Hamilelikte Saç Kesimi Hakkındaki Gerçekler

  • Saçınızı kestirmek bebeğinizin ince telli saçlara sahip olmasına neden olur. Bu doğru değildir. Bebeğinizin saçının kalınlığı, hamilelik sırasında saçınızı kestirip kestirmemenize göre değil, genetiğe göre belirlenir.
  • Saçınızı kestirmek bebeğinizin daha az saça sahip olmasına neden olur. Bu da doğru değildir. Bebeğinizin saç miktarı da genetik olarak belirlenir, hamilelik sırasında saçınızı kesip kesmemenize göre değil.
  • Saçınızı kestirmek bebeğinizin saçının daha yavaş uzamasına neden olur. Bu doğru değildir. Saç büyümesi genetik, hormonlar ve beslenme dahil olmak üzere bir dizi faktör tarafından belirlenir. Saçınızı kestirmeniz bebeğinizin saçının uzama hızını etkilemeyecektir.
  • Saçınızı kestirmek bebeğinizi hasta eder. Bu doğru değildir. Hamilelik sırasında saçınızı kesmenin bebeğinizi hasta edebileceği iddiasını destekleyen hiçbir kanıt yoktur.

Bunların sadece efsane olduğunu unutmamak önemlidir. Hiçbirini destekleyen bilimsel bir kanıt yoktur. Hamilelik sırasında saçınızı kestirmek istiyorsanız, bunu yapmamanız için hiçbir neden yoktur. Bebeğinize zarar vermeyecektir.

İşte hamilelik sırasında güvenli ve rahat bir saç kesimi için bazı ipuçları:

  • Saygın bir salon seçin. Seçtiğiniz salonun temiz ve bakımlı olduğundan emin olun.
  • Kuaförünüze hamile olduğunuzu söyleyin. Bu, saçınızı yıkarken, keserken ve şekillendirirken özel bir özen göstermelerini sağlayacaktır.
  • Sert kimyasallardan kaçının. Saçınızı boyatmayı planlıyorsanız, amonyak veya diğer sert kimyasallar içermeyen doğal veya yarı kalıcı bir boya seçin.
  • Biraz rahatsızlığa hazırlıklı olun. Saçlarınız hamilelik sırasında ısıya ve şekillendirici aletlere karşı daha hassas olabilir. Herhangi bir rahatsızlık hissederseniz, stilistinize bildirin; sıcaklığı veya tekniği ayarlayabilir.
  • Hamilelik sırasında saçınızı kestirmek kendinizi yenilenmiş ve özgüvenli hissetmeniz için harika bir yol olabilir. Bu ipuçlarını takip ederek güvenli ve keyifli bir deneyim yaşamanızı sağlayabilirsiniz.

Hamilelik sırasında saç kesimi ile ilgili mitlerin toplumda oluşmasının birkaç nedeni vardır.

  • Bilimin yanlış anlaşılması. Geçmişte insanlar vücudun nasıl çalıştığına dair iyi bir anlayışa sahip değildi. Bu durum, hamilelik sırasında saç kesmenin bebeğe zarar verebileceği efsanesi de dahil olmak üzere hamilelikle ilgili birçok efsanenin gelişmesine yol açmıştır.
  • Kültürel inançlar. Bazı kültürlerde saç, güç ve kudretin sembolü olarak görülür. Hamilelik sırasında saç kesmek zayıflık veya kırılganlık işareti olarak görülebilir.
  • Batıl inançlar. Bazı insanlar saç kesmek gibi belirli şeylerin kötü şans getirebileceğine inanır. Bu inanç, hamilelik sırasında saç kesmenin bebeğe zarar verebileceği efsanesinin gelişmesine yol açmış olabilir.

Bunların sadece efsane olduğunu unutmamak önemlidir. Hiçbirini destekleyen bilimsel bir kanıt yoktur. Hamilelik sırasında saçınızı kestirmek istiyorsanız, bunu yapmamanız için hiçbir neden yoktur. Bebeğinize zarar vermeyecektir.

İşte hamilelik ve doğumla ilgili efsanelerin bu kadar ısrarcı olmasının nedenlerinden bazıları:

  • Genellikle nesilden nesile aktarılırlar. Anneler, büyükanneler ve diğer kadın akrabalar genellikle kızları ve torunları ile hamilelik ve doğum hakkında hikayeler ve tavsiyeler paylaşırlar. Bu hikayeler uzun yıllar boyunca aktarılan efsaneler ve yanlış anlamalar içerebilir.
  • Bunlar rahatlatıcı olabilir. Bazı insanlar hamilelik ve doğumla ilgili mitlere inanarak teselli bulurlar. Örneğin, bazı insanlar hamilelik sırasında turşu ve dondurma yemekle ilgili kocakarı masalının sağlıklı bir bebek sahibi olmaya yardımcı olacağına inanmaktadır. Bu inancı destekleyen hiçbir bilimsel kanıt olmasa da, sağlıklı bir hamilelik geçirmeye yardımcı olmak için yapabileceğiniz bir şey olduğuna inanmak rahatlatıcı olabilir.
  • Çürütülmeleri zor olabilir. Hamilelik ve doğumla ilgili birçok efsaneyi çürütmek zordur. Örneğin, hamilelik sırasında saçınızı kesmenin bebeğinizin saç kalınlığını veya miktarını etkileyip etkilemeyeceğini kesin olarak bilmenin bir yolu yoktur. Bu durum, aksi yöndeki bilimsel kanıtlar karşısında bile insanların bu mitlere inanmaya devam etmesini kolaylaştırmaktadır.
  • Bakımınız hakkında bilinçli kararlar verebilmeniz için hamilelik ve doğum hakkındaki mitlerin farkında olmanız önemlidir. Herhangi bir sorunuz veya endişeniz varsa, doktorunuzla konuştuğunuzdan emin olun.

Click here to display content from YouTube.
Learn more in YouTube’s privacy policy.

Rahimdeki Bebeklerin Sigara Kullanan Annelerine Tepkileri

Mit 1: “Abartılacak bir şey yok ! Benim anne-babam da bana hamile iken sigara kullanıyormuş.”

Gerçek: Anne ve babanız aldığı riskin farkında değilmiş. Bebek ölümlerinin %40’nda (büyük bir oran, neredeyse yarı yarıya) hamilelik sırasında sigara kullanımının sebep olduğu düşünülüyor. Hamilelik sırasında sigara kullanımı düşük yapma ve premature doğum riskini artırıyor.

Mit 2: “Sigarayı bırakırsam daha stresli olurum, bu da bebeğimi daha fazla etkiler.”

Gerçek: Araştırmalara göre; sigarayı bırakmanın getirdiği stres, fetusun sağlığını sigara kullanımı kadar fazla etkilemiyor.

Mit 3: “Zaten hafif (light) sigara kullanıyorum. Bu daha güvenli.”

Gerçek: Öncelikle light sigaralar daha güvenli değildir. Pazarlamacının ne söylediğinin hiçbir öneminin olmamasıyla birlikte (nihayetinde kapitalist; hiçbir kapitalist kârına verdiği önemi insan sağlığına vermez); normal, light ya da süper-light sigara kullanımı da bebeğinize çokça zarar verir.

Karbonmonoksit (CO) yanma reaksiyonu sonucu ortaya çıkan zehirli bir gazdır. Bu gazı direkt olarak göremez ve koklayamazsınız, ancak sigara dumanında, gaz kazanlarında ve araçların egzos gazlarında bolca bulunur.

Nefes aldığınızda, CO ve oksijen ciğerleriniz vasıtasıyla kan damarlarınıza taşınır. Karbonmonoksit gazı kırmızı kan hücrelerinizdeki hemoglobine oksijenden 200 kat daha hızlı bir şekilde bağlanabilme özelliğindedir. Bu durum kırmızı kan hücrelerinizin vücudunuza ve bebeğinize oksijen taşımasını engeller.

Bebeğiniz her şeyde size bağımlıdır. Vücudunuza aldığınız her şey onu etkiler. Oksijen ve besin maddeleri; plasentanızdan bebeğinizin kan damarlarına taşındığı gibi, aldığınız bazı toksinler de aynı yol ile bebeğinizin kan dolaşımına katılır.

Yeni yapılan bir araştırma, hamile kadınlarda sigara kullanımının zararlı etkilerine daha fazla ışık tutuyor. 4D ultrasonla yapılan taramalarda, rahimdeki fetusun minik hareketleri gözlemlendi.

Fetuslar geliştikçe, genellikle ağızlarını hareket ettirirler ve kendilerine dokunurlar ve  kollarını kontrol edebilme yetisi kazanırlar. Bebeklerin büyümesini gözlemleme ile bilimciler rahimdeki fetusun dakika düzeyindeki hareketlerinin değerlendirilmesiyle potansiyel problemlerin saptanabileceğine inanıyorlar. Araştırmanın hamile kadınları sigara içme alışkanlığına son vermeleri noktasında tetikleyici olacağı ümit ediliyor.

Yukarıdaki görüntü grubu sigara kullanan annenin rahmindeki fetusu gösteriyor. Aşağıdaki görüntü grubu ise hamilelik sırasında sigara kullanmayan annenin rahmindeki fetusun görüntüsü.
Yukarıdaki görüntü grubu sigara kullanan annenin rahmindeki fetusu gösteriyor. Aşağıdaki görüntü grubu ise hamilelik sırasında sigara kullanmayan annenin rahmindeki fetusun görüntüsü.

Dr. Nadja Reissland, 20 anne adayının hareketli 4D ultrason taramaları üzerinde çalıştı. Anne adaylarının sigara kullanan dördünde, fetusun gelişiminin 24., 28., 32. ve 36. haftalarında binlerce minik hareketi kaydedildi.Middlesbrough ‘da James Cook University Hospital ‘da yapılan çalışmada, hamileliği sürecinde sigara kullanan bu dört anne adayının rahimlerindeki bebeklerin yüzlerine daha sık dokundukları görüldü.

Dr. Reissland’in sonuçları –kendisi çalışmayı daha geniş bir örneklemde tekrarlamayı umuyor– sigara kullanan annelerin bebeklerinin merkezi sinir sistemi gelişimini yavaşlatabileceğini ortaya çıkardı.

Dr. Reissland; bu bulguların doğrulanabilmesi için, annenin stres durumu ve sigara kullanma bağlantısını da içeren daha spesifik etkilerin araştırılması için daha geniş ölçekli bir araştırmaya ihtiyaç olduğunu söylüyor.

Her ne kadar gebelik sürecinde sigara kullanan anne sayısının geçen yıl toplanan verilere göre sürekli düşüşte olmasına rağmen, anne adaylarının %12′si sigara kullanımına hala devam ediyorlar. Araştırma; sigara kullanan hamile annelerin doğacak çocuklarının kalplerine zarar verme riski taşıdıklarını ve aynı zamanda da düşük yapma ve erken doğum riskini de arttırabildiğini ortaya koydu.

Fetus gelişim uzmanı olan Dr. Reissland, sigara kullanan annelerin korkuya kapılmamalarını bunun yerine onları sigarayı bırakmaları için yardım almaya çağırdığını söylüyor.

Aşağıdaki linkten orijinal çalışmaya ulaşabilir, .pdf olarak indirebilirsiniz.


Orijinal Araştırma: Bilimfili, http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/apa.13001/abstract