latincede; uzuvlar
melos
yunancada; uzuvlar.
monos
eski yunancada; tek başına , tek anlamına gelir.
frōns
Ana Hint-Avrupa dilindeki *bʰren- kelimesinden türeyen *bʰron-t- kelimesinden türemiştir. Latincedeki anlamları:
- Alın,
- Çehre, yüz ifadesi (Duyguların dışarıya yansıması)
- Ön, ön yüz, ön cephe,
- Herhangi bir şeyi öndeki kısmı,
- Bir kitabın veya parşömenin kapağı
- Tekerleğin çember uzunluğu
- (Mecazi) dışarısı, dış, dıştaki, görünüş.
| Hal | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| nominatif | frōns | frontēs |
| genitif | frontis | frontium |
| datif | frontī | frontibus |
| akusatif | frontem | frontēs |
| ablatif | fronte | frontibus |
| vokatif | frōns | frontēs |
- Frontalis veya frontal; alna ait anlamına gelir.
| Sayı | Tekil | Çoğul | |||
|---|---|---|---|---|---|
| Hal / Cinsiyet | Mask./Fem. | Nötr | Mask./Fem. | Nötr | |
| nominatif | frontalis | frontale | frontalēs | frontalia | |
| genitif | frontalis | frontalium | |||
| datif | frontalī | frontalibus | |||
| akusatif | frontalem | frontale | frontalēs | frontalia | |
| ablatif | frontalī | frontalibus | |||
| vokatif | frontalis | frontale | frontalēs | frontalia | |
- Frontal düzlem; Alın hizasında olan hayali düzlemdir.

rōstrum
Ana Hint-Avrupa’daki *reh₁d- + *-trom‘den türeyen rōd(ō) (“kemirmek”) + -trum‘nin birleşmesinden türemiştir. Anlamları:
- Hayvan ağızlığı,
- Kuş gagası veya burnu,
- (Denizcilik) geminin baş kısmı
- Bir forumda konuşma için olan sahne veya platform.
| Hal | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| nominatif | rōstrum | rōstra |
| genitif | rōstrī | rōstrōrum |
| datif | rōstrō | rōstrīs |
| akusatif | rōstrum | rōstra |
| ablatif | rōstrō | rōstrīs |
| vokatif | rōstrum | rōstra |

Rostralis veya rostral; gagaya ait olan, gaganın, gaga yönünde anlamlarına gelir.

okulus
Sinonim: oculus, okul-, ocul-.
Ana Hint-Avrupa’daki *h₃ókʷ-, *h₃ekʷ- (“göz; görmek”), *ōkʷelos‘dan türeyen Ana İtalik’deki *okʷelos‘dan türemiştir. Latincedeki(m) anlamları:
- Göz,
- Görme gücü,
- Tavuskuşu tüylerindeki göze benzeyen noktalar,
- (Botanik) Kökün tomurcuğu veya soğanı,
- (Mecazi) Aklın gözü.
| Hal | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| nominatif | oculus | oculī |
| genitif | oculī | oculōrum |
| datif | oculō | oculīs |
| akusatif | oculum | oculōs |
| ablatif | oculō | oculīs |
| vokatif | ocule | oculī |
karyon
yunancada; çekirdek anlamına gelir.
mégas
Ana Hint-Avrupa dilinde méǵh₂s (“büyük”) kelimesinden türeyen antik yunan diline ait kelimedir.
Yalın maskülen tekil hali μεγάλος (megálos)‘dur.
Anlamları:
- Büyük, iri
- Ulu, yüce, kuvvetli.
- Müthiş, harikulade, fevkalade.
μεγάλος (megálos) → -megali ; genişleme, büyüme

oûs
Sinonim: οὖας (oûas), ὦς (ôs), ὠτ- (ōt-), ot-, ús, otós, otos, oto.
Ana Hint-Avrupa’daki *h₂ṓws‘dan türeyen Antik Yunancadaki(n) οὖς (oûs)’den türemiştir. Anlamları:
- Kulak,
- Duymak,
- (Mecazi) casus,
- Kulplu sürahi veya bardak.
- Sinonim 2: –ious, –atous, -ous.
Latincedeki –ōsus (“dolu, … dolu olmak”) kelimesinden türemiş olan Eski Fransızcadaki -ous ve -eux kelimelerinden türemiştir. Sıfatları isim yapan ektir.
Bucca
Ana Hint-Avrupa’daki *bʰeHw- (“şişmek, kabarmakf”)’den türeyen Keltçe’deki bocca, boca‘dan türemiştir. Llatincedeki anlamları;
- Yanak.
- Ağız.
| Hal | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| nominatif | bucca | buccae |
| genitif | buccae | buccārum |
| datif | buccae | buccīs |
| akusatif | buccam | buccās |
| ablatif | buccā | buccīs |
| vokatif | bucca | buccae |
