Dünya’daki Bitki Örtüsü Yoğunluğu, Son 33 Yılda Arttı

Dünya’daki Bitki Örtüsü Yoğunluğu, Son 33 Yılda Arttı

Atmosferdeki karbondioksit seviyelerinin ortalama sıcaklıkları yükseltmesi ve Dünya üzerindeki yaşamı tehdit edecek kirlilik seviyeleri oluşturması açısından oldukça tehlikeli olduğunu biliyoruz. Fakat artan karbondioksit seviyelerinin pek de bilinmeyen bir etkisi daha var.

Dünya’nın 33 yıllık uydu görüntülerini inceleyen uluslar arası bir araştırma grubunun yaptığı çalışmanın bulgularına göre; artan karbondioksit seviyelerinden dolayı Dünya aslında kayda değer bir şekilde daha yeşil bir hal alıyor. Araştırmacılara göre; karbon salınımlarının geçtiğimiz 30 yıldaki artışı, bitkilerin ve ağaçların yapraklarının sayısının ciddi şekilde artmasına neden oldu.

Araştırmayı yürüten bilim insanlarından Ranga Myneni’nin belirttiğine göre; bilim insanları Dünya’nın yeşilliğinin artmasının sebebini atmosferik karbondioksitin gübreleme etkisine, uydu verilerinde gözlemlenen bitki gelişimini  bilgisayar modellelerinde taklit ederek, bağlayabiliyorlar.

Fakat havadaki kirleticiler nasıl vejetasyon gelişimini destekliyor? Karbon gübreleme etkisi (carbon fertilisation effect) olarak adlandırılan süreç, yaprakların havadaki karbondioksiti fotosentezin bir parçası olarak absorbe etmesinden kaynaklanıyor. Atmosferdeki karbon seviyeleri arttıkça bitkiler, ağaçlar ve hatta ekinler özellikle sıcak iklimlerde daha hızlı büyüyorlar.

Atmosferdeki karbon seviyelerinin, şu anda olduğu gibi, ciddi miktarlara ulaşması da gezegen yüzeyinin daha yeşil olmasını sağlıyor.

Araştırmaya göre; geçtiğimiz 33 yılda Dünya üzerindeki yeşil alanların miktarı yaklaşık 18 milyon kilometrekare arttı. Tabii ki bunun doğal bir refleks olduğunu söyleyebiliriz. Artan kirlilik ve karbon seviyeleri karşısında, Dünya’nın daha yeşil olmasının havadaki karbondioksitin absorbe edilme miktarının artması ile olumlu etkisi olabileceğini düşünmüş olabilirsiniz. Fakat araştırmacılara göre bu durumun etkisi kalıcı olmayacak ve iklim değişikliğinin meydana getireceği sorunlara nihai çözümü sunmayacak.


Kaynak:

 

İlgili Makale: Zaichun Zhu, Shilong Piao, Ranga B. Myneni, Mengtian Huang, Zhenzhong Zeng, Josep G. Canadell, Philippe Ciais, Stephen Sitch, Pierre Friedlingstein, Almut Arneth, Chunxiang Cao, Lei Cheng, Etsushi Kato, Charles Koven, Yue Li, Xu Lian, Yongwen Liu, Ronggao Liu, Jiafu Mao, Yaozhong Pan, Shushi Peng, Josep Peñuelas, Benjamin Poulter, Thomas A. M. Pugh, Benjamin D. Stocker Greening of the Earth and its drivers Nature Climate Change (2016) doi:10.1038/nclimate3004 Received  08 June 2015  Accepted  29 March 2016  Published online  25 April 2016

Adet sancılarına karşı kenevir özlü tamponlar üretildi

Adet görüyorsanız mutlaka en az bir kere yaşadığınız bir durumdur adet sancıları. Bazılarımız için sıradan bir sızıdan ibarettir; ama bazılarımız “özel” günlerinde yatağından dışarıya adım bile atamaz.

Kaliforniya merkezli Foria markası tarafından, kenevirin etken maddesi THC kullanılarak üretilen ve tampon şeklinde kullanılan fitiller, tıbbi kenevir kullanımına yeni bir örnek olarak Amerika’da tıbbi esrarın serbest olduğu eyaletlerde piyasaya sürülecek.

Öncelikle bazı komik arkadaşların (biraz daha kaba bir şekilde); “Bunlar da keneviri ne yapacaklarını şaşırdı” dediklerini duyar gibi oluyorum. Nasıl anal kullanılan fitiller var ve bu gayet normal, THC fitilleri de “kullanım şekli” açısından o derece normal.

Adet sancıları çoğunlukla rahim duvarının kasılmaları sonucunda oluşur. Üretilen fitilin rahim içerisinde direk çözünerek THC maddesini alıcılarıyla buluşturacağı ve ağrı veren kasılmaları rahatlatacağı düşünülüyor. Merak edenler için söyleyelim, Foria bu fitillerin kafanızı güzel yapmayacağını; çünkü beyne gitmediğini, yerel ve amaca yönelik işlediğini söylüyor; ama bu konuya döneceğiz.

tampon 2

Foria markası için çalışan ve söz konusu “Foria Relief” ürününün yaratıcısı Mathew Gerson, kenevirin kültürel olarak yıllar boyu adet sancılarında kullanıldığını ve ilhamını buradan aldığını söylüyor. Kapsüllerin içeriğinde ise THC’ye ek olarak organik kakao yağı ve bir diğer cannabinoid* olan cannabidiol bulunuyor.

tampon

İçinde tarım ilacı ve yapay koruyucu bulunmuyor

Markanın kendi sitesinde yer alan bilgilere göre içerik sağlamakta kullanılan bitkiler, tarım ilaçları kullanılmadan üretiliyor. THC’nin kenevirden çıkartılması esnasında da hiçbir çözücü madde kullanılmadığını ekliyorlar. Ayrıca ürüne yapay koruyucular da eklememişler. Ürünün adet sırasında veya öncesinde herhangi bir zamanda kullanılabileceği söyleniyor. Ayrıca bel ve kalça bölgelerinde meydana gelen ve adet kaynaklı olmayan herhangi bir ağrı esnasında Foria Relief’i anal yolla da kullanmanın da mümkün olduğu belirtiliyor.

Foria Relief şimdilik Kaliforniya ve Kolorado’da bulunan dispanserlerde satışa sunuldu. İçerisinde dört adet tampon bulunan kutuların ücreti ise 44 dolar. Ürünü elde edebilmek için tıbbi esrar kullanımı ile ilgili gereken izinlerinizin olması gerekiyor.

tıbbi esrar tampon

15 dakika ile 1 saat arasında etki gösteriyor

Kullanıcılar yorumlarında ağrılarının 20 dakika içerisinde kaybolduğunu belirtmişler; fakat aceleye gerek yok çünkü ürün, henüz Birleşik Devletler Gıda ve İlaç Bakanlığı tarafından değerlendirilmemiş.

Yeni çıkan bu ürünü bilip bilmeden övmenin de anlamı yok, biraz eleştirilere yer verelim. Amerikalı bir jinekolog olan Jen Gunter, Foria Relief için henüz şüpheli davranmanın yerinde olduğunu söylüyor ve gerekçelerini sıralıyor:

Firma bu fitillerin kafanızı güzel yapmayacağını; çünkü sadece vajinadan emildiğini ve beyine gitmediğini söylüyor; fakat kan dolaşımına giren içeriğin eninde sonunda beyne gideceğini bilmek için temel bir fizyoloji bilginizin olması yeterlidir. Ayrıca içerikte bulunan THC’nin, ağız yoluyla alınmasına izin verilen dozdan çok daha yüksek olduğunu da bilmelisiniz. Bu denli yüksek doz sizi acil servise bile gönderebilir. THC hakkında araştırmalar yapılıyor; fakat THC’nin vajina yoluyla alımı üzerine hiç araştırma yapılmadı ve kim bilebilir ne olacağını? Daha düşük dozlarla da ağrıları kesmek mümkünken neden bu kadar yüksek bir doz kullanmış olabilirler, eğer mesele kramplar değilse o zaman başka. Eğer Foria Relief gerçekten 60 mg THC barındırıyorsa ve emilimi de 15 dakika ile bir saat içerisinde gerçekleşecekse kendinizi yatakta felç olmuş ve adet sancılarının daha bile iyi olduğunu düşünürken bulabilirsiniz.

esrar kapsül

Özetle diyebiliriz ki, kenevir fitilleri henüz onayı alınmamış ve üzerinde yeterince araştırma yapılmamış ürünlerdir. Belki fikir olarak parlak olabilir ve yeni bir şey bulunmuş da olabilir; ama henüz yeni çıkmış bu ürünün değerlendirilmesi için biraz daha zamana ihtiyacımız var. Bir de bazen bir bitki “moda” olduğunda (örneğin; ginko biloba, altın çilek ve şimdi de kenevir), firmalar sırf o modanın getirilerinden yararlanabilmek için ortaya mucizevi olduğunu iddia ettikleri ürünler sürerler. Geleneksel yöntemlere, basit ağrı kesicilere ve sıcak su torbalarına şimdilik devam edebiliriz. Bir doktora danışarak kendi etik tercihleriniz ölçüsünde sizin için hangisinin uygun olduğunu öğrenebilirsiniz.

*Cannabinoid; Kenevir/Haşhaş (marihuana) bitkisinin içerdiği bazı aktif kimyasal maddelerin her biri, marihuana ve ondan türetilen şeylerin aktif uyaranı.

Kaynak:

Doğu Afrika’da erken dönem zehir uçlu ok kullanımı

Zanzibar’daki Kuumbi Mağarası’nda keşfedilen kemik el yapımı aletler üzerinde çalışan araştırmacılar kemik araçların, hatta zehirli ok uçlarının, avlanmak için kullanıldığına dair kanıt buldular. Azania: Archaeological Research in Africa dergisinde yayımlanan bulgular, kemik teknolojisinin, 13.000 yıl kadar önce Kuumbi Mağarası yaşam alanları için ana element olduğunu ortaya koydu.

Kemik teknolojisi –tıpkı bunun gibi ok ucu olarak kullanılan- Taş Devri adamının yaşam tarzı için gerekliydi ve 60.000 yıl önce kullanımda olduğu gösterilmiştir. Bunu destekleyen kanıtın çoğunluğu güney Afrika’daki bölgelerde bulunmuştur, fakat şimdilerde Kuumbi Mağarası’nda bulunan el yapımı aletler, bu teknolojinin aynı zamanda doğu Afrika’da da benimsendiğini göstermektedir.

Araştırmacılar Kuumbi Mağarası’ndan, beş kemik mızrak ucu, kemik bir tığ ve çentikli bir kemik tüpünden oluşan yedi kemik el yapımı aleti kurtardı. Bu el yapımı aletlerin bir kamera ve mikroskopla analiz edilmesiyle, üretim tekniklerini karşılaştırmayı, önceki keşfedilenlerin üzerine giydirmeyi başardılar ve laboratuvarda bu teknolojinin aynısını yapmak için girişimde bulundular.

Bulguları, kemik mızrak uçlarının, ok başlarının kısmen narin ve kısa yapısı nedeniyle tıpkı zehirli oklar gibi kullanıldığını göstermektedir ve bu bulgular zehirli bir mevye olarak bilinen Mkunazi bitkisinin önceden keşfedilen kömürleşmiş bulgularıyla kısmen desteklenmektedir.

Taş Devri adamının zehir uçlu oklar kullanması, teknoloji eksikliğinden kaynaklanmış olduğunu ve zebra veya buffalo gibi büyük hayvanları doğrudan öldürmek için taş uçlu okların genellikle yeterli güce sahip olmadıklarını düşündürmektedir. Önceki çalışma zehir uçlu okların günümüzden 24.000 yıl önce kullanılmış olabileceklerini tahmin etmekteydi ve araştırmacılar daha çok güney Afrika’da bilinen bu teknolojinin doğu Afrika’da günümüzden 13.000 yıl önce kullanılmış olabileceği sonucuna varmaktadırlar.

Kaynak:
  • evrimselantropoloji
  • ScienceDaily
  • Michelle C. Langley, Mary E. Prendergast, Ceri Shipton, Eréndira M. Quintana Morales, Alison Crowther, Nicole Boivin. Poison arrows and bone utensils in late Pleistocene eastern Africa: evidence from Kuumbi Cave, Zanzibar. Azania: Archaeological Research in Africa, 2016; 51 (2): 155 DOI: 10.1080/0067270X.2016.1173302

Çeviri: Bünyamin TAN

Genetik dizileme yeni bir düzeltme enzimi tarafından canlandırıldı

Bir virüs bir hücreyi işgal ettiğinde, genetik materyali tersine çevirme yoluyla hücrenin sistemini çoğalmak için kullanır. Bu karmaşık ve kopyalanan dizide birçok hataya yol açan stratejinin adı ters transkripsiyon. Uzmanlara göre bu karmaşıklık ve hata oranı şans eseri oluşmuş olabilir, ancak büyük bir ihtimalle virüslerin insan bağışlık sisteminin tepkilerine karşı geliştirdiği evrimsel bir stratejiye dönüştü.

70’lerde keşfedildiğinden beri ters trankripsiyon süreci RNA kopyalama, dizileme ve yakından inceleme fırsatı verdiği için moleküler biyoloji için bir nimet oldu. Ancak sürecin tabiatından gelen aksaklıklar hala problematikti.

Şimdi, Austin’deki Texas Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı, ters transkripsiyon sürecindeki ‘güvenilmezliği’ ortadan kaldırdı. Bu süreci yürüten ters trankriptaz enzimi ile başladılar ve virüsün kendi gen kopyalama sürecini düzeltmesini engelleyen 3 milyar yıllık bir genetik hatayı hedef aldılar. Ürettikleri yeni enzim (RTX) bu hataları düzelterek çok daha yanlışsız genom dizilemeleri oluşturuyor.

Araştırmacıların Science dergisinde yayınladıkları makalelerine göre, RTX enzimi eski çalışmalardan 3 ila 10 kat daha hatasız transkripsiyonlar ortaya çıkarabiliyor.

Araştırmacılar, basın açıklamalarında; “Herkesin transkriptinin neredeyse nabız ölçmek kadar kolay olacağı bir kişiye özel ilaç çağına ilerledikçe hatasız dizileme bilgilerinin değeri artacak. Bunun önemi ise artık modern genomlarda bulunan geniş miktardaki RNA bilgisini RNA trankriptleri biçiminde kopyalayabiliyoruz. Bu demek oluyor ki genomik bilgiler doğrultusunda konulan teşhislerin hatasız çıkma ihtimali çok daha yüksek.” sözleriyle çalışmalarını özetlediler.

Kaynak:
  1. Bilim.org
  2. popsci.com
  3. Jared W. Ellefson, Jimmy Gollihar, Raghav Shroff, Haridha Shivram, Vishwanath R. Iyer, Andrew D. Ellington Synthetic evolutionary origin of a proofreading reverse transcriptase Science  24 Jun 2016:Vol. 352, Issue 6293, pp. 1590-1593DOI: 10.1126/science.aaf5409