Katatonik şizofreni


ICD-10 Kodu: F20.2

Tanım ve Klinik Görünüm

Katatonik şizofreni, şizofreni spektrumunda yer alan, nadir fakat ağır seyreden bir alt tiptir. Özellikle psikomotor davranışlarda meydana gelen belirgin değişikliklerle karakterizedir. Klinik tablo, motor inhibisyon (katalepsi) ile motorik hiperaktivite (katatonik eksitasyon) arasında dalgalanma gösterebilir. Tanıda, şizofrenik psikotik semptomlar ile birlikte en az iki katatonik belirti bulunması esastır.

Başlıca Klinik Özellikler

1. Psikomotor Belirtiler

Katatonik şizofrenideki en belirgin bulgular psikomotor semptomlardır. Bunlar sıklıkla aşağıdaki biçimlerde gözlemlenir:

  • Katalepsi: Bireyin hareketsiz şekilde, genellikle tuhaf veya garip bir pozisyonda uzun süre kalması. Dışarıdan verilen pozisyonlar sabit şekilde korunabilir.
  • Flexibilitas cerea (Mum heykel pozisyonu): Hastanın ekstremiteleri pasif olarak bir pozisyona getirildiğinde, sanki balmumundan yapılmış gibi bu pozisyonu uzun süre muhafaza etmesi.
  • Stupor: Dış uyaranlara karşı belirgin bir tepkisizlik. Hasta çevresiyle iletişim kurmaz, hareket etmez, konuşmaz.
  • Katatonik eksitasyon: Ani ve kontrolsüz psikomotor ajitasyon; hasta aniden saldırgan veya taşkın davranışlar sergileyebilir.

2. Davranışsal ve Sözel Belirtiler

  • Mutizm: Konuşmanın tamamen ya da kısmen kaybı; hasta sesli iletişime girmez.
  • Negativizm: Aktif ya da pasif direnç gösterme; örneğin bir hareketin yapılması istendiğinde hasta karşı tepki verir veya tamamen tepki vermez.
  • Ekolali: Duyulan kelimelerin veya cümlelerin anlamsız biçimde tekrarlanması.
  • Ekopraksi: Gözlemlediği hareketlerin otomatik olarak tekrarlanması.
  • Yapmacıkçılık (Grimacing, mannerism): Aşırı teatral, abartılı veya anlamsız jest ve mimiklerle kendini gösterir.
  • Otomatizm: Otomatik davranışlar; dışsal bir amacı olmayan, tekrarlayıcı hareketler.
  • Raptus benzeri ataklar: Katatonik stupor hali, aniden şiddetli bir eksitasyon dönemine dönüşebilir. Bu sırada hasta kendine ya da çevresindekilere zarar verebilir.

3. Psikotik Özellikler

  • Halüsinasyonlar: Özellikle işitsel nitelikte, hasta gerçeklikle bağını kaybederek çeşitli sesler duyduğunu ifade edebilir.
  • Sanrılar: Genellikle rüya benzeri içerikte, büyüklük, kötülük görme ya da mistik temalar taşıyan inançlar.

Fizyolojik Bulgular ve Laboratuvar İzlemi

Katatonik durum sıklıkla sistemik fizyolojik değişikliklerle birlikte seyreder ve bu bulgular dikkatle izlenmelidir:

  • Hipertermi (Artmış vücut ısısı): Katatonik hastalarda termoregülasyon bozulabilir. Özellikle stupor dönemlerinde vücut sıcaklığı aşırı yükselebilir; bu durum hayatı tehdit edebilir.
  • Kreatin Kinaz (CK) Yüksekliği: Kas aktivitesine bağlı olarak serum CK seviyeleri ciddi düzeylerde artabilir. Bu durum rabdomiyoliz ve böbrek yetmezliği riskini artırır.

İzlem önerileri:

  • Düzenli vücut ısısı takibi
  • Yeterli hidrasyonun sağlanması
  • Serum CK düzeylerinin periyodik ölçümü

Ayırıcı Tanı

Katatonik belirtiler, sadece şizofreniye özgü değildir. Aşağıdaki durumlarda da benzer belirtiler görülebileceğinden, kapsamlı ayırıcı tanı yapılmalıdır:

  • Katatonik özellikli majör depresyon
  • Katatonik özellikli bipolar bozukluk
  • Otoimmün ensefalitler (örn. anti-NMDA-reseptör ensefaliti)
  • Nöroleptik malign sendrom (NMS)
  • Parkinsonizm ve bazı metabolik bozukluklar

Tedavi

Tedavi çok yönlüdür ve şiddete, eşlik eden psikotik bulgulara ve akut fizyolojik risklere bağlı olarak değişkenlik gösterir:

  • Benzodiazepinler (özellikle lorazepam), katatoninin akut semptomlarını hafifletmede ilk basamak tedavidir.
  • Elektrokonvülsif tedavi (EKT), lorazepam tedavisine dirençli katatonide oldukça etkilidir.
  • Antipsikotikler dikkatli kullanılmalı; bazı durumlarda katatoniyi kötüleştirebilir veya NMS’ye yol açabilir.

Keşif

1. Karl Ludwig Kahlbaum (1828–1899) – 1874

Katatonik sendromun tarihsel olarak ilk sistematik tanımı Kahlbaum tarafından yapılmıştır. Kahlbaum, 1874 yılında yayımladığı eseri:

“Die Katatonie oder das Spannungsirresein: Eine klinische Form psychischer Krankheit” (Katatoni veya Gerilim Deliliği: Ruhsal Hastalıkların Klinik Bir Formu)

adlı kitabında, katatoniyi başlı başına özgül bir psikiyatrik bozukluk olarak tanımlamıştır. Bu klinik tabloyu; motorik anormallikler, afektif bozukluklar ve psikotik semptomlarla birlikte seyreden ilerleyici bir hastalık süreci olarak ele almıştır.

Kahlbaum’a göre katatoni, belirli bir psikotik bozukluğun parçası olmaktan ziyade, tek başına bir psikiyatrik hastalık formudur. Ancak bu görüş daha sonra değişmiştir.

2. Emil Kraepelin (1856–1926) – 1899

Kahlbaum’un öğrencisi olan Kraepelin, katatoniyi şizofreni spektrumuna dahil ederek bugünkü anlamda katatonik şizofreni kavramının temelini atmıştır. 1899’da yayımladığı sınıflandırmasında “katatoniyi”, “hebefreni” ve “paranoid form” ile birlikte “dementia praecox” başlığı altında bir araya getirmiştir.

Böylece katatoni, artık birincil bir hastalık değil, şizofreni adı verilen geniş bir psikiyatrik bozukluklar spektrumunun alt tipi olarak görülmeye başlanmıştır. Kraepelin’in çalışmaları, günümüz psikiyatrik sınıflandırmalarının temelini oluşturur.

3. Eugen Bleuler (1857–1939) – 1911

Kraepelin’in “dementia praecox” terimine karşılık olarak “şizofreni” kavramını geliştiren İsviçreli psikiyatr Eugen Bleuler, 1911 tarihli klasik eseri “Dementia Praecox oder Gruppe der Schizophrenien” adlı kitabında katatoniyi, şizofreninin temel alt tiplerinden biri olarak yeniden tanımlamıştır.

Bleuler’e göre katatoni, şizofreninin davranışsal, bilişsel ve afektif bölünmelerini (spaltung) yansıtan bir formudur. Bu tanımlama, DSM ve ICD sistemlerindeki sınıflandırmaların temelini oluşturmuştur.


Modern Tanımlama ve Sınıflandırma

  • DSM-IV ve DSM-5’te katatonik özellikler, hem şizofreni hem de affektif bozukluklar içinde tanımlanabilen bir semptom kümesi olarak yer almıştır.
  • ICD-10 sınıflandırmasında (1992), katatonik şizofreni bağımsız bir tanı kategorisi olarak F20.2 kodu altında yer almaktadır.
  • ICD-11 ile birlikte (2022 itibariyle), katatoni artık yalnızca şizofreniyle sınırlı görülmemekte; katatonik bozukluk farklı psikiyatrik ve tıbbi durumlarla ilişkili, ayrı bir tanı olarak yeniden ele alınmaktadır.



İleri Okuma
  1. Kahlbaum, K. L. (1874). Die Katatonie oder das Spannungsirresein. Hirschwald, Berlin.
  2. Kraepelin, E. (1899). Psychiatrie: Ein Lehrbuch für Studirende und Aerzte (6. Aufl.). Barth, Leipzig.
  3. Bleuler, E. (1911). Dementia Praecox oder Gruppe der Schizophrenien. Deuticke, Leipzig und Wien.
  4. American Psychiatric Association (1994). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (DSM-IV).
  5. World Health Organization (1992). International Classification of Diseases, 10th Revision (ICD-10).
  6. Fink, M. (1999). Catatonia: A Clinician’s Guide to Diagnosis and Treatment. Cambridge University Press.
  7. Taylor, M. A., & Fink, M. (2003). Catatonia in psychiatric classification: a home of its own. American Journal of Psychiatry, 160(7), 1233–1241.
  8. Peralta, V., & Cuesta, M. J. (2005). Motor features in psychotic disorders. I. Factor structure and clinical correlates. Schizophrenia Research, 73(2-3), 183–192.
  9. American Psychiatric Association (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (DSM-5).
  10. Sienaert, P., Dhossche, D. M., Vancampfort, D., De Hert, M., & Gazdag, G. (2014). A clinical review of the treatment of catatonia. Frontiers in Psychiatry, 5, 181.
  11. Takahashi, T., Suzuki, M. (2019). Brain structure and catatonia in schizophrenia spectrum disorders: A neuroimaging perspective. Schizophrenia Research: Cognition, 16, 7–13.
  12. World Health Organization (2022). International Classification of Diseases, 11th Revision (ICD-11).