Tıp ve eczacılıkta aralıklı sıfatı, örneğin semptomların aralıklı olarak ortaya çıktığı, yani geçici olarak kaybolduğu, ancak daha sonra yeniden ortaya çıktığı anlamına gelir. Bazı ilaçlar, örneğin dermokortikoidler, aralıklı olarak uygulanmalıdır. Yani sürekli olarak değil, terapiye düzenli olarak ara vererek.
Eritem terimi, Antik Yunanca ἐρυθρός(eruthrós, “kırmızı”) sözcüğünden türetilmiştir. Bu kökten türeyen ἐρύθημα (erúthēma), “derideki kızarıklık” anlamında kullanılmıştır. Latinceye erythema biçiminde geçerek tıp diline yerleşmiştir. Modern tıpta “eritem”, esasen derideki damar genişlemesine bağlı oluşan kızarıklık anlamında kullanılır ve iltihabi ya da inflamatuvar bir sürecin görünür habercisidir.
2. Tanım
Eritem, deri yüzeyinde, genellikle iltihaplanma, travma, enfeksiyon veya alerjik reaksiyonlara bağlı olarak oluşan, damar genişlemesine (vazodilatasyon) bağlı kızarıklık durumudur. Eritem çoğunlukla bir döküntü olarak kendini gösterir ve ciltte sıcaklık artışı, hassasiyet, bazen şişlik ve/veya kaşıntı eşlik edebilir.
3. Klinik Özellikler
3.1 Görünüm
Eritem, tek bir leke veya birden fazla birleşmiş kızarıklık alanı şeklinde olabilir.
Keskin sınırlı veya belirsiz kenarlı, yüzeysel ya da hafif kabarık,
Sıcaklık artışı veya nadiren soğukluk hissi eşlik edebilir.
Açık kırmızıdan koyu kırmızıya değişen tonlar alabilir.
Kaşıntılı veya asemptomatik olabilir.
Deri yüzeyinin %90’ını aşan yaygın kızarıklık tabloları eritrodermi olarak adlandırılır.
4. Etiyoloji ve Tetikleyici Faktörler
Eritemin ortaya çıkmasına neden olabilecek faktörler aşağıdaki şekilde sınıflandırılabilir:
4.1 Fiziksel Etmenler
Güneş ışınları (UV radyasyon)
Isı ve soğuk maruziyeti
Basınç veya sürtünme
4.2 Kimyasal ve Alerjik Etkenler
Kontakt alerjenler (nikkel, lateks, deterjan vs.)
Tahriş edici kimyasallar
4.3 Psikojenik Etkenler
Duygusal stres, utanma, zorlanma
4.4 Enfeksiyonlar
Viral: Herpes Simpleks, EBV, COVID-19
Bakteriyel: Streptokok, Borrelia
Mikotik: Dermatofitler
4.5 İlaç Reaksiyonları
Antibiyotikler (özellikle sulfonamidler)
Antiepileptikler
Non-steroid antiinflamatuvarlar (NSAİİ)
4.6 Sistemik Hastalıklar
Otoimmün hastalıklar (SLE, dermatomiyozit)
Tümörler (paraneoplastik sendromlar)
Metabolik hastalıklar (porfiria)
5. Eritem Tipik Olarak Hangi Hastalıklarda Görülür?
5.1 Eritema Nodosum
Alt ekstremitelerde, ağrılı, derin, kırmızı nodüller
Streptokok enfeksiyonları, sarkoidoz, tüberküloz ile ilişkili olabilir.
5.2 Eritema Migrans
Lyme hastalığının tipik cilt belirtisidir.
Kenarları halka şeklinde yayılan, merkezde soluklaşan kızarıklık.
5.3 Lupus Eritematozus
Sistemik lupus eritematozus: malar döküntü (kelebek tarzı eritem)
Subakut ve diskoid lupus varyantlarında da yaygın.
5.4 Eritema Multiforme
Hedef tahtası (target lesion) şeklinde lezyonlar.
Hafif form: eritema multiforme minor
Şiddetli ve mukozaları etkileyen form: eritema multiforme major (örn. Stevens-Johnson sendromu)
6. Patofizyoloji
Eritem, çoğunlukla vazodilatasyon ve kapiller permeabilite artışı ile karakterizedir. İnflamatuvar medyatörlerin (histamin, prostaglandinler, sitokinler) salınımı damar düz kasında gevşemeye neden olur. Eritemli lezyonlarda histopatolojik olarak dermal ödem, perivasküler lenfositik infiltrasyon, bazen epidermal nekroz izlenebilir.
7. Ayırıcı Tanı
Eritem vs purpura (purpura basmakla solmaz)
Eritem vs döküntülü egzama
Eritem vs ürtiker (ürtikerde kabarık, gelip geçici plaklar)
Eritrodermi (yaygınlık) vs lokalize eritem
8. Tanı Yöntemleri
Klinik muayene (basmakla solan/solmayan döküntü)
Anamnez (ilaç kullanımı, enfeksiyon öyküsü)
Laboratuvar (CRP, ANA, ASO, serolojik testler)
Gerekirse biyopsi (özellikle atipik lezyonlarda)
9. Tedavi Yaklaşımları
Tedavi, eritemin nedenine ve ciddiyetine göre değişir:
9.1 Hafif Eritem (örneğin Eritema Multiforme Minör)
Antihistaminikler: Kaşıntı için
Yumuşatıcı kremler (emollient): Cilt bariyerini güçlendirmek için
Steroidli topikal kremler: İnflamasyonu baskılamak için
9.2 Şiddetli Formlar (örneğin Eritema Multiforme Major)
Hafif olgularda genellikle iz bırakmadan iyileşir.
Ağır vakalarda mukozal tutuluma bağlı yutma güçlüğü, dehidratasyon, ikincil enfeksiyon riski vardır.
Eritema multiforme major nadiren ölümcül olabilir.
Keşif
Antik Dönem
Hippokrates (MÖ 460–370): Corpus Hippocraticum adlı külliyatında deride renk değişikliklerinden söz etmiştir. Ancak bu dönemde kızarıklığın nedeni olarak damar genişlemesi değil, “humoral” (özsulara dayalı) dengesizlikler öne sürülmüştür.
Galen (MS 129–200)
Galen, ciltteki renk değişimlerini “kızgın kanın deri altına yönelmesi” şeklinde yorumlamıştır. Bu da modern anlamda vazodilatasyona bağlı kızarıklık kavramına erken bir yaklaşım sayılabilir.
16. Yüzyıl – İlk Sistematik Ayırımlar
Girolamo Mercuriale (1530–1606), De Morbis Cutaneis (1572) adlı eserinde cilt hastalıklarını sınıflandırırken, bazı döküntülerin yalnızca renk değişimine dayandığını, bazılarının ise kabarıklık ve irinle ilişkili olduğunu belirtmiştir. Bu, eritemin püstüler lezyonlardan ayırt edilmesi açısından önemlidir.
19. Yüzyıl – Eritemin Modern Tıbbi Tanımı
Ferdinand von Hebra (1816–1880): Modern dermatolojinin kurucularından kabul edilen Hebra, “eritem” terimini açık biçimde tanımlayarak, deride damar genişlemesine bağlı kızarıklık anlamında sistematik biçimde kullanan ilk hekimlerden biridir.
Hebra’nın Atlas der Hautkrankheiten (Cilt Hastalıkları Atlası, 1856–1876) adlı eserinde çeşitli eritem tiplerine özel gravürlü tanımlamalar yer alır.
“Erythema”, burada ilk kez bağımsız bir deri belirtisi ve farklı varyantları olan bir dermatolojik fenomen olarak sınıflandırılmıştır.
20. Yüzyıl – Klinik Alt Tiplerin Belirlenmesi
1900’lerin başında, Erythema nodosum, Erythema multiforme, Erythema migrans gibi alt tipler belirlenmeye başlamıştır.
1906: Erythema chronicum migrans, Alman dermatolog Afzelius tarafından tanımlandı. Bu tablo daha sonra Lyme hastalığı ile ilişkilendirildi.
1945: Stevens ve Johnson, ağır mukozal tutulumlu eritema multiforme olgularını tanımlayarak Stevens-Johnson sendromunu ayırdılar.
İleri Okuma
Hippokrates. (MÖ 4. yy). Corpus Hippocraticum.
Galenos. (MS 2. yy). De usu partium corporis humani.
Mercuriale, G. (1572). De Morbis Cutaneis. Venice: Hieronymum Polum.
Hebra, F. (1856–1876). Atlas der Hautkrankheiten. Wien: Kaiserlich-Königlichen Hof- und Staatsdruckerei.
Hebra, F. (1866). On Diseases of the Skin. London: New Sydenham Society.
Afzelius, A. (1910). Erythema chronicum migrans. Acta Dermato-Venereologica, 1(1), 120–125.
Stevens, A.M., Johnson, F.C. (1922). A New Eruption of the Skin and Mucous Membranes. American Journal of Diseases of Children, 24(6), 526–533.
Andrews, G.C. (1951). Diseases of the Skin: Clinical Dermatology. W.B. Saunders.
Fitzpatrick, T.B. et al. (1993). Dermatology in General Medicine. McGraw-Hill.
Stevens, A.M., Johnson, F.C. (1995). Erythema Multiforme: Review of Clinical Features. Journal of the American Academy of Dermatology, 32(5), 753–763.
leukocytlere ait bir kan hücresidir.
-kemik iliğindeki, haematopoetik kök hücrelerinden oluşur.
-Cytoplasmasında, bir çok granula ayrıca doku hormonlarından, histamin ve heparin yönüyle zengindir.
-bağ doku mastocyt leri ile mukoza dokusu mastocyt leri arasında fark vardır.
-alerji esnasında önemli rol oynar.
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.