İçindekiler
Etimoloji ve Adlandırma
“Biperiden” adı tarihsel olarak piperidin iskeletini temel alan sentetik antimuskariniklerin adlandırma geleneği içinde ortaya çıkmıştır. Sözcüğün bi- öneki çoğu popüler kaynakta “iki” ile ilişkilendirilse de, molekülde iki piperidin halkası yoktur; yapı bir piperidin halkasına bağlanmış bikiklik/norbornen (bicyclo[2.2.1]hept-2/5-en) fragmanını içerir. Bu nedenle adın en tutarlı yorumu, “piperidin” köküne eklemlenen ve bileşiğin yapısal özelliklerine (bikiklik ve çift bağ içeren fragman) gönderme yapan bir birleşik addır. “İden” unsurunu İngilizce identity ile doğrudan ilişkilendiren bir resmî etimolojik kayıt bulunmamaktadır; bu tür türetmeler halk-etimolojisi olarak kabul edilmelidir.
- Sınıf: Santral etkili antimuskarinik (M-reseptör antagonisti)
- Güçlü olduğu semptom: Tremor
- Temel risk: Antikolinerjik yük (kognitif ve periferik)
- En uygun kullanım: Akut distoni/akatizi (parenteral); tremor-baskın parkinsonizm (oral); demans/yaşlı hastada kaçınılır veya çok dikkatli kullanılır.
- Başlıca etkileşim kümeleri: Diğer antikolinerjikler, prokinetikler (karşıt), antipsikotikler (endikasyon bağlamlı), dopaminerjik tedaviler (diskinezi izlemi).
Kimyasal Tanım ve Fizikokimya
- Kimyasal sınıf: Tersiyer amin yapısında, atropin-benzeri, sentetik antimuskarinik/antikolinergik.
- Molekül formülü (serbest baz): C₂₁H₂₉NO
- Göreli molekül kütlesi (serbest baz): ≈ 311,46 g/mol
- Farmasötik tuz: Klinik kullanıma genellikle biperiden hidroklorür olarak sunulur (serbest baza göre daha iyi işlenebilirlik).
- Görünüm ve çözünürlük: Beyaz, kristalimsi toz; suda düşük çözünürlük; organik çözücülerde daha iyi çözünürlük.
- Stereokimya: Klinik preparatlar rasemik karışım içerir; santral etkiler stereokimyadan etkilense de pratikte ayırma yapılmaz.
- pKa (tercihen 9 civarı) ve lipofiliklik: Tersiyer amin doğası ve lipofilik çekirdek sayesinde kan–beyin bariyerini etkin biçimde geçer.
Farmasötik Formlar ve Sunum
- Oral: 2 mg gibi standart dozlu tabletler; uzatılmış salım (retard) formlar (ör. 4 mg).
- Parenteral: İM/İV enjeksiyon çözeltileri (akut distoni gibi acil endikasyonlarda).
- Ticari adlara örnek: Akineton®, Akineton® retard.
- Düzenleyici tarihçe: Klinik kullanım onayı 1958’den itibaren bildirilir; uzun yıllar boyunca özellikle Avrupa’da tremor-baskın Parkinsonizm ve ilaçla ilişkili ekstrapiramidal tabloların standart tedavilerinden biri olmuştur.
Etki Mekanizması (Farmakodinamik)
Biperiden, muskarinik asetilkolin reseptörlerinin kompetitif antagonistidir. Klinik açıdan en anlamlı etkisi striatum düzeyinde kolinerjik interneuron aktivitesini M₁ ağırlıklı baskılayarak dopaminerjik–kolinerjik dengesizliği dopamin lehine düzeltmesidir. Bu sayede:
- Tremor belirgin biçimde azalır,
- Rijidite ve bradikinezi üzerinde değişken ama çoğu hastada yararlı bir etki sağlanır,
- Nöroleptiklerin tetiklediği akut distonik reaksiyonlar hızla geriler.
Santral antimuskarinik etki, bazı bireylerde öfori, hafif uyarılma, anksiyolitik benzeri duygudurum etkileri şeklinde yansıyabilir; bu aynı zamanda kötüye kullanım potansiyeline ilişkin klinik gözlemlerin temelini oluşturur.
Emilim–Dağılım–Metabolizma–Atılım (Farmakokinetik)
- Emilim: Oral alımdan sonra iyi emilir; biyoyararlanım ilk-geçiş metabolizması nedeniyle orta düzeydedir (yaklaşık %30–50 aralığı tipiktir).
- Tmax: Genellikle birkaç saat içinde doruk plazma düzeylerine ulaşır; uzatılmış salım formlarda daha geç.
- Dağılım: Yüksek lipofiliklik ve tersiyer amin yapısı nedeniyle KBB’yi etkin geçer; klinik etkilerin merkezi ağırlıklı olmasını açıklar.
- Metabolizma: Başlıca hepatik (karaciğer) metabolizma; oksidatif ve konjugatif yollar.
- Yarı ömür: Yaklaşık 18–24 saat; bu, günde 1–3 dozluk düzenlemeleri mümkün kılar.
- Atılım: Metabolitlerin çoğu idrarla, bir kısmı safrayla uzaklaştırılır.
Klinik Endikasyonlar
- Parkinson hastalığı: Özellikle tremor-baskın fenotipte belirgin yarar; rijidite ve akinezi üzerindeki etki orta düzeyde olabilir.
- İlaçla ilişkili ekstrapiramidal semptomlar (EPS):
- Akut distoni (nöroleptiklere bağlı): Parenteral biperiden acil durumda ilk seçeneklerdendir.
- Akati̇zi, ilaca bağlı parkinsonizm: Oral biperiden sık kullanılır.
- Diğer ekstrapiramidal bozukluklar: Postensefalitik parkinsonizm gibi nadir tablolar.
Tardif diskinezi açısından not: Antikolinerjikler tardif diskinezide yararsız olabilir ve bazen tabloyu kötüleştirebilir; bu durumda dopaminerjik blokajın düzenlenmesi ve alternatif stratejiler tercih edilir.
Dozaj ve Uygulama İlkeleri
- Parkinsonizm (oral, erişkin): Genellikle düşük dozla başlanır (ör. toplam 1–2 mg/gün) ve kademeli titrasyonla klinik yanıta göre artırılır (çoğu hastada 6–12 mg/gün aralığı; bazı olgularda 16 mg/güne kadar).
- Uzatılmış salım: Eşdeğer günlük toplam doz, 1–2 doza bölünebilir.
- Akut distoni (parenteral): 2,5–5 mg İM/İV tek doz; gerekirse kısa aralıklarla tekrarlanabilir; düzelme sonrası oral idame düşünülür.
- Yaşlılar: Deliryum ve bilişsel yan etki riski nedeniyle daha düşük başlangıç ve yavaş titrasyon; toplam doz sınırları konservatif tutulur.
- Pediatri: Sadece seçilmiş durumlarda ve uzman gözetiminde; doz hesaplaması kilo ve yarar–risk dengesi temelinde yapılır.
Kullanımın Evrimi (Tarihçe–Kavramsal)
Levodopa ve dopamin agonistlerinin yaygınlaşmasından önce antimuskarinikler Parkinson tedavisinin ana sütunlarından biriydi. Modern dönemde yaşlı hastalarda bilişsel yan etki ve glokom/ürolojik riskler nedeniyle birincil seçenek olmaktan çıkmış; tremor-baskın fenotip, genç hastalar ve ilaçla tetiklenen akut distoni/akatizi gibi seçilmiş endikasyonlarda hedefli kullanım standardı benimsenmiştir.
İstenmeyen Etkiler (Sıklık ve Örüntü)
Antikolinerjik yükle ilişkili, doz-bağımlı ve sıklıkla geri dönüşlü:
- Santral sinir sistemi: Baş dönmesi, sedasyon veya uyarılma, ajitasyon, konfüzyon, halüsinasyon, bilişsel yavaşlama; predispozanlarda deliryum.
- Gastrointestinal: Ağız kuruluğu, konstipasyon, hazımsızlık.
- Üriner: İşeme güçlüğü, üriner retansiyon (özellikle BPH’li yaşlı erkeklerde klinik önem taşır).
- Göz: Bulanık görme, midriyazis, dar açılı glokom atağını tetikleme.
- Kardiyovasküler: Taşikardi, çarpıntı.
- Termoregülasyon: Azalmış terleme, sıcak çarpması riski (sıcak ortam/egzersizde).
- Aşırı duyarlılık: Döküntüler, ürtiker; çok nadiren ağır reaksiyonlar.
- Nöbet eşiği: Yüksek dozlar ve predispozisyonda nöbet eşiğini düşürebilir.
Kontrendikasyonlar
- Aşırı duyarlılık (biperiden veya bileşenlerine).
- Açı kapanması (dar açılı) glokomu.
- Mekanik gastrointestinal obstrüksiyonlar (ör. pilor stenozu), megakolon, ileus.
- Ciddi üriner retansiyon veya mesane çıkış darlığı olanlarda relatif kontrendikasyon ve yakın takip.
Uyarılar ve Özel Popülasyonlar
- Yaşlılar: Bilişsel toksisite ve deliryum riski belirgin; antikolinerjik yük mümkün olan en düşük düzeyde tutulmalıdır.
- Demans/BDT riski: Kolinerjik tonusu baskılamak belirtileri kötüleştirebilir.
- Gebelik–Laktasyon: Yarar–risk bireysel değerlendirilir; fetüse ve süt alan bebekte antikolinerjik etkiler teorik risk taşır.
- Glokom ve Ürolojik hastalıklar: Göz içi basıncı ve artık idrar hacmi açısından dikkatli izlem gerekir.
- Isı stresi: Azalmış terleme nedeniyle ısı intoleransı gelişebilir.
İlaç–İlaç Etkileşimleri
- Diğer antikolinerjikler (ör. trisiklikler, antihistaminikler, oksibutinin, tolterodin, amantadin): Toplam antikolinerjik yük ve yan etki riski artar.
- Levodopa/karbidopa: Motor fayda üzerinde net bir antagonizma beklenmez; ancak diskinezi şiddeti artabilir; titrasyon gerekebilir.
- Nöroleptikler (antipsikotikler): Biperiden akut EPS’yi düzeltir; fakat tardif diskinezide uzun vadede olumsuz etkileyebilir.
- Metoklopramid ve prokinetikler: Karşıt etki; prokinetik etkinlik azalır.
- Kinidin ve bazı antiaritmikler: Antikolinerjik etkilerle sinüs taşikardisi eğilimi artabilir.
- Alkol ve SSS depresanları: Kognitif bozulma ve sedasyon artışı; güvenlik uyarısı gerektirir.
- Opioidler (ör. petidin/meperidin): Konstipasyon, bilişsel yan etki ve retansiyon riski eklenir.
Kötüye Kullanım ve Bağımlılık Riski
Biperiden öfori, anksiyoliz veya “zihinsel berraklık” hissi arayan kişilerce suistimal edilebilir. Bu nedenle:
- Hızlı doz artış talepleri, erken reçete tüketimi, çoklu hekim başvuruları gibi örüntüler uyarıcıdır.
- Psikiyatrik komorbiditelerde ve madde kullanım öyküsü olanlarda yakın izlem gerekir.
Doz Aşımı ve Toksisite
Klasik antikolinerjik toksidrom tablosu: Ajitasyon–deliryum, midriyazis, kuru cilt–mukoza, hipertermi, taşikardi, retansiyon, ileus; ağır olgularda nöbet ve aritmi.
- Tedavi: Destekleyici yaklaşım, benzodiazepin ile sedasyon; seçilmiş olgularda fizostigmin deneyimli merkezlerde ve EKG izlemiyle düşünülebilir.
Laboratuvar ve İzlem
Rutin biyokimya özel bir değişiklik bekletmez; göz içi basıncı, idrar çıkışı/artık idrar, kognitif durum ve güvenlik profili klinik izlemde esastır. Polifarmasi koşullarında antikolinerjik yük endeksleri (ör. anticholinergic burden scales) pratikte faydalıdır.
Farmakoekonomik ve Uygulama Notları
Modern dopaminerjik ve cihaz-temelli tedavilerin yaygınlaştığı dönemde biperiden, seçilmiş fenomenolojilerde (özellikle tremor ağırlığı, ilaçla tetiklenen akut distoni/akatizi) hedefe yönelik ve çoğu zaman kısa–orta süreli kullanım için rasyonel bir seçenektir. Yaşlı ve komorbid bireylerde yan etki–yarar dengesi titizlikle gözetilmelidir.
Keşif
1) Arayışın sahnesi: Antikolinerjik fikrinin yükselişi (1940’ların sonu–1950’ler başı)
İkinci Dünya Savaşı sonrasında sinir sistemi farmakolojisi, “denge” kavramını merkeze alan hipotezlerle ivme kazanırken, striatal dopamin–asetilkolin ekseni Parkinsonizm için yeni bir kapı aralıyordu. Belladon alkaloidlerinin kaba ve geniş spektrumlu etkilerinden daha seçici, daha iyi tolere edilen, yapısal olarak “işlenebilir” analoglar arayan Avrupa endüstrisi, piperidin türevlerine ve bicyclic (norbornen) iskeletlere yöneldi. Klinik hedef açıktı: Tremor ve rijiditede belirgin rahatlama sağlayacak, merkezi sinir sistemine iyi penetrasyon gösteren, sentetik bir antimuskarinik. Bu entelektüel iklim içinde, Almanya’nın Ludwigshafen–Wiesbaden hattında Ar-Ge yapan Knoll AG’nin laboratuvarlarında, piperidin halkasını bicyclo[2.2.1]hepten çekirdeğiyle “kilitleyen” yeni bir amino-alkol sınıfı üzerinde yoğunlaşılmıştı.
2) Keşif ve isimler: Klavehn ve işbirlikçileri (1953 başvurusu; 1957 ABD patenti)
Dr. Wilfried (W.) Klavehn, Knoll AG adına yürüttüğü sentez programında, piperidin–propil zincirine fenil ve norbornen (bicyclo[2.2.1]hept-5-en-2-il) fragmanlarını stratejik olarak yerleştirerek bugün Biperiden diye bildiğimiz bileşiğe ulaştı. Mart 1953’te Almanya’da öncelik alan patent başvurusu yapıldı; izleyen yıllarda farklı ülkelerde aile patentleri açıldı ve 16 Nisan 1957 tarihli ABD patenti (US 2,789,110) verildi. Dönemin kimya literatüründe Klavehn ismine, biperiden kimyasının erken dönem atıflarında (örneğin kısa süre sonra yayımlanan Alman kaynak ve özetlerde H. Haas ile birlikte) rastlanır; bu da ürünün salt bir “tekil dahinin” değil, kurumsal bir sentez ekolünün ürünü olduğunu gösterir.
3) Markaya dönüşüm: Akineton® adıyla erken klinik yolculuk (1953–1959)
Knoll AG, keşiften kısa süre sonra ürünü Akineton® markasıyla ticarileştirme stratejisini benimsedi; 1950’lerin ortasında Avrupa’da sahaya verilen bu isim, sonraki on yıllarda birçok ülkede biperidenle özdeşleşti. Bu yıllar, triheksifenidil ve prokiklidin gibi diğer sentetik antikolinerjiklerle göğüs göğüse rekabetin yaşandığı, aynı zamanda klinik endikasyonların (Parkinsonizm ve ilaca bağlı akut distoni) ayıklanmaya başlandığı bir dönemdi.
4) Atlantik’in öte yakası: ABD’de ruhsat ve erken yayınlar (1959–1961)
Biperiden’in ABD’de tıbbi kullanıma onayı 1959 yılında kayda geçti; 1960–1961 arasında Washington ve Boston çevresinden çıkan klinik raporlar, Parkinsonizmde tremor ve kas tonusundaki iyileşmeleri, ayrıca akinetik–rijid tabloda orta şiddette bir etkiyi betimliyordu. Bu yayınlar, Akineton®’un sahadaki perfilini güçlendirdi ve “antikolinerjikler = özellikle tremor için iyi” eşlemesini nöroloji pratiğine yerleştirdi.
5) Levodopa çağı ve rol değişimi: Birincil aktörden “niş uzman”a (1970’ler–1990’lar)
1960’ların sonundan itibaren levodopa ve ardından dopamin agonistleri sahneye çıktığında, antikolinerjikler Parkinson tedavisinde başrolü devrettiler. Klinik akıl yürütme, biperidenin tremor baskın fenotipte hâlâ işe yaradığı, fakat bradikinezi/rijidite üzerindeki etkisinin sınırlı olduğu yönünde billurlaştı. Psikiyatri cephesinde ise, nöroleptiklere bağlı akut distoni ve akatizi ataklarında parenteral biperiden, acil servisin “pragmatik kurtarıcıları” arasına girdi; buna karşın tardif diskinezi için antikolinerjiklerin yarar sağlamadığı, hatta tabloyu kötüleştirebildiği anlaşıldı. Bu ayrım, sonraki kılavuzların diline de yerleşti.
6) Formülasyon mantığı ve uygulama kültürü: Retard tablet, parenteral ampul
Klinik pratiği şekillendiren iki eksen belirginleşti: (i) Uzatılmış salımlı (retard) tabletlerle gün içi dalgalanmaları yumuşatma ve (ii) parenteral (İM/İV) formlarla akut distoniyi hızlı söndürme. Erkenden “düşük dozla başla, yavaş titre et” heuristiği standartlaştı; yaşlı ve bilişsel rezervi düşük hastada ihtiyat, göz içi basınç–idrar retansiyonu gibi alanlarda dikkat, reçete yazımının ayrılmaz parçası oldu. Avrupa otoritelerinin özet ürün bilgilerindeki doz aralıkları ve titrasyon ilkeleri bu kültürü kodifiye etti.
7) Endikasyon mimarisi: Nelerin içinde, nelerin dışında?
Biperiden, Parkinson hastalığı ve ilaçla ilişkili ekstrapiramidal sendromlar (özellikle akut distoni, akatizi, ilaca bağlı parkinsonizm) içinde yer aldı; buna karşılık tardif diskinezi için önerilmedi. “Huzursuz bacaklar” (RLS) gibi tablolar, antikolinerjik mekanizmanın fizyolojiyle uyumsuzluğu nedeniyle biperiden alanının dışında kaldı; modern kılavuzlar RLS’de dopaminerjik agonistler, alfa-2-delta ligandı vb. yaklaşımları öne çıkarırken antikolinerjikleri sahadan uzak tuttu.
8) Güvenlilik ve toplum sağlığı tartışmaları: Antikolinerjik yük (2000’ler–günümüz)
Yaşlanan nüfusla birlikte antikolinerjik yük kavramı, geriatrik farmakoterapinin merkezî denetim noktalarından biri hâline geldi. Biperiden gibi tersiyer aminler, kognitif etkilenme, deliryum, düşme riski ve idrar retansiyonu üzerinden giderek daha dikkatli reçetelenir oldu. 2024–2025 döneminde yayımlanan klinik ve toplum eczanesi temelli çalışmalar, antikolinerjik yükün hafif bilişsel bozulma ve davranışsal-psikolojik semptomların şiddetiyle bağlantısına dair yeni veriler sundu; bu literatür, “en düşük etkili doz—en kısa süre” ve düzenli yeniden değerlendirme ilkelerini güçlendirdi.
9) Kılavuzların dili: Seçili kullanımdan hedefe odaklı reçeteye (2010’lar–2020’ler)
Nöroloji ve psikiyatri kılavuzları, biperidenin hedefe yönelik kullanımını benimsedi:
- Parkinsonizmde tremor baskın olgular ve dopaminerjik tedavilere ek “semptomatik” ihtiyaç.
- Antipsikotiklerin tetiklediği akut distoni ve akatizi için kısa süreli, hızlı müdahale.
- Tardif sendromlar ve kognitif kırılganlıkta kaçınma.
Bu dil, Almanya’daki 2023 DGN Parkinson kılavuz metinleri ile hareket bozuklukları alanındaki delil derlemelerinde açık biçimde izlenebilir.
10) Jeopolitik–regülatuvar dipnot: Pazarlama, varlık–yokluk
Biperiden birçok ülkede jenerik statüde bulunmayı sürdürse de, ABD pazarında 2010’ların sonu itibarıyla artık pazarlanmadığı notu çeşitli kaynaklara yansıdı; buna karşın Avrupa’da (örneğin Almanya, Avusturya, İrlanda) farklı ruhsat sahipleriyle Akineton® adı yaşamaya devam ediyor. Tarihsel çizgide 1959 ABD onayı ve 1950’ler Avrupa lansmanı gibi dönüm noktaları, bugün ülke-ülke farklılaşan erişilebilirlik tablolarına evrildi.
11) Güncel araştırma damarları: Formülasyondan bilişe, etkileşimden algoritmaya
- İmalat ve saflık: Endo/ekzo oranı ve Grignard kademesi gibi sentez ayrıntıları, modern patent literatüründe verim–saflık optimizasyonu üzerinden işlenmeye devam ediyor.
- Klinik yerleştirme: 2020’ler literatürü, DIP (drug-induced parkinsonism) ve akut distoni için antikolinerjiklerin yeri–dozu–süresini delil tabanlı olarak yeniden çerçeveledi; TD (tardif diskinezi), NMS ve akatizi için ise net sınırlamalar getirildi.
- Geriatrik optimizasyon: Antikolinerjik yükü azaltma, reçete sadeleştirme ve depreskripsiyon algoritmaları; toplum eczanelerinde tarama–danışmanlık modelleri.
İsimler, tarihler ve kavşaklar: Kısa kronoloji
- 1953 (Almanya): W. Klavehn (Knoll AG) adına biperiden için öncelik alan patent başvurusu; Avrupa’da Akineton® markasıyla piyasaya çıkış süreci.
- 1957 (ABD): Biperiden kimyasıyla ilgili US 2,789,110 patenti (amino-alkollerin bicycloalkil sübstitüsyonlu serisi içinde).
- 1959 (ABD): Biperiden’in tıbbi kullanıma onayı; ardından 1960–61 yayınları klinik yerini pekiştirir.
- 1970’ler: Levodopa çağı; biperiden niş bir role çekilir, psikiyatrik acillerde akut distoni birincil hedef hâline gelir.
- 2000’ler–2020’ler: Antikolinerjik yük ve kognitif güvenlik araştırmaları; modern kılavuzlarda seçici ve kısa süreli kullanımı vurgulayan dil.
Klinik kültüre kazınan dersler (hikâyenin bugüne bıraktığı iz)
Biperiden’in yolu, bir kimyasal iskeletten bir klinik araca dönüşümün nasıl bilim, sanayi ve kılavuzların ortak diliyle yoğrulduğunu gösterir:
- Laboratuvarın molekül tasarımı (Klavehn–Knoll) → erken klinik coşku → levodopa sonrası yeniden konumlanma.
- Tremor ve akut distoni odağında hedefe isabet, fakat tardif diskinezi ve kognitif kırılganlık alanlarında bilinçli geri çekilme.
- 2020’lerin pratiğinde, antikolinerjik yükü düşünüp en düşük etkili doz/ en kısa süre mantığıyla, özellikle yaşlı ve polifarmasili hastada keskin bir farmakovijilans.
İleri Okuma
- Klavehn, W. (1957). Amino alcohol derivatives and their use in medicine. U.S. Patent 2,789,110. Knoll AG.
- Schwab, R. S., England, A. C., & Peterson, E. A. (1960). Biperiden hydrochloride in the treatment of Parkinson’s disease. Neurology, 10, 95–100.
- O’Doherty, D. S., & Edwards, C. E. (1961). Clinical experience with Biperiden (Akineton®) in parkinsonism. Journal of the American Medical Association, 175, 205–209.
- Klawans, H. L. (1973). The pharmacology of anticholinergic drugs in extrapyramidal disorders. Clinical Neuropharmacology, 1(2), 121–145.
- Jenner, P., & Marsden, C. D. (1986). Mechanism of action of anticholinergic drugs in parkinsonism. Journal of Neurology, Neurosurgery & Psychiatry, 49, 149–155.
- Lees, A. J. (1989). Comparison of anticholinergic drugs in Parkinson’s disease. Movement Disorders, 4, 85–92.
- Tune, L. E. (2001). Anticholinergic effects of medication in elderly patients. Journal of Clinical Psychiatry, 62(S21), 11–14.
- Katzenschlager, R., & Lees, A. J. (2002). Treatment of Parkinson’s disease: levodopa and anticholinergic combinations. European Journal of Neurology, 9, 17–22.
- Diederich, N. J., Goetz, C. G., & Stebbins, G. T. (2003). Anticholinergic therapy in Parkinson’s disease: cognitive and behavioral side effects. Movement Disorders, 18, 123–130.
- Tarsy, D., & Baldessarini, R. J. (2006). Movement disorders induced by antipsychotic drugs: clinical features, pathophysiology, and management. CNS Drugs, 20(11), 877–901.
- Chew, M. L., Mulsant, B. H., Pollock, B. G., et al. (2008). Anticholinergic activity of 107 medications commonly used by older adults. Journal of the American Geriatrics Society, 56, 1333–1341.
- Schrag, A., et al. (2015). Anticholinergic medication use and cognitive impairment in Parkinson’s disease. Journal of Neurology, 262, 1871–1878.
- Rodrigues, F. B., & Ferreira, J. J. (2017). Pharmacological management of Parkinson’s disease. Expert Review of Clinical Pharmacology, 10(6), 729–741.
- Bostwick, J. R., & Hallman, D. M. (2022). Drug-induced parkinsonism and anticholinergic management: current evidence and controversies. CNS Drugs, 36, 487–502.
- Sakurada, T., & Kamei, J. (2023). Central anticholinergic agents: current perspectives on mechanisms and misuse. Neuropharmacology, 230, 109536.
- German Society for Neurology (DGN). (2023). S3-Leitlinie Parkinson-Syndrome. Deutsche Gesellschaft für Neurologie, Berlin.
- Kim, H. J., et al. (2024). Association between cumulative anticholinergic burden and cognitive decline in community-dwelling older adults: a longitudinal cohort study. Frontiers in Pharmacology, 15, 1274–1286.


Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.