Çağdaş Yunancada αγγείο (angío) sözcüğü iki temel anlamda kullanılır:
- Anatomi: Kan damarı, kanal (ör. αιμοφόρα αγγεία – kan taşıyan damarlar; λεμφικά αγγεία – lenf damarları)
- Seramik / Günlük eşya: Vazo, sürahi, kavanoz (özellikle süs eşyası veya çiçek vazosu için)
Bununla birlikte, kullanıcının belirttiği “beden” (σώμα) anlamı modern Yunancada αγγείο için standart bir anlam değildir. Peki bu yanılgı nereden kaynaklanıyor olabilir? Şu ihtimaller söz konusudur:
(a) Felsefi bir metafor: Platon ve Plotinos gibi filozoflar ruhu “beden adlı kaba” hapsolmuş olarak tanımlamışlardır. Bu metaforik kullanımda angeîon “insan bedeni” anlamında ortaya çıkar. Örneğin Yeni Platoncu yorumlarda “beden ruhun angeîon’udur” ifadesine rastlanır. Ancak bu felsefi bir benzetmedir, sözlük anlamı değil.
(b) Hristiyan teolojisi: Pavlus’un “Bu hazineye toprak kaplarda sahibiz” (2. Korintliler 4:7) ifadesi, bedenin kırılgan bir kap olduğu fikrini yaygınlaştırmıştır. Kilise Babaları’ndan Yuhanna Krizostom, insan bedenini “Tanrı’nın lütfunun angeîon’u” olarak tanımlar.
(c) Yanlış aktarma: Modern Yunancada δοχείο (kap, konteyner) ile αγγείο karıştırılmış veya bir ders kitabında metaforik kullanım gerçek anamış gibi sunulmuş olabilir. Veya Rumca’nın bazı bölgesel ağızlarında (örneğin Kapadokya veya Pontus) angio’nun “vücut, gövde” anlamına geldiğine dair sınırlı veriler vardır, ancak bu standart dilin dışındadır.
Makalemiz açısından bu “beden” anlamını, angeîon’un bir “kap” olarak varlığın en kapsayıcı metaforlarından birine dönüşme sürecinin mantıklı bir uç noktası olarak değerlendirebiliriz. Nasıl ki testi şarabı, damar kanı, lahit külleri, tohum kapsülü tohumu içeriyorsa, beden de ruhu/soluğu/hayatı içeren en büyük angeîon’dur.