Homo naledi

Homo naledi paleoantropoloji alanında önemli bir keşif olup, insan soy ağacına ilişkin anlayışımızı yeniden şekillendirme potansiyeline sahiptir. National Geographic’in yardımıyla Witwatersrand Üniversitesi tarafından duyurulan bu tür, Homo cinsine ait ve daha önce Homo sapiens’e özgü olduğu düşünülen davranışlar sergiliyor. Araştırma bulguları eLife dergisinde iki makale halinde yayımlandı.

Homo naledi’nin ilk keşfi 13 Eylül 2013 tarihinde amatör mağaracılar Rick Hunter ve Steven Tucker tarafından Güney Afrika’da, İnsanlığın Beşiği’nde bulunan Rising Star mağara sisteminde yapılmıştır. Bu önemli bulgu, daha fazla keşif ve araştırmaya yol açarak Kasım 2013’te Rising Star Keşif Gezisi’nin başlatılmasına neden oldu. Witwatersrand Üniversitesi’nden Lee Berger liderliğindeki keşif gezisine bilim insanları ve gönüllü mağaracılar da dahil olmak üzere 60 kişi katıldı ve 21 gün sürdü. Bu süre zarfında ekip, Homo naledi’nin en az 15 bireyine ait 1.500’ün üzerinde fosil parçası ortaya çıkardı.

Ayrıntılı Bulgular

Fosiller, Rising Star mağara sisteminin 90 metre derinliğindeki Dinaledi Odası’nda keşfedildi. Sesotho dilinde “yıldız” anlamına gelen “Naledi” ismi, fosillerin bulunduğu odayı yansıtmaktadır. Ekip, 15 bireye ait 1.500 fosil parçasını dikkat çekici bir şekilde ortaya çıkardı ve tahminlere göre binlerce fosil daha keşfedilmeyi bekliyor.

Homo naledi’nin fiziksel özellikleri büyüleyici. Tür, 450-550 cc beyin hacmi ile australopith dişilerine benzer küçük bir beyin boyutuna sahiptir. Erkekler ve dişiler arasında minimum cinsel dimorfizm vardır ve bireyler ilkel ve modern özelliklerin bir karışımını sergiler. Omuzları ve kalçaları ilkel primatlarınkine benzerken, elleri ve ayakları tırmanma yeteneklerini gösteren kıvrımlı parmaklarıyla daha çok insana benzer. Ayakları modern insanlarınkinden neredeyse ayırt edilemez.

Davranışsal Anlayışlar

Homo naledi’nin en ilgi çekici yönlerinden biri, ölü gömme uygulamalarına dair potansiyel kanıtlardır. Araştırmacılar, Homo naledi’nin daha önce Homo sapiens’e özgü olduğu düşünülen bir davranışla, ölülerini Dinaledi Odası’na kasıtlı olarak atmış olabileceğini varsayıyor. Bu da karmaşık sosyal davranışlara işaret ediyor.

Hareket ve tırmanma yetenekleri açısından Homo naledi, modern insanlara benzer şekilde muhtemelen uzun mesafeli yürüyüşçülerdi. Ayrıca tırmanma kabiliyetleri de vardı, ancak tırmanma faaliyetlerinin spesifik doğası belirsizliğini korumaktadır.

Devam Eden Sorular ve Spekülasyonlar

Fosillerin yaşının en az 2 milyon yıl, muhtemelen 3 milyon yıla yakın olduğu tahmin ediliyor. Bu da Homo naledi’yi Homo cinsinin bilinen en eski türü yapabilir. Ancak fosilleri kesin olarak tarihlendirmek ve insan evrimindeki yerlerini belirlemek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.

Homo naledi’yi çevreleyen birçok davranışsal gizem de var. Örneğin, Dinaledi Odası’ndan 800 metre uzakta bulunan kanıtlarla ateş kullanımları hakkında spekülasyonlar var. Ayrıca, Homo naledi’nin gömü alanına giden karanlık ve dar geçitlerde nasıl gezindiğine dair sorular devam etmektedir.

Gelecekteki araştırma yönleri arasında Homo naledi’nin günlük yaşamını ve sosyal yapılarını anlamaya yönelik daha fazla çalışmanın yanı sıra türün insan evrimsel zaman çizelgesindeki daha kesin kronolojik yerleşimi de yer almaktadır.

This content is available to members only. Please login or register to view this area.

İleri Okuma

  1. Berger, L. R., et al. (2015). Homo naledi, a new species of the genus Homo from the Dinaledi Chamber, South Africa. eLife, 4, e09560. https://doi.org/10.7554/eLife.09560
  2. Dirks, P. H. G. M., et al. (2015). Geological and taphonomic context for the new hominin species Homo naledi from the Dinaledi Chamber, South Africa. eLife, 4, e09561. https://doi.org/10.7554/eLife.09561
  3. Dirks, P. H. G. M., et al. (2017). The age of Homo naledi and associated sediments in the Rising Star Cave, South Africa. eLife, 6, e24231. https://doi.org/10.7554/eLife.24231
  4. Hawks, J., et al. (2017). New fossil remains of Homo naledi from the Lesedi Chamber, South Africa. eLife, 6, e24232. https://doi.org/10.7554/eLife.24232
  5. Dembo, M., et al. (2016). The evolutionary relationships and age of Homo naledi: An assessment using dated Bayesian phylogenetic methods. Journal of Human Evolution, 97, 17-26. https://doi.org/10.1016/j.jhevol.2016.05.007

Panton Valentine Leukocidin (PVL)

Sinonim: PVL, Leukozidin

Hücre zarında delikler açan virülan faktörlerden Leukozidin’in Staphylococcus aureus bakterisinden üretilmiş haline verilen isimdir.

Bu protein, granulocyt ve makrofajlara zarar vererek bir imun kaçışına sebep olur.(Yani patojenler mutasyon ya da kendilerine has özellikler sayesinde imun sisteminde yakalanmadan dolaşabilirler.)

Leukozidinler ilk kez 1894 yılında Belçika’da Louvain Üniversitesi’nin Patoloji ve Deneysel Tıp bölümünde çalışan bir fizikçi olan Dr Honoré Van de Velde tarafından bahis edilmiştir. PVL ise bunun ardından geçen 38 yıl sonra Londra Hastanesinin klinik laboratuvarlarında çalışan Philip Panton ve Francis Valentine tarafından isimlendirilmiştir.

Dang virüsü

Sinonim:  dengue virus (DENV), Dengue-Virus

  • Flavivirus cinsine ait bir türdür. 4 serotipi vardır.
  • Dang hummasına sebep olur.
  • Virüs insana sivrisinekler aracılığıyla aktarılır.
  • Enfeksiyonun yinelemesi, hemorajik dang hummasından hastalanma riskini arttırır.
  • Dang virüsünün vektörleri:
    1. Aedes aegypti
    2. Aedes albopictus
    3. Aedes polynesiensis
    4. ve diğer Aedes türleri…

Epidemiyoloji

  • Dünya çapında 2 milyar insan risk bölgesinde yaşıyor.
  • Yılda 100 milyon dang humması görülüyor.
  • Yılda 500.000 hemorajik dang humması vakası görülüyor.
  • Yılda dang hummasından 25.000 kişi yaşamını kaybediyor.

 

Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE)

Sinonim: Subacute sclerosing panencephalitis (SSPE), Dawson Disease, Dawson
encephalitis
, measles encephalitis, Subakute sklerosierende Panenzephalitis

  • Kızamık virüsünün sebep olduğu merkezi sinir sisteminde, ölümcül viral enfeksiyondur.(Bkz; Subacute )(Bkz; scleros-ing )(Bkz; panencephalitis )
  • Kızamık replikasyon döngüsünde oluşan bir hasar yüzünden, hücrelerde tamamlanmamış virüs partikellerinin çoğalması hücre ölümüne sebep olur.
  • Virüsün beyne yerleşmesiyle yaygın demiyelinasyon, inflamasyon, beyin beyaz cevherinde immün zedelenmeye bağlı inflamatuar ve nörodejeneratif bir hastalıktır.
  • Enfeksiyonda en yüksek hastalık riski taşıyanlar 2 yaşın altındaki çocuklardır.
  • Kızamık enfeksiyonu geçirdikten yaklaşık 7-10 yıl sonra SSPE açığa çıkar.
  • Kronik olarak 1-3 yıl boyunca hastalık ilerler. Genelde bu sürecin sonunda ölümle sonuçlanır.

Patofizyoloji

SSPE, kızamığın olası ancak nadir bir komplikasyonudur. Beyinde, enflamatuar hücrelerin perivasküler infiltratları, subkortikal fokal belirteçler ve reaktif gliosisin enflamatuar değişiklikleri vardır. İnklüzyon cisimcikleri, kızamık virüsünün virüs mutantlarının tutarsız olarak tespit edilebildiği glial hücrelerde düzenli olarak bulunabilir.

Teşhis

  • Serum ve beyin sıvısında, fazla lgG sınıfı kızamık anitkoru bulunur, kızamık lgM antikoru ve kızamık virüsüne rastlanmaz.
  • EEG’de, Radermecker kompleksleri adı verilen miyoklonus ile senkronize olarak belirlenebilir.
  • SSPE, Dawson inklüzyon cisimcikleri olarak adlandırılan serebral inklüzyonlarla histolojik olarak gösterir.

Hastalığın Aşamaları

  1. Aşama:
    • Davranış değişikliği,
    • Mental yavaşlama,
    • Karakter değişimi.
  2. Aşama:
    • Yineleyen miyoklonus (tipik Elektroensefalografi)
    • Devamlı hızlı mental yıkım
  3. Aşama:
    • Hareketsizlik,
    • Miyoklonusların kaybolması,
    • Ekstrapiramidal hareketlerin kaybı; koreoatatoid hareketler, ballismus
  4. Aşama:
    • Otonomik bozukluklar

Tedavi

Nedensel ve hayat kurtarıcı bir tedavi şu anda mevcut değildir (2019). Semptomatik tedavi ile yaklaşık 6-18 aylık bir sağkalım mümkün olabilir.

Profilaksi

Kızamığa bağlı subakut sklerozan panensefalit oluşumu, MMR aşısı ile kızamığın kendisini ve bu ölümcül sekellerin önlenmesini mümkün kılar. Kızamık aşısı 1980’lerde uygulandığından SSPE insidansı azalmıştır.

Kızamık

  • Hastalığın orjinal adı Morbili’dir; morbus‘tan gelmektedir.
  • Kızamık virüsünün sebep olduğu enfeksiyon hastalığıdır.
  • Virüs, 8-12 gün içinde Prodromi‘sini gösterir, yaklaşık 14 güne varan egzama ile sonlanan kuluçka süresi vardır.
  • Hastalığa yakalanmış kişi, ekzantemler çıktıktan beş gün sonra hastalık bulaşıcı olan aşamada olmadığı için topluluk içinde bulunabilir.

Patojen

  • Kızamık virüsü, RNA virüsü (Paramyxovirus) sebep olur
  • Enfeksiyon: damlacıklar, solunum yolu yoluyla giriş, konjonktiva
  • Kuluçka süresi; 8–12 gün

Epidemiyoloji

Kış, ilkbahar mevsimlerinde daha sık karşılaşılır.

Belirtiler

Prodromi: hafif ateş, Rinit, Konjunktivit, ağızda tipik ekzantem; ağız içinde

koplik lekeleri 

yanak mukozasında, çoğunlukla yanağın iki tarafında, alt öğütücü dişlerin hemen karşısında, gri-beyaz renkte, 0,2-0,6 mm çapında, iğne başı büyüklüğünde, çevresi koyu kırmızı lekeler olan koplik lekeleri görülür.

  1. Nezle fazı, konjonktivit
  2. Ekzantem; Çoğunlukla kafada başlar, ardından gövdeye ve alt uzuvlara yayılır.
    1. Yüzden distale doğru yayılır (yukarıdan aşağıya doğru kaybolur)
  3. Ateş yükselmesi
  4. Boğaz ağrısı, ses kısıklığı ve havlar tarzda öksürük,
  5. Fotofobi ile keratit gibi karakteristik olmayan nezle belirtileri.
  6. Patognomonik: Koplik lekeleri

Komplikasyonlar

  1. Otitis media
  2. krup
  3. Zatürre
  4. Enfeksiyon sonrası Ensefalomiyelit
    1. Kızamık ensefaliti, kızamık vakalarının yüzde 0.1’inde meydana gelen beyin tutulumu ile kızamık enfeksiyonunun tehlikeli bir komplikasyonudur.Yüksek ateşten sonra, ciddi vakalarda kalıcı hasar veya ölüm, bilinç ve felç kaybı vardır.
      Sadece yıllar sonra orataya çıkan ve yavaşça gelişen kalsifiye serebral inflamasyon çok nadir görülen komplikasyonlardan biridir.
  5. Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE): 1 / 5.000-10.000 enfeksiyon
  6. Hemorajik seyir,
  7. Trombositopenik purpura,
  8. Bakteriyel süper enfeksiyon.

Teşhis

  1. Çoğunlukla klinik
  2. Virüs patlamasının 3. veya 4. gününden itibaren IgM veya titre IgG’de 4 kat artış
    1. Virüs kültürü zor
  3. Serum ve idrardan PCR yardımı ile.(İlk belirtilerden sonra erken fazda yapılmalıdır.)
  4. Serumdaki IgG ve IGM antikorların serolojik tespiti

Tedavi

  • Kızamık için spesifik bir antiviral tedavi yoktur. Tıbbi bakım destekleyicidir ve semptomları hafifletmeye, bakteriyel enfeksiyonlar gibi komplikasyonları ele almaya yardımcı olur.
  • Çocuklarda hastaneye yatırılanlar gibi şiddetli kızamık vakaları A vitamini ile tedavi edilmelidir. A vitamini, tanı üzerine derhal uygulanmalı ve ertesi gün tekrarlanmalıdır. Yaşa özel günlük dozlar şu şekilde önerilir:
    • 6 aylıktan küçük bebekler için 50.000 IU
    • 6-11 aylık bebekler için 100.000 IU
    • 12 aylık ve daha büyük çocuklar için 200.000 IU

 

Tarihçesi

Ebû Bekr Muhammed bin Zekeriyyâ er-Râzî
  • Kızamığı ilk olarak 860 senesinde Farslı hekim Razi bildirmiştir. Sydenham ise 17. asrın ikinci yarısında hastalığı tarif etmiş ve 18. yüzyıldan itibaren de kızamık salgınları tanınmaya başlamıştır. 1911’de Anderson ve Goldbergen, kızamığı insanlardan maymunlara nakletmişler ve sebebinin bir virüs olduğunu bildirmişlerdir. 1927’de  Rudolf Degkwitz pasif kızamık koruma aşısını geliştirmiştir. 1954’te  Enders und Peebles tarafından virüs ilk defa izole edilmiştir.
  • 1958’te  Maurice Hilleman tarafından ilk defa aşısı geliştirilmiştir. 1963’ten itibaren kullanılıyor.
    Thomas Sydenham

     

    https://en.wikipedia.org/wiki/Maurice_Hilleman

 

Profilaksi

  • Zayıflatılmış canlı aşı yapılmalıdır.

Click here to display content from YouTube.
Learn more in YouTube’s privacy policy.

Budd Chiari Syndrom

Sinonim: BCS

Bu semptom grubunun temelinde, tamamen ya da kısmen tıkanan (Thrombose) karaciğer toplar damarları yatar. Genellikle orta yaşlı kadınlarda görülen bu hastalığa nadir rastlanır. Thromboseye yatkın olma durumundan (Thrombophilie) kaynaklandığı düşünülse de asıl sebebi henüz kesin olarak bulunmamıştır.

Kısmen ya da tamamen tıkanan karaciğer toplar damarları, kan basıncının artmasına, karaciğere yeterli kanın ulaşamaması sonucu bağ dokuların ölmesine ve parçalanmasına, ascites oluşumuna, gastrointestinal kanamalara sebep olabilir.

Önce heparin, daha sonraları Vitamin K Antagonistleriyle pıhtı oluşumunu engellemek ve tıkalı damar yollarının açılmasını sağlamak; ardından da düzenli olarak hipertansiyon ilaçlarıyla tansiyonu kontrol altında tutmak uygulanan tek tedavi yöntemidir.

Meigs Syndrom

Jinekolojide; yumurtalık fibromu, ascites ve pleura akıntısı durumlarının bir arada görülmesine verilmiş isimdir. 1954 yılında ilk kez bahsi geçen bu hastalık onu ilk adlandıran doktorun adıyla anılır; Joe Vincent Meigs.

Ascitesin sebebi henüz tam olarak bulunamamıştır. Pleura akıntısının sebebi ascites’dir. Karın boşluğunda oluşan sıvı, diyaframdaki doğuştan gelen bozukluklar sonucunda pleura boşluğuna dolar.

Hastalık, fibromun ya da yumurtalıkların tamamının alınmasıyla iyileştirilir. Oluşmuş sıvı da etraftaki organ ve dokular tarafından zaman içerisinde emilir.

Kızamık virüsü

Sinonim:  Measles virus (MeV), Masernvirus (MeV)

  •  Paramyxoviridae ailesinden, Morbilivirus cinsine ait insan patojeni virüs türüdür. Kızamığa sebep olur.
  • Rezervuarı sadece enfeksiyonlu insanlardır.
  • Genomu; tek zincirli, negatif polarlı RNA’dır.

Paramyxovirus ailesinden bu virüsün,  diğer akrabaları gibi altıgen kapsülü vardır.

  • Hava yoluyla bulaşır. Bu sebeple bulaşıcılığı yüksektir.