Neonatal lupus eritematoz (NLE)

Sinonim: Neonatal lupus erythematodes, neonatales Lupus-Syndrom (NLS), Lupus neonatale, Lupus neonatorum, Neugeborenenlupus, kongenitaler Lupus. Lupus eritematozlu annelerin çocuklarında görülen tipik deri döküntüleri ve kan sayımındaki değişikliklerle karakterize edilen hastalıktır.   1)Epidemiyoloji Eğer Annede SSA(Ro), SSB(La) Antikorları mevcutsa, %5 ihtimalle plezanta üzerinden bebeğe geçerek hastalığa sebep olurlar. Olasılık hamileleik sayısıyla doğru orantılıdır. Hastalığa maruz kalan bebeklerin … Devamını oku

Baş çevresi

Sinonim: Head circumference, Kopfumfang. Kulakların az, kaşların ise biraz üzerinden olmak üzere kullanılan biometrik ölçümdür. Bebeklerde ve fetüs de gelişimi kontrol etmek için kullanılan bir parametredir. Bebeğin yaşı Ø erkeklerde baş çevresi (cm) Ø kızlarda baş çevresi (cm) 0 Ay 35,4 34,7 1 Ay 38 37,1 2 Ay 39,8 38 3 Ay 41,3 38,2 4 … Devamını oku

Respiratuvar Distres Sendromu (RDS)

Prematüre bebeklerde postnatal olarak ortaya çıkan ve sürfaktan eksikliği nedeniyle akciğerlerin olgunlaşmamasına dayanan bir akciğer hastalığıdır. ICD-10 kodu: P22.0 Yenidoğan solunum sıkıntısı sendromu Belirtiler Taşipne Burun kanatlarının genişlemesi, Ekspiratorik inlemeler, Siyanoz. RDS’nin belirtileri nelerdir? RDS’li bebekler bu belirtileri gösterebilir: Doğumdan çok kısa bir süre sonra hızlı nefes alma. Her nefeste hırıltılı “ugh” sesi. Dudakların, el … Devamını oku

Reye sendromu

Hastalık, yağ asidi ve karnitin metabolizması bozukluğu ile mitokondriyal fonksiyonu etkiler. Patofizyoloji ve klinik belirtiler, yağ asidi taşınması ve mitokondriyal oksidasyonun bir dizi kalıtsal metabolik bozukluğuna benzer (Doğuştan metabolizma hataları). Belirtiler ve şikayetler Hastalığın şiddeti büyük ölçüde değişmekle birlikte, iki aşamalı bir hastalık seyri ile karakterizedir. Başlangıçta viral bir enfeksiyon (üst solunum yolu enfeksiyonu veya … Devamını oku

Kızamıkçık

Togavirüsler (RNA virüsleri): Kızamıkçık virüsü, Rubella virüsünün sebep olduğu enfeksiyondur. Patojenler damlacık enfeksiyonu veya fetüse diaplasental yoluyla bulaşır. Kuluçka süresi yaklaşık 2-3 haftadır. Hasta, döküntü başlangıcından bir hafta önce ila bir hafta önce bulaşıcıdır. Özellikle anne hastalığı durumunda (rubella embriyo fetopatisi) hamileliğin ilk 3 ayında kızarıklıktan döküntü oluşumu ile genellikle embriyo ve fetus için yüksek … Devamını oku

İdiyopatik trombositopenik purpura

Sinonim: immün trombositopenik purpura, ICD10 Kodu: D69.3 Dalakta kan pulcuklarının parçalanması ile karakterize edilen oto bağışıklık hastalığıdır. (Bkz; İdiyopatik) (Bkz; trombosit-o-peni–k) (Bkz; purpura) Antitrombositik otoantikorlara bağlı trombosit ömrünün kısalmasına bağlı izole trombositopeni.  Trombositlere ve megakaryositlere karşı otoimmün reaksiyona bağlı kazanılmış bir trombositopenidir. Tanım olarak, trombosit sayısı tekrar tekrar 100.000 / µl’nin altında olmasıdır. Etkilenenler kanama … Devamını oku

Minimal Değişiklik Hastalığı

Sinonim: Minimal change Glomerulonephritis, MCGN, Lipoidnephrose. Özellikle çocukların böbreklerin yumak yapıda meydana gelen iltihaplanması ifade eder. Patologların uzun zaman boyunca biyopsi ile alınan böbrek örneklerini ışık mikroskopisi ile inceleyip, herhangi bir patolojik bulamadılar. Daha sonra elektron mikroskopu altında incelenen örneklerde epitel hücrelerin ayağımsı uzantılarında yayılmış değişikler gözlemnlenmiştir, bunun idrarla protein kaybına sebep olduğu saptanmış ve … Devamını oku

Çarpık ayak

Sinonim: Pes Ekinovarus, Yumru ayak, Clubfoot, Klumpfuß, Pes equinovarus, Pes varus, krummer Fuß. Doğuştan çarpık ayak (Latincesi; (Pes equinovarus et plantiflexus adductus congenitus)  bu hastalık grubunun en sık rastlanılan türüdür. Bebeklerin bir veya iki ayağının içeri doğru bakmasıyla karakterize edilir. (Bkz; Pes) (Bkz; equinovarus ) Bebeğin çarpık ayaklı olduğunu anlaşılır alaşılmaz tedaviye başlanılmalıdır, ilk haftalarında tedavi olması tavsiye edilir. Fransız ve ponseti metodları … Devamını oku

Çocukluk Dönemindeki Stres Beyni Erken Olgunlaştırıyor

Erken çocukluk döneminde yaşanan stres, ergenlik zamanlarında belirli beyin bölgelerinin daha hızlı olgunlaşmasına yol açıyor. Öte yandan, çocukluk döneminin daha sonraki evrelerinde deneyimlenen stres ise, ergen beyninde daha yavaş bir olgunlaşmaya yol açıyor. 1998 yılında, 1 yaşındaki 129 bebek ve onların ebeveynlerinden oluşan bir grup ilk kez teste tabi tutuldu. 20 yıllık bir sürenin ardından … Devamını oku