Nobel ödüllü ve biyolog David Baltimore tarafından önerilen sınıflandırma, virüs genomunun tam olarak hangi formda olduğuna ve haberci RNA’nın (mRNA) ondan nasıl üretildiğine dayanmaktadır. Virüs genomu DNA veya RNA, tek zincirli (İngilizce: single-stranded, ss) veya çift zincirli (İngilizce double-stranded, ds) formunda olabilir. Tek bir iplik bir orijinal (sense: +) veya tamamlayıcı bir formda (antisens -) bulunabilir. Belirli koşullar altında, bir RNA genomu geçişli olarak DNA’ya (retrovirüsler) dönüştürülür veya tam tersi, bir DNA genomu kopyalama için geçişli olarak RNA’ya (pararetrovirüsler) dönüştürülür; Her iki durumda da RNA, bir ters transkriptaz (RT) kullanılarak DNA’ya geri yazılır.
Virosferin tamamı aşağıdaki yedi grup tarafından tanımlanır:
I: dsDNA virüsleri (artı adenovirüsler, herpes virüsleri, dev virüsler, çiçek virüsleri)
II: ssDNA virüsleri (+ zincir) DNA (artı parvovirüsler)
III: dsRNA virüsleri (artı reovirüsler)
IV: (+) ssRNA virüsleri (+ iplikçik) RNA (artı picornavirüsler, togavirüsler)
V: (-) ssRNA virüsleri (- iplikçikli) RNA (artı ortomiksovirüs ler, rabdovirüsler, coronaviridae )
VI: ssRNA RT virüsleri (+ iplikçik) – Ara DNA aşamalı RNA (retrovirüsler)
VII: dsDNA-RT virüsleri – Ara RNA aşamalı DNA (pararetrovirüsler, artı hepadnavirüsler)
Modern virüs sınıflamaları ICTV ve Baltimore’un bir kombinasyonunu kullanır. Birçok farklı virüs tipi vardır. Bunlar kılıflı veya kılıfsız olmaları, genetik şifresini DNA’da veya RNA’da taşıması, bu nükleik asitlerin tek(ss) veya çift zincirleri (ds) olmalarına göre sınıflandırılır. (dsDNA, ssDNA, dsRNA, ssRNA).
Deng humması,
batı nil virüsü,
Lassa ateşi
Tarih
Louis Pasteur Kuduza neden olan patojenik canlıyı araştırıp bulamayınca, mikroskopla görülemeyecek bir canlı olabileceğini düşünmüştür.
1884’te bir başka Fransız mikrobiyolog Charles Chamberland, Chamberland filtresini (veya Pasteur-Chamberland filresi) icat etti.
Bu filtre bakterilerin geçemeyeceği büyüklükte küçük deliklerden oluşuyordu.
Kaynak: https://imagehost.vendio.com/a/35087901/aview/_B7pNGDQCWk___KGrHqIOKjoEzIY_jfUpBM0_9yMsp____1.JPG
1892 yılında Rus bir biyologolan Dmitri Ivanovsky ise hastalıklı tütün yaprağı özütünü bu filtreden geçirmesine rağmen hala patonjenik olduğunu fark etti. Bakterilerin üretmiş oldukları bir toksinin buna sebep olacağını düşünmüş olsa da, bu fikrinin peşinden koşmadı.
1898 yılında hollandalı bir biyolog olan Martinus Beijerinck, Ivanovsky’in deneyini tekrarladı ve yeni çözeltinin bit patojenik canlı içerdiğine emin oldu. Gerekçe olarak da, hücreler bölündüğü zaman ancak bu canlının çoğalabildiğini fark etmesiydi. Canlıyı gösteremediğinden dolayı, canlıyı contagium vivum fluidum (çözülebilir yaşayan mmikrop) diye adlandırdı. Bu ifadeyi kısaltarak virus diye tanıttı.
Virionlar leke ile kaplandığında (pozitif boyama), ince detaylar gizlenir. Negatif boyama, yalnızca arka planı boyayarak bu sorunun üstesinden gelir. Virion olarak bilinen eksiksiz bir virüs parçacığı, kapsid adı verilen koruyucu bir protein tabakasıyla çevrili nükleik asitten oluşur. Bunlar, kapsomer adı verilen protein alt birimlerinden oluşur. Virüsler, konakçı hücre zarından türetilen bir lipit “zarfına” sahip olabilir. Kapsid, viral genom tarafından kodlanan proteinlerden yapılır ve şekli morfolojik ayrım için temel oluşturur.
Virüsler, yaşamın tüm özelliklerine sahip olmadıkları için canlı organizmalar olarak kabul edilmezler. Hücre zarı yoktur, kendi kendilerine çoğalamazlar ve besinleri metabolize etme yetenekleri yoktur. Bununla birlikte, virüsler, konakçı hücrenin makinelerini kullanarak çoğalabilirler.
Virüsler, hafiften şiddetliye kadar çok çeşitli hastalıklara neden olabilir. Soğuk algınlığı gibi bazı virüsler nispeten zararsızdır. HIV ve Ebola gibi diğerleri ölümcül olabilir.
Viral enfeksiyonların çoğunun tedavisi yoktur. Ancak kızamık, kabakulak ve kızamıkçık (MMR) aşısı gibi bazı virüslere karşı koruma sağlayabilen aşılar vardır.
Virüsler insan sağlığı için büyük bir tehdittir. Bununla birlikte, kendinizi viral enfeksiyonlardan korumanın birkaç yolu vardır:
aşı olmak İyi hijyen uygulamak Hasta olan kişilerle temastan kaçınmak Ellerinizi sık sık yıkamak Hapşırırken veya öksürürken ağzınızı ve burnunuzu kapatmak Bu adımları atarak kendinizi viral enfeksiyonlardan korumaya yardımcı olabilirsiniz.
1931 yılında Alman mühendisler Ernst Ruska ve Max Knoll tarafından virüsler ilk defa görüntülenmiştir
Kaynak: https://ars.els-cdn.com/content/image/1-s2.0-B9780128001462000011-f01-11-9780128001462.jpg
Amerikan biyolog Wendell Stanley ise tütün yaprağı özütü virüsün bir sıvı değil, çoğunlukla proteinden oluştuğunu kanıtlamıştır.