saf aleksi, beynin iletişim ağlarındaki bir kesintiden kaynaklanır; özellikle görsel korteks ve görsel işlemeyi dil merkezlerine bağlayan beyaz madde yollarındaki (korpus kallozum gibi) hasar. Bu “bağlantısızlık”, yazı bozulmadan kalsa bile tanıdık sembolleri anlamsız hale getirir. Önemli bir şekilde, bu durum okumanın tek başına bir beceri olmadığını, sinirsel işbirliklerinin bir senfonisi olduğunu vurgular. Bu bağlantılar başarısız olduğunda, yazılı dil dünyası çöker ve bilişsel yeteneklerimizin beyin bölgeleri arasındaki kusursuz iletişime ne kadar derinden bağlı olduğunu ortaya koyar.

2. Uyum ve Nöroplastisite: Beynin Dayanıklılığı

Howard’ın yolculuğu beynin olağanüstü esnekliğine örnek teşkil ediyor. Eli veya diliyle harfleri izleyerek hasarlı görsel yolları atlatıyor, bilgiyi dokunsal ve motor bölgelere yönlendiriyor. Bu yaratıcı adaptasyon, bir sinir yolu kesildiğinde bile beynin yeni bağlantılar kurmaya çalıştığını gösteriyor. Bu, iletişimin inatçılığının bir kanıtıdır; sabit bir sistem olarak değil, engelleri aşmak için evrimleşen dinamik bir süreç olarak.

3. İnsan Bağlantısı İçin Bir Metafor

“İletişimi kesmemeli miyiz?” sorusu metaforik olarak ele alındığında daha derin bir anlam kazanıyor. Bağlantısız beyin bölgeleri işlev bozukluğuna yol açtığı gibi, kopmuş insan ilişkileri de izolasyon ve yanlış anlaşılmalara yol açıyor. Howard’ın okumayı bırakmayı reddetmesi (sesli kitaplar yerine zorlu adaptasyonu tercih etmesi), değiştirilmiş biçimlerde bile olsa bağlantıyı koruma konusundaki insan ısrarını yansıtıyor. İnme sonrası roman yazma becerisi, onları okuyamamasına rağmen, iletişim kanalları yeniden tasarlandığında yaratıcılığın ve ifadenin nasıl devam ettiğini vurgular.

4. İletişim Neden Devam Etmelidir

“İletişimi kesmek”, parçalanmaya teslim olmaktır. Beyinde bu, aleksiye yol açar; toplumda ise bölünmeye neden olur. Howard’ın hikayesi bize iletişimin yalnızca bir kolaylık değil, aynı zamanda bir can simidi olduğunu öğretir; uğruna savaşmaya değer bir can simidi. Alternatif yolları kullanmadaki yaratıcılığı, empati, diyalog ve sanatın insan anlayışındaki boşlukları nasıl kapatabileceğini yansıtır. Beynin esnekliği, dayanıklılığın izolasyonda değil, uyum sağlamada yattığını hatırlatır.

Sonuç: Bağlanma Zorunluluğu

Howard Engel’in mücadelesi ve zaferi, evrensel bir gerçeğin mikrokozmosudur: iletişim, anlamın temelidir. İster nöronlar ister kelimeler aracılığıyla olsun, bağlantı dünyada gezinmemizi ve iç dünyamızı paylaşmamızı sağlar. İletişimi kesmek, büyüme ve anlama kapasitemizi inkar etmektir. Bunun yerine, onu beslemeliyiz – merak, sabır ve eski yollar başarısız olduğunda bile yeni bağlantı yolları bulma cesaretiyle. Sonuçta, insanlığımızı tanımlayan şey iletişim kurma yeteneğimizdir – ve tökezlediğinde uyum sağlama yeteneğimizdir.

This content is available to members only. Please login or register to view this area.


Keşif

İleri Okuma
  • Sacks, O. (2013).Aklın Gözü (1.baskı). İstanbul: Yapı Kredi Yayınları
  • Dehaene, S., Pegado, F., Braga, L. W., Ventura, P., Nunes, F. G., Jobert, A., Dehaene-Lambertz, G., Kolinsky, R., Morais, J., Cohen, L., “How learning to read changes the cortical networks for vision and language”, Science, Sayı 330, s. 1359-1364, 2010.
  • Dehaene, S., Reading in the brain. The Science and Evolution of a human Invention, Viking, Penguin Group, ,2009.
  • Engel, Howard. The Man Who Forgot How to Read. Harper Collins Publishers Ltd., Toronto, Ontario, Canada, 2007.