Bal mı, pekmez mi? Hangisi daha sağlıklı?


“Bal mı, pekmez mi? Hangisi daha sağlıklı, hangisinden ne kadar tüketelim?” soruları ile sık sık karşılaşıyoruz. Hiçbir gıdanın tek başına mucizevi olmadığını söyleyebiliriz.* Tüketilen miktar, tüketilen zaman, kişinin içinde bulunduğu birçok durum bir gıdadan faydalanımını etkiler.
Pekmez, başlıca üzüm olmak üzere armut, dut, elma, kayısı, keçiboynuzu, pancar, karpuz gibi meyvelerin suyunun ateşte veya gün ışığında konsantresiyle elde edilir. Pekmez elde edilmesine kadar üzüm birçok işlemden geçer. Bu işlemler sırasında çekirdeği de ezilir ve üzüm çekirdekleri de ezildiğinden çekirdeklerde bulunan fitoöstrojen de pekmez tüketimiyle vücuda alınmış olur. Fitoöserojenlerin, menopozda görülen uykusuzluk, ateş basması, sinirlilik gibi durumlara, meme, bağırsak, prostat gibi kanserlere, kardiyovasküler hastalıkların iyileştirilmesine olumlu etkisi olduğu belirtilmişir. (1)
Bala gelince, bal, arılar tarafından bitkilerin nektarından toplanan maddelerle yapılan, yapışkan, koyu renkte sıvı bir maddedir. Toplanan nektar arıların farenkslerinde değişikliğe uğrar ve bal oluşur.
Bir besinden söz ederken gıda alerjilerinden de bahsedilmesi gerekiyor. Çocukluk çağı besin alerjilerinin nedenlerinden biri de baldır. Balın alerji ve astıma iyi geleceği düşünülerek çocuklara bal verilmektedir. Balın içinde şifalı birçok madde var, ancak aynı zamanda mide için oldukça ağır, sindirimi zor bir gıdadır. Alerjik astımlı çocuklara kaşık kaşık bal verilmesi doğru bir yaklaşım değildir. Bu şekilde aşırı tüketim ülseri tetiklemektedir.
Ülkemizden yapılan bir çalışmada, yumurta (%57,8), inek sütü (%55,9), fındık (%21,9), fıstık (%11,7), ceviz (%7,6), mercimek (%7,0), buğday (%5,7) ve et (%5,7) çocukluk çağında en sık rastlanan gıda alerjenleri olarak bildirilmiştir (2). Bu araştırmada bal alerjisi ile ilgili bir veri bulunmamaktadır, ancak bal alerjisi besin alerjileri arasında en ciddi alerjilerdendir. Ayrıca, çocuklarda çoklu gıda alerjileri de yaygın bir şekilde görülmektedir. Ancak, pekmezin neden olduğu bir alerji tespit edilmemiştir.
Magnezyum, kemiklerde, yüzde 40 oranında kan ve kas sistemlerinde kullanılır. Kasların güçlenmesi, protein sentezi ve enzim sistemi aktivitesinde, hücrelerin büyümesinde ve yenilenmesinde önemli rol oynar. Magnezyum vücut tarafından kolaylıkla emilen bir madde olup, normal bir beslenme ile günlük magnezyum ihtiyacı rahatlıkla karşılanabilir. Besinlerdeki magnezyum miktarının yaklaşık yüzde 40- 60’ı vücut tarafından kolay emilir.Dünya Sağlık Teşkilatının (WHO) ve Almanya Beslenme Enstitüsünün (DGE) belirlediğine göre, insan vücudunun günde ortalama 280-350 mg magnezyuma ihtiyacı vardır. (4) Ayrıca, magnezyum içeriği yönünden de zengin bir içeriği olan pekmezin 100 gramı günlük magnezyum ihtiyacının (350 mg) yaklaşık dörtte birini karşılar.
100 gram balda 82 gram karbonhidrat varken pekmezde bu miktar 74 gramdır. Bir yemek kaşığı pekmezde (20 gr) 15 gram karbonhidrat bulunur. Günde iki yemek kaşığı kadar pekmez tüketilebilir. Ancak şeker oranının yüksekliği göz önünde bulundurulmalıdır.
Tüm bunların yanında görüldüğü üzere bilimsel bilgiler doğrultusunda pekmez besleyicilik bakımından baldan daha üstündür, diyebiliriz. Bu nedenle arıların sömürülmesine gerek kalmıyor. Fiyat karşılaştırması yaptığımızda da bal pekmeze göre daha pahalıdır. Bizler, keyfiyetleri bırakıp daha az kaynak harcayarak ve sömürmeden beslenme gereksinimlerimizi karşılayabiliriz.
Kaynak: GaiaDergi
(1) Uçar A, Geleneksel Türk Tadı Pekmez
(2) Yavuz ST, Sahiner UM, Büyüktiryaki B, Soyer OU, Tuncer A, Sekerel BE, et al. Phenotypes of IgE-mediated food allergy in Turkish children. Allergy Asthma Proc 2011;32:47-55.
(3) United States Department of Agriculture, National Nutrient Database for Standard Reference
(4) IZ Görmüş, Ergene N, Genel, Magnezyumun klinik önemi, Tıp Dergisi, 2003;12(2):69-75
(5) Türkiye’ye Özgü Beslenme Rehberi

