Kauda

Sinonim: cauda, cōda.

Ana Hint-Avrupa’daki *keh₂u-d-eh₂den türeyen Ana İtalik dilindeki *kaudā (kuyruk)’den türemiştir. Latincede hayvan kuyruğu anlamına gelir.

Hal Tekil Çoğul
nominatif cauda caudae
genitif caudae caudārum
datif caudae caudīs
akusatif caudam caudās
ablatif caudā caudīs
vokatif cauda caudae

Kaudalis veya kaudal (Sin; Caudalis, caudal): Kuyruğa ait olan veya kuyruğun anlamlarına gelir.

Kaudatus (Sin: Caudatus); Kuyruklu, uzatılmış, genişletilmiş anlamlarına gelir. (Bkz; Kaud-atus)

Sayı Tekil Çoğul
Hal / Cins. Mask. Fem. Nötr Mask. Fem. Nötr
nominatif caudātus caudāta caudātum caudātī caudātae caudāta
genitif caudātī caudātae caudātī caudātōrum caudātārum caudātōrum
datif caudātō caudātō caudātīs
akusatif caudātum caudātam caudātum caudātōs caudātās caudāta
ablatif caudātō caudātā caudātō caudātīs
vokatif caudāte caudāta caudātum caudātī caudātae caudāta

Angulus superior scapulae

Tanım ve Terminoloji

Angulus superior scapulae, skapulanın (kürek kemiği) üç köşesinden en kranial olanıdır; Türkçede üst açı ya da üst köşe olarak adlandırılır. Latince anatomik terimlerle angulus “açı/köşe”, superior “üst”, scapula ise “kürek kemiği” anlamına gelir. Bu yapı, skapulanın margo medialis (medial kenar) ile margo superior (üst kenar) birleşiminde yer alan, ince, pürüzsüz ve belirgin biçimde yuvarlatılmış bir köşe morfolojisine sahiptir.

  • Angulus superior ile incisura scapulae (üst kenardaki çentik) karıştırılmamalıdır; çentik, margo superior üzerinde daha lateralde, processus coracoideus’un köküne yakın yer alır.
  • Angulus superior ile angulus inferior ve angulus lateralis skapulanın diğer iki köşesidir; klinik muayenede her biri farklı palpasyon işaretleri ve kas/ligament ilişkilerine sahiptir.

Memelilerde skapulanın üç açılı planı korunmakla birlikte, kas kitlelerinin ve lokomosyon tipinin farklılıkları nedeniyle üst açının göreli belirginliği değişebilir. İki ayaklı insanlarda trapezius–levator scapulae dengesi ve üst açı yuvarlaklığı, üst ekstremite serbest hareketleri için kaydırak benzeri bir temas yüzeyi oluşturur.

Anatomik Konum ve Komşuluklar

  • İskelet ilişkileri: Angulus superior, ortalama olarak toraks arka duvarında T2 processus spinosus seviyesine projekte olur. Skapula genel olarak 2.–7. kostalar üzerinde yer alır; üst açının kostal komşuluğu çoğunlukla 2. kostaya denk gelir.
  • Kenar ve yüzlerle ilişkiler: Anterolateralde fossa subscapularis’e, posterolateralde fossa supraspinata ve fossa infraspinata ile dolaylı ilişkidedir; ancak köşe anatomik olarak margo medialis ile margo superior’un kesişim çizgisini tanımlar.
  • Yumuşak doku örtüsü: Yüzeyelden derine doğru deri, yüzeyel fasya, trapezius kasının üst lifleri ve derinde levator scapulae’nin lifleri ile örtülüdür. Bu kas kitleleri nedeniyle angulus superior çoğu bireyde zor palpabl bir kemik işaretidir.

Morfolojik Özellikler

  • Şekil: İnce, düzgün konturlu ve oval/yuvarlatılmış bir köşe. Çoğu zaman keskin çıkıntı yapmaz; bu nedenle çevre kasların kayıcı düzlemlerine mekanik iritasyon oluşturmadan uyum sağlar.
  • Boyut ve varyasyon: Bireyler arası farklılıklar görülebilir; bazı olgularda köşe daha belirgin, bazılarında daha siliktir. Çok nadiren aksesuar küçük kemiksi çıkıntılar rapor edilmiştir; klinik önemi genellikle sınırlıdır.
  • Bağlanma yüzeyi: Levator scapulae kasının insersiyonu, klasik olarak angulus superior ile margo medialis’in üst bölümünü (spina scapulae’nin köküne kadar olan segment) kapsar. Bu nedenle üst açı, kas-tendon-kemik geçiş zonunun bir parçasıdır.

Vasküler ve Nöral İlişkiler

  • Arteriyel komşuluk: A. dorsalis scapulae (çoğu bireyde a. subclavia’dan köken alır; bazen transvers servikal arterin derin dalı) levator scapulae ve romboid kaslar boyunca margo medialis’e paralel uzanır; bu seyir, üst açı yakınında damarın kas lifleriyle yakın komşulukta bulunmasına neden olabilir.
  • İnnervasyon çevresi: N. dorsalis scapulae (kök: C5, sıklıkla C4 katkılı) levator scapulae ve romboidleri innerve eder; sinir üst açı düzeyinde kas lifleriyle birlikte seyreder. Bu topografya, nadir de olsa miyofasiyal ağrı ya da sıkışma şikâyetlerinin değerlendirilmesinde önem taşır.

Embriyoloji ve Ossifikasyon

Skapula, embriyonik dönemde membranöz ve endochondral ossifikasyon katkılarının bir aradalığıyla gelişir. Corpus scapulae için primer ossifikasyon merkezi intrauterin dönemin sonuna doğru belirir. Üst açı, olağan gelişim şemasında korpusun bir parçası olarak şekillenir; sekonder ossifikasyon merkezleri daha çok acromion, processus coracoideus, angulus inferior ve margo medialis’in alt segmentlerinde belirgindir. Üst açı için ayrı ve tutarlı bir sekonder merkez beklenmez; bu nedenle tamamlanmış ossifikasyonda üst açının konturu genellikle homojen görünür.

Fonksiyonel-Biyomekanik Değerlendirme

  • Skapular elevasyon ve rotasyon: Levator scapulae insersiyonu nedeniyle angulus superior, skapulanın elevasyon ve dış/alt rotasyon kombinasyonları sırasında mekanik bir kaldıraç kolunun uç noktalarından biridir.
  • Skapular ritim: Omuz abduksiyonu ve fleksiyonu sırasında skapulohumeral ritmin bir parçası olarak üst açı, toraks duvarı boyunca posteromedialden superolaterale doğru yer değiştirir.
  • Kinematik izlem: Klinik muayenede skapular diskinezide (ör. tip I–III paternler) üst açının asimetrik belirginleşmesi veya retraksiyon/elevasyon sırasında anormal vurgulanması gözlenebilir.

Yüzey Anatomisi ve Palpasyon

  • Palpasyon tekniği: Hasta ayakta ve gevşek omuzlarla iken, muayene eden kişi skapulanın spina kökünü bularak mediale doğru izler; daha sonra yukarı yönlü takipte margo medialis’in kraniyal sonlanımı üst açıyı verir. Trapezius örtüsü nedeniyle özellikle adipozitesi fazla ve kaslı bireylerde belirsiz olabilir; zayıf veya gevşemiş trapezius/levator tonuslu bireylerde daha seçilebilir hale gelir.
  • Seviye tayini: Spinosus seviyelerle korelasyon için T2 referansı kullanışlıdır; klinik değerlendirmede simetri karşılaştırması yapılır.

Görüntüleme Bulguları

  • Radyografi: AP omuz ve Y-görünüm (skapular lateral) projeksiyonlarda üst açının kortikal kontinuitesi ve köşe yuvarlaklığı izlenebilir. Düşük doz akciğer grafilerinde toraks konturlarına komşu ince bir gölge olarak seçilebilir.
  • BT (CT): Kortikal düzensizlik, osteofit, küçük eksostoz veya nadir osteokondrom varlığında değerlendirme için üstündür; üç boyutlu rekonstrüksiyonlar köşe morfolojisini ayrıntılı gösterir.
  • MR: Yumuşak dokular (levator scapulae tendinöz lifleri, periskapular bursalar) ve sinir-vasküler komşuluk değerlendirmesinde yararlıdır; kemik iliği ödemi gibi durumlarda sinyal değişiklikleri saptanabilir.
  • Ultrasonografi: Kemik yüzeyi akustik gölge oluşturduğundan doğrudan değerlendirme sınırlıdır; ancak levator scapulae tendon-kas bileşkesinin hareketli incelemesi yapılabilir.

Klinik Önemi

  • Miyofasiyal ağrı ve tetik noktalar: Levator scapulae’nin üst lifleri, kötü postür, uzun süreli masa başı çalışma ve stresle ilişkili miyofasiyal tetik nokta gelişimine yatkındır. Ağrı sıklıkla üst medyal skapular kenar boyunca ve boynun posterolateraline yayılır; üst açı palpasyonu hassas olabilir.
  • Skapulotorasik bursit / “snapping scapula”: Daha çok angulus inferior ve medial kenar ile ilişkili olsa da, nadiren üst açı çevresinde de periskapular bursa iritasyonu görülebilir; krepitasyon ve hareketle sürtünme hissi tarif edilebilir.
  • Dorsal skapular sinir iritasyonu: N. dorsalis scapulae’nin levator scapulae içindeki seyri, nadiren üst açı düzeyinde ağrı ve güçsüzlükle ilişkilendirilen iritasyon sendromlarına zemin oluşturabilir.
  • Travma ve stres yüklenmeleri: Direkt travma enderdir; ancak tekrarlayan çekiş yükleriyle levator insersiyonu düzeyinde enthezopati veya kortikal düzensizlikler gelişebilir.
  • Postüral bozukluklar: Protrakte omuz ve ileriye baş postürü olan bireylerde levator scapulae aşırı tonikleşerek üst açı çevresinde ağrı ve hassasiyete katkıda bulunabilir.

Muayene ve Değerlendirme İpuçları

  • Gözlemsel analiz: Skapulanın istirahatte asimetrik elevasyonu veya omuz hareketleri sırasında erken superior migrasyonu, levator dominansını düşündürebilir.
  • Palpasyon doğrulaması: Trapezius lifleri gevşetilerek (omuz kuşağını pasifçe düşürmek, oturur pozisyonda kolu desteklemek) margo medialis izlenir; kraniyal uçta yuvarlak köşe üst açıyı verir.
  • Fonksiyonel testler: Boyun laterale fleksiyon ve ipsilateral rotasyon kombinasyonları levator scapulae’yi kısaltır; gerginlik ve ağrı üst açı çevresinde provake olabilir.

Tedavi ve Yaklaşımlar (Şikâyet Var ise)

  • Konservatif: Postüral eğitim, skapular stabilizatörlerin (alt trapezius, serratus anterior) güçlendirilmesi, levator scapulae için eksantrik ve germe protokolleri, miyofasiyal gevşetme teknikleri.
  • İlaç / enjeksiyon: Persistan miyofasiyal ağrıda uygun endikasyonla lokal enjeksiyon veya kuru iğneleme yaklaşımları; bursit düşünülürse görüntüleme eşliğinde kortikosteroid enjeksiyonu (endikasyon ve risk değerlendirmesi şartıyla).
  • Cerrahi: Sadece refrakter ve yapısal patolojilerde (örn. belirgin eksostoz) seçilmiş olgularda düşünülür.


Keşif

Skapulanın üst açısı—angulus superior scapulae—bugün herkese “zaten var olan” bir anatomik gerçek gibi görünür. Oysa bu küçük, incelikle yuvarlatılmış kemik köşe; terimleşmesi, çizilmesi, betimlenmesi, standartlaştırılması ve sonunda klinik/ biyomekanik araştırmaların içine alınmasıyla birkaç yüzyıla yayılan katmanlı bir öykü kurmuştur. Bu öykü, antik yazarların omoplátē tasvirlerinden Rönesans’ın basımhanelerine, 18. yüzyıl bakır levha ustalarının çizgilerine, 19. yüzyılın sözlükleştirici anatomi kitaplarına ve 20.–21. yüzyılın hareket laboratuvarlarına doğru ilerler.

Rönesans sahnesi: diseksiyonun sahneye çıkışı ve köşenin görünür olması (1543)

  1. yüzyılın ortasında Padua’daki anatomi kürsüsünde genç bir profesör, geniş bir amfide gelenekleri bozarak kadavranın başına bizzat geçer: Andreas Vesalius. 1543’te Basel’de yayımlanan De humani corporis fabrica yalnızca Galenik kalıpları sarsmakla kalmaz; kemikçiklerin ve kas liflerinin “nasıl gerçekten göründüğünü” bütün ayrıntısıyla sahneye koyar. Spina scapulae, kenarlar, açılar—hepsi yeni bir görsel dille, çok planlı kompozisyonlarda gösterilir. Skapulanın üç açılı tasarımı (superior–inferior–lateralis) bu görsel rejimde kalıcı bir yer bulur; üst köşe, trapezius ve levator scapulae’nin örtüsü altında dahi ayırt edilebilecek bir mimari unsur olarak resmedilir. Bu dönem, “keşif”in tek bir kişiye atfedilmesinden çok, diseksiyonun kendisinin bir metot olarak keşfi anlamına gelir; üst açının sahnede yerini alması da bu metot devriminin ürünüdür.

Çizginin inceliği: Albinus–Wandelaar atölyesinde ölçü, ağ, bakır (1747)

Vesalius’tan iki yüzyıl sonra Leiden’de Bernhard Siegfried Albinus, ressam–oymacı Jan Wandelaar ile birlikte anatomi resmine geometrik bir titizlik katar. Önden yerleştirilmiş örgü–ızgara sistemleriyle oranlar korunur; bakır levhalarda çizgi, skapulanın köşe yuvarlaklığını neredeyse dokunsal bir kesinlikle verir. Angulus superior, yalnızca bir “işaret” değil, tekrar edilebilir bir şekil olarak görünür hâle gelir; anatomik gerçekliğin standart imgelerde kristalize olması, ileride terim birliğinin de zeminini hazırlar. Bu atölye estetiği, anatominin “güvenilebilir görüntü” çağını açmıştır.

Metnin ağırlığı: Gray’in cümleleri ve üst köşenin klasik tarifi (19. yüzyıl ortası)

  1. yüzyılın büyük sentez kitapları, resimlerin yanına tekinsiz bir netlikte metin koyar. Henry Gray’in Anatomy of the Human Body’sinde skapulanın “iki yüz, üç kenar, üç açı” düzeni didaktik bir kesinlikle anlatılır; üst açı için “ince, pürüzsüz, yuvarlatılmış” ve “levator scapulae liflerinden bir kısmının tutunduğu” ifadeleri klasikleşir. Klinik muayenede zor palpe edilmesinin anatomik gerekçesi de böylelikle ortak dile yerleşir. Bu tarif, sonraki yüzyılın atlas ve ders kitaplarında adeta kalıp cümleye dönüşür.

Ad koymanın siyaseti: BNA (1895) ve terimlerin disipline edilmesi

Aynı yüzyılın sonuna gelindiğinde, anatomi literatürünün çoğulluğu bir sorun hâline gelir: aynı yapı için onlarca eşanlamlı, yerel adlar, eponimler… 1895’te Basle Nomina Anatomica (BNA) ile uluslararası bir kurul, Latince terimleri tekilleştirmeye girişir. Skapulanın köşe–kenar–yüz düzeni bu standartlaşmanın omurgasına oturur; angulus superior scapulae gibi yalın kombinasyonlar, çizgi ve metnin buluştuğu ortak zemini oluşturur. Nomenklatürün siyasetinde kazanan, betimleyici Latince dil olur; eponimler ve yerel kullanımlar geri çekilir.

Küresel uzlaşı: Terminologia Anatomica (1998) ve TA2 (2019)

  1. yüzyıl boyunca farklı listelerden geçen anatomi dili, 1998’de Terminologia Anatomica (TA) ile yeniden çerçevelenir; 2019’da TA2 ikinci baskı olarak genişletilir. Skapulanın açılarının resmi adı bu repertuvarda yerini pekiştirir; dijital görsel setlerde de “Angulus superior” olarak işaretlenir. Böylece klinik–cerrahi iletişimde üst köşe, herkesin aynı şeyi kastettiği bir ortak anahtar sözcüke dönüşür.

Hareketin dili: 20. yüzyıl ortasında omuz biyomekaniği ve “ritim”

Skapula yalnızca bir kemik levha değil, toraks üzerinde kayan dinamik bir platformdur. 1944’te V. T. Inman, J. B. de CM Saunders ve L. C. Abbott, omuz eklemi fonksiyonuna dair klasik çalışmalarında skapula–humerus ritmik eşgüdümünü ölçümler; skapulanın yukarı rotasyon/elevasyon sırasında toraks boyunca nasıl yer değiştirdiğini deneysel verilerle gösterirler. Bu tarihten sonra üst köşe, palpabl bir “noktadan” çok, kinematik bir izleğin belirgin düğüm noktası olarak düşünülmeye başlanır.

Sporcunun skapulası: klinik kavramların doğuşu (1990’lar → )

1998’de W. Ben Kibler, sporcu omzunda skapulanın rolünü bir “akım yazısı” ile merkeze taşır; skapular diskinezi gibi kavramlar saha pratiğine girer. Üst köşe—levator scapulae’yle kurduğu mekanik kaldıraç ilişkisi ve toraks üzerinde konumlanışı nedeniyle—postür, yüklenme ve ağrı haritalarında görünür hâle gelir. Rehabilitasyon protokollerinde üst köşenin ağrılı–gergin odak olabileceği bilgisi, giderek daha sistematik biçimde kullanılır.

“Sürtünen” bir kenar: skapulotorasik eklemin klinik sendromları

Klinik literatürde snapping scapula ve skapulotorasik bursit, çoğu kez medial kenar–alt açı ekseninde tanımlansa da nadiren üst köşe çevresinde de duyarlılığa konu olabilir. Görüntüleme, egzersiz–rehabilitasyon ve seçilmiş olgularda artroskopik yaklaşımların tartışıldığı çağdaş derlemeler, skapulanın kemik çıkıntıları ile yumuşak doku planlarının sürtünme–kayma ilişkisini ayrıntılandırır. Böylece angulus superior yalnızca “nerede” olduğu bilinen bir işaret değil, patomekaniğin ne zaman ve nasıl değiştiğini izlemek için de hedef bir komşuluk alanı olur.

Ölçünün standardı: eksenler, koordinat sistemleri ve 3B çağ

  1. yüzyılda omuz biliminde standart eksenler ve koordinat sistemleri olmadan verileri karşılaştırmak mümkün değildir. International Society of Biomechanics (ISB), omuz–scapula için yerel eksen tanımları getirir; araştırma raporlarında skapulanın anatomik işaret noktaları (spina kökü, anguluslar, vb.) üzerinden türetilen eksenler ortak dile bağlanır. Bu çerçevede üst köşe, segment oryantasyonunun belirlenmesinde sabit bir nirengi gibi iş görür.

Morfolojinin incelikleri: üst açının şekil tipleri ve klinik ipuçları (2019 → )

Güncel morfometrik çalışmalar, angulus superior’un herkeste aynı “yuvarlaklıkta” olmadığını gösterir. Örneğin 2019 tarihli bir sınıflamada üst açı; “tepelik/hilly”, “dağ zirvesi/mountain peak” ve “baca/chimney” gibi tiplerle ayrılmış; bazı tiplerin levator scapulae yüklenmesi, hatta sinir sıkışması riskleriyle ilişkili olabileceği ileri sürülmüştür. Bu bulgular, klasik cümlenin—“ince, pürüzsüz, yuvarlatılmış”—çoğunluk için doğru olduğunu; ancak klinikte bireysel morfolojinin giderek daha fazla önem kazandığını hatırlatır.

Dijital atlasta köşenin bugünü

Bugün dijital atlas ve eğitim platformları, üst açıyı standart terimiyle işaretler; kısa tanımlar levator scapulae tutunmasını, T2 düzeyi komşuluğunu ve palpasyon güçlüğünü tek paragrafta özetler. Terminoloji repertuvarları çevrim içi olarak güncellenir; klinik–cerrahi ekipler ortak bir sözlüğe bakarak konuşur. Üst köşe—küçük, sade, fakat yük taşıyan—terimin gücüyle evrensel bir referans noktasına dönüşmüştür.




İleri Okuma
  1. Vesalius, A. (1543). De humani corporis fabrica libri septem. Basel: Oporinus. (Genel tarihsel bağlam ve görseller için müze/kitaplık sayfaları: The Met; NLM “Historical Anatomies”; Science Museum.) (The Metropolitan Museum of Art)
  2. Albinus, B. S. (1747). Tabulae sceleti et musculorum corporis humani. Leiden: Verbeek. (Dijital nüsha ve tarihsel notlar.) (Internet Archive)
  3. Gray, H. (1858; 1918 ed.). Anatomy of the Human Body. Philadelphia: Lea & Febiger. (Skapulanın üst açısı için klasik betim.) (bartleby.com)
  4. Basle Nomina Anatomica (BNA). (1895). Nomina anatomica Basiliensia. Basel. (Terim standardizasyonunun başlangıcı.) (Radiopaedia)
  5. Inman, V. T.; Saunders, J. B. de C. M.; Abbott, L. C. (1944). Observations on the Function of the Shoulder Joint. J Bone Joint Surg, 26:1–40. (Klasik omuz biyomekaniği; skapulohumeral ritim.) (PubMed)
  6. Lucas, D. B. (1973). Biomechanics of the Shoulder Joint. Arch Surg (JAMA Surgery), 107(3):425–432. (Tarihsel atıflarla biyomekanik çerçeve.) (JAMA Network)
  7. Kibler, W. B. (1998). The Role of the Scapula in Athletic Shoulder Function. Am J Sports Med, 26:325–337. (Sporcu omzunda skapula/diskinezi kavramları.) (SAGE Journals)
  8. ISB Standardizasyon Komitesi (Wu, G. ve ark.) (2005). ISB recommendation on definitions of joint coordinate systems… Part II: shoulder, elbow, wrist and hand. J Biomech, 38:981–992. (Omuz–skapula koordinat sistemleri.) (PubMed)
  9. Merolla, G. ve ark. (2013). Snapping Scapula Syndrome: current concepts review. ISRN Orthopedics. (Skapulotorasik patolojiler derlemesi.) (Wiley Online Library)
  10. Warth, R. J.; Millett, P. J. (2015). Scapulothoracic bursitis and snapping scapula syndrome. J Shoulder Elbow Surg. (Klinik tanı–tedavi çerçevesi.) (PubMed)
  11. Kibler, W. B.; Sciascia, A. D. (2013–2021). Scapular dyskinesis üzerine derlemeler ve klinik yönetim yazıları. (Güncel uygulama ve rehabilitasyon.) (austinstonemd.com)
  12. Zhang, L. ve ark. (2019). Classification of the superior angle of the scapula and its clinical value. Medicine (Baltimore). (Üst açı morfolojik tipleri ve klinik ilişki.) (PubMed)
  13. FIPAT (IFAA) (1998; 2019). Terminologia Anatomica (1. baskı ve TA2 ikinci baskı). (Resmî terminoloji ve güncel dijital kaynaklar.) (Dalhousie University)
  14. Waschke, J. (2024). Terminologia anatomica: evolution but not revolution. Anat Sci Educ. (TA/TA2’nin güncel değerlendirmesi.) (PMC)
  15. Baldawi, H. ve ark. (2022). Diagnosis and Treatment of Snapping Scapula Syndrome. Orthopaedic Journal of Sports Medicine. (Güncel klinik derleme.) (SAGE Journals)
  16. e-Terminoloji/Atlas (2019–). TA2 görsel setleri ve dijital atlaslar: Terminologia Anatomica çevrimiçi görseller; e-Anatomy kısa tanımlar. (Güncel öğretim materyali.) (Terminologia Anatomica)