Tanım ve Terminoloji
“Sol akciğer alt toplardamarı” ifadesi, anatomik olarak vena pulmonalis sinistra inferior teriminin Türkçeleştirilmiş şeklidir. Bu damar, sol akciğerin alt lobunda oksijenlenmiş kanı kalbin sol atriyumuna (atrium sinistrum) taşıyan, dolayısıyla pulmoner dolaşımın venöz bileşenine ait olan bir yapıdır. Bu terim şu parçalardan oluşur:
- Vena: Latince’de “toplardamar” anlamına gelir. Kanı genellikle düşük basınçla ve çoğunlukla oksijenden fakir olarak kalbe taşıyan damarlardır. Ancak pulmoner venler istisna teşkil eder; bunlar oksijenlenmiş kan taşır.
- Pulmonalis: Latince kökenli bu terim “akciğerlere ait” ya da “akciğerle ilgili” anlamına gelir.
- Sinistra: “Sol” anlamına gelir; vücudun anatomik sol tarafını belirtir.
- Inferior: “Alt” anlamına gelir; anatomik düzlemde üst (superior) ile karşıt anlamdadır.
Bu bağlamda vena pulmonalis sinistra inferior, sol akciğerin alt lobundan çıkan ve kalbin sol kulakçığına yönelen oksijenli kanı taşıyan bir damardır.
Anatomik Konum ve Yapısal Özellikler
İnsan vücudunda toplam dört adet pulmoner ven bulunur: sağ üst, sağ alt, sol üst ve sol alt pulmoner ven. Bu dört damar, her iki akciğerin loblarından oksijenlenmiş kanı sol atriyuma getirir. Bunlar:
- Vena pulmonalis dextra superior
- Vena pulmonalis dextra inferior
- Vena pulmonalis sinistra superior
- Vena pulmonalis sinistra inferior
Sol akciğer, iki loba sahiptir: lobus superior (üst lob) ve lobus inferior (alt lob). Sol alt lobdan gelen kan, segmental venöz dallar yoluyla birleşerek vena pulmonalis sinistra inferior adlı ana toplardamarı oluşturur. Bu damar daha sonra hilum pulmonis’ten çıkarak mediastenum üzerinden kalbin sol atriyumuna ulaşır.
Sol alt pulmoner ven, hilum pulmonisten geçerken bronşiyal yapıların alt kısmında ve pulmoner arterin posteriorunda (arkasında) yer alır. Pulmoner venlerin hilum içindeki yerleşimi şu şekilde tanımlanır:
- Üstte arterler (arteria pulmonalis)
- Ortada bronşlar
- Altta venler (vena pulmonalis)
Bu tipik yerleşim düzeni, “VAB” (vena–arteria–bronchus) akronimiyle akılda tutulabilir.
Fizyolojik Rol ve Kan Akışı
Vena pulmonalis sinistra inferior, sol akciğerin alt lobundan toplanan oksijenlenmiş kanı sol atriyuma iletir. Akciğerlerde gerçekleşen gaz değişimi sonrasında, alveollerden çıkan oksijen açısından zengin kan pulmoner venüller aracılığıyla segmental venlere, oradan da lobar venlere ve nihayetinde ana pulmoner venlere katılır.
Bu oksijenli kan, sol atriyuma ulaştıktan sonra mitral kapak aracılığıyla sol ventriküle geçer. Buradan da aort yoluyla tüm vücuda pompalanır. Dolayısıyla vena pulmonalis sinistra inferior, sol sistemik dolaşımın başlangıcındaki en kritik yapılardan biridir.
Histolojik Özellikler
Pulmoner venler histolojik olarak diğer sistemik venlerden bazı farklılıklar gösterir:
- Daha ince düz kas tabakası
- Daha az belirgin adventisya
- Venöz kapakçık bulunmaması (çoğu durumda)
- Endotel tabakasının altında elastik fibrillerin varlığı
Bu histolojik yapı, düşük basınçlı fakat yüksek oksijen içeriğine sahip kanın düzgün taşınmasını kolaylaştırır.
Klinik Önemi
- Atriyal Fibrilasyon ve Pulmoner Ven İzolasyonu:
Atriyal fibrilasyonun (AF) patogenezinde pulmoner venlerin miyokardial hücrelerle olan bağlantısı kritik rol oynar. Vena pulmonalis sinistra inferior, bazen ektopik odaklar (pacemaker benzeri anormal uyarı kaynakları) içerebilir. Kateter ablasyonu sırasında pulmoner ven izolasyonu adı verilen prosedürlerde bu damar hedeflenebilir. - Pulmoner Venöz Dönüş Anomalileri (PAPVR/TAPVR):
Embriyonik gelişim sırasında pulmoner venlerin yanlış şekilde sistemik venöz yapılarla birleşmesi, kısmi ya da total anormal pulmoner venöz dönüşe (PAPVR/TAPVR) yol açabilir. Bu gibi konjenital anomalilerde vena pulmonalis sinistra inferior bazen sağ atriyuma ya da vena cava sistemine bağlanabilir. - Akciğer Cerrahisi ve Lobektomi:
Torakotomi veya video yardımlı torakoskopik cerrahi (VATS) gibi işlemlerde, sol alt lobun alınması gerekiyorsa (lobectomia inferior sinistra), bu damarın dikkatle ligasyonu gerekir. Çünkü bu damar, pulmoner venöz dönüşün büyük bir kısmını sağlar. - Tümör ve Emboli Durumları:
Akciğer kanseri metastazlarında ya da pulmoner ven trombozlarında, vena pulmonalis sinistra inferior tutulumu görülebilir. Emboli durumlarında ise, özellikle sol atriyuma geçiş riski olduğundan sistemik embolilere (örn. serebral emboli) neden olabilir.
Embriyolojik Gelişim
Pulmoner venler, embriyonik gelişimde ilk olarak tek bir pulmoner venöz kök aracılığıyla sol atriyuma bağlanırlar. Zamanla bu kök dallanarak dört ayrı pulmoner vene dönüşür. Bu sürecin anormal seyretmesi, konjenital anomalilere neden olabilir. Sol alt pulmoner venin gelişimi, sol arka kardinal ven sisteminden bağımsız olarak pulmoner sinüslerden türemektedir.
Keşif
Sol akciğer alt toplardamarı — yani vena pulmonalis sinistra inferior — anatomik literatürde yer alan dört ana pulmoner venden biridir. Bu damar, hem fonksiyonel olarak hem de tarihsel olarak büyük öneme sahip bir yapıdır. Ancak bu damarın ve genel olarak pulmoner venlerin keşif tarihi, insan vücudunun dolaşım sistemi hakkında yüzyıllar süren kavramsal dönüşümlerle iç içedir. Bu süreç; antik dönem yanlış anlamaları, Rönesans dönemi otopsi bulguları, mikroskopik keşifler ve modern anatomi atlaslarının gelişimiyle şekillenmiştir.
1. Antik Yunan ve Roma Dönemi: Kavramsal Belirsizlikler
İlk sistematik anatomi bilgileri, Hipokrat (M.Ö. 5. yy) ve Galenos (M.S. 2. yy) gibi hekimlerin eserlerinde yer aldı. Ancak bu dönemde pulmoner dolaşımın ayrıntılarından söz edilmez.
- Galenos‘a göre kan, karaciğerde oluşur ve kalp içinde bir odacıklar arasında gizli gözeneklerden geçerek akciğerlere ulaşır. Sol kalpten çıkan arteriyel kanın kaynağı olarak akciğerlerdeki oksijenlenme süreci bilinmiyordu.
- Pulmoner venler, venae arteriosae ya da “arter benzeri toplardamarlar” olarak adlandırılıyordu. Fakat işlevleri tam olarak kavranmamıştı.
Sol akciğer alt lobundan gelen venöz dönüşle ilgili özel bir farkındalık bu dönemde yoktu. Damarlar fonksiyonel kategorilere göre değil, anatomik görünüme göre adlandırılıyordu.
2. İslam Altın Çağı (8.–13. yüzyıl): İlk Eleştiriler
İbn Sina (980–1037) ve İbn Nefis (1213–1288), Galenos’un teorilerine eleştiriler getirerek pulmoner dolaşım hakkında daha gerçekçi görüşler sundular.
- İbn Nefis, kalbin sağ tarafındaki kanın doğrudan akciğerlere gittiğini ve burada hava ile karışarak sol kalbe ulaştığını öne sürdü. Bu, vena pulmonalis’in dolaylı olarak işaret edildiği ilk metinlerden biridir.
- Ancak vena pulmonalis sinistra inferior gibi loblara özgü damarlar henüz detaylı şekilde tanımlanmamıştı.
3. Rönesans ve Modern Anatomik Keşifler (15.–17. yüzyıl)
Andreas Vesalius (1514–1564): Yapısal Tanımın Doğuşu
- Vesalius’un 1543’te yayımladığı De humani corporis fabrica, Galen’in hatalarını düzeltti ve kadavra otopsilerine dayalı gerçek anatomik çizimler sundu.
- Pulmoner venler bu kitapta açık biçimde gösterildi, ancak henüz ayrıntılı lobar dallanma ve vena pulmonalis sinistra inferior gibi terimler kullanılmıyordu.
William Harvey (1578–1657): Fonksiyonel Devrim
- Harvey, 1628’de yayımladığı Exercitatio Anatomica de Motu Cordis et Sanguinis in Animalibus adlı eserinde kan dolaşımını matematiksel ve deneysel yollarla tanımladı.
- Pulmoner venlerin kalbe oksijenli kan taşıdığı açıkça ortaya kondu. Bu, sol alt pulmoner venin fizyolojik öneminin anlaşılmasında kritik bir dönüm noktasıydı.
4. 18.–19. Yüzyıllar: Sistematik Anatominin Kurulması
Bu dönemde mikroanatomik yöntemlerin gelişmesiyle birlikte akciğer lobları ve ilgili damarların sınıflandırılması yapılmaya başlandı.
- Xavier Bichat (1771–1802) gibi Fransız anatomi uzmanları, dokuların fonksiyonlarına göre sınıflandırılması gerektiğini savundu.
- Carl von Rokitansky (1804–1878) gibi patologlar, pulmoner venlerdeki patolojik değişiklikleri ilk kez tanımladılar.
- Bu yüzyılda kadavra disseksiyonları sonucunda her bir akciğer lobunun kendi venöz drenaj sistemine sahip olduğu anlaşıldı. Sol alt lobun venöz boşaltımı olan vena pulmonalis sinistra inferior da ayrı bir yapı olarak tanımlandı.
5. 20. Yüzyıl: Terminolojik Standartlaşma ve Görüntüleme Devrimi
Nomina Anatomica (1955 ve sonrası)
- 1955’te Paris’te toplanan anatomistler, latince terimlerin uluslararası standartlarını belirledi.
- Bu süreçte “vena pulmonalis sinistra inferior” terimi resmi terminolojiye dahil edildi.
Görüntüleme Tekniklerinin Gelişimi
-
- yüzyıl ortasında anjiyografi, bilgisayarlı tomografi (BT) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi tekniklerin gelişmesiyle bu damar canlı bireylerde net şekilde görüntülenebildi.
- Özellikle toraks BT anjiyografisi ile sol alt pulmoner venin anatomik varyasyonları tanımlanabildi (örneğin segmental birleşme biçimleri, kısmi venöz dönüş anomalileri vb.).
6. 21. Yüzyıl: Elektrofizyoloji ve Cerrahi Uygulamalar
Son yıllarda bu damar, sadece anatomik bir yapı değil, aynı zamanda çeşitli klinik uygulamalarda odak noktası haline gelmiştir:
- Atriyal fibrilasyon ablasyonlarında, pulmoner ven izolasyonu uygulamaları sayesinde vena pulmonalis sinistra inferior gibi damarların elektriksel rolü keşfedilmiştir.
- Minimal invaziv cerrahilerde (VATS, robotik cerrahiler) bu damarın yeri ve korunması cerrahi başarının anahtarı olmuştur.
İleri Okuma
- Galen (2. yy): De usu partium corporis humani – Fonksiyonel olarak hatalı pulmoner dolaşım teorisi.
- İbn Nefis (13. yy): Sharh Tashrih al-Qanun – Pulmoner dolaşımı ilk kez doğru açıklayan teori.
- Vesalius, A. (1543): De humani corporis fabrica – Pulmoner venlerin anatomik çizimi.
- Harvey, W. (1628): De Motu Cordis – Kanın kalpten akciğerlere ve geri dönüşünü matematiksel kanıtlarla açıklama.
- Nomina Anatomica (1955): Internationale Anatomische Nomenklatur – “Vena pulmonalis sinistra inferior” teriminin resmî kabulü.
- Standring, S. (Hrsg.) (2008): Gray’s Anatomy – Modern terminoloji ve klinik detayların standart referans kaynağı.
- Gray, H. (1918). Anatomy of the Human Body. Lea & Febiger.
- Netter, F. H. (1989). Atlas of Human Anatomy. Ciba-Geigy Corporation.
- Moore, K. L., & Dalley, A. F. (2006). Clinically Oriented Anatomy (5th ed.). Lippincott Williams & Wilkins.
- Standring, S. (Ed.). (2016). Gray’s Anatomy: The Anatomical Basis of Clinical Practice (41st ed.). Elsevier.
- Calkins, H. et al. (2017). 2017 HRS/EHRA/ECAS/APHRS/SOLAECE expert consensus statement on catheter and surgical ablation of atrial fibrillation. Heart Rhythm, 14(10), e275–e444.
