Human placental lactogen (HPL)

İnsan koryonik somatomammotropini (hCS) olarak da bilinen İnsan Plasental Laktojeni (hPL), yapısı ve işlevi insan büyüme hormonununkine benzeyen bir polipeptit plasental hormondur. Fetüsün enerji tedarikini kolaylaştırmak için hamilelik sırasında annenin metabolik durumunu modüle etmede önemli bir rol oynar. hPL, plasentanın bir bileşeni olan sinsityotrofoblast tarafından üretilir ve seviyeleri hamilelik boyunca giderek artar ve termde zirveye ulaşır.

İnsan plasental laktojeninin keşfi, ilk kez insan plasentasını ve onun hamileliği sürdürmedeki işlevlerini inceleyen bilim adamları tarafından tanımlandığı 1960’lara kadar uzanıyor. “Laktojen” terimi emzirmedeki rolünü belirtir, ancak işlevleri bunun ötesinde metabolik süreçlerin modülasyonunu ve fetüsün büyümesine ve gelişmesine katkıda bulunmayı da içerir. hPL’nin tanımlanması, hamileliği ve fetal gelişimi destekleyen karmaşık hormonal etkileşimlerin anlaşılmasında önemli bir ilerlemeye işaret etmiştir.

hPL’nin hem prolaktin hem de büyüme hormonuna yapısal benzerliği, bu hormonların ve fonksiyonlarının evrimsel korunmasının altını çizdi. HPL ile ilgili araştırmalar, büyüyen fetüse yeterli miktarda besin sağlanmasını sağlamak için anne glikozu, protein ve lipit metabolizmasının modülasyonu da dahil olmak üzere, plasentanın fetal gelişimi desteklediği mekanizmaların aydınlatılmasına yardımcı olmuştur.

İleri Okuma

  1. Handwerger, S., & Freemark, M. (2000). The roles of placental growth hormone and placental lactogen in the regulation of human fetal growth and development. Journal of Pediatric Endocrinology and Metabolism, 13(4), 343-356.
  2. Fuglsang, J., & Skjaerbaek, C. (2004). Human placental lactogen and its relation to fetal growth. Journal of Obstetrics and Gynaecology, 24(6), 600-606.
  3. Newbern, D., & Freemark, M. (2011). Placental hormones and the control of maternal metabolism and fetal growth. Current Opinion in Endocrinology, Diabetes, and Obesity, 18(6), 409-416.
  4. Ben-Jonathan, N., Mershon, J. L., Allen, D. L., & Steinmetz, R. W. (1996). Extrapituitary prolactin: distribution, regulation, functions, and clinical aspects. Endocrine Reviews, 17(6), 639-669.
  5. Lin, T. J., Billiar, R. B., & Currie, W. B. (1976). Human placental lactogen: a review. American Journal of Obstetrics and Gynecology, 125(5), 674-679.

Erkeklerin Neden Meme Uçları Vardır?

Bazı spesifik medikal durumlar dışında –hipofiz bezinde tümor olması gibi– erkekler genellikle süt verme dönemine sebep olan yeterli prolaktin hormonu seviyesine sahip değillerdir, dolayısıyla da süt üretemezler. Peki, erkekler yavrularını sütle besleme gibi bir biyolojik duruma sahip değiller ise; neden meme ucuna sahiptirler? Cevap; embriyonik gelişim sırasındaki cinsiyetin belirlenmesi sürecinde gizlidir.

İnsanlar memeli hayvanlardır. Yani sıcak kanlı, vücudu kıllarla kaplı omurgalılardır ve yavrularını sütle beslerler. Embriyonik gelişimin 4. haftasından sonra Y-kromozomundaki genlerin ortaya çıkmasına kadar ki süreçte; erkek ve dişi embriyolar aynı gelişim sürecindedirler. 23. kromozomlar, XX ya da XY cinsiyet ayrılığını belirleyen kromozom çiftidir; yani biyolojik erkekleri, biyolojik dişilerden ayıran fiziksel farkların oluşmasına sebep olurlar. Meme bezlerinin ve dokuların ilk oluşumu memeli türlerinde, gelişimin ilk evrelerinde –cinsiyet ayrımının başladığı evreden önce– oluşmaya başlar.

Embriyoda cinsiyeti belirleyen eşeysel bezler gelişimin dördüncü haftası civarında görülmeye başlar. Yani bu dördüncü haftadan önce, cinsiyetin; gelişimde bir rolü yoktur. Bu durum birkaç hafta devam eder. Sekizinci haftada, eşey hücreleri; cinsiyetin belirlenmesine başlar. Erkekler, dişi yapıların gelişimini engelleyen faktörleri salgılar. Erkek embriyosu testosteron ürettiği anda, bu hormon vücuttaki kadın ile erkeği ayıran belirli cinsiyet özelliklerini etkiler.

Sonuç olarak, erkeklerin neden meme ucuna sahip olduğuna dair en basit açıklama olarak; bütün insan embriyolarının meme uçları ile gelişime başladıklarını söyleyebiliriz. Yani neden erkekler meme uçlarına sahipler diye sorarsak, sahipler; çünkü kadınların da meme uçları var dersek yanlış olmaz.

Öte yandan; gelişmemiş bir meme dokusuna sahip olmasına rağmen, erkekler de meme kanserine maruz kalma riskine sahiptirler. Her ne kadar erkeklerde çok nadir gözükse de böyle bir risk mevcut. Risk faktörleri; östrojen seviyesine, obeziteye, alkol tüketimine ve karaciğer hastalıklarına bağlıdır.


Kaynak:

  1. Bilimfili
  2. Lisa Winter, “Why Do Men Have Nipples?”, http://www.iflscience.com/health-and-medicine/why-do-men-have-nipples