Neisseria gonorrhoeae

Sinonim: Gonokokken, gonococci, gonococcus

 

  • insanlarda bel soğukluğu hastalığından sorumlu bakteridir.
  • Neisseria çoğalmak için kompleks besiyerlerine ihtiyaç duymakta ve yağ asidi gibi etkenler üremesine ters etkide bulunmaktadır.
Patogenez
  • Virülans faktörler
    1. Tutunmak için pillusları vardır.
    2. Opacity Proteini bulunur; yüzeylerle etkileşimini sağlar.
    3. Serum kompleman sistemi‘ne karşı dirençlidir.
    4. IgA-Proteaz
    5. Endotoksin: şiddetli iltihapa neden olur.
  • mikroorganizmanın bulaştığı erkeklerin %10’u, kadınlarında ise %30-40’ı asemptomatikdir.
Hastalık belirtileri
  • Erkeklerde bel soğukluğu
    1. Urethritis
    2. Epididymitis(→kısırlık) ve Prostatitis, iltihaplanma sonucu sidik borusunun daralması
  • Kadınlarda bel soğukluğu
    1. %40’ı Subklinik.
    2. Urethritis ve endozervikal enfeksiyon
    3. Pelvik İnflamatuar Hastalık(PID)
      1. vakaların %25’ini oluşturur.
      2. Endometritis, Salpingitis, Oophoritis, Parametritis ve kalça peritonitisi görülür.
      3. Sıkça bir çok enfeksiyon tipi görülür. (Chlamydien)
      4. Kısırlık
    4. Hamilelik, yayılmış enfeksiyon ve Chorioamnionitis için risk büyük olduğu için, çocuğun hayati tehlikesi bulunur.
  • Extragenital belirtiler
    1. Konjunktivitis
    2. Pharyngitis
    3. Proktitis
  • Yayılmış gonokok enfeksiyonları;
    1. Kompleman sistemine direnç kazanmış türler tarafından meydana gelir.
    2. Monarthritis, diz eklemlerinde  Tendosynovitis
    3. Endokarditis
    4. Peri, myokarditis
    5. Meningitis
    6. Pnömoni
    7. ekzamalı Sepsis
  • bel soğukluğu sonrası Urethritis
    • %20-59  oranında Chlamydien ile karışık enfeksiyon oluşur.
    • Betalaktam tedavisinden sonra da Urethritis kalır.

Moraxella

  • Moraxella ’lar Moraxellaceae familyasınında yer alan cinstir.
  • Moraxella cinsi içinde bulunan M. bovis sığır gözlerinde bulunan ve infeksiyöz keratokonjunktivitis’e (pink eye) neden olur.
  • isviçreli oftalmolog Victor Morax tarafından keşfedilen bakteri cinsidir.

Neisseria

  • Alman bakteriyolog Albert Neisser tarafından 1879’da Neisseria gonorrheae’nun keşfinden sonra kendi ismini verdiği cinstir.
  • Gram negatif, diplokoktur.
  • Oxidaz pozitiftir.
  • Patojen türleri:
    1. Neisseria gonorrhoeae (Gonokok)
    2. ?Neisseria meningitidis (Meningokok)
  • Kültürü müşkülpesentdir.Karbondioksitçe zenginleştirilmiş atmosfer, çikolata agar ister.
  • Apatojen türleri:
    1. Neisseria sicca
    2. Neisseria flava,
    3. Neisseria perflava,
    4. Neisseria subflava,
  • Moraxella alt türüne sahiptir.

Tüberküloz dışı mikobakteriler

Mycobacterium cosmeticum

Sinonim: Nontuberculous mycobacteria (NTM), environmental mycobacteria, atypical mycobacteria, mycobacteria other than tuberculosis(MOTT)

  • atipik, tüberküloz etkeni taşımayan mikobakterileridir.Kısaca Mycobacterium tuberculosis ve Mycobacterium leprae dışındaki mikobakterilerdir.
  • Doğada birçok çeşidi vardır.(suda, toprakta v.b.)
  • Hızlı büyüyen türleri vardır.(≤ 1 hafta)
    1. Mycobacterium  chelonae,
    2. Mycobacterium abscessus,
    3. Mycobacterium fortuitum
  • Yavaş büyüyen türleri vardır.(4-8 hafta)
    1. Mycobacterium avium,
    2. Mycobacterium kansasii,
    3. Mycobacterium intracellulare,
    4. Mycobacterium ulcerans,
    5. Mycobacterium marinum
  • Hastalık belirtileri verem ile benzerlik gösterir.
Hastalık belirtileri
  • Zayıf bağışıklıkta genel enfeksiyon ve akciğer enfeksiyonu
    1. Mycobacterium avium,
    2. Mycobacterium intracellulare,
    3. Mycobacterium kansasii
  • Lenf düğümü enfeksiyonu
    1. Mycobacterium avium,
    2. Mycobacterium intracellulare,
  • Deri hastalıkları
    1. Mycobacterium ulcerans,
    2. Mycobacterium marinum,
    3. Mycobacterium fortuitum

Tedavi

  • Tüberküloz ilaçlarına karşı çoğunlukla direnç sağlamış yada kısmi etkilidir.
  • Antibiyotik tedavi birçok etken maddenin (Rifabutin, Makrolide, Fluorchinolone, Tetracycline ve SXT) birleşiminin aylarca uygulanmasıdır.
  • Cerrahi müdahale ile deride, lenf düğümlerindeki anormal doku kesip alınır.

 

Cüzzam

Sinonim: lepra, Leprosy, Hansen’s disease (HD),

Hansen basili (Mycobacterium leprae) adı verilen bir mikroorganizmanın yol açtığı, çevresel sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyebilen, bulaşıcı bir hastalıktır.

Dünyadaki insan popülasyonun %95’inin bağışıklığı olduğu düşünülüyor.

2. Epidemiyoloji

Amerikada yıllık 150 kişinin cüzzam hastalığına yakalandığı düşünülüyor.

Mycobacterium leprae

Sinonim: Hansen’s coccus spirilly

  • hareketsiz, sporsuz, düz veya hafif kıvrık çomakçık şeklinde asit tutan bakteri.(Bkz; Mycobacterium ) (Bkz; leprae)
  • 1873 yılında norveçli doktor zoolog Gerhard Henrik Armauer Hansen tarafından Lepra hastalığına sebep olan mikroorganizma olarak keşfedildi.
  • Hücre kültüründe çoğaltılamaz.
  • zayıf bağışıklı sıçan, fare, tatu(Armadillo)’ların patilerinde çoğalırlar.
Patogenez:
  • Zorunlu olarak hücre içinde yaşarlar.
  • Makrofaj ve Schwan hücrelerinde çoğalırlar.
  • Granulom oluştururlar.
  • Mikroorganizmanın etkisi, beslendiği hücrenin bağışıklığına bağlıdır.
    • İyi: Tüberküloid Form
    • Kötü: Lepramatöz Form
  • Kuluçka süresi; aylardan yıllara kadar değişkenlik gösterir.
  • Deri ve perifer sinirlerin kronik, yavaş, gelişen hastalığıdır.
 1) Tüberküloid Lepra
  • bening, pauci basilli formudur.
  • Asimetrik deri lekeleri(kabarık ve pürüzlü)
  • periferik sinirlerde düğüm şeklinde kalınlaşma.
  • Tat duyusunun azalması, yaralanma, enfeksiyon görülür.
 2)Lepramatöz Lepra
  • Gelişen, çoklu basilli formudur.
  • Tüm vücutta engellenemeyen mikroorganizma istilası
  • Tüm deri lekeler ve şişlikler ile kaplanmıştır. Yüz ve diğer vücut kısımlarını tahrip eder.
  • Kemik, kas, eklem ve iç organların yaralı olarak parçalanır.
  • Genellikle ikincil enfeksiyondan dolayı ölünür.
Epidemiyoloji:
  • Enfeksiyon kaynağı: hasta insan
  • Hastalığın aktarımı: Deri-deri teması, salgı(burun salgısı), anne sütü, uzun ve yoğun temas gereklidir, yoksa bulaşmayabilir.lepralepra

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Laboratuvar teşhisi
Tedavi ve Profilaksi:
  • primer tedavi; 2 ila 10 yıl kadar sürer.
    1. Dapson,
    2. Rifampicin,
    3. Clofazimin
  • Diğer antibiyotikler:
    1. Minocyclin,
    2. Ofloxacin,
    3. Clarithromycin
  • Hasta olanların istisnasız izole edilmesi gerekir.
  • Hastalık ile temas şüphesi taşıyan bireylerin kontrol edilmelidir.

Bacille Calmette-Guérin (BCG)

Adlandırma:

  • Kısaltma BCG şundan türemiştir:
  • Bacille (Fransızcada “bacillus” anlamına gelir)
  • Calmette
  • Guérin

This content is available to members only. Please login or register to view this area.

Arka Plan ve Geliştirme:

  • Albert Calmette ve Camille Guérin (Fransız mikrobiyologlar) tarafından 1920’lerde Mycobacterium bovis (sığır tüberküloz basili) seri zayıflatılması yoluyla geliştirilmiştir.
  • Yöntem: Bakterinin bağışıklığı indükleme yeteneğini korurken, bakterinin virülansını zayıflatan safra-gliserin-patates ortamında tekrar tekrar alt kültüre alınmıştır (13 yıl boyunca 230 kez).

Temel Özellikler:

  • Canlı zayıflatılmış aşı: Bağışıklık sistemi yeterli kişilerde tüberküloza (TB) neden olmayan zayıflatılmış bir M. bovis suşu içerir.
  • Mekanizma: Hücre aracılı bir bağışıklık tepkisini tetikler ve Mycobacterium tuberculosis (insan TB)’ne karşı çapraz koruma sağlar.

Klinik Kullanım:

Birincil Amaç:

    • TB Önleme: Çocukluk çağı TB’sinin şiddetli formlarına (örn. menenjit, yaygın TB) karşı en etkilidir.
    • WHO Önerisi: Yüksek TB yükü olan ülkelerde doğumda uygulanır (şiddetli pediatrik TB’ye karşı etkinlik ~%70-80).

    Diğer Kullanımlar:

      • Mesane Kanseri İmmünoterapisi: Kas-invaziv olmayan mesane kanserini tedavi etmek için mesane içine uygulanır (lokal bağışıklık tepkisini tetikler).

      Sınırlamalar ve Hususlar:

      • Değişken Etkinlik: Yetişkinlerde pulmoner TB’ye karşı daha az koruyucudur (suş farklılıkları ve çevresel mikobakteri maruziyeti nedeniyle coğrafi değişkenlik).
      • Kontrendikasyonlar: Yaygın BCG hastalığı riski nedeniyle bağışıklık sistemi zayıflamış bireylerde (örn. HIV enfeksiyonlu bebekler) kaçınılmalıdır.

      BCG, koruyucu bağışıklık tetiklemek için zayıflatılmış M. bovis‘i kullanarak endemik bölgelerde TB önlenmesinin temel taşıdır. Geliştirilmesi, canlı aşı mühendisliğindeki erken ilerlemelere örnek teşkil ediyor.


      BCG Aşısı SSI (Bacillus Calmette-Guérin)

      Üretici: Statens Serum Institut (Kopenhag, Danimarka).
      Formülasyon: Canlı zayıflatılmış Mycobacterium bovis BCG (intradermal süspansiyon için toz/çözücü).


      Kontrendikasyonlar (Şu durumlarda UYGULAMAYIN):

      1. Herhangi bir aşı bileşenine aşırı duyarlılık.
      2. Bağışıklık sisteminin baskılandığı durumlar:
      • HIV enfeksiyonu.
      • Maligniteler (örn. lösemi, lenfoma, Hodgkin hastalığı).
      • Bağışıklık sistemini baskılayan tedaviler (kortikosteroidler, radyasyon, kemoterapi).
      1. Aktif TB enfeksiyonu veya pozitif TB deri testi (şiddetli lokal reaksiyon riski).
      2. Akut hastalık: Ateş veya yaygın cilt enfeksiyonu (aşılamayı erteleyin).

      Önlemler ve Uyarılar:

      • Egzama: Lezyonsuz bir bölgeye uygulayın.
      • Gebelik/Emzirme: Önerilmez (kanıtlanmış bir zararı yoktur, ancak yeterli güvenlik verisi yoktur).
      • Eş zamanlı ilaçlar/aşılar:
      • Diğer aşılar eş zamanlı olarak ayrı enjeksiyon yerlerine uygulanabilir.
      • Bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde canlı aşılardan kaçının.
      • Aşı sonrası TB testi: Yanlış pozitif interferon-gama salınım testlerine (IGRA) neden olabilir.

      Uygulama:

      • Yol: Kesinlikle intradermal (üst kol/deltoid bölgesi).
      • Dozaj:
      • 12 aydan küçük çocuklar: 0,05 mL.
      • 12 aydan büyük yetişkinler/çocuklar: 0,1 mL.
      • Sonraki bakım: İyileşmeyi desteklemek için enjeksiyon bölgesini açık bırakın.

      This content is available to members only. Please login or register to view this area.


      Beklenen Reaksiyonlar (Normal Bağışıklık Tepkisi):

      1. Başlangıç ​​(1-2 hafta): Enjeksiyon bölgesinde kızarıklık, şişlik, hassasiyet.
      2. İlerleme (2-6 hafta): Küçük ülser/püstül oluşur.
      3. İyileşme (2-3 ay): Ülser kabuklanarak düz bir yara izi bırakır (4-8 mm).
      4. Lenfadenopati: Koltuk altı lenf düğümlerinin hafif şişmesi (yaygın, kendiliğinden düzelen).

      Ciddi Olumsuz Reaksiyonlar (Nadir):

      • Yaygın BCG enfeksiyonu (örn., osteit, apseler) bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda.
      • Keloid skarlaşması (genetik yatkınlık).

      Önemli Hususlar:

      • Tarama: Daha önce TB enfeksiyonu olmadığından emin olun (tüberkülin deri testi/IGRA yoluyla).
      • Aşılama sonrası izleme: Abartılı lokal reaksiyonlara veya sistemik semptomlara dikkat edin.
      • Küresel Kullanım: Çoğunlukla pediatrik TB önlenmesi için TB’nin endemik olduğu bölgelerde (menenjit/yaygın TB).

      Çıkarım: BCG Aşısı SSI, TB önlenmesi için kritik bir araçtır ancak kontrendikasyonlara ve intradermal tekniğe sıkı sıkıya uyulmasını gerektirir. Normal lokal reaksiyonlar hafif TB enfeksiyonunu taklit ederek koruyucu bağışıklığı harekete geçirir. Uygulama öncesinde mutlaka bağışıklık durumunuzu ve gebelik/emzirme durumunuzu değerlendirin.


      Keşif

      Tarihsel olarak “verem hastalığı” olarak bilinen tüberküloz, 19. yüzyılda dört ölümden birinin sorumlusu olarak önemli bir ölüm nedeniydi. Robert Koch tarafından 1882’de Mycobacterium tuberculosis’in tanımlanması, hastalığın bulaşıcı doğasını anlamak için bilimsel bir temel sağladığı için kritik bir dönüm noktasıydı. BCG Aşısının Tarihi – PMC gibi tıbbi literatürde ayrıntılı olarak açıklanan bu keşif, önleyici tedbirlerin aciliyetini vurgulayarak aşı geliştirme için ortamı hazırladı.

      Geliştirme Aşaması: İzolasyon ve Zayıflatma

      BCG’ye giden doğrudan yol, Albert Calmette’in enfekte inek sütünden Mycobacterium bovis’i izole ederek Camille Guérin ile işbirliğini başlattığı 1904 yılında başladı. M. tuberculosis ile yakından ilişkili olan bu suş, insanlarda benzerliği ve daha düşük virülans nedeniyle aşı geliştirme potansiyeli nedeniyle seçildi. Bakteriyi zayıflatmak için tekrar tekrar kültüre almayı içeren zayıflatma süreci, BCG aşısı | Bağışıklık, Tüberküloz, Koruma | Britannica adresinde belirtildiği gibi 1908’den 1921’e kadar sürdü. Bu 13 yıllık dönem titiz bilimsel çabalarla işaretlendi ve aşının Bacillus Calmette-Guérin (BCG) olarak adlandırılmasıyla sonuçlandı.

      İlk İnsan Uygulaması ve Erken Kabulü

      BCG aşısının ilk insan uygulaması 1921’de gerçekleşti ve bu, BCG: tüberküloz aşısının tarihi ve modern kullanımları – İlaç Teknolojisi belgesinde yer alan önemli bir an. Bu olay, 20. yüzyılın başlarında önde gelen ölüm nedenlerinden biri olan akciğer tüberkülozunu hedef aldı ve önleyici bir önlem olarak kullanımının başlangıcını işaret etti. Aynı kaynakta bildirildiği üzere, Milletler Cemiyeti Sağlık Komitesi 1928’de BCG’yi kabul etti, ancak yaygın uygulaması o dönemdeki küresel sağlık politikasının zorluklarını yansıtarak II. Dünya Savaşı’ndan sonraya ertelendi.

      Genişletilmiş Uygulamalar ve Modern Önem

      1977’de, BCG erken evre mesane kanseri için standart bakım haline geldiğinde ve kanser hücrelerinin büyümesini veya ameliyat sonrası tekrarlamasını önlemek için immünoterapi olarak kullanıldığında beklenmedik bir uygulama ortaya çıktı. BCG: tüberküloz aşısının tarihi ve modern kullanımları – İlaç Teknolojisi‘de ayrıntılı olarak açıklanan bu kullanım, tüberkülozun ötesinde çok yönlülüğünü vurgular. Aynı kaynağa göre, bugün BCG dünya çapında her yıl yaklaşık 100 milyon çocuğa uygulanıyor ve Dünya Sağlık Örgütü’nün Temel İlaçlar Listesi’nde yer alarak küresel sağlık etkisini vurguluyor. Dünya çapında 4 milyardan fazla doz uygulanmıştır.


      İleri Okuma
      1. Calmette, A., & Guérin, C. (1906). Sur la vaccination contre la tuberculose par les voies digestives. Comptes Rendus Hebdomadaires des Séances de l’Académie des Sciences, 142, 1319–1322.
      2. Calmette, A., & Guérin, C. (1909). La vaccination préventive contre la tuberculose par le “bacille bilié” virulent fixé. Comptes Rendus Hebdomadaires des Séances de l’Académie des Sciences, 149, 434–436.
      3. Calmette, A., & Guérin, C. (1920). La vaccination préventive contre la tuberculose par le BCG. Annales de l’Institut Pasteur, 34, 553–560.
      4. Calmette, A. (1927). Preventive Vaccination Against Tuberculosis with BCG. Proceedings of the Royal Society of Medicine, 21(11), 1481–1490.
      5. Calmette, A. (1931). The Preventive Vaccination of Children Against Tuberculosis with BCG (Bacillus Calmette-Guérin). American Journal of Public Health, 21(4), 387–398.
      6. Lignières, J. (1925). La vaccination antituberculeuse par le BCG. Bulletin de l’Académie Nationale de Médecine, 94, 45–60.
      7. Weill-Hallé, B., & Turpin, R. (1925). Essai du vaccin bilié de Calmette et Guérin chez le nouveau-né. Bulletin de l’Académie Nationale de Médecine, 94, 1–20.
      8. Rosenthal, S. R. (1957). BCG Vaccination Against Tuberculosis. Little, Brown and Company.
      9. Smith, D. W. (1967). BCG Vaccine: Present Status and Future Prospects. Journal of the American Medical Association, 199(2), 97–102.
      10. Lotte, A., Wasz-Höckert, O., Poisson, N., Dumitrescu, N., Verron, M., & Couvet, E. (1984). BCG Complications: Estimates of the Risks among Vaccinated Subjects and Statistical Analysis of Their Main Characteristics. Advances in Tuberculosis Research, 21, 107–193.

      PPD

      Sinonim: Mantoux testi, Tüberkülin Deri testi (TDT),Tüberkülin Cilt testi (TCT), PPD testi (Pürified Protein Derivative, saflaştırılmış protein türevi), Tuberkulintest,  Mantoux test, Mendel-Mantoux test,  Mantoux screening test, tuberculin sensitivity testPirquet test

      • Tüberküloz için bir tarama testidir.
      • Hastalık hakkında dolaylı bilgi verir, kişinin tüberküloz basili ile enfekte olup olmadığını gösterir, hastalık hakkında kesin bilgi vermez.
      • Testin mekanizması tüberküloz basilinin bazı antijenik bileşenlerinin (Tüberkülin) enfekte kişilerde gecikmiş tipte bir aşırı duyarlılık reaksiyonu yapması esasına dayanır.
      • Dolaşan özel T hücreleri,  enjeksiyonun gerçekleştiği ortamda toplanır.
      • 2-3 gün sonra iltihaplanma görülür.
      • Test kişinin daha önce Mycobacterium türü ile temas edip etmediğini belirler.Eğer belirlemiş ise sonuç pozitiftir.Bu da kişinin enfeksiyon veya aşıdan 2-10 hafta sonrasında olduğunu gösterir, bu tip kişiler yıllar boyunca, hastalığa karşı kazanışmış bağışıklığa sahiptir.
      • Test, bağışıklık zayıflığı olanlar, kortizon tedavisi kullananlarda, aktif tüberkülozun son safhasında olanlarda ve Kızamıkta yalnış negatif sonuçlar gösterir.

      Canlılarda Feromonlar ve Mucizevi İşlevleri

      Feromonlar vücut dışına salgılan hormonlar olarak bilinmektedir. Hayvanlar bulunduğu çevrede gerçekleşen olayların farkındadır. Bu durum hayvanların kendi cinsleriyle haberleşmesini ve diğer hayvanlardan haberdar olması gerektirir. Çevresindeki diğer canlıları dost ve düşman gibi kavramlarla tanımlar.Akıl sahibi olamayan bir çok hayvan feromon diye adlandırdığımız kimyevi bir dil kullanmaktadır.

      Feromon, Yunancada ” Hormon Taşıyan ” anlamına gelmektedir. Hormonlardan farklı olarak hücre dışına salgılanmaktadır. Hormon taşıyanlar davranışların kontrölünde rol oynar. Feromonlar genel olarak canlının salgıladıktan sonra aynı türden başka canlının harekete geçmesini sağlayan kokusuz kimyevi maddedir.İlk feromon 1956 yılında bulunmuştur.Feromonun bulunduğu hayvan bir ipek böceğidir.Bu feromonun işlevi cinsi çekim kuvveti ile ilgilidir.Bu feromon maddesi üzerinde yapılan araştırmalarda bu madde erkek güvelere ‘ yanıma gel ‘ mesajı vermekte ve çok uzakta bulunan güvelere etkisini hissettirmektedir.Tek bir dişi güve kesesindeki feromınun tamamını bırakması sonucu çok kısa sürede 1 milyar erkeği kendisine çekebilmektedir.

      Feromonlar, hayvanların asıl görevlerini yapmalarını sağlamaktadır. Feromonların bazı işlevlerinden bahsedecek olursak;

      * Dişi hayvanın üreme zamanını erkeklere bildirmesi
      * Karıncaların sosyal hayatını düzenlemesi
      * Dişi arıların üremelerini engelleyerek onların işçi olarak çalıştırılması gibi.

      Feromonlar çevresindeki aynı cins hayvanları etkilemektedir.Zaten kokusuz, uçucu maddeye sahip olan feromonlardan diğer canlılar istemeden de olsa etkilenmektedir.Feromonlar her türde farklı özelliklere sahiptir.Bu yüzden feromon maddesi tür içinde etkilidir.

      Feromonların Sınıflandırılması
      1000 ‘in üzerinde feromon çeşidi bulunmaktadır. Ancak bunların başlıcaları;

      * İkaz ve uyarı feromonları : Çevrede yaklaşmakta olan tehlikeyi aynı türlere haber vermek için kullanılır.

      * Yumurta bırakmayı engelleyen feromonlar : Dişi hayvanlar arasında aşırı nüfus artışını önlemek için çevreye yayılmaktadır.Bu olaydan bir süre sonra canlıların üremesi durmaktadır.

      * Toplanma feromonları : Erkek ve dişilerin bir araya gelmesini sağlamaktadır.Özellikle göç olaylarından sonra ve büyük gıda maddesi bulunduğunda toplanma feromonları çevreye yayılır

      * Üreme feromonları : Üremek için dişi hayvanın yaydığı feromondur.Bu feromon sayesinde karşı cins dişinin yanına gelmektedir.Bu feromonlar türlerin devamı için çok önemlidir.

      * Mekan sahiplenme feromonları : Hayvanların yaşayacağı ortamı belirlemede kullanılan feromon çeşitidir.

      * Takip feromonları : Çeşitli amaçlarla geçilen yollar işaretlenmektedir.Bunun en güzel örneklerinden biride karıncaların gıda bulmak için kullanmasıdır.

      Arılar ve karıncalar gibi böcek türlerinde feromonlar genellikle haberleşme , sosyal hayatı düzenleme ve üreme amacıyla kullanılmaktadır. Normal bir böcekte 10 grama kadar feromon bulunabilmektedir. Yapılan araştırmalarda böcekler , balıklar, sürüngen , kurbağalar , örümceklerde feromon bulunmuştur.

      İnsan Feromonları
      İnsan davranışları daha çok eşeysel davranışları kontrol etmektedir.Diğer canlılarda olduğu gibi genel olarak karşı cinsi cezbeden bir yapıya sahiptir.Feromonları algılamakla görevli organ vomeronazaldır. Vomeronazal organ insanın burun tabanına yerleşmiş çift taraflı alıcıdır.Bu alıcı feromonları hisseder be beynin hipotalamus kısmına bildirir.Profesyonel anlamda Axcite Feromon LP7 olarak insan feromonu üretilmiştir.Günümüzde kozmetik endüstrisi feromonlardan ciddi şekilde yararlanmaktadır. Parfümlerde artık bol miktarda kullanılan bir hormondur.

      Feromonların etkilediği bazı davranışlar şunlardır:

      * Hamilelik davranışları
      * Annelik davranışları
      * Anne-Bebek ilişkisi
      * Eşler arasındaki yakınlaşma
      * Kişilerin sosyal ilişkisi

      İnsanların feromonları, derinin çeşitli bölgelerinden çevreye yayılmaktadır.Bu bölgelerden başlıcaları koltuk altı ve kasıktır.Feromonlar bazı sonuçları da ortaya çıkarabilmektedir.Yapılan araştırmalarda birlikte çalışılan kadınlar arasında toplu adet görme yaşanması veya erkeklerle aynı ortamda bulunan kadınların düzensiz adet görmesi feromonlar ilişkilendirilmiştir.