İnsanların En Çok Öğrenmeye Çalıştığı Diller

Eğer akıllı telefonunuz varsa ve dil öğrenmeye çalışıyorsanız büyük ihtimal Duolingo’ya sahipsinizdir. Dil öğrenmeyi ödüllü bir oyuna dönüştürmeyi deneyen uygulama, tam da şu anda pek de kibar olmayan bir şekilde İspanyolca kelime alıştırmanızın geciktiğini söylüyor olabilir.
Başka kaç kişi İspanyolca öğreniyor ve bu kişiler nerelerde yaşıyorlar?
Duolingo, geçenlerde bu gibi sorulara bütün Dünya ülkelerindeki 120 milyon kullanıcısını kapsayan istatistiksel bir çalışmayla cevap verdi. Şirket, sunduğu 19 dilden her ülke için en popüler olanını belirledi.
İngilizce açık arayla baskın fakat bir uyarı: Bazı kullanıcılar için İngilizce, Duolingo’nun anadillerine çeviri sunduğu tek dil. Örneğin Tayca konuşanlar için verilen dersler sadece İngilizce. Yine de bu, Duolingo’nun belirttiğine göre kullanıcılarının %53’ü tarafından çalışılan dil olan İngilizceye karşı duyulan evrensel ilgi gerçeğini değiştirmiyor. Türkçe, listede 7. sırada yer alıyor.
İşler, ülkeler bazında ikinci en popüler dile geldiğindeyse daha da ilginçleşiyor. Burada Fransızca başı çekerken peşinden İspanyolca, Almanca ve Portekizce geliyor.
Verilerde başka gariplikler de var. Haritaya göre İsveç’teki en popüler dil İsveççe. Duolingo araştırma başkanı Bozena Pajak, yazısında bunun ülkeye gelen göçlerle ilgili olduğunu belirtiyor. Pajak şöyle yazmış:
“2015 yılında her altı İsveçliden biri İsveç dışında doğmuş.”
Bozena Pajak Norveç ve Amerika Birleşik Devletleri gibi yüksek göç alan diğer ülkelerde de insanların büyük bölümünün ülkelerinin resmi dillerini öğrenmeye çalıştığını belirtiyor.
Hadi, şimdi İspanyolca kelime çalışma zamanı.
Düzenleyen: Şule Ölez (Evrim Ağacı)
Kaynak: QZ

Bir Dil Bir İnsan, İki Dil İki İnsan Mı?

Lancaster Üniversitesinde Prof. Panos Athanasopoulos’un yürüttüğü bir çalışmada “İki dil iki insan mı?” sorusunun cevabı arandı. Anadili Almanca olan bir grup ile anadili İngilizce olan diğer bir gruba, içinde bir kadının bir arabaya doğru yürüdüğü ya da bir adamın süpermarkete doğru bisiklet sürdüğü video parçaları gösterildi ve onlardan bu sahneleri anlatmaları istendi. Almanca konuşanlar eylemle birlikte eylemin amacını da söyleme eğilimindeyken (örneğin, “Bir kadın arabaya doğru gidiyor”), İngilizce konuşanlar sadece eylemin kendisinden bahsediyorlardı (“Bir kadın yürüyor”).
Aynı aktivite hem Almancayı hem İngilizceyi akıcı konuşabilen çift dil bilenlerle yapıldığında, katılımcılar videodaki eylemi Almanca anlattıkları zaman sahneyi başlangıcı ve sonu ile birlikte “Kadın evinden çıktı ve arabasına doğru gidiyor” şeklinde bir bütün olarak, İngilizce konuştuklarında ise sadece eylemi söyleyerek anlatma eğilimindeydiler.
Anlaşılan, dilin dünyayı nasıl algıladığımız üzerine büyük bir etkisi var ve bu, düşünüş tarzımızı da şekillendiriyor.
Hazırlayan: Ayşegül Şenyiğit (Evrim Ağacı)
 
Görsel: ÇMB (Evrim Ağacı)
Kaynak:  EMANUEL BYLUND and SCOTT JARVIS L2 effects on L1 event conceptualization Bilingualism: Language and Cognition / Volume 14 / Special Issue 01 / January 2011, pp 47-59Copyright © Cambridge University Press 2010 DOI: http://dx.doi.org/10.1017/S1366728910000180 (About DOI), Published online: 29 July 2010