alveolus

Sinonim: Alveol.

Latincedeki alvustan sırasıyla türeyen alveus (“bir tabak, çukur, kap, kase)’un küçültme eki almuş halidir. (Bkz; Alve(us)-o-(u)lus) Latincede küçük bir boşluk, çukur anlamlarına gelir.

alveolaris; Alveollar’a ait.(Bkz; alveolaris)

İnsan anatomisi bağlamında bu terim, belirli belirli yapılara atıfta bulunmak için kullanılır:

  • Hipokampuslu Alveus: Bu, terimin en yaygın kullanımıdır. Hipokampusun alveusu, beynin öğrenme ve hafızayla ilgili önemli bir bölgesi olan hipokampusun piramidal hücrelerinden kaynaklanan ince, beyaz ve lifli bir götürücü lifler (veya giden sinyaller) tabakasıdır. Bu lifler, daha sonra hipokampustan meme gövdelerine ve daha sonra talamusun ön çekirdeğine sinyaller taşıyan beyindeki bir sinir lifi demeti olan fornikse dönüşecek olan fimbria’yı oluşturmak üzere birleşir.
  • Dördüncü ventrikülün alveusu: Bu, beyindeki dördüncü ventrikülün tabanını kaplayan ince bir beyaz madde tabakasını ifade eder.

Alveus’un özel önemi ve işlevi anatomik bağlama bağlıdır. Hipokampusun alveusu örneğinde, duygu, öğrenme ve hafıza açısından çok önemli olan beynin limbik sistemi içindeki bilginin iletilmesinde kritik bir rol oynar.

Lütfen “alveus” un insan biyolojisi alanı dışındaki farklı kavramlara da atıfta bulunabileceğini unutmayın. Örneğin, entomolojide “alveus”, bir bal peteğinin hücresine atıfta bulunabilir.

Os lacrimale

gözyaşı kemiği. (bkz: os) (bkz: lacrima)

Anatomi

Os lacrimale’in iki yüzeyi (facies) ve dört kenarı (margines) vardır.

Facies lateralis

Os lacrimale’nin lateral veya orbital yüzeyi, crista lacrimalis posterior adı verilen kemikli bir tepe ile ikiye ayrılır. Tepenin önünde sulkus lakrimalis bulunur ve iç kenarı maksilladaki processus frontalis ile birleşerek fossa lakrimalisi tamamlar. Bu fossanın üst kısmı lakrimal keseyi, alt kısmı ise nazolakrimal kanalın başlangıcını barındırır.

Crista lacrimalis’in arkasındaki alan pürüzsüzdür ve medial orbital duvarın oluşumuna katılır. Kristanın kendisi orbicularis oculi kasının pars lacrimalis’i için orijin görevi görür. Küçük, kanca benzeri bir çıkıntı olan hamulus lakrimalis ile sonlanır ve bu çıkıntı maksilladaki tüberkülum lakrimale ile eklemleşerek nazolakrimal kanalın orificium superior’unu (canalis nasolakrimalis) oluşturur.

Facies medialis

Lakrimalin medial veya nazal yüzeyinde crista lacrimalis’e karşılık gelen kemikli bir oluk bulunur. Oluğun önündeki kemik yüzey orta burun etinin (meatus nasi medius) bir parçasını oluşturur. Oluğun posteriorunda kemik, etmoid kemik (Os ethmoidale) ile eklemleşir ve ön etmoid hücrelerin bir kısmını tamamlar.

Marjlar

Os lacrimale’nin kenarları diğer 4 kafatası kemiği ile temas halindedir. Os lacrimale’nin ön kenarı (margo anterior) maksilla’nın processus frontalis’i ile, arka kenarı (margo posterior) ise Os ethmoidale’nin lamina papyracea’sı ile eklemleşir. Üst kenar (margo superior) frontal kemik (Os frontale) ile birleşirken, alt kenar (margo inferior) kısmen maksilla ile kısmen de alt konka (Concha nasalis inferior) ile eklemleşir.

Lakrimal kese için fossa

Orbital boşluğun medial duvarını oluşturan ve nazolakrimal kanala drene olan lakrimal kesenin bulunduğu lakrimal kemik üzerindeki pürüzsüz, daha derin içbükey bir çöküntü lakrimal fossa (veya lakrimal kese için fossa) olarak adlandırılır.

tympanum

Sinonim: timpanum, timpan-, tympan-.

Antik Yunancadaki τύμπανον (túmpanon)’dan türemiştir. Anlamları:

  1. Davul, zilli tef,
  2. Tambur.

Timpanik veya timpanika (Sin: tympanic, tympanica);

  1. Kulak zarı ile ilgili,
  2. Timpan boşluğu ile ilgil,
  3. Davul sesine benzeyen, tınlayıcı,
  4. Hava içeren bir organın perküsyonu esnasında alınan ses niteliği gibi
Hal Tekil Çoğul
nominatif tympanum tympana
genitif tympanī tympanōrum
datif tympanō tympanīs
akusatif tympanum tympana
ablatif tympanō tympanīs
vokatif tympanum tympana