Yenidoğan Taraması

Yenidoğan taraması, bebeklerde doğumdan kısa bir süre sonra çeşitli metabolik, hormonal ve diğer hastalıkları tanımlamak için yapılan kritik bir tıbbi prosedürdür. Bu taramanın özü, tedaviye zamanında başlamak ve muhtemelen uzun vadeli ciddi komplikasyonları önlemektir. Bu kapsamlı makale yenidoğan taraması, etkinliği, nasıl yapıldığı ve hangi hastalıkları tespit etmeyi amaçladığı ile ilgili temel sorulara ışık tutmaktadır.

Yenidoğan Taramasının Gerekliliği

Yaklaşık 800 yenidoğandan biri, yenidoğan taramasıyla tespit edilebilecek bir hastalıktan muzdariptir. Görünüşte sağlıklı görünümlere ve ailede herhangi bir hastalık geçmişi olmamasına rağmen, bebeklerde uzun vadede zararlı etkileri olabilecek metabolik veya hormonal bozukluklar bulunabilir. Erken teşhisle mümkün olan yeterli tedavinin erken başlatılması, çocuğun prognozunu önemli ölçüde iyileştirir.

Rıza ve Gizlilik

Ebeveynlerin tarama muayenesi için onaylarını filtre kağıdı kartına imza atarak vermeleri gerekmektedir. Bu onay aynı zamanda son derece gizli tutulacak olan kişisel verilerin aktarımını da içerir. Ebeveynler imzalı kartın üzerine bir not bırakarak taramayı reddedebilirler.

Prosedür

Küçük bir topuk dikeni veya venöz kan örneği yoluyla birkaç damla kan elde edilir. Bu örnek bir filtre kağıdı kartına yerleştirilir ve test için özel laboratuvarlara, genellikle Viyana Tıp Üniversitesi Pediatri ve Ergen Tıbbı Üniversite Kliniğine gönderilir. Örnek ideal olarak doğumdan sonraki 36. ve 72. saatler arasında alınmalıdır. Doğum evde gerçekleşirse kan örneğinin gönderilmesiyle ebe ilgilenir.

Test Nasıl Takip Edilir?

Ebeveynler, filtre kağıdında bulunan kart numarasını kullanarak testin durumunu kontrol edebilir. Test sonuçları genellikle yalnızca anormal olması durumunda raporlanır. Tekrar test yapılmasına ihtiyaç duyulması halinde ikinci bir filtre kağıdı kartı talep edilecektir.

Hedef Hastalıklar

Tarama, Adrenogenital sendrom gibi hormonal bozukluklardan ve tiroid hormonu üretim bozukluklarından Fenilketonüri, Aminoasidopatiler ve organossidüri gibi konjenital metabolik hastalıklara kadar çeşitli hastalıkları tespit etmeyi amaçlamaktadır. Kistik Fibrozis, konjenital immün yetmezlikler ve Spinal Musküler Atrofi gibi diğer bozukluklar da hedeflenmektedir.

Tedavi

Teşhis doğrulanırsa ilaç tedavisi, diyet tedavisi veya diğer özel tedavileri içerebilecek acil tedavi başlatılır. Bu hastalıklar genellikle tedavi edilemez olsa da, erken tedavi uzun vadeli sonuçları önemli ölçüde azaltabilir.

Yenidoğan taraması, bir çocuğun hayatında önemli bir fark yaratabilecek çok önemli bir prosedürdür. Ebeveynler, yeni doğan bebeklerinin görünüşte sağlıklı görünümüne rağmen, paha biçilmez yararları nedeniyle bu tıbbi hizmetten yararlanmaya teşvik edilmektedir.

Tarih

Yenidoğan taraması, tüm yeni doğanları çeşitli genetik ve metabolik bozukluklar açısından tarayan bir halk sağlığı programıdır. Bu bozukluklar ciddi ve yaşamı tehdit edici olabilir, ancak erken tanı ve tedavi ile çoğu bebek uzun ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilir.

Yenidoğan taramasının geçmişi, Dr. Robert Guthrie’nin fenilketonüri (PKU) için basit bir kan testi geliştirdiği 1950’lere kadar uzanabilir. PKU, erken tedavi edilmezse ciddi zihinsel engelliliğe neden olabilen nadir bir genetik hastalıktır.

Guthrie’nin testi ABD’deki birçok eyalet tarafından hızla benimsendi ve 1960’ların başlarında çoğu yeni doğan bebek PKU açısından taranmaya başlandı. O günden bu yana geçen yıllarda yenidoğan tarama paneline giderek daha fazla bozukluk eklendi. Günümüzde çoğu eyalet yeni doğan bebekleri en az 31 hastalık açısından tarıyor.

Yenidoğan taraması genellikle doğumdan sonraki birkaç gün içinde yapılır. Bebeğin topuğundan küçük bir kan örneği alınır ve test için laboratuvara gönderilir. Bebekte bir rahatsızlığın tespit edilmesi durumunda ebeveynlerle iletişime geçilecek ve bebek ileri değerlendirme ve tedavi için bir uzmana yönlendirilecektir.

Yenidoğan taraması, genetik ve metabolik bozuklukların neden olduğu engelli doğan bebeklerin sayısını azaltmada inanılmaz derecede başarılı olmuştur. Örneğin, yenidoğan taramasından önce PKU, çocuklarda zihinsel engelliliğin önde gelen nedeniydi. Günümüzde yenidoğan taraması sayesinde, PKU’lu bebeklerin çoğuna, uzun vadeli sorunları önleyecek kadar erken tanı konuluyor ve tedavi ediliyor.

Yenidoğan taraması milyonlarca bebeğin yaşamının iyileştirilmesine yardımcı olan değerli bir halk sağlığı programıdır. Ciddi bozuklukları, tedavinin en etkili olduğu erken dönemde tespit edip tedavi etmenin basit ve etkili bir yoludur.

Yenidoğan taraması tarihindeki bazı önemli kilometre taşları şunlardır:

  • 1950’ler: Dr. Robert Guthrie fenilketonüri (PKU) için basit bir kan testi geliştirdi.
  • 1960’lar: ABD’deki çoğu eyalet yeni doğan bebekleri PKU açısından taramaya başladı.
  • 1970’ler: Yenidoğan tarama paneline giderek daha fazla bozukluk eklendi.
  • 1980’ler: Yenidoğan taraması tüm eyaletlerde zorunlu hale geldi.
  • 1990’lar: Yenidoğan tarama teknolojisi gelişerek daha fazla bozukluğun taranmasını mümkün kıldı.
  • 2000’ler ve 2010’lar: Yeni doğan taraması genişlemeye ve gelişmeye devam ediyor ve panele sürekli yeni bozukluklar ekleniyor.

Günümüzde yenidoğan taraması tarihteki en başarılı halk sağlığı programlarından biridir. Milyonlarca bebeğin ve ailesinin yaşamının iyileştirilmesine yardımcı oldu.

Kaynak:

  1. American Academy of Pediatrics. (2018). Newborn Screening: Toward a Uniform Screening Panel and System. Genetic Medicine, 8(5S).
  2. Therrell, B. L., Padilla, C. D., Loeber, J. G., Kneisser, I., Saadallah, A., Borrajo, G. J., & Adams, J. (2015). Current status of newborn screening worldwide. Seminars in Perinatology, Elsevier.
  3. Chace, D. H., & Kalas, T. A. (2005). A biochemical perspective on the use of tandem mass spectrometry for newborn screening and clinical testing. Clinics in Laboratory Medicine, 25(2), 357-377.

Hormon Durumu

Kadınlarda Hormon Durumu: Genel Bir Bakış

Hormonlar ve Önemleri

Hormonlar vücuttaki çeşitli fizyolojik süreçlerin düzenlenmesinde önemli rol oynayan kimyasal habercilerdir. Kadınlarda östrojen, progesteron ve testosteron gibi hormonlar özellikle önemlidir; adet döngüsünden ruh haline, kemik sağlığına ve daha fazlasına kadar her şeyi etkiler.

Yaşam Boyunca Hormonal Dalgalanmalar

  • Ergenlik: Hormonal değişiklikler adetin başlamasını ve meme büyümesi ve vücut kıllanması gibi ikincil cinsel özelliklerin gelişimini tetikler.
  • Adet Döngüsü: Östrojen ve progesteron seviyeleri, adet döngüsü boyunca öngörülebilir bir şekilde yükselip alçalır; bu da doğurganlığı, ruh halini ve hatta bilişsel işlevleri etkiler.
  • Gebelik: İnsan koryonik gonadotropin (hCG), östrojen ve progesteron gibi hormonlar hamileliğin sürdürülmesinde önemli rol oynar.
  • Menopoz: Hormonal düzeylerde, özellikle de östrojende azalma, adet döngüsünün durmasına ve ateş basması, ruh hali değişimleri ve kemik yoğunluğunun azalması gibi çeşitli semptomlara yol açar.

Hormonal Durumun Değerlendirilmesi

Kadınlarda hormonal durum kan testleri, idrar testleri ve tükürük testleri ile değerlendirilebilir. Bu testler polikistik over sendromu (PCOS), menopoz ve hatta bazı kanserler gibi durumların teşhisine yardımcı olabilir.

Hormon Düzeylerinden Etkilenen Koşullar

  • PCOS: Yüksek androjen seviyeleri, düzensiz adet döngüsü ve yumurtalıklardaki kistlerle karakterizedir.
  • Endometriozis: Östrojen seviyelerinden etkilenir ve endometriyal hücrelerin rahim dışında anormal büyümesini içerir.
  • Osteoporoz: Menopozdan sonra düşük östrojen seviyeleri kemik yoğunluğunun azalmasına neden olabilir.

Bugün hormonların insan sağlığı ve refahında hayati bir rol oynadığını biliyoruz. Aşağıdakiler de dahil olmak üzere çok çeşitli bedensel işlevlerin düzenlenmesinden sorumludurlar:

  • Üreme
  • Büyüme ve gelişme
  • Metabolizma
  • Mod
  • Uyumak
  • Cinsel işlev
  • İştah
  • Stres tepkisi

Hormon seviyeleri yaş, cinsiyet, diyet, egzersiz, stres ve bazı tıbbi durumlar gibi çeşitli faktörlerden etkilenebilir. Sağlıklı ve iyi kalmak için sağlıklı hormon seviyelerini korumak önemlidir.

Tedavi seçenekleri

  • Hormon Replasman Tedavisi (HRT): Menopoz semptomlarında yaygın olarak kullanılır.
  • Oral Kontraseptifler: PKOS ve endometriozis gibi durumların tedavisinde kullanılır.
  • Anti-hormonal İlaçlar: Meme kanseri gibi bazı kanserlerde kullanılır.

Kaynak

Hormon durumunun geçmişi antik çağlara kadar uzanabilir. Eski hekimler ve şifacılar hormonların insan sağlığı ve refahındaki öneminin farkındaydılar ve bu bilgilere dayanarak çeşitli tedavi ve terapiler geliştirdiler.

Örneğin eski Mısır’da kadınlar menopoz semptomlarını hafifletmek için inek sütü ve bal karışımını içerlerdi. Bu karışımın kadının dengesini yeniden sağlamaya yardımcı olabilecek hormonlar içerdiği düşünülüyordu.

Antik Yunan’da Hipokrat, insan sağlığı ve hastalıklarından dört sıvının (kan, balgam, kara safra ve sarı safra) sorumlu olduğuna inanıyordu. Ayrıca hormonların mizahın düzenlenmesinde rol oynadığına inanıyordu.

Orta Çağ’da Arap hekimler hormonların anlaşılmasına önemli katkılarda bulundular. Bitki ve hayvanlardan hormonların çıkarılması ve saflaştırılması için yeni yöntemler geliştirdiler. Ayrıca diyabet ve hipotiroidizm gibi çeşitli hormonal bozukluklara yönelik yeni tedaviler geliştirdiler.

  1. yüzyılda Avrupalı bilim adamları hormonları daha detaylı incelemeye başladılar. Hormonların, bezler tarafından üretilen ve kan dolaşımı yoluyla vücudun diğer bölgelerine taşınan kimyasal haberciler olduğunu keşfettiler. Ayrıca hormonların üreme, büyüme, gelişme ve metabolizma dahil olmak üzere çok çeşitli vücut fonksiyonlarında rol oynadığını da keşfettiler.
  2. yüzyılda bilim insanları hormonların insan sağlığındaki rolünü anlama konusunda daha da ilerleme kaydetti. Kandaki hormon seviyelerini ölçmek için yeni yöntemler geliştirdiler. Ayrıca kısırlık ve kanser gibi çeşitli hormonal bozukluklara yönelik yeni tedaviler geliştirdiler.

Hormon durumunun tarihindeki önemli dönüm noktalarından bazıları şunlardır:

  • Eski Mısır: Kadınlar menopoz semptomlarını hafifletmek için inek sütü ve bal karışımını kullanırlar.
  • Antik Yunan: Hipokrat hormonların dört mizahın düzenlenmesinde rol oynadığına inanır.
  • Orta Çağ: Arap hekimler bitkilerden ve hayvanlardan hormonların çıkarılması ve saflaştırılması için yeni yöntemler geliştirdiler. Ayrıca çeşitli hormonal bozukluklar için yeni tedaviler geliştiriyorlar.
    1. yüzyıl: Avrupalı bilim adamları hormonların, bezler tarafından üretilen ve kan dolaşımıyla taşınan kimyasal haberciler olduğunu keşfettiler. Ayrıca hormonların çok çeşitli vücut fonksiyonlarında rol oynadığını da keşfederler.
    1. yüzyıl: Bilim insanları kandaki hormon düzeylerini ölçmek için yeni yöntemler geliştirdi. Ayrıca çeşitli hormonal bozukluklar için yeni tedaviler geliştiriyorlar.
    1. yüzyıl: Bilim insanları hormonların insan sağlığındaki rolünü araştırmaya ve hormonal bozukluklara yönelik yeni tedaviler geliştirmeye devam ediyor.

Bugün hormon durumunu her zamankinden daha iyi anlıyoruz. Bu, çeşitli hormonal bozukluklar için yeni ve daha etkili tedavilerin geliştirilmesine yol açmıştır.

Akademik Referanslar

  1. Burger, H. G. (2002). “Hormonal changes in the menopause transition.” Recent Progress in Hormone Research, 57, 257-275.
  2. Rosenfield, R. L., & Ehrmann, D. A. (2016). “The Pathogenesis of Polycystic Ovary Syndrome (PCOS): The Hypothesis of PCOS as Functional Ovarian Hyperandrogenism Revisited.” Endocrine Reviews, 37(5), 467–520.

https://www.youtube.com/shorts/YLLnzCgvDMA