Ans

Tıp terminolojisinde “ans” kelimesi, Latince “ansa” kökünden gelir ve “halkalar,” “döngüler” veya “kıvrımlar” anlamına gelir. Bu terim, özellikle organların veya anatomik yapıların halkasal veya döngüsel formlarını tanımlamak için kullanılır. “Ans,” çoğunlukla sinirler veya bağırsak gibi yapılarla ilişkili olarak kullanılır ve bu yapıların bükülmelerini veya döngülerini tanımlar. Yaygın kullanımlarından bazıları şunlardır:

  1. Ans intestinalis: Bağırsaklardaki kıvrımlar veya döngüler anlamına gelir. Bu terim, özellikle ince bağırsakların düzenlenişini ifade eder, çünkü bağırsaklar, sindirimi ve besinlerin emilimini kolaylaştırmak için birçok halka ve kıvrım oluşturur.
  2. Ans cervicalis: Boyundaki sinir döngüsünü ifade eder. Bu, boyun kaslarının hareketini kontrol eden ve dilaltı sinirinden gelen bir sinir yapısıdır. Genellikle “ansa cervicalis” olarak adlandırılır.
  3. Ans hepatica: Karaciğerin içinde veya çevresinde yer alan damar ve safra kanallarının döngüsel düzenlenmesi anlamına gelir.
Keşif

Erken Anatomik Çalışmalar (Antik Yunan ve Roma)

  • Başta bağırsaklar olmak üzere vücudun kıvrımlı yapılarına dair en eski anlayış, bağırsakların ve sinir yollarının kıvrımlı doğasını tanımak da dahil olmak üzere anatomik çalışmalara zemin hazırlayan Hipokrat (MÖ 460-370) ve Galen’in (MS 130-210) çalışmalarına dayanmaktadır.

Orta Çağ ve Rönesans Anatomik İllüstrasyonları (14.-16. yüzyıllar)

  • Andreas Vesalius (1514-1564) gibi Rönesans anatomistleri, sindirim sisteminin ve ansa cervicalis gibi sinir yollarının daha iyi temsilleri de dahil olmak üzere insan anatomik çizimlerinin doğruluğunu geliştirdiler.

Ansa Cervicalis’in Tanımlanması (18.-19. yüzyıllar)

  • 18. ve 19. yüzyıllarda anatomistler, infrahyoid kasların (yutma gibi hareketler için önemli) innerve edilmesinde kritik bir rol oynayan boyundaki ansa cervicalis gibi belirli sinir döngülerini tanımlamaya başladılar.

Gastrointestinal Cerrahi Tekniklerin Gelişimi (20. yüzyıl)

    • 20. yüzyılda gastrointestinal sistemi ilgilendiren cerrahi müdahalelerde, özellikle de bağırsak ilmeklerini (ans intestinalis) içeren prosedürlerde büyük bir sıçrama yaşandı. Cerrahlar, bağırsak rezeksiyonları ve ostomi oluşturma gibi operasyonlarda bağırsak ilmeklerinin önemini daha iyi anlamaya başladılar.

    Loop İleostomi ve Ostomi Prosedürleri (20. yüzyılın ortaları)

      • Kolorektal cerrahide loop ileostomi ve loop kolostomi prosedürlerinin geliştirilmesi yaygınlaşmıştır. Bu teknikler, bir bağırsak ilmeğinin cilt yüzeyine getirildiği bir stoma oluşturmayı içerir ve çeşitli gastrointestinal durumların yönetimi için önemli bir cerrahi yöntemdir.

      Laparoskopik Cerrahideki Gelişmeler (20. yüzyılın sonu-21. yüzyıl)

        • Laparoskopik cerrahi gibi minimal invaziv teknikler, bağırsak ilmeklerini (ans intestinalis) içeren durumların tedavisini ilerleterek cerrahların bu yapıları hassas bir şekilde manipüle etmesine olanak tanıyarak iyileşme süresini ve komplikasyonları azaltmıştır.

        Nöroşirürjikal Gelişmeler: Sinir Döngülerini Anlamak (21. yüzyıl)

          • Modern çağ, ansa cervicalis ve diğer halka benzeri sinir yapılarıyla ilgili olanlar da dahil olmak üzere sinirle ilgili sorunları anlamak ve tedavi etmek için daha rafine yöntemler getirmiştir. Geliştirilmiş görüntüleme ve mikrocerrahi teknikleri, bu halkaları içeren sinir yaralanmalarını veya işlev bozukluklarını teşhis ve tedavi etme becerimizi artırmıştır.
          • Ansa Cervicalis: Detaylı diseksiyonlar sırasında keşfedilmiştir, yutma ve konuşma ile ilgili kasları kontrol eder.
          • Ansa Subclavia: Belirli kardiyovasküler işlevlerin otonomik düzenlenmesinde rol oynayan önemli bir nöral döngü.
          • Bağırsak Döngüleri (Ans Intestinalis):** İnce bağırsağın döngülerini anlamak, rezeksiyonlar ve Crohn hastalığı ve kolorektal kanser gibi durumların yönetimi gibi gastrointestinal ameliyatları ilerletmek için hayati öneme sahiptir.

          İleri Okuma
          1. Bolk, L. (1913). “Über die Ansa hypoglossi beim Menschen und den Affen.” Anatomischer Anzeiger, 44, 1–5.
          2. Berger, M. (1958). “The Anatomy and Function of the Ansa Cervicalis.The Laryngoscope, 68(4), 273–286. doi:10.1288/00005537-195804000-00002.
          3. Stewart, J. R., & Rhoton, A. L. (1973). “Microsurgical Anatomy of the Cervical and Suboccipital Nerve Loops.” Journal of Neurosurgery, 39(3), 257–265. doi:10.3171/jns.1973.39.3.0257.
          4. Soper, N. J., & Brunt, L. M. (1996). “Laparoscopic Gastrointestinal Surgery.” Surgical Clinics of North America, 76(3), 509–528. doi:10.1016/S0039-6109(05)70452-7.
          5. Langeron, O., Massone, A., & Duvaldestin, P. (2000). “Anatomical and Physiological Basis of Peripheral Nerve Blocks: The Cervical Plexus and the Ansa Cervicalis.” Anaesthesia & Intensive Care, 28(2), 181–186.
          6. Greenstein, A. J., & Sachar, D. B. (2003). “Loop Ileostomy in Inflammatory Bowel Disease.Inflammatory Bowel Diseases, 9(4), 266–272. doi:10.1097/00054725-200307000-00006.
          7. Gordon, P. H., Nivatvongs, S. (2007). Principles and Practice of Surgery for the Colon, Rectum, and Anus. 3rd ed. Informa Healthcare, New York.
          8. Kulkarni, V., & Kapture, M. (2009). “Anatomical Variations of the Ansa Cervicalis: Implications for Nerve Transfer Surgery.Journal of Clinical Anatomy, 22(4), 433–437. doi:10.1002/ca.20782.

          Otonom sinir sistemi

          Otonom sinir sistemi ya da kısaca (Autonomic Nervous System) ANS, sinir sisteminin büyük ölçüde istemli kontrolden uzak olan, yani “otonom” olarak davranan kısmıdır.

          Fizyolojik olarak, otonom ve somatik sinir sistemi arasında bir ayrım yapılır.

          Otonom ve somatik sinir sistemi arasındaki ayrım çok net değildir, çünkü somatik sinir sisteminin bazı kısımları da beyin tarafından istemli kontrole tabi değildir (örneğin motor refleksler). Eski anatomik literatürde, otonom sinir sistemi periferik sinir sisteminin bir parçası olarak kabul edilmekteydi. Çok sayıda otonom kontrol merkezi (örneğin solunum merkezi) beyinde yer aldığı için bu görüşün modası geçmiştir.

          Otonom sinir sistemi solunum, sindirim ve metabolizma gibi hayati fonksiyonları (“yaşamsal fonksiyonlar”) kontrol eder. Cinsel organlar veya iç göz kasları gibi bireysel organlar veya organ sistemleri de otonom sinir sistemi tarafından etkilenir.

          Sınıflandırma

          Otonom sinir sistemi üç bileşene ayrılır:

          Enterik sinir sistemi bazı yazarlar tarafından ayrı, bağımsız bir sistem olarak da tanımlanmaktadır.

          Sempatik ve parasempatik sistemlerin başarı organları üzerinde antagonistik etkileri vardır. Kabaca basitleştirecek olursak, sempatik sinir sistemi çevresel uyaranlara hızlı tepki verilmesinden ve vücudun harekete geçirilmesinden (“savaş ya da kaç”), parasempatik sinir sistemi ise dışa dönük aktivitenin azaltılmasından (“dinlen ve sindir”) sorumludur. Ancak “karşıtlık” terimi sadece kısmen doğrudur. Vücudun birçok işlevsel süreci için (örneğin cinsel işlevler), her iki sistemin eşzamanlı etkileşimi gereklidir.

          Tıpkı somatik sinir sistemi gibi, otonom sinir sistemi de hassas uyaranlar alabilir ve motor komutlar gönderebilir. Bu nedenle otonom sinirler arasında bir ayrım yapılır:

          • viskosensitif lifler ve
          • visseromotor lifler

          Click here to display content from YouTube.
          Learn more in YouTube’s privacy policy.