İleostoma

“İleostomi” terimi iki Yunanca kelimeden türetilmiştir: ince bağırsağın üçüncü ve son bölümü olan ileum’a atıfta bulunan “ileon” ve ağız veya açıklık anlamına gelen “stoma“. Bu nedenle ileostomi, dışkıların kolon ve rektumu atlayarak doğrudan ince bağırsaktan dış ortama boşaltılmasına olanak sağlamak için ileumun getirildiği karın duvarında cerrahi olarak oluşturulan bir açıklıktır.

İleostomi tekniklerinin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi, gastrointestinal cerrahi alanında çok önemli olmuştur ve çeşitli bağırsak bozuklukları olan hastalar için hayat kurtarıcı bir alternatif sunmaktadır. İleostominin geçmişi 20. yüzyılın başlarına kadar uzanabilir ve onlarca yılda hasta sonuçlarını ve yaşam kalitesini iyileştirmeye yönelik önemli ilerlemeler meydana geldi.

Klinik Endikasyonlar

İleostomiler öncelikle ülseratif kolit, Crohn hastalığı, ailesel adenomatöz polipozis ve kolorektal kanser dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere kolon ve rektumu ciddi şekilde etkileyen hastalık ve durumların tedavisi için gerçekleştirilir. Bu prosedür, dışkı maddesini yönlendirmek ve alt sindirim sisteminin iyileşmesini sağlamak için geçici olabilir veya kolon ve rektumun önemli bölümlerinin çıkarılması gerektiğinde kalıcı olabilir.

Cerrahi Teknikler ve Ameliyat Sonrası Bakım

Ameliyat, ileumda bir kesi yapılmasını ve ucunun karındaki bir açıklıktan getirilmesini ve burada bir stoma oluşturacak şekilde cilde dikilmesini içerir. Ameliyat sonrası bakım, peristomal cilt tahrişi gibi komplikasyonları önlemek için çok önemlidir ve titiz stoma bakımı, diyet yönetimi ve dışkı çıkışını toplamak için ostomi cihazlarının kullanımını içerir.

Psikolojik ve Sosyal Hususlar

İleostomi ile hayata uyum sağlamak hastalar için zorlayıcı olabilir ve ameliyat öncesi kapsamlı eğitim ve ameliyat sonrası destek gerektirir. Psikolojik danışmanlık ve destek grupları, bireylerin yeni bedensel işlevlerine uyum sağlamalarında ve yüksek yaşam kalitesini sürdürmelerinde hayati bir rol oynamaktadır.

İleri Okuma

  1. Shellito, P.C. (1998). Complications of abdominal stoma surgery. Diseases of the Colon & Rectum, 41(12), 1562-1572.
  2. Williams, J.G., & Etherington, R. (1996). Ileostomy: current indications and techniques. British Journal of Surgery, 83(8), 1102-1105.
  3. Marcello, P.W., Roberts, P.L., Schoetz, D.J., Coller, J.A., Murray, J.J., Veidenheimer, M.C. (1993). Long-term results of the ileoanal pouch procedure. Archives of Surgery, 128(5), 500-503.
  4. Becker, G.J., & Raymond, J.L. (1986). Psychological adjustment to ileostomy. Archives of Physical Medicine and Rehabilitation, 67(10), 678-682.

Enterostomi

Sinonim: Enterostomy , Enterostoma, künstlicher Darmausgang, Kunstafter, Bauchafter, Anus praeternaturalis, Anus praeter(AP), Seitenausgang, Anus praeter naturalis.

Dışkıyı atmak için açılan yapay açıklığa denir. Bkz; enter-o-stomi veya Bkz; anus praeter naturalis

 

-teros

Ana Hint-Avrupa’daki *-teros‘dan türemiştir. Antik Yunancadaki -τερος  (-teros)’un anlamları:

  1. Sıfata eklendiğinde tezatlık belirten ek,
  2. Sıfata eklendiğinde karşılaştırma anlamı katan ektir.

praeter

Sinonim: praiteros

Ana Hint-Avrupa dili’nde;

  1. Bunun dışında,
  2. ötesinde,
  3. ..’den fazla

İleoproktostomi

“Ileoproktostomi” terimi, Yunanca kökenli üç bileşenden türemiştir:

  • íleon (εἴλεον): ince bağırsağın son segmenti olan “ileum”
  • prōktos (πρωκτός): “rektum” yani kalın bağırsağın son bölümü
  • stóma (στόμα): “ağız, açıklık”

Bu üç kökün birleşmesiyle “ileum ile rektum arasında oluşturulan cerrahi açıklık” anlamına gelen “ileoproktostomi” terimi ortaya çıkmıştır.


1. Tanım ve Amaç
İleo-proktostomi, tüm kolonun (kalın bağırsak) çıkarılmasını takiben ince bağırsak son halkası olan ileumun doğrudan rektum ışmasına cerrahi olarak bağlanmasıdır. Temel amacı, dışkının ekstrem kalın bağırsak olmaksızın doğal yol olan anüs ve rektumdan geçişini sağlayarak devamlı bağırsak açıklığı (kontinuitesi) yaratmaktır.


2. Endikasyonlar

  • İnflamatuar bağırsak hastalıkları: Özellikle yaygın ülseratif kolit, tedaviye dirençli veya kansere dönüşme riski yüksek vakalarda.
  • Koltorektal neoplaziler: Tüm kolon tutulumlu adenokarsinom veya polip hastalığı (FAP) gibi genetik sendromlar.
  • İskemik kolit: Geniş sklerotik ya da trombotik süreç sonucu geri dönüşümsüz kolon hasarı.
  • Travmatik veya radyasyon hasarı: Kolonik duvar bütünlüğünün bozulduğu ağır olgularda.

3. Anatomik ve Fizyolojik Temeller

  • İleum özellikleri: Emilim yüzeyi daha ince ve pH ayarlayıcı enzimatik aktivitesi farklıdır; sıvı absorbsiyonu kolonunkinden hızlıdır.
  • Rektumun rolü: Depolama işlevi ve dışkı kıvamının şekillenmesi bakımından önemlidir; anüs tonusu, kontinansın korunmasına katkı sağlar.
  • Bağlantı bölgesi: Anatomik olarak intraperitoneal segmentte kalan rektumun tümörsüz ve sağlam kısmı, ileum uyumuna elverişli bir halkadır.

4. Cerrahi Teknik

  1. Hasta hazırlığı
    • Mekanik barsak temizliği, geniş spektrumlu antibiyotik profilaksisi.
    • Nutritional destek: Özellikle malnütrisyon riski taşıyan vk. total parenteral beslenme.
  2. Abdomen açılımı ve kolon rezeksiyonu
    • Midline laparotomi veya laparoskopik yaklaşımla kolektomi gerçekleştirilir.
    • Omentum ve mezenterik damarların ligasyonu, kolonun tam çıkarılması.
  3. Rektum hazırlığı
    • Rektal kantın (destekleyici doku) korunması; rektal tüp veya dilatasyonla ışmanın değerlendirilmesi.
    • Mikrobiyolojik sterilite için bölgesel yıkama.
  4. İleo-rektal anastomoz (bağlantı)
    • Manuel teknik: Uç-uça (end-to-end) veya çık-uça (side-to-side) dikiş teknikleri. Genellikle monofilament, absorbe olabilen sütür materyali tercih edilir.
    • Stapler (zımba) tekniği: Hız ve doku uyumu avantajı; oftalmik/lineer stapler kullanımı.
  5. Kaş ve sızıntı testleri
    • Anostomoz bölgesine hava/sıvı enjekte edilerek basınç testi.
    • Kaş veya jelatin süspansiyonu ile sızıntı kontrolü.
  6. Dren ve stoma
    • Yüksek sızıntı riskli hastalarda geçici ileostomi önerilir.
    • Hematom ve efüzyon drenajı için cerrahi dren yerleştirilir.

5. Postoperatif Yönetim

  • Ağrı kontrolü: Epidural analjezi veya multimodal analjezi protokolleri.
  • Erken mobilizasyon: Pulmoner komplikasyonları azaltmak için.
  • Beslenme: Önce sıvı, sonra püre, en son normal diyete geçiş.
  • Dikiş hattı izleme: Enfeksiyon ve anostomoz kaçağı açısından serum CRP, lökosit, dren akışının takibi.
  • İleostomi geri bağlanması: Geçici stoma var ise 6–8 hafta sonra kapatma ameliyatı planlanır.

6. Olası Komplikasyonlar

  • Anostomoz kaçağı: En ciddi komplikasyon; peritonit, sepsis riski.
  • İntraabdominal abse: Lokalize enfeksiyon odakları.
  • İleus: Barsak motilitesinin geçici durması.
  • Fistül oluşumu: Enteroparietal veya enterovaginal yollarla.
  • Anksiyete ve psikososyal: Yeni barsak düzenine adaptasyon süreci.

7. Uzun Dönem Sonuçlar ve Kalite‑of‑Life

  • Fonksiyonel sonuçlar: Başlangıçta artmış defekasyon sıklığı, ancak 6–12 ayda normalize olma eğilimindedir.
  • Beslenme durumu: B12 vitamini ve yağda çözünen vitamin takibi gerekebilir.
  • Kontinans: Rektumu koruyan tekniklerde yüksek oranda sürdürülür; anal sfinkter fonksiyonu izlenir.

8. Tarihçe ve Terminoloji

  • İlk tarifler 20. yüzyılın ortalarına dayanır; stapler teknolojisinin yaygınlaşması ile teknik çeşitliliği arttı.
  • “İle-o-prokt-o-stomi” terimi, Yunanca ileum (ileon), rektum (proktos) ve ağız anlamındaki stoma ekinden türetilmiştir.

Keşif

1952 – İlk İleo-Rektal Anastomozlar

  • Kolektomi sonrası ileumun rektuma doğrudan anastomozu, ilk kez 1950’li yıllarda uygulanmaya başlanmıştır.
  • Bu teknik özellikle ülseratif kolit ve familial adenomatoz polipozis (FAP) hastalarında tercih edilmiştir.
  • Ancak rezervuar işlevi olmaması nedeniyle dışkı sıklığı fazlaydı.

1978 – Parks & Nicholls: J-Pouch’un Keşfi

  • Sir Alan Parks ve John Nicholls, 1978 yılında ileal pouch-anal anastomoz (IPAA) yöntemini geliştirmiştir.
  • Bu teknikte, ileumun son segmenti ikiye katlanarak “J” harfi biçiminde bir rezervuar oluşturulmuş, ardından bu yapı anal kanalın üstüne anastomoz edilmiştir.
  • Bu operasyonun özgün adı: Ileoanal Pouch Procedure ya da Restorative Proctocolectomy with Ileal Pouch–Anal Anastomosis (IPAA)

1980’ler – Stapler Teknolojisinin Dahil Oluşu

  • Mekanik zımba sistemlerinin (stapler) kullanımı, anastomoz kalitesini artırdı ve ameliyat süresini azalttı.
  • Fonksiyonel sonuçlar daha iyi hale geldi; sfinkter fonksiyonu korunabildi.

1990’lar ve Sonrası – Laparoskopik Yaklaşımlar ve Fonksiyonel Değerlendirmeler

  • IPAA, minimal invaziv cerrahi ile de yapılmaya başlandı.
  • J‑pouch sonrası dışkı sayısı, kıvam, kontinans gibi işlevsel sonuçlar geniş serilerde değerlendirildi.
  • Rezervuar konfigürasyonları (S‑pouch, W‑pouch) da bu dönemde araştırıldı, ancak J‑pouch basitliği ve etkinliği nedeniyle baskın kaldı.

Bugün anladığımız anlamda “ileoproktostomi”nin modern versiyonu olan J‑pouch ile restoratif proktokolektomi, ilk kez 1978’de Parks ve Nicholls tarafından tanımlanmıştır. Bu tarih, fonksiyonel kontinansın korunabildiği ilk başarılı sfinkter koruyucu cerrahi olarak kabul edilir.



İleri Okuma
  1. Parks, A.G. & Nicholls, R.J. (1978). Proctocolectomy without ileostomy for ulcerative colitis. British Medical Journal, 2(6130), 85–88.
  2. Nicholls, R.J., Lubowski, D.Z., & Parks, A.G. (1981). Restorative proctocolectomy: the complications and function of the pelvic pouch. Annals of Surgery, 194(5), 706–711.
  3. Williams, N.S., Johnston, D., & MacLeod, D.A. (1984). Preoperative assessment of anal sphincter function in patients undergoing restorative proctocolectomy. British Journal of Surgery, 71(8), 643–646.
  4. Fazio, V.W., Tekkis, P.P., Remzi, F.H., & Lavery, I.C. (2003). Ileoanal pouch surgery for chronic ulcerative colitis: complications and functional outcome in 1005 patients. Annals of Surgery, 238(3), 328–334.
  5. Shen, B., Achkar, J.P., Lashner, B.A., Ormsby, A.H., Remzi, F.H., Brzezinski, A., Fazio, V.W. (2005). Endoscopic and histologic evaluation together with symptoms help diagnose pouchitis. Gastroenterology, 128(3), 691–698.
  6. Lightner, A.L., Pemberton, J.H., & Dozois, E.J. (2017). Ileal pouch-anal anastomosis: a review of indications, techniques, and outcomes. Journal of Gastrointestinal Surgery, 21(12), 1971–1978.

Endişeli Olduğumuzda Beynimiz Bize Neden Hata Yaptırır?

Endişeli Olduğumuzda Beynimiz Bize Neden Hata Yaptırır?

Bir işi yaparken birilerinin sizi izliyor olmasının yarattığı endişe performansınızda talihsiz etkilerin oluşmasına sebep olabilir. Bu deneyimi karşılaştığınız önemli testlerde, örneğin bir konser verirken, gösteri sanatı sergilerken ya da basitçe direksiyon kursundayken yaşamışsınızdır. Birileri sizi izliyorsa içerisinde bulunduğunuz zorlu durum daha endişe verici bir hal alır ve hata yapmanız daha muhtemel bir hale gelir. Peki endişeli olduğumuzda hata yapma durumunu yaşamamızın daha muhtemel olmasının sebebi nedir?

University of Sussex’ten nörobilimciler; en istemediğimiz anlarda “tökezlememize” ve hatalar yapmamıza sebep olan beyin ağı sistemini belirlemeyi başardılar.

Araştırma ekibi, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) tekniğini kullanarak bir deney sırasında performansta bir talihsizliğe sebep olan beyin bölgesini belirleyebildiler.

Geçmişte yapılan çalışmalar; insanların izlendiklerini bildiklerinde daha fazla çaba gösterme eğiliminde olduklarını ortaya koymuştu. Örneğin, piyanistler, yalnız başlarına oldukları zamanlara kıyasla bir dinleyici kitlesi önünde performans sergilerken tuşlara bilinçsiz olarak daha fazla baskı uyguluyorlar.

Scientific Reports‘da yayımlanan çalışmada, bir nesneyi tutarken titiz bir çaba göstermeyi gerektiren bir görevi yürüttükleri sırada katılımcıların beyin aktiviteleri gözlemlendi.

Deney sırasında, katılımcılara kendilerini değerlendirdiklerini düşündükleri iki kişinin kamera görüntüsü gösterildi. Sonrasında deneyi bir kez de kendilerini değerlendirdiklerini düşündükleri iki insanın kamera görüntüsü önünde tekrarladılar.

Deney sonunda, katılımcılar, izlendiklerini düşündükleri deneme sırasında daha endişeli hissettiklerini belirttiler.Bu koşullar altında, nesneyi beceri ile tutmakta oldukça zorlandılar.

Tarama sonuçları; izlendiğimizi düşündüğümüzde, sensorimotor fonksiyonlarımızı kontrol edebilmemize yardımcı olan bir beyin bölgesinin –inferior (alt) parietal korteks (IPK)– aktifleştiğini ortaya koydu.

Beynin bu bölgesi, nörobilimcilerin eylem-gözlenme ağı (EGA) olarak tanımladıkları ağı oluşturmak için aslında diğer bir beyin bölgesi –arka üst temporal sulkus (pSTS)– ile birlikte çalışıyor. EGA, izlendiğimiz kişinin yüz ifadelerine ve gözlerini odakladığı yere dayandırarak kişinin ne düşündüğüne dair çıkarsamada bulunduğumuz bir “mentalizasyon” sürecinden sorumludur.

pSTS bu bilgiyi daha sonradan uygun motor aksiyonu oluşturan IPK’ya taşır. Eğer ki gözlemcimizin bizden iyi bir performans sergilememizi beklediğini hissedersek, iyi bir performans sergileyebliyoruz. Ancak, eğer ki gözlemcimizden olumsuz işaretler alırsak, IPK’mız deaktif hale geliyor ve performansımız kötüleşiyor.

Araştırmacılardan Dr. Michiko Yoshie; EGA’nın da aynı zamanda performans endişemizle ilişli olduğunu fark ettiklerini, çünkü dikkatlice izlenme durumunda izleyicilerin performansımız ve bizim hakkımızda ne düşündüğüyle ilgilenme eğiliminde olduğumuzu söylüyor.

inferior-parietal-lob-bilimfilicom

Tarama sonuçları; izlendiğimizi düşündüğümüzde, sensorimotor fonksiyonlarımızı kontrol edebilmemize yardımcı olan bir beyin bölgesinin –inferior (alt) parietal korteks (IPK)– aktifleştiğini ortaya koydu.

Aşırı performans endişesi olanlar için, araştırmacılar; beyni uyarma tekniklerinde istenilen davranışı aktive edebilen örneğintranskraniyal manyetik stimülasyon (TMS) ve transkraniyal doğru akım stimülasyonu (tDCS) gibi önemli gelişmelerin var olduğunu söylüyor.

Ve ayrıca, insanların beyin aktivitelerini nasıl kontrol edebileceklerini öğrenmelerine yardımcı olabilen çeşitli nöro geri-bildirim eğitimleri de var.

Öte yandan, izleyiciler karşısında iyi bir performans sergileme noktasında karşınızdaki kitlenin sizi desteklediğine ve başarılı bir performans sergilemenizi umduklarına inanmak önemli bir yöntem olabilir.

Bu tarz düşünceleri güçlendirmek için de, tavrını kestiremediğiniz bir kitle karşısına çıkmadan önce, bazen destekleyenlerinizin önünde provalar yapma fırsatlarını değerlendirmelisiniz. Örneğin, bir müzisyen ailesinin ya da yakın arkadaşlarının önünde oldukça alkış aldığı bir deneme yapabilir. Bu tarz bir deneyim beyninizde arzu edilen aktivasyon örgüsünü oluşturmanıza yardımcı olabilir ve özgüveninizi güçlendirebilir.


Kaynak ve İleri Okuma:

  • Bilimfili,
  • Bealing, J. “Why Your Brain Makes You Slip Up When Anxious?” University of Sussex. http://www.sussex.ac.uk/ (Accessed on: 2016, July 18)
  • Michiko Yoshie, Yoko Nagai, Hugo D. Critchley & Neil A. Harrison Why I tense up when you watch me: Inferior parietal cortex mediates an audience’s influence on motor performance Scientific Reports 6, Article number: 19305 (2016) doi:10.1038/srep19305 Received: 22 May 2015 Accepted: 10 December 2015 Published online: 20 January 2016