Mean Corpuscular Hemoglobin (MCH)


Ortalama Korpüsküler Hemoglobin (MCH), bir eritrosit (alyuvar) başına düşen mutlak hemoglobin (Hb) miktarını ifade eden bir hematolojik parametredir. MCH, eritrosit indeksleri olarak bilinen ölçütler arasında yer alır ve eritrositlerin hemoglobin taşıma kapasitesini kantitatif olarak değerlendirir. Bu parametre, özellikle anemi türlerinin ayırt edilmesi ve hematopoetik sistemin değerlendirilmesi açısından önemli bir tanısal araçtır.

1. Tanım ve Hesaplama Yöntemi

MCH, geleneksel olarak aşağıdaki matematiksel formül ile hesaplanır:

MCH (pg)=Hemoglobin konsantrasyonu (g/L) / Eritrosit sayısı (x10¹²/L)

Bu formülde:

  • Hemoglobin (Hb): Kanın bir litre plazmasındaki toplam hemoglobin miktarını ifade eder.
  • Eritrosit sayısı (RBC): Bir litre kanda bulunan toplam eritrosit (alyuvar) sayısını ifade eder.

Elde edilen sonuç, pikogram (pg) cinsinden ifade edilir. Bir pikogram, 10⁻¹² gram’a eşittir. Bu nedenle, MCH değeri doğrudan her bir eritrositin taşıdığı hemoglobin kütlesini temsil eder.

2. Güncel Ölçüm Teknikleri

Her ne kadar yukarıda belirtilen hesaplama formülü halen teorik önem taşısa da, modern hematoloji laboratuvarlarında kullanılan tam kan sayımı (CBC) cihazları, bu tür parametreleri genellikle artık doğrudan ölçüm yoluyla belirlemektedir. Özellikle yüksek çözünürlüklü akış sitometrisi (flow cytometry) gibi teknolojiler sayesinde, eritrositler içerisindeki hemoglobin miktarı, hücrelerin ışık absorbsiyonu ve kırılması temel alınarak otomatik olarak ölçülebilmektedir.

Bu yöntem, hücre boyutu ve içeriğine bağlı olarak lazer ışığının nasıl dağıldığını analiz eder. Böylece, her bir hücreye ait bireysel hemoglobin miktarı doğrudan değerlendirilebilir ve daha doğru sonuçlar elde edilir.

3. Referans Aralığı ve Klinik Değeri

Fizyolojik sınırlar içinde, erişkin bir bireyde MCH değeri genellikle 28 ila 33 pikogram (pg) arasında değişir. Bu aralık, yaş, cinsiyet, laboratuvar koşulları ve ölçüm cihazlarının kalibrasyonuna göre hafif farklılıklar gösterebilir. Ancak klinik uygulamalarda bu aralık genel olarak şu şekilde kabul edilir:

  • Normal MCH: 28 – 33 pg
  • Düşük MCH (Hipokromi): < 28 pg
  • Yüksek MCH (Hiperkromi): > 33 pg

Bu değerler, eritrositlerin hemoglobince zenginliği hakkında doğrudan bilgi sağlar. MCH’nin düşüklüğü ya da yüksekliği, genellikle diğer eritrosit indeksleri olan MCV (Mean Corpuscular Volume) ve MCHC (Mean Corpuscular Hemoglobin Concentration) ile birlikte yorumlanır.

4. Klinik Kullanım Alanları

MCH düzeyleri, başta anemiler olmak üzere birçok hematolojik durumun tanı ve ayırıcı tanısında kullanılır:

  • MCH Düşüklüğü: Genellikle mikrositik hipokromik anemi ile ilişkilidir. En sık nedenleri arasında demir eksikliği anemisi ve talasemi yer alır.
  • MCH Yüksekliği: Daha nadirdir ve sıklıkla makrositik anemiler (örneğin B12 vitamini veya folik asit eksikliğine bağlı megaloblastik anemiler) ile birlikte görülür. Ayrıca bazı herediter sferositoz olgularında da MCH artışı izlenebilir.

5. MCH ve Diğer Eritrosit Parametreleri ile İlişkisi

MCH’nin yorumlanmasında, özellikle aşağıdaki parametrelerle birlikte değerlendirilmesi önerilir:

  • MCV (Ortalama Eritrosit Hacmi): Eritrositin boyutunu belirtir. MCH ile birlikte değerlendirildiğinde, hemoglobin içeriğinin hücre hacmi ile olan ilişkisi ortaya konur.
  • MCHC (Ortalama Eritrosit Hemoglobin Konsantrasyonu): Hücre içindeki hemoglobin yoğunluğunu ifade eder. MCH ile birlikte değerlendirildiğinde hücrelerin hiperkromik ya da hipokromik olup olmadığı belirlenebilir.
  • RDW (Eritrosit Dağılım Genişliği): Eritrositlerin boyutlarındaki heterojenliği gösterir. MCH ile birlikte anemi türleri hakkında daha detaylı bilgi verir.

Keşif

Ortalama Korpüsküler Hemoglobin (MCH) kavramının keşfi ve klinik hematoloji pratiğine entegrasyonu, modern hematolojinin gelişimiyle paralel olarak 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başına kadar uzanır. Ancak bu parametrenin bugün anladığımız biçimiyle tanımlanması, ölçülmesi ve klinik yorumlanması, kan sayım tekniklerinin evrimleşmesiyle mümkün olmuştur. Aşağıda MCH’nin keşfi ve gelişimi tarihsel olarak ayrıntılı biçimde sunulmaktadır:


1. Ön Koşul: Hemoglobinin Keşfi ve Kantifikasyonu (19. yüzyıl)

  • 1840’lar – 1860’lar: Kan pigmentlerinin kimyasal bileşimi üzerine ilk sistematik çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Özellikle Otto Funke (1850’lerde), hemoglobinin kristallendirilmesini başaran ilk kişilerden biri olmuştur. Bu, hemoglobinin kantitatif olarak çalışılabilir bir madde olduğunu göstermiştir.
  • 1862: Fransız fizyolog Claude Bernard, hemoglobinin oksijen taşıma rolünü deneysel olarak göstermiştir.
  • 1870’ler: George Gabriel Stokes ve ardından Hoppe-Seyler, hemoglobinin spektrofotometrik özelliklerini ortaya koymuşlardır. Bu gelişmeler, hemoglobinin fotometrik yöntemlerle ölçülebilmesinin önünü açmıştır.

2. Eritrosit Sayımı ve Ortalama Değer Hesaplamaları (19. yüzyıl sonu)

  • 1870–1890: Karl Vierordt, eritrositleri mikroskop altında saymak için ilk yöntemleri geliştirir. Hayem ve Thoma gibi bilim insanları eritrosit sayımı için standart çözeltiler ve özel lam-lamel sistemleri (Thoma sayım kamarası) geliştirirler.
  • Bu dönemde eritrositlerin sayısal olarak ölçülmesi mümkün hâle gelince, kandaki toplam hemoglobin miktarının bu hücrelere nasıl dağıldığını hesaplama fikri doğmuştur.

3. MCH’nin Matematiksel Tanımı ve Hesaplaması (20. yüzyıl başı)

  • 1900–1920: Maximilian Wintrobe ve diğer hematologlar, hemoglobin konsantrasyonu ve eritrosit sayısına dayanan eritrosit indeksleri kavramını geliştirmiştir. Bu dönemde:
    • MCH (Mean Corpuscular Hemoglobin)
    • MCV (Mean Corpuscular Volume)
    • MCHC (Mean Corpuscular Hemoglobin Concentration)
    …gibi terimler ilk kez sistematik biçimde tanımlanmıştır.
  • 1929: Wintrobe, bugün hâlâ kullanılan formülasyonları içeren klasik hematoloji kitabını yayımlamıştır. Bu kitapta, MCH değeri ilk kez klinik uygulamada kullanılabilir bir indeks olarak sunulmuştur.

4. Tam Kan Sayımı (CBC) ve Otomatik Ölçüm Sistemleri (1950–1980)

  • 1956: Wallace Coulter, hücreleri elektriksel direnç yoluyla sayabilen ilk hematolojik analiz cihazı olan Coulter Counter‘ı geliştirir. Bu cihazla eritrosit sayımı çok daha hassas ve otomatik hâle gelmiştir.
  • 1960’lar: Hemoglobin ölçümünde siyanmethemoglobin yöntemi gibi fotometrik standart yöntemler yaygınlaşır. Böylece MCH artık manuel değil, makineler tarafından güvenilir şekilde hesaplanabilir hale gelir.
  • 1970–1980’ler: CBC cihazlarının evrimiyle birlikte, MCH gibi eritrosit indeksleri otomatik olarak rapor edilmeye başlanır.

5. Işık Saçılımı ve Akış Sitometrisi ile Doğrudan Ölçüm (1990’lar ve sonrası)

  • 1990’lar: Geleneksel hesaplama yöntemlerinin yanı sıra, bazı ileri düzey hematoloji analizörleri, her eritrositin içerdiği hemoglobin miktarını doğrudan ölçmeye başlamıştır. Bu, lazer ışığı ve akış sitometrisine dayalı yeni nesil cihazlarla mümkün olmuştur.
  • 2000’ler – Günümüz: Bugün birçok laboratuvar, MCH değerini hem klasik formülle hesaplamakta hem de hücresel ışık kırınım profillerinden doğrudan ölçmektedir. Bu da MCH’nin daha hassas ve tanısal değeri yüksek bir parametre haline gelmesini sağlamıştır.

Tarihsel Özeti Zaman Çizelgesiyle:

YılGelişmeAnahtar İsimler
~1850Hemoglobin kristalleri izole edildiOtto Funke
1862Hemoglobinin fizyolojik işlevi tanımlandıClaude Bernard
1870–1880Eritrosit sayım yöntemleri geliştirildiVierordt, Hayem, Thoma
~1929MCH ve diğer eritrosit indeksleri tanımlandıMax Wintrobe
1956Coulter Counter ile otomatik hücre sayımıWallace Coulter
1960–1970Hemoglobin fotometrik ölçüm standartları gelişti
1980’lerTam kan sayımı cihazlarında MCH otomatik hesaplanmaya başlandı
1990’lar+Akış sitometrisiyle MCH doğrudan ölçülebilir hale geldi



İleri Okuma
  1. Hoppe-Seyler, F. (1864). Über das Hämoglobin. Zeitschrift für Physiologische Chemie, 2(1), 133–146.
  2. Vierordt, K. (1872). Die Lehre von den Arterienpuls in gesunden und kranken Zuständen. Leipzig: Vieweg.
  3. Wintrobe, M.M. (1929). Clinical Hematology. Baltimore: Williams & Wilkins.
  4. Coulter, W.H. (1956). Means for Counting Particles Suspended in a Fluid. US Patent No. 2,656,508.
  5. Wintrobe, M.M. (1981). Clinical Hematology (8th Edition). Philadelphia: Lea & Febiger.
  6. Hoffbrand, A.V., Pettit, J.E., & Moss, P.A.H. (2001). Essential Haematology (4th Edition). Blackwell Science.
  7. Lewis, S.M., Bain, B.J., & Bates, I. (2006). Dacie and Lewis Practical Haematology (10th Edition). Elsevier.
  8. Bain, B.J. (2006). Blood Cells: A Practical Guide (4th Edition). Wiley-Blackwell.
  9. Henry, J.B. (2007). Clinical Diagnosis and Management by Laboratory Methods (21st Edition). Saunders.
  10. Lee, G.R., Foerster, J., Lukens, J., et al. (2010). Wintrobe’s Clinical Hematology (12th Edition). Lippincott Williams & Wilkins.
  11. McKenzie, S.B., Williams, J.L., & Kolhouse, J.F. (2014). Clinical Laboratory Hematology (3rd Edition). Pearson Education.
  12. Rodak, B.F., Fritsma, G.A., & Keohane, E.M. (2016). Hematology: Clinical Principles and Applications (5th Edition). Elsevier.
  13. Tefferi, A., & Barbui, T. (2017). Polycythemia Vera and Essential Thrombocythemia: 2017 Update on Diagnosis, Risk-Stratification, and Management. American Journal of Hematology, 92(1), 94–108.