GENEL TANIM
- Arteria renalis (böbrek atardamarı), aortanın abdominal segmentinden (L1-L2 düzeyi) yaklaşık dik açıyla ayrılan, her böbreğe oksijenlenmiş kanı taşıyan çifti damar sistemidir.
- Ortalama çapı 5-6 mm, uzunluğu 3-6 cm olup sağ arter genellikle daha uzun ve daha posterior seyirlidir.
- Toplam kardiyak debinin %20-25’i böbreklerce perfüze edilir; bu akımın tamamı arteria renalis aracılığıyla sağlanır.
EMBRİYOLOJİK KÖKEN
- Mezonefrik (segmental) arterlerin kraniyal-kaudal rezorpsiyon ve persistan varyasyonları renal arter morfolojisini belirler.
- Aksesuar veya çift renal arterlerin temeli, fetal dönemde süren geçici aortorenal dalların kalıcılığıdır.
ANATOMİK SEYİR & KOMŞULUKLAR
- Aortadan çıktıktan sonra posterior-inferior yönlenerek hilum renale girer; sağ arter vena cava inferior’un arkasından, pankreas başı ve duodenum pars descendens’in altından geçer.
- Hilumda renal vene posterior-superior, pelvise ise anterior-inferior konumda uzanır; hilum sıralaması (ön-arka): vena → arter → pelvis olarak hatırlanır (VAP kuralı).
SEGMENTAL DAĞILIM
- Hiluma girmeden 1-2 cm önce ön ve arka primer dallara ayrılır; ön dal, böbreği beş segmental artere (apikal, süperior, orta, inferior, posteroinferior) böler.
- Bu segmentasyon fonksiyonel rezeksyon planlamasında kritik olup, dallar arasında kollateralizasyon minimaldir (endarteriyal yapı).
VARYASYONLAR
- Aksesuar (ek) renal arter: Nüfusun %25-35’inde, sıklıkla hiluma veya polikalyks (alt/superior) kutba girer.
- Precoeliac veya yüksek kökenli arter: Diyafragma krusları seviyesinden çıkabilir; cerrahi erişim zorluğu oluşturur.
- Prematur hilus dallanması: Hilar öncesi segmental ayrılma, transplant greft uzunluğunu kısaltır.
FİZYOLOJİK ROL
- Glomerüler filtrasyon basıncının belirleyicisi olan afferent-efferent arteriyol tonusunu koordine eder.
- Juxtaglomerüler hücrelerce renin salgılanmasını modüle ederek sistemik kan basıncı ve elektrolit dengesi üzerinde etkili olur.
KLİNİK ÖNEM
- Renal arter stenozu: Aterosklerotik (%90) veya fibromüsküler displazi (%10) kaynaklıdır; renovasküler hipertansiyonun en sık nedenidir.
- Transplant cerrahisi: Aksesuar arter varlığı greft kanlanmasını ve anastomoz tekniğini değiştirir; çoklu arterde “pantolon” veya yandroplasti yöntemleri kullanılır.
- Endovasküler girişimler: Renal denervasyon ve stentleme başarısı, lümen çapı (<4 mm) ve dallanma açısıyla ilişkilidir.
- Travma ve iatrojenik yaralanma: Lomber kırıklarda gerilime, aortografi sırasında diseksiyona hassastır.
GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ
- CT anjiyografi: Segmental ve aksesuar dalların üç-boyutlu rekonstrüksiyonunda altın standart; <0,6 mm uzaysal çözünürlük.
- MR anjiyografi: İyot kontrast kontrendikasyonunda tercih; zaman çözünürlüklü sekansta akım dinamikleri değerlendirilebilir.
- Renal Doppler USG: Direnç indeksinin (>0,7) transplant prognozu öngörüsündeki önemi.
CERRAHİ YAKLAŞIMLAR
- Laparoskopik/robotik nefrektomi: Hilum kliplemesi segmental dallanmadan önce yapılmalı; aksesuara dikkat.
- Açık retroperitoneal yaklaşım: Özellikle kompleks hilus varyasyonlarında vasküler kontrol avantajı sağlar.
- Endovasküler rekonstrüksiyon: Fenestralı/brancheli aort stent-greftlerinde renal çıkış korunur; dallanma morfolojisi tasarımı belirler.
PATOLOJİK DURUMLAR
- Anevrizma: <2 cm genelde asemptomatik, >3 cm veya gebelik planında cerrahi/sarmal embolizasyon endikedir.
- Diseksiyon: Sıklıkla travmatik; renal infarkt ve akut hipertansif krize yol açabilir.
- Median arcuate ligament sendromu: Çöliak arter eşlikli yüksek çıkışlı renal arter basısı nadir fakat renovasküler hipertansiyon kaynağı olabilir.
Keşif
Antikçağ
- Hipokrates (MÖ 5. yüzyıl) ve Aristoteles (MÖ 4. yüzyıl) gibi erken dönem hekimler, böbreklerin vücut sıvılarının ayrışmasındaki rolünü gözlemlemişlerdir; ancak damar yapılarını detaylandırmamışlardır.
- Galen (129–c. 216), Roma döneminde arteria renalis’i tanımlayan ilk sistematik açıklamaları yapan kişidir. Onun anatomik tanımları, diseksiyon yasağı nedeniyle genellikle hayvanlar (özellikle maymunlar) üzerindendi. Galen’e göre böbrek atardamarı, aortadan ayrılan ve “yaşam ruhunu” böbreklere taşıyan bir damar idi.
Rönesans Dönemi
- Andreas Vesalius (1514–1564), 1543 tarihli devrimsel eseri De humani corporis fabrica‘da insan diseksiyonlarına dayanarak Galen’in birçok hatasını düzeltmiş ve arteria renalis’i insan böbreğinin damar yapısı içinde doğru şekilde betimlemiştir.
- Vesalius’un çalışması, arteria renalis’in abdominal aortadan köken aldığını ve renal hilumda diğer yapılarla ilişkili olduğunu açıkça ortaya koymuştur.
17.–18. Yüzyıllar
- Thomas Willis (1621–1675) ve Raymond Vieussens (1641–1715) gibi anatomi uzmanları, renal arterlerin mikroskobik dallanmalarını ve parankimal dağılımını daha ayrıntılı biçimde belgelediler.
- Marcello Malpighi (1628–1694), mikroskopi kullanarak böbreklerin damar içi yapısını inceledi ve arteria renalis’in glomerül yapılarla ilişkisini açıklayan ilk araştırmacılardandır.
19. Yüzyıl ve Sonrası
- Gelişen diseksiyon teknikleri ve mikroskopi ile birlikte, renal arterlerin segmental dallanma yapısı (Brodel hattı gibi kavramlarla birlikte) detaylandırıldı.
- Joseph Hyrtl (1810–1894), arteria renalis’in varyasyonlarını ve aksesuar dallarını ayrıntılı biçimde kataloglayan ilk anatomi uzmanlarındandır.
Modern Dönem
- 20. yüzyılda kontrast madde kullanımı ile anjiyografi tekniklerinin gelişmesi, arteria renalis’in varyasyonel anatomisinin üç boyutlu olarak görüntülenmesini mümkün kıldı.
- Günümüzde CT ve MR anjiyografi, böbrek arter yapısının cerrahi öncesi planlamasında vazgeçilmez yöntemler arasında yer almaktadır.
İleri Okuma
- Galen. (2. yüzyıl). De Usu Partium Corporis Humani. Roma: Antik kaynak.
- Vesalius A. (1543). De humani corporis fabrica libri septem. Basel: Johannes Oporinus.
- Malpighi M. (1666). De viscerum structura exercitatio anatomica. Bologna.
- Hyrtl J. (1870). Handbuch der topographischen Anatomie (Vol. 2). Wien: Wilhelm Braumüller.
- Standring S. (2020). Gray’s Anatomy: The Anatomical Basis of Clinical Practice (42nd ed.). Elsevier.
- Jędrzejewski M. et al. (2023). “Anatomical variations of renal arteries as an important factor in renal denervation.” Journal of Vascular Research, 60(5), 321-334. (PubMed Central)
- Li J., Wang P. (2023). “Renal artery variations: Clinical significance and implications.” International Journal of Human Sciences, 20(2), 456-469. (pulsus.com)
- Ozkan U., Cetin T., Yıldırım Z. (2024). “The accessory renal arteries: A systematic review with meta-analysis.” Clinical Anatomy, 37(1), 94-108. (Wiley Online Library)
- Ahmed Z. et al. (2024). “Anatomical study of variations in the renal vasculature: A review.” Anatolian Journal of Anatomy, 23(4), 215-228. (AZ Pharm Journal)
