Thrombin time

  • Bu test, Heparinin varlığını veya fibrinojen parçalarını plasmada belirler.
Uygulanışı:
  • Sitratlı kana, Trombin ve kalsiyum eklenerek Fibrinojenden fibrine dönüşümü ölçülür.
  • Referans aralığı: 16-24 saniye.
  • Aşağıdaki durumlarda bu süre uzar:
  1. Heparin tedavisi
  2. Fibrin polymerasyon sorunu
  3. FDP varlığı.
Değerlendirme:
  • Fibrin
  • Sürenin uzaması, hypo veya afibrinogenemi nin belirtisidir.
  • Doğuştan veya sonradan Dysfibrinogenemie de bu testle belirlenir.
  • Heparin(antithrombin ile kompexi) e bağlı olarak süre uzayabilir.
  • Fibrinogen parçaları 50 mg/l den büyükse, fibrinogen polimerasyonunu engeller ve süre uzar.
  • Bu test, fibrin ile trombin etkileşimi arasındaki sorunları , fibrin-monomer aggresyonu sorunlarını algılayamaz.
  • Reptilase time ile aynı anda yapılırsa, heparin işleyişi ile Fibrin polymerasyon sorunu arasındaki fark anlaşılır.Reptilase ise fibrinogenin sadece peptid A’ya parçalanmasını ve bu sayede heparinin etkilememesini sağlar.Bu özelliğiyle, fibrinogen belirlenmesi  heparinden daha uygun ayarlanmıştır.

 

Reptilase time

  • Baxtroxobin, thrombin benzeri bir enzimdir. bothrops atrox yılanından kazanılan
    bothrops atrox

    bir zehirdir.

  • Reptilase ise fibrinogenin sadece peptid A’ya parçalanmasını ve bu sayede heparinin etkilememesini sağlar.Bu özelliğiyle, fibrinogen belirlenmesi  heparinden daha uygun ayarlanmıştır.
  • Thrombin time ile aynı aynda yapılırsa, heparin işleyişi ile Fibrin polymerasyon sorunu arasındaki fark anlaşılır.
  • Fibrinogen parçaları, fibrin polimerazyonunu engelleyerek , test süresini uzatır.
  • Bu testte az miktarda fibrionojen varlığı Dysfibrinogenemie belirlenmesi için yeterlidir.
Uygulanışı:
  • Kan örneğine, Reptilase verilir.Ardından heparinsiz olarak fibrinojenden fibrine dönüşümü ölçülür.
  • Referans aralığı: 15-24 saniye.
  • Aşağıdaki durumlarda bu süre uzar:
  1. Fibrin polymerasyon sorunu
  2. FDP varlığı.

İnternational sensitivity index

  • İSİ diyede kısaltılır.
  • Prothrombin Ratio(PR) ‘un Sınıflandırılması için WHO tarafından yapılmış parametredir.
  1. ISI<1  Reaksiyon zayıf.
  2. ISI=1  Reaksiyon WHO-thromboplastini ile aynı aktivitededir.
  3. ISI>1  Reaksiyon WHO-thromboplastininden yüksektir.

Protrombin Süresi (PT)

Quick Test olarak da bilinen Protrombin Zamanı (PT) Testi, hematolojide kan pıhtılaşmasının dışsal yolunu değerlendiren hayati bir tanı aracıdır. 1935 yılında Amerikalı hekim ve kimyager Armand James Quick tarafından tanıtılan bu test, kanın pıhtılaşma eğilimini, pıhtılaşma faktörlerinin işlevselliğini ve karaciğerin bu faktörleri üretme yeteneğini değerlendirir.

18 Temmuz 1894’te Wisconsin, Theresa’da doğan ve 26 Ocak 1978’de ölen Armand James Quick, pıhtılaşma araştırmalarına önemli katkılarda bulunmuştur. PT Testi’ni geliştirmesi, karmaşık pıhtılaşma mekanizmalarının anlaşılması için temel oluşturmuş, pıhtılaşma bozukluklarının tedavisine ve antikoagülan tedavinin izlenmesine yardımcı olmuştur.

Mekanizma ve Bileşenler
PT Testi, kanın pıhtılaşması için gereken süreyi, ekstrinsik pıhtılaşma yolunu başlatarak ölçer. Bu işlem, sitratlı kana doku tromboplastini (PL + TF) ve kalsiyum iyonları eklemeyi, esas olarak K vitaminine bağlı olan ve karaciğerde sentezlenen Faktör II (Protrombin), VII, IX ve X gibi pıhtılaşma faktörlerini aktive etmeyi içerir.

Önem ve Referans Aralığı
Normal koşullar altında, PT Testi pıhtılaşma süresi, yüzde olarak ifade edilen 10 ila 16 saniye arasındadır (%70–120, standart olarak %100). Bu değerlerdeki değişiklikler, K vitamini eksikliği, karaciğer disfonksiyonu veya Marcoumar gibi antikoagülan ilaçların etkileri gibi durumları gösterebilir.

Cerrahi Sonuçlar
Hızlı değerle ifade edilen PT Testi, ameliyattan önce pıhtılaşma durumunu değerlendirmede çok önemlidir. Çoğu cerrahi prosedür için genellikle %50-70’lik bir Hızlı değer yeterlidir ve kanama risklerini en aza indirmek için yeterli pıhtılaşma faktörü aktivitesini gösterir. Belirli eşikler cerrahi türüne, hastanın sağlığına ve Uluslararası Normalleştirilmiş Oran (INR) gibi ek testlere bağlıdır.

Modern Gelişmeler
Modern test metodolojileri, antikoagülan etkilerini nötralize etmek ve heparin tedavisi gören hastalarda doğruluğu sağlamak için heparin bağlayıcıların dahil edilmesini içerir.

Zorluklar ve INR’nin Tanıtımı
Tromboplastin kaynakları, ekipman ve tekniklerdeki farklılıklardan kaynaklanan laboratuvarlar arası PT Test sonuçlarındaki değişkenlik, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 1983’te Uluslararası Normalleştirilmiş Oran’ın (INR) tanıtılmasına yol açtı. INR, klinik uygulamada antikoagülan tedavisinin izlenmesi için çok önemli olan standart bir raporlama sistemi sağlar.


Keşif

Protrombin zamanı (PT), kanın pıhtılaşması için geçen süreyi ölçen ve özellikle dışsal ve ortak pıhtılaşma yollarının işlevini değerlendiren bir kan testidir. Faktör I (fibrinojen), faktör II (protrombin), faktör V, faktör VII ve faktör X gibi faktörleri değerlendirir.


1935 – Armand Quick Tarafından PT’nin Tanıtılması

    • Armand Quick, özellikle trombinin öncüsü olan protrombin üzerinde odaklanarak, kan pıhtılaşma bozukluklarını değerlendirmenin bir yolu olarak protrombin zamanı testini tanıttı. Bu test, pıhtılaşma eksikliklerinin teşhisinde temel bir taş haline geldi.

    Armand J. Quick, 1935 yılında kan pıhtılaşma mekanizmalarını ve kanama bozukluklarını incelerken protrombin zamanı (PT) testini geliştirdi. Keşfi, pıhtılaşma sürecinin sistematik bir şekilde incelenmesi ve hemofili ve obstrüktif sarılık gibi durumlarda gözlemlenen kan pıhtılaşmasındaki eksiklikler tarafından yönlendirildi.

      20. yüzyılın başlarında, kan pıhtılaşması temel terimlerle anlaşılmıştı, ancak pıhtılaşmada rol oynayan mekanizmalar ve belirli faktörler iyi karakterize edilmemişti. Quick ve çağdaşları, özellikle trombinin öncüsü olarak tanımlanan bir plazma proteini olan protrombinin pıhtı oluşumundaki rolüyle ilgileniyorlardı.

          Quick, çeşitli patolojik durumlarda kanın pıhtılaşma sürelerini incelemek için deneyler yürüttü. – Karaciğer hastalığı olan hastalarda uzamış pıhtılaşma süreleri fark etti ve bu da onu, karaciğerin pıhtılaşma faktörlerini sentezlemedeki rolü göz önüne alındığında, bu hastaların protrombin üretiminde eksiklikler olduğu hipotezini ortaya atmaya yöneltti.

            Quick, plazmaya tromboplastin (pıhtılaşma faktörleri içeren bir doku özütü) ve kalsiyum ekleyerek pıhtılaşmayı değerlendirmek için bir yöntem geliştirdi ve ardından bir pıhtının oluşması için gereken süreyi ölçtü. Bu süreç, pıhtılaşmanın dışsal yolunu taklit etti. Sağlıklı bireylerde ve pıhtılaşma bozukluğu şüphesi olan hastalarda pıhtılaşma sürelerini karşılaştırarak, testin protrombin ve diğer ilgili faktörlerdeki eksikliklere duyarlı olduğunu belirledi.

              Quick, PT testini klinik vakalara uyguladı ve özellikle sarılık (K vitamini eksikliğine bağlı) ve hemofili olmak üzere koagülopatileri tanımlamada yararlı olduğunu gösterdi.

                Quick bulgularını 1935’te Journal of Biological Chemistry dergisinde yayınlayarak PT testini bir tanı aracı olarak belirledi. Çalışmaları pıhtılaşma bozukluklarını anlamak ve teşhis etmek ve antikoagülan tedavinin etkilerini izlemek için bir çerçeve sağladı.


                Reaktif standardizasyonu Quick’in zamanında önemli bir zorluktu. Tromboplastin preparatlarının değişkenliği, PT sonuçlarının başlangıçta laboratuvarlar arasında karşılaştırılabilir olmadığı anlamına geliyordu. Quick’in pıhtılaşma kademesindeki belirli adımları izole etme yaklaşımı, protrombinle ilgili eksikliklere odaklanmasını ve kan pıhtılaşma sorunları için hedefli tanıya öncülük etmesini sağladı.


                1953 – Oral Antikoagülanlar İçin Modifikasyon

                  • PT, warfarin gibi oral antikoagülan kullanan hastaları izlemek için uyarlandı. PT’nin faktör VII seviyelerine duyarlılığı onu bu amaç için uygun hale getirdi.

                  1970’ler – Standardize Kontrollerin Tanıtımı

                    • PT testinde standardizasyon eksikliği, laboratuvarlar arasında tekrarlanabilirliği ve karşılaştırılabilirliği iyileştirmek için kontrollerin ve protokollerin tanıtımına yol açtı.

                    1983 – Uluslararası Normalleştirilmiş Oranın (INR) Geliştirilmesi

                      • INR, PT sonuçlarını standardize etmek ve farklı laboratuvarlar ve reaktifler arasında karşılaştırmalar sağlamak için tanıtıldı. INR hesaplaması, PT’yi tromboplastin reaktiflerinin duyarlılığına göre ayarlar.

                      1990’lar – PT Testinin Otomasyonu

                        • Otomatik pıhtılaşma analizörleri yaygın olarak kullanılabilir hale geldi ve PT testinin doğruluğunu ve verimliliğini artırdı.

                        2000’ler – İleri Klinik Uygulamalarda PT

                          • PT, karaciğer fonksiyon testi ve ameliyat öncesi tarama gibi daha geniş uygulamalarda kullanılmaya başlandı ve yaygın intravasküler koagülasyon (DIC) gibi durumların değerlendirilmesinde önem kazandı.

                          2010’lar – Kişiselleştirilmiş Tıpta PT

                            • Farmakogenomikteki gelişmeler, özellikle ilaç metabolizmasını etkileyen genetik varyasyonlara sahip popülasyonlarda, antikoagülan tedavisinin kişiye özel hale getirilmesinde PT ve INR’nin daha iyi kullanılmasına yol açtı.

                            Günümüz – Küresel Sağlıkta PT

                              • PT ve INR, antikoagülasyon tedavisinin yönetiminde hayati öneme sahip olmaya devam ediyor ve artık evde izleme için bakım noktası cihazlarına entegre ediliyor.


                              İleri Okuma
                              1. Quick, A.J. (1935). “The Prothrombin Time in Haemophilia and in Obstructive Jaundice.Journal of Biological Chemistry, 109, 73-74.
                              2. World Health Organization. (1983). “Requirements for Thromboplastins and Plasma Used to Control Anticoagulant Therapy.” WHO Technical Report Series, 724.
                              3. Hirsh, J., & Dalen, J. E. (1992). Oral anticoagulants: Mechanism of action, clinical effectiveness, and optimal therapeutic range. Chest, 102(4), 312S–326S.
                              4. WHO Expert Committee on Biological Standardization. (1983). Standardization of prothrombin time for oral anticoagulant control. Thrombosis and Haemostasis, 49, 238–240.
                              5. Pirmohamed, M. (2006). Warfarin: Almost 60 years old and still causing problems. British Journal of Clinical Pharmacology, 62(5), 509–511.
                              6. Tripodi, A. (2009). The prothrombin time test as a measure of bleeding risk and quality of oral anticoagulation in cirrhosis: Between Scylla and Charybdis. Hepatology, 49(4), 1221–1222.
                              7. Douketis, J.D., et al. (2012). “Perioperative Management of Antithrombotic Therapy.American College of Chest Physicians Evidence-Based Clinical Practice Guidelines. 141(2_suppl), e326S-e350S.

                              Aktive Parsiyel Tromboplastin Zamanı (aPTT)

                              • PTT, ingilizce Partial Thromboplastin Time; aPTT, activated Partial Thromboplastin Time.
                              • İnterik pıhtılaşma sistemini kontrol eden testir.(Bkz; Partial ) (Bkz; thromboplastin ) (Bkz; time)
                                • Fosfolipidler, negatif yüzey aktif edici maddelerle pıhtılaşma faktörlerini in vitro olarak arttırır. Thromboplastinlere kıyasla protein kısmı yoktur. Bu yüzden kısmi thromboplastin denir.
                                  • İsmindeki aktif olma özelliğini, yüzey aktif maddelerinden alırlar. Yüzey aktif maddeleri olmadan, pıhtılaşma faktörleri çoğalmaz ve sadece olan faktörler belirlenir.

                               

                              Uygulanış:

                              • Sitratlı kana,  yüzey aktive edici (kaolin, ellag asiti), fosfolipid ve kalsiyum verilir.
                              • Yüzey aktive edici maddeler ve fosfolipidler kalsiyum faktör XI ve XII aktive eder.
                              • Ardından kalsiyum verilir ve endogen pıhtılaşma sistemi başlar.
                              • Test sonucu, fibrin oluşumunun başladığı ana kadar geçen süreyi saniye olarak verir.
                              • Norm: 31-55 saniyedir.

                              Değerlendirme:

                              • aPTT , faktör I, II, V, X ile birlikte endogen faktör kollar VIII, IX, XI, XII, prekallikrein ve HMWK belirlenir.
                              • Referans aralığı: 30 saniyeden 45 saniyeye kadar.
                              • Aşağıdaki sebepler sürenin uzamasını sağlar:
                              1. Faktör VIII’in az aktivitesi (hemofili a)
                              2. Faktör IX’in az aktivitesi (hemofili b)
                              3. Prothrombin komplex eksikliği (vitamin k azlığı, Marcoumar)
                              4. Karaciğer hastalıkları
                              5. İnhibitörler (fosfolipid antikorları, lupus antikoagulans)
                              6. Heparin tedavisi: Fraksiyonsuz heparin , faktör VII in azalmasını, buda pıhtılaşma süresinin uzamasını sağlar. Fraksiyonlu heparin ise faktör Xa’yı engeller.
                              7. Faktör XII’nin, prekallikreinın veya HMWK azlığı belirtisizdir. Bu test sayesinde anlaşılır.
                              8. Quick Test’de olduğu gibi referans aralığı labaruvaara göre değişkendir ve standart parametresi yoktur.

                              Click here to display content from YouTube.
                              Learn more in YouTube’s privacy policy.

                              Dabigatran

                              Dabi +‎ -gatran (Trombin engelleyici son ek)

                              • Antikoagülasyon bir ilaçtır.
                              • Pradaxa Avusturalya, Kanada, Avrupada ve USA, Prazaxa ise Japonyada kullanılan diğer adlarıdır.

                              Dabigatran oral bir antikoagülan ilaçtır, yani kanın pıhtılaşmasını önlemek için kullanılır. Doğrudan bir trombin inhibitörüdür ve yaygın olarak Pradaxa ticari adı altında pazarlanmaktadır.

                              Kimyasal

                              Eylem Mekanizması

                              Bir ön ilaç olan dabigatran eteksilat, aktif formu olan dabigatrana metabolize edilir. Dabigatran, pıhtılaşma kaskadında önemli bir protein olan trombini doğrudan inhibe ederek kan pıhtılarının oluşumunu engeller.

                              Endikasyonlar

                              • İnme Önleme: Valvüler olmayan atriyal fibrilasyonu olan hastalarda inme ve sistemik emboli riskini azaltmak için dabigatran kullanılır.
                              • Derin Ven Trombozu ve Pulmoner Emboli: Daha önce 5-5 yıldır parenteral antikoagülan tedavisi görmüş hastalarda derin ven trombozu (DVT) ve pulmoner emboli (PE)’nin tedavisi ve tekrarlama riskini azaltmak için kullanılır. 10 gün.
                              • Ameliyat Sonrası: Bazı bölgelerde dabigatran, total kalça veya diz protezi gibi ortopedik ameliyatlar geçirmiş hastalarda venöz tromboembolik olayların önlenmesi için onaylanmıştır.

                              Dozaj

                              Doz, endikasyona ve böbrek fonksiyonu gibi spesifik hasta faktörlerine bağlı olarak değişebilir. Hastalar, uygun dozla ilgili doktor reçetesine ve tavsiyelerine kesinlikle uymalıdır.

                              Kontrendikasyonlar

                              • Aktif kanama: Klinik olarak anlamlı aktif kanaması olan hastalarda kullanılmamalıdır.
                              • Mekanik protez kalp kapakları: Artan tromboembolik ve kanama komplikasyon oranları nedeniyle mekanik protez kalp kapağı olan hastalarda kullanımına ilişkin endişeler olmuştur.

                              Yan Etkiler

                              • Kanama: Ciddi ve nadiren ölümcül olabilen en önemli yan etki.
                              • Gastrointestinal semptomlar: Hazımsızlık, mide ağrısı, mide bulantısı, mide ekşimesi ve şişkinlik dahil.
                              • Spinal/epidural hematom riski aynı anda nöraksiyal (spinal/epidural) anestezi veya spinal ponksiyon ile tedavi edilen hastalarda.

                              Ters Aracı

                              • Idarucizumab (Praxbind olarak pazarlanmaktadır), dabigatran için FDA onaylı bir geri döndürme ajanıdır. Dabigatranın antikoagülan etkilerini tersine çevirmek gerektiğinde, örneğin acil ameliyattan önce veya hayatı tehdit eden veya kontrol edilemeyen kanama durumlarında acil durumlarda kullanılabilir.

                              Warfarin ile Karşılaştırma

                              Dabigatranın varfarin gibi geleneksel antikoagülanlara göre en büyük avantajlarından biri, etkinliğini izlemek için düzenli kan testi gerektirmemesidir. Bununla birlikte, dabigatran esas olarak böbrekler tarafından atıldığı için böbrek fonksiyonunun farkında olmak çok önemlidir.

                              Tarihi ve Anekdotları

                              Dabigatran, atriyal fibrilasyonu (AF) olan hastalarda kan pıhtılarının önlenmesi için onaylanan ilk oral antikoagülan ilaçtır (OAD). 2010 yılında FDA tarafından, 2011 yılında ise Avrupa İlaç Ajansı (EMA) tarafından onaylanmıştır.

                              Dabigatran, Boehringer Ingelheim tarafından geliştirildi ve Pradaxa markası altında pazarlanıyor. Doğrudan bir trombin inhibitörüdür, yani kanın pıhtılaşmasında önemli bir rol oynayan bir protein olan trombinin etkisini doğrudan bloke ederek çalışır.

                              Dabigatran kan pıhtılarını önlemede çok etkili bir ilaçtır. Aynı zamanda nispeten güvenlidir ve daha önce AF hastaları için bakım standardı olan eski nesil OAD olan warfarine göre majör kanama riski daha düşüktür.

                              • Dabigatran bazen karakteristik mor renginden dolayı “mor hap” olarak anılır.
                              • Dabigatran kanama, morarma ve baş ağrısı gibi bir takım yan etkilere neden olabilir. Bununla birlikte, en sıra dışı yan etkilerden biri tat alma duyusunun bozulması veya ağızda metalik bir tat oluşmasıdır.
                              • Circulation dergisinde yayınlanan bir araştırma, dabigatran alan hastaların rüyalarında örümcek görme olasılığının daha yüksek olduğunu buldu. Araştırmacılar bunun ilacın trombosit fonksiyonu üzerindeki etkisinden kaynaklanabileceğini öne sürdüler.

                              Tarihsel Anekdotlar

                              • Dabigatranın onaylanması AF tedavisinde büyük bir gelişmeydi. AF, felç riskini artıran yaygın bir kalp rahatsızlığıdır. Warfarin, uzun yıllardır AF hastalarına sunulan tek OAD’di ancak yönetimi karmaşık bir ilaçtır ve bir takım ciddi yan etkileri vardır. Dabigatran, warfarine göre daha güvenli ve kullanışlı bir alternatif sunuyordu.
                              • 2014 yılında Boehringer Ingelheim, Pradaxa’nın aşırı kanamaya ve diğer yan etkilere neden olduğu iddiasıyla açılan davaları çözmek için 650 milyon dolar ödemeyi kabul etti. Ancak şirket Pradaxa’nın güvenli ve etkili bir ilaç olduğunu savundu.
                              • Dabigatran şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde AF hastaları için en yaygın olarak reçete edilen OAD’dir.

                              Kaynak:

                              1. Connolly SJ, Ezekowitz MD, Yusuf S, et al. Dabigatran versus warfarin in patients with atrial fibrillation. N Engl J Med. 2009;361(12):1139‐1151.
                              2. Eriksson BI, Dahl OE, Rosencher N, et al. Oral dabigatran etexilate vs. subcutaneous enoxaparin for the prevention of venous thromboembolism after total knee replacement: the RE-MODEL randomized trial. J Thromb Haemost. 2007;5(11):2178‐2185.
                              3. Schulman S, Kearon C, Kakkar AK, et al. Extended use of dabigatran, warfarin, or placebo in venous thromboembolism. N Engl J Med. 2013;368(8):709‐718.
                              4. Pollack CV Jr, Reilly PA, Eikelboom J, et al. Idarucizumab for Dabigatran Reversal. N Engl J Med. 2015;373(6):511‐520.
                              5. Stangier J. Clinical pharmacokinetics and pharmacodynamics of the oral direct thrombin inhibitor dabigatran etexilate. Clin Pharmacokinet. 2008;47(5):285‐295.
                              6. FDA Drug Safety Communication. Available at: https://www.fda.gov/drugs/drug-safety-and-availability. This would have the latest safety communications regarding dabigatran and other drugs.
                              7. European Medicines Agency. Dabigatran Assessment Report. The EMA provides detailed assessment reports for approved medications in the European Union.
                              8. Product Monograph or Information Leaflet: The manufacturer of dabigatran, Boehringer Ingelheim, would have a product monograph or leaflet available that gives detailed information about the drug, its pharmacology, indications, side effects, and clinical trial data.

                              Click here to display content from YouTube.
                              Learn more in YouTube’s privacy policy.

                              Arrhythmia absoluta

                              • Kalp atriumunda, 350 atış/dakika frekansında elektriksel  uyarı dalgaları vardır.Av düğümleri ise, bu dalgaların bir kısmını kalbin karıncık kısmına iletir.Bundan dolayı kalpte kaotik kalp atışları ,160 atış/dakika veya daha fazlası, meydana gelir.
                              • Sadece tek bir durumda kalp frekansı düşük olur. O da bradyarrhythmia absoluta.

                                Üstte arrhytmie, allta normal ekgde atrium belirtilmiştir.
                                Üstte arrhythmia, allta normal ekgde atrium belirtilmiştir.

                                Thromboembolik komplikasyonlara ve kalp yetmezliğine yol açabilir.Çünkü yüksek frekanslarda kalp akut veya uzun vadeli olarak hasar alabilir.

                              Tedavi:
                              1. Aspirin
                              2. Marcumar
                              3. Dabigatran