Pemphigus foliaceus

bkz: Pemphix vulgaris

Kabarcıklı otoimun dermatozları arasındadır.Pemphigus vulgaris‘te olanın aksine Pemphigus foliaceus’da oluşan kabarcıklar cildin üst tabakalarında oluşur. Yine vulgaris te görüldüğü gibi otoimun bir hastalıktır fakat vücut foliaceus ta Desmoglein 1 Proteinine karşı antijen üretir.

Bu hastalık insanlarda görülmesinin yanı sıra köpeklerde, kedilerde ve atlarda da görülebilir.DüzenliGlukokortikoidverilmesi ile tedavi edilir. Ayrıca imun baskılayıcı ilaçlar da kullanılır.

ayrıca bkz:Pemphigus vulgaris

Laboratuvar Yapımı Yapay Hücrelerin İlk Adımları: Hareket Edebilen Sitoskeleton Hücre Zarı Üretildi!

Münih Teknik Üniversitesi’nden (MTÜ) Biyofizikçi Prof. Andreas Bausch ve ekibi kendi kendine hareket edebilen ve kendi şeklini değiştirebilen bir hücrenin minimalist modelini başarıyla hayata geçirdi. Bu ekip Science dergisinin son baskısında kapak hikayesi olarak bu hedeflerinin nasıl gerçeğe dönüştüğünü anlattı.
Hücreler, canlılığın temel birimi olmalarına rağmen, gelişmiş metabolik sistemleri ile oldukça karmaşık canlılardır. Hücrelerin ataları, yani en ilkel hücreler, sadece bir zar ve birkaç molekülden oluşuyordu. Bu ilkel hücrelerin küçük olmalarına rağmen mükemmel işleyen sistemleri vardı. Hücrenin ilk atalarının bu özelliklerinden dolayı “hücrenin özüne dönüş” Münih Nanosistemler Girişimi grubunda üye olan Prof. Andreas Bausch ve uluslararası arkadaşlarının sloganı oldu. Bu ekibin hayali sadece birkaç temel malzeme kullanarak belirli bir işlevi olan basit bir hücre oluşturmaktı. Bu amaçla bilim adamları hücresel yapıtaşlarının bir araya getirilerek yapay biyolojik sistemler oluşturması prensibi olan sentetik biyolojiyi kullanmışlardır.
Bu biyofizikçilerin amacı dış etkenler olmadan hareket edebilen ve şekil değiştirebilen yani biyomekanik özelliği olan bir hücre modeli oluşturmaktı. Ekip amaçlarına nasıl ulaştıklarını Science dergisinin son sayısında açıkladılar.
Sihirli Top
Ekibin hücre modelindeki yapay hücre zarı, iki farklı biyomolekül ve bir çeşit yakıt içeriyordu. Hücrenin zarı, tüm hücrelerde ortak olarak bulunan çift katlı lipit tabakasının benzerinden oluşuyordu. Ekip bu zarı mikrotübüller, sitoskeletonun içeriğindeki boru şekilli bileşenler ve kinesin molekülleri ile doldurdu. Kinesinler hücrede hücresel yapıtaşlarını mikrotübüller üzerinden taşıyan motor moleküllerdir. Yapılan deneyde kinesin molekülleri devamlı olarak mikrotübülleri yan yana itmişlerdir. Bunu yapabilmeleri için gerekli olan ATP deney düzeneğinde mevcuttu.
Fiziksel bakış açısından, mikrotübüller zarın altında kalıcı, iki boyutlu sıvı bir kristal oluştururlar. Bu çalışmanın başındaki Felix Keber bu oluşumu şu sözlerle açıklıyor:
“Bu sıvı kristal yüzeyi bir gölün üzerinde yüzen kütükler olarak hayal edebilirsiniz. Ortam çok sıkışık olduğunda bu kütükler parallel olarak dizilir ama yine birbirlerinin yanından sürüklenebilirler.”
Sürüklenen Hatalar
Sıvı kristallerin içinde mutlaka hata olduğundan dolayı, yapay hücrelerin yapısı, hücreler dinlenme safhasında olsalar bile, deforme olmaya mahkumdur. Matematikçiler bu tip fenomenleri aynı zamanda “saç yumağı problemi” de denen Poincaré-Hopf teoremine göre açıklarlar. Saç yumağını farklı yönlere uzanan saçlar yaratmadan tarayamayacağımız gibi, mutlaka hücre zarı yüzeyinde düz duramayan mikrotübüller de olacaktır. Hatta bazı noktalarda mikrotübüller birbirlerine dik pozisyonda bile durabilirler ki bu özel bir geometrik şekil oluştururlar. Münih araştırmalarında mikrotübüller, kinesin moleküllerinin aktiviteleri sonucunda sabit hareket ettiklerinden dolayı hatalar da onlarla birlikte hareket eder. Şaşırtıcı bir şekilde mikrotübüller iki sabit nokta arasında gidip gelme işini oldukça periyodik ve düzenli bir şekilde yaparlar.
Dikenli Uzantılar
Hücrenin zarı daire şeklinde olduğu sürece, hataların zarın dış yüzeyinin şeklinde hiçbir etkisi olmaz fakat su ozmosla hücreden çıkarken hücrenin zarı bu hareketten dolayı şekil değiştirir. Hücre su kaybetmeye devam ederken hücrenin zarı bazı hücrelerde hareket etmeye yarayan siller gibi dikenli uzantılar oluşturur. Bu olayla çok şaşırtıcı çeşitte şekiller ve dinamikler ortaya çıkarılmıştır. Başta bunlar rastgele gözükse de aslında fizik yasalarını takip etmekteydiler. Bu, ulusal bilim adamlarının hücre zarının periyodik davranışlarını çözmede başarıya ulaşmalarını sağlamıştır. Bu periyodik davranış prensipleri başka sistemler için öngörüde bulunulurken baz alınmıştır. Bausch şu şekilde konuşmuştur:
“Yaptığımız sentetik biyomoleküler modelle minimal hücre modeli geliştirmekte yeni bir seçenek oluşturduk. Bu, aşama aşama karmaşıklığı arttırarak hücre göçü ve hücre bölünmesi gibi süreçlerde olduğu gibi yeniden hücre inşaası fikrine uymuştur. Böylece yapay şekilde oluşturulan sistem fiziksel bakış açısından karşılaştırılınca bize bir sonraki adımlarımızda çeşitli hücre bozulmalarının arkasındaki basit prensipleri çözme konusunda umut verdi.”

Yüksek Doza Karşı Parmak İzi Okuyuculu Hap Kutusu Yapıldı

Johns Hopkins Üniversitesi’nden makine mühendisliği öğrencileri sadece uygun zamanda hastaya ilaç veren, aksi takdirde çekiçle, matkapla bile açılamayan parmak izi sensörlü hap kutusu geliştirdi. İnovasyon açısından farklı bir tasarıma sahip olan hap kutusu termosa benziyor. Prototip ağrı kesici haplar düşünülerek tasarlandı. Çoğu insan ilaçlar tavsiye edilen miktarları geçebiliyor, bu nedenle sağlık ve bağımlılık riskine giriyorlar. Bununla beraber OxyContin gibi reçeteyle yazılan ilaçlar, uyuşturucu amacıyla da kullanılabiliyor.
Normalde Johns Hopkins’deki dispenser eczacı tarafından kilitli bir kutuda dursa da hastalar için bu geçerli değil. İşte bunun için yeni geliştirilen ilaç kutusu, hastanın parmak iziyle eşleniyor ve taranıyor. Böylece sadece ilacın saati geldiğinde dispenser hastaya ilaç veriyor.
Parmak izi hastanın parmağıyla eşlendikten sonra, icat uygun dozda olacak şekilde hastaya ilaç veriyor. Mekanizma ise şöyle çalışıyor; saati geldiğinde, disk dönerek, hapı seçiyor ve kartuşa koyuyor. Hap sonra çıkış kanalına ulaşıyor.
Prototip dispenser, süper dayanıklı çelik alaşımdan yapıldı ve tek seferde 60 hap alıyor. Üniversite sistemi geliştirmek ve farklı testlere sokarak ticarileştirmek için uğraşıyor. Daha öncesinde Brigham Young Üniversitesi’nden öğrencilerden oluşan bir ekip, zamanlayıcı ve şifreli bir sistem benzeri bir alet tasarlasa da, bu cihazda parmak izi okuyucu mevcut.

Meta analiz

Sinonim: Meta-analysis, Metaanalyse 

Araştırmacıların farklı ve bağımsız birçok çalışmanın sonuçlarını ilişkilendirmesini ve veriler üzerinden yeni sonuçlar üretebilmesini sağlayan bir istatistik tekniği. .(bkz; Metaanaliz) Metadata özeti.

 

Analiz

Sinonim: Analysis, Analyse 

  • Eski yunancada ἀνάλυσις analysis; çözülme, parçalara ayırma.(Bkz; analiz )
  • Bir konuyu (maddi veya düşünsel) temel parçalarına ayırarak, daha sonra parçaları ve aralarındaki ilişkileri tanımlayarak sonuca gitme yoludur.

indometacin

Steroid olmayan iltahap engelleyicilerdendir. İltahap azaltıcı, ateş düşürücü, ağrı azaltıcı etkisi vardır. Etkisi Prostaglandinlerin biosentezini engellemesinden kaynaklanır.

Pemphigus vulgaris

  • bkz: Pemphix vulgaris
  • Kabarcıklı otoimun dermatozları arasındadır.
  • Desmosomun bir parçası olan Desmoglein 3 proteinine karşı vücudun IgG-Antijeni üretmesi sebebiyle ortaya çıktığı düşünülmesiyle birlikte, kesin sebebi henüz bilinmemektedir.
  • Cildin çeşitli bölgelerinde fakat derinin alt tabakalarında oluşan, içi duru bir sıvı ile dolu olan kabarcıklar hastalığın semptomudur.
  • Düzenli Glukokortikoid verilmesi ile tedavi edilir. Ayrıca imun baskılayıcı ilaçlar da kullanılır.