
Melanoma Başlangıcında Embriyonik Kimliğin Yeniden Ortaya Çıkması

‘Kanserize alan’ konsepti moleküler genetik çalışmalarında belirli bir dokuda kansere yol açabilecek onkojenik mutasyonları taşıyan hücre veya hücre gruplarını ve bunların bulunduğu lokasyonu tanımlamak için kullanılıyor. Yine de bu alana dahil olan hücrelerden bile yalnızca bazı ‘uygun’ hücreler, tümör oluşumunu başlatabiliyor. Kanser biyolojisinde de tümör oluşumunun, kanser-öncesi hücre gruplarında bulunan ve belli onkojenik mutasyonları paylaşan hücrelerden yalnızca biri tarafından başlatıldığı biliniyor.
Kanser başlangıcı süreçlerini çalışmak ise birçok açıdan bir takım zorlukları barındırıyor:
- Kanser başlatan klonların (grubun içindeki spesifik hücreler), yaşayan bir organizma içinde görüntülenmesinin ve takip edilmesinin çok zor olması
- Kanser başlangıcı olayının hem birey düzeyinde hem hücresel düzeyde nadir rastlanması
- Yeni dönüşmüş kanser potansiyeli taşıyan klonun, genetik ve moleküler anlamda değişken ve geçici yapısı dolayısıyla bu yapının tanımlanması ve incelenmesindeki zorluklar.
Kanser başlangıcını düzenleyen, yöneten ve kontrol eden moleküler süreçlerin daha bütün biçimde anlaşılması, erken teşhis için özellikle de kanser-öncesi lezyonların kanser olmaya en müsait -dolayısıyla da ilaçla tedaviye de daha uygun – olması dolayısıyla büyük bir önem taşıyor. Bu noktada geliştirilecek tedavi biçim ve tekniklerinin kanseri henüz başlamadan veya tümör oluşturmadan yok etmeyi sağlayacağı tahmin ediliyor.
Sonuçlar
Araştırmacılar, embriyonik sinir uçlarında ve melanoma tümörlerinde crestin ekspresyonu paternini kısa yoldan başlatan (veya yineleten) crestin:EGFP reporter’ı geliştirdiler. Daha sonra tranjenik zebra balıklarında crestinreporter’ları kanserize alanın (BRAFV600E–mutant; p53-hasarlı) içinde canlı olarak görüntülendi. Tek bir melanosit NCP durumunu yeniden aktive edebiliyor ve deneyde gözlemlenen durum için ani şekilde yayılan ve melanomaya giden hücresel kader değişimi başlıyor.
Crestin, sox10 de dahil olmak üzere NCP transkripsiyon faktörleri tarafından regüle ediliyor. Yapay biçimde artırılmış sox10 ekspresyonu melanositlerde melanoma kanseri oluşumunu hızlandırıyor. Buna karşılıksox10′in CRISPR/Cas9 paternine hedeflenmesi melanoma oluşum ve gelişimini geciktiriyor. Ayrıca insan ve zebra balığı melanomalarında, süreci melanomaya götüren epigenetik mekanizmaları açığa çıkaran süper-enhancer’ların aktivitesi gözlemlendi.
Tüm bu incelemeler, kanserin tek bir hücre ile doğuşu anından, hücre kaderlerinin değişmesi ile gelişmesi süreçlerinin tanımlanmasını sağladı. Bununla birlikte bahsi geçen alandan, tamamen kansere müsait melanositlerin gelişiyor olması da melanoma başlangıcının belirleyicilerinden veya en azından göstergelerinden biridir denebilir.
Böylelikle, onkojenlerdeki ve tümör baskılayıcı genlerdeki (bu araştırma için p53 geni) tipik genetik değişimlerin kanser gelişimi için zorunlu olduğu ve projenitör kimliğin yeniden ortaya çıkması durumları içinde öncül olduğu gösterilmiş oldu. Çıkan sonuçlara göre NCP kimliğin yeniden ortaya çıkışının engellenmesi terapötik olarak çok yararlı sonuçlar yaratabilecek gibi görünüyor.
mitfa* – Microphthalmia-associated transcription factor a adı ile bilinen transkripsiyon faktörü proteini, fonksiyonları zebra balığından insana kadar korunmuş olup, mutasyonları melanoma, Tietz Sendromu ve Waardenburg Sendromuna sebep olmaktadır.
Kaynak :
- Bilimfili,
- Charles K. Kaufman, Christian Mosimann, Zi Peng Fan, Song Yang, Andrew J. Thomas, Julien Ablain, Justin L. Tan, Rachel D. Fogley, Ellen van Rooijen, Elliott J. Hagedorn, Christie Ciarlo, Richard M. White, Dominick A. Matos, Ann-Christin Puller, Cristina Santoriello, Eric C. Liao, Richard A. Young, Leonard I. Zon A zebrafish melanoma model reveals emergence of neural crest identity during melanoma initiation Science 29 Jan 2016: Vol. 351, Issue 6272, pp. DOI: 10.1126/science.aad2197
Kanser Uçuklatan Virüs
Bir kanser türüne karşı geliştirilmiş türünün ilk örneği ilacın (tedavi şekli demek daha doğru olabilir) kullanımı Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylandı.
Bir tür cilt kanseri olan malign melanom (MM), güneşten gelen mor ötesi ışınların kişisel özelliklerle birleşmesi sonucu ortaya çıkan, tedavisi güç, tedavi sonuçları her zaman yüz güldürücü olmayan ciddi bir hastalıktır. Bu olumsuz özelliklerine, görülme sıklığının artış eğiliminde oluşu da eklenince tıp bilimi dünyası ve ilaç endüstrisinin öncelik listesinde hızla yukarıya tırmanmaktadır. MM’ye karşı verilen savaşta bulunan bu biyolojik silah, kanser tedavisini yeniden şekillendirecek kadar sıra dışı olmasıyla heyecan yaratıyor.
Herpes Simplex Virus tip 1 (HSV-1), dudaklarınızda ortaya çıkan sevimsiz uçuklardan sorumlu bir hastalık etkeniyken, genetik olarak kurcalanması sonucunda elde edilen talimogene laherparepvec (T-VEC) tarihteki ilkonkolitik (kanser öldürücü) virus olarak savaş alanına sürüldü. Gen eklenmesi ve gen silinmesi şeklindeki moleküler seviyedeki bazı genetik uyarlamalar sonucunda uçuk yapıcı etkisi kaybolan, öldürücü etkisi kanser hücrelerine karşı seçici olan ve insan bağışıklık sistemine ait bazı hücre dizilerinin gelişimini uyaran GM-CSF (granülosit-makrofaj koloni stimüle edici faktör) salgılayan bu zombiye verilen piyasa ismi Imlygic®.
FDA onayını “cerrahi olarak çıkartılamayan, ciltte veya lenf bezlerinde bulunan MM lezyonlarına karşı uygulanmak üzere” alan Imlygic, hastalıklı bölgeye ilk enjeksiyondan 3 hafta sonra ikinci ve sonrasında en az 6 ay süreyle 2 haftada 1 tekrar eden enjeksiyonlar şeklinde uygulanıyor ki bu kürün ortalama maliyetinin 65000 ABD doları olduğu, üretici şirket olan Amgen tarafından belirtiliyor.
Onay almasına bilimsel temel oluşturan OPTiM çalışmasında, uygulandığı hastaların %16.3’ünde lezyonları küçülttüğü veya tamamen yok ettiği izlenen kanser öldürücü bu mutant virüsün, hastaların yaşam sürelerini uzattığı gösterilememiş olsa da, kurgu-bilim gibi görünen bir mekanizmanın bu derece büyük bir başarıyı kabul edilebilir yan etkilerle in vivo (canlı ortamda) göstermiş olması bile kanser tedavisinde moleküler bir devrim olarak nitelendirilebilir.
Kaynaklar :
- Bilimfili,
- fda.gov,
- amgen.com
Melanom
“Melonama” diye bir kelime yoktur. Bir tür cilt kanseri olan “melanoma” kelimesinin yanlış yazımıdır. “Melanoma” kelimesi Yunanca “siyah” anlamına gelen “melas” ve “tümör” anlamına gelen “oma” kelimelerinden gelmektedir.
- Melanositlerden kaynaklanan malign (kötü huylu) bir kanser türüdür.(bkz; Melan–oma)
Melanom, cildinize rengini veren pigment olan melanin üreten cilt hücrelerinden kaynaklanan ciddi bir cilt kanseri türüdür.
Epidemiyoloji
Amerikan Kanser Derneği’ne göre, melanom cilt kanserlerinin sadece yaklaşık %1’ini oluşturur, ancak cilt kanseri ölümlerinin çoğuna neden olur. Dünya Sağlık Örgütü, her yıl dünya çapında yaklaşık 132.000 yeni melanom vakası bildirmektedir. İnsidans, coğrafi konuma göre büyük ölçüde değişir ve Avustralya ve Yeni Zelanda’da en yüksektir. Yaşam boyu melanoma yakalanma riski beyazlar için yaklaşık %2,6 (38’de 1), Siyahlar için %0,1 (1000’de 1) ve Hispanikler için %0,6’dır (167’de 1). Oranlar, özellikle genç, beyaz kadınlarda son 30 yılda artmaktadır (Amerikan Kanser Derneği, 2021).
Klinik Belirtiler
Melanomlar genellikle yeni, olağandışı bir büyüme veya var olan bir bende değişiklik olarak ortaya çıkar. ABCDE kuralı, normal benleri melanomlardan ayırmada yardımcı olur:
- Asimetri: Benin bir yarısı diğer yarısına uymuyor.
- Kenarlık: Kenarlar düzensiz, düzensiz, çentikli veya bulanık.
- Renk: Renk her yerde aynı değildir ve siyah, kahverengi veya ten rengi tonları içerebilir.
- Çap: Daha küçük olabilmelerine rağmen noktanın çapı 6 milimetreden büyüktür.
- Gelişen: Benin boyutu, şekli veya rengi değişiyor.
Teşhis
Tanı öncelikle fizik muayene ve şüpheli lezyonlardan biyopsi alınmasına dayanır. Alınan biyopsinin patolojik incelemesi melanomun tipini ve evresini belirler.
Vücutta olası melanom lokasyonları
Ameliyatla alınan melanom 2 mm’den küçükse 1 cm çaplı güvenlik amaçlı olarak doku alınır, eğer 2 mm’den büyükse 2 cm çaplı bir alan alınır.
- Beyin zarından (Mening), bağ dokudan, damar tabakadan oluşabilir.
- Erkenden metastaza uğradığı için son derece dikkatli olunmalıdır.
Tipleri
- Yüzeysel Yayılan Melanoma; %60 ile en sık görülen tiptir.
- Nodular Melanoma (NM)
- Lentigo Maligna Melanoma (LMM); >60 yaş hastalarda ve yüzde sık görülür.
Tedavi
Tedavi, melanomun evresine ve konumuna göre değişir, ancak cerrahi, immünoterapi, hedefe yönelik tedavi, kemoterapi veya radyasyon tedavisini içerebilir. Erken teşhis, prognozu iyileştirmek için çok önemlidir.
Tarih
“Melanoma” kelimesinin etimolojisi 16. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Kelimenin bilinen ilk kullanımı İtalyan hekim Andrea Cesalpino’nun tıbbi bir metninde yer almıştır.
Melanom nispeten nadir görülen bir kanser türüdür, ancak en ciddi cilt kanseri türüdür. Cilde rengini veren pigment olan melanini üreten hücreler olan melanositlerin kontrolsüz büyümesinden kaynaklanır.
Melanom vücudun herhangi bir yerinde oluşabilir, ancak en sık güneşe maruz kalan ciltte görülür. Melanom gelişme riski, güneşten veya bronzlaşma yataklarından gelen ultraviyole (UV) radyasyona maruz kalma ile artar.
Melanomun belirtileri değişebilir, ancak genellikle boyut, şekil veya renk değiştiren koyu, düzensiz bir beni içerir. Diğer belirtiler arasında kanama, kaşıntı veya kabuklanma yer alabilir.
Cildinizdeki bir benle ilgili herhangi bir endişeniz varsa, hemen bir doktora görünmeniz önemlidir. En iyi hayatta kalma şansı için erken teşhis ve tedavi şarttır.v
Kaynak:
- American Cancer Society. Key statistics for melanoma skin cancer. Updated January 12, 2021. https://www.cancer.org/cancer/melanoma-skin-cancer/about/key-statistics.html
- World Health Organization. Skin cancers. https://www.who.int/uv/faq/skincancer/en/index1.html
- National Cancer Institute. Melanoma Treatment (PDQ®)–Patient Version. Updated February 12, 2021. https://www.cancer.gov/types/skin/patient/melanoma-treatment-pdq


Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.