Latincede;
- kambur, şişlik, çıkıntı
- Siklamen (cyclamen) ve benzeri bitkilerin yumrumsu kökleri
- Trüf mantarı (Tuber cinsine ait yenilebilir bir çeşit mantardır. )
Tıp terimleri sözlüğü
Latincede;
Sinonim: ténon, tendo.
Ana Hint-Avrupa dilindeki *ten- (“germek, çekmek”) sözcüğünden türeyen *tendō kelimesinden türemiştir. Bu kelimeden türeyen bir diğer kelime ise Antik Yunancadaki τείνω (teínō)’dır. Latincedeki anlamları:
Latincedeki prōcēdō (“ileri, devam etmek”) kelimesinin geçmiş zamandaki çekimi olan prōcessus (“işlem, devamlılık”) kelimesinden türemiştir. Çıkıntı anlamına gelir.
| Sayı | Tekil | Çoğul | |||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Hal / Cinsiyet | Maskülen | Feminen | Nötr | Maskülen | Feminen | Nötr | |
| nominatif | prōcessus | prōcessa | prōcessum | prōcessī | prōcessae | prōcessa | |
| genitif | prōcessī | prōcessae | prōcessī | prōcessōrum | prōcessārum | prōcessōrum | |
| datif | prōcessō | prōcessō | prōcessīs | ||||
| akusatif | prōcessum | prōcessam | prōcessum | prōcessōs | prōcessās | prōcessa | |
| ablatif | prōcessō | prōcessā | prōcessō | prōcessīs | |||
| vokatif | prōcesse | prōcessa | prōcessum | prōcessī | prōcessae | prōcessa | |
Ana Hint-Avrupa dilindeki *leh₂b- (“gevşek asılmak”) kelimesinden türeyen Eski yunancada λοβός (lobós) kelimesinden türemiştir. Latincede anlamı(m):
| Hal | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| nominatif | lobus | lobī |
| genitif | lobī | lobōrum |
| datif | lobō | lobīs |
| akusatif | lobum | lobōs |
| ablatif | lobō | lobīs |
| vokatif | lobe | lobī |
Tıpta “hiatus” Latin terimi vücuttaki bir yapıdaki doğal bir açıklık veya geçişi ifade eder. Bu terim, “açılma” veya “boşluk” anlamına gelen Latince “hiatus” kelimesinden türetilmiştir. Tıbbi anatomide boşluk kavramı, çeşitli fizyolojik yapıları ve bu açıklıklarla ilişkili potansiyel patolojik durumları anlamanın ayrılmaz bir parçasıdır.
Konseptin Gelişimi: Zamanla, insan vücudundaki çeşitli boşlukların anlaşılması ve tanımlanması, anatomi çalışmalarında ve belirli tıbbi durumların teşhisinde çok önemli hale geldi. Tıbbi anatomide boşluk kavramı, insan vücudunun ayrıntılı diseksiyon ve incelemesinin bu yapıların tanımlanmasına yol açtığı ilk anatomik çalışmalara kadar uzanır.
Tıpta Ara Verme Türleri
İnsan anatomisinde, her birinin spesifik fizyolojik ve klinik sonuçları olan birçok önemli boşluk tanınır:
Özofagus Hiatusu: Diyaframda yer alan, yemek borusunun göğüs kafesinden karın boşluğuna geçtiği açıklıktır. Midenin bir kısmının bu açıklıktan göğüs boşluğuna doğru çıktığı hiatal herniler gibi durumlarla ilişkisi nedeniyle klinik olarak önemlidir.
Aortik Hiatus: Yine diyaframda yer alan bu hiatus, aortun, torasik kanalın ve bazen azigos veninin geçişine izin verir. Kardiyovasküler ve torasik anatomi bağlamında önemlidir.
Yüz Kanalının Hiatusu: Temporal kemikte bulunan bu boşluk, fasiyal sinirin içinden geçtiği fasiyal kanalın bir parçasıdır.
Hiatal Herni: Hiatus kavramıyla ilişkili en yaygın durumlardan biri hiatal hernidir. Bu durum, midenin üst kısmının yemek borusu açıklığından göğüs boşluğuna doğru çıkmasını içerir ve bu durum mide yanması, göğüs ağrısı ve yutma güçlüğü gibi semptomlara yol açar.
Cerrahi Uygunluk: Çeşitli boşlukların bilgisi, özellikle göğüs ve karın boşluklarını ilgilendiren ameliyatlarda, bu açıklıklardan geçen hayati yapılara zarar vermekten kaçınmak için çok önemlidir.
Tarihsel Bağlam:
“Hiatus hernisi” terimi ilk olarak 19. yüzyılın sonlarında İngiliz cerrah Thomas Bryant tarafından midenin bir kısmının, yemek borusunun geçmesine izin veren diyaframdaki zayıf bir alan olan özofagus hiatusundan dışarı çıkmasını tanımlamak için icat edildi.
Bryant’ın çalışması, hiatus hernisinin ayrı bir tıbbi durum olarak belirlenmesine yardımcı oldu ve onu diğer fıtık türlerinden ayırdı. Onun gözlemleri, 20. yüzyılda giderek yaygınlaşan hiatus fıtığı tedavisinde cerrahi tekniklerin geliştirilmesine yol açtı.
Evrimsel Yön:
Göğüs boşluğunu karın boşluğundan ayıran büyük kas tabakası olan diyafram, nefes almayı kolaylaştırmak ve iç organları desteklemek için gelişmiştir. Diyaframda küçük bir delik olan özofagus hiatusu, yemek borusunun geçerek ağız ve boğazı mideye bağlamasını sağlar. Bu yapı, gıda ve havanın birbirine müdahale etmeden verimli bir şekilde geçişine olanak sağlar.
Bazı bireylerde özofagus boşluğu zayıflayabilir veya büyüyebilir, bu da midenin yukarı doğru çıkmasına daha yatkın hale gelebilir. Hiatus hernisi olarak bilinen bu durum, yaşlı yetişkinlerde ve obezite, gastroözofageal reflü hastalığı (GERD) ve sigara içme gibi kronik rahatsızlıkları olan bireylerde daha sık görülür.
Mide fıtığının kesin evrimsel açıklaması belirsizliğini korurken, erken insan evrimi sırasında yemek borusu ve diyaframın gelişimi ile ilgili olabilir. Daha dik bir duruşa geçiş, özofagus boşluğuna ilave baskı uygulayarak onu zayıflamaya ve fıtık oluşumuna daha duyarlı hale getirmiş olabilir.
Tarihsel Bağlam:
“Hiatus” terimi aynı zamanda kalpten vücudun geri kalanına oksijenli kan taşıyan ana arter olan aortun tabanında yer alan yarım ay kapakçığının iki yaprağı arasındaki boşluğu tanımlamak için de kullanılır. Aort kapağı olarak da bilinen bu kapak, kalbin ana pompalama odası olan sol ventrikülden kan akışını kontrol eder.
Yarım ay kapakçığının boşluğu ilk olarak 16. yüzyılda İtalyan anatomist Alessandro Achillini tarafından anatomik metinlerde tanımlandı. Gözlemleri aort kapağının yapısını ve işlevini açıklığa kavuşturmaya yardımcı olarak dolaşım sistemini anlamamıza katkıda bulundu.
Evrimsel Yön:
Aort kapağı, kanın kalpten arterlere verimli bir şekilde akmasını sağlayan, kardiyovasküler sistemin önemli bir bileşenidir. Yarım ay kapakçığının boşluğu, kapakçık yaprakçıklarının düzgün kapanmasına izin vererek kanın kalbe geri kaçmasını önler.
Aort kapağının, boşluğu da dahil olmak üzere evrimsel gelişimi, omurgalılarda kalp ve dolaşım sisteminin evrimiyle yakından bağlantılıdır. Aort kapağının yaprakçıkları, çıkıntıları ve sinüsleriyle birlikte karmaşık yapısı, etkili kan dolaşımını kolaylaştırmak ve kardiyovasküler sağlığı korumak için milyonlarca yıl boyunca adaptasyonlardan geçmiştir.

Sinonim: gyrus
Antik Yunancadaki γῦρος (gûros) kelimesinden türeyen Latincedeki gȳrus kelimesinden türemiştir. Anlamları;
| Hal | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| nominatif | gȳrus | gȳrī |
| genitif | gȳrī | gȳrōrum |
| datif | gȳrō | gȳrīs |
| akusatif | gȳrum | gȳrōs |
| ablatif | gȳrō | gȳrīs |
| vocatif | gȳre | gȳrī |

Latincedeki forō (“delmek, oymak”) + –men (isim yapan ek)’den türemiştir. Bu ismin anlamları;
| Hal | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| nominatif | forāmen | forāmina |
| genitif | forāminis | forāminum |
| datif | forāminī | forāminibus |
| akusatif | forāmen | forāmina |
| ablatif | forāmine | forāminibus |
| vokatif | forāmen | forāmina |
Ana Hint-Avrupa krep-, kʷerp-, (gövde) kelimesinden türemiştir. Latincede Anlamları:
Tıpta “corpus” terimi, özellikle anatomik veya patolojik tanımlamalarla ilişkili olarak bir vücut veya yapıya atıfta bulunmak için kullanılır. Latince “vücut” anlamına gelen “corpus” kelimesinden türetilmiştir. Tıbbi terminolojide “corpus” genellikle corpus callosum (beyindeki bir yapı), corpus luteum (yumurtalıktaki geçici bir endokrin yapı) ve corpus cavernosum (penisteki bir çift erektil doku) gibi belirli anatomik yapıları veya bölgeleri tanımlamak için kullanılır. “Korpus” terimi patolojide mikroskop altında incelenen bir doku örneğinin veya numunenin gövdesini tanımlamak için de kullanılır.
Antik Yunancadaki κάννα (kánna, “kamış”) kelimesinin Latinceye geçmiş hali olan canna (“kamış, değnek”) kelimesinin türemiş hali cannālis‘in türkçeleştirilmiş halidir. Latincede anlamları:
Sinonim: byrsa.
Antik Yunancadaki βύρσα (búrsa, “saklamak, şarap tulumu (eskiden şarapların saklandığı deri şişe”)’dan türeyen Latincedeki bu kelimenin anlamları:
| Hal | Tekil | Çoğul |
|---|---|---|
| Nominative | bursa | bursae |
| Genitive | bursae | bursārum |
| Dative | bursae | bursīs |
| Accusative | bursam | bursās |
| Ablative | bursā | bursīs |
| Vocative | bursa | bursae |

Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.