Nörom

Bir nöroma, sinir dokusundan kaynaklanan iyi huylu bir büyüme veya tümördür. İyi huylu olmasına, yani kanserli olmamasına rağmen, bir nöroma, konumuna ve boyutuna bağlı olarak ağrıya, rahatsızlığa ve diğer semptomlara neden olabilir. Nörom Türleri: Nedenler: Belirtiler: Semptomlar, nöromanın tipine ve konumuna göre değişebilir: Teşhis: Tedavi: Komplikasyonlar: Tedaviden sonra bile nöromalar bazen tekrarlayabilir. Ameliyat durumunda, her … Devamını oku

Cancer of Unknown Primary (CUP)

Primer Bilinmeyen Kanser (CUP), vücutta kanser hücrelerinin tespit edildiği, ancak kanserin başladığı, birincil bölge olarak bilinen yerin belirlenemediği bir durumu ifade eder. Bazı uzmanlar, terimin, bazı tümörlerin görünümünü tanımlamak için kullanılan Yunanca “karkinos” (“yengeç” anlamına gelir) kelimesinden geldiğine inanmaktadır. Diğerleri, terimin, aynı zamanda bazı tümörlerin görünümünü tanımlamak için kullanılan Latince “kanser” (“sokma” anlamına gelir) kelimesinden … Devamını oku

Pankreatik lipomatoz

Pankreas lipomatozisi, pankreasın normal işlevsel dokusunun (sindirim enzimleri üreten asiner hücreleri ve insülin gibi hormonlar salgılayan endokrin hücreleri içeren parankim) yağ dokusuyla değiştirilmesiyle oluşur. Bu sadece rastgele bir değişim değildir; pankreasın normal yapısını ve işlevini bozan bir şeyin işaretidir. Süreç, altta yatan nedene ve ilerlemeye bağlı olarak düzensiz yağ infiltrasyonundan neredeyse tam replasmana kadar değişebilir. … Devamını oku

Neoplasma ovarii

Neoplazma ovarii veya yumurtalık neoplazmaları, yumurtalık hücrelerinden kaynaklanan tümörlerdir. Bunlar iyi huylu veya kötü huylu (kanserli) olabilir. Yumurtalık neoplazmaları birkaç türe ayrılabilir: Epitelyal tümörler: Bunlar, yumurtalık yüzeyindeki hücrelerden kaynaklanan en yaygın yumurtalık tümörü türüdür. Benign, düşük malignite potansiyeli (borderline tümör) veya malign olabilirler. Germ hücreli tümörler: Bu tümörler, yumurtaları üreten hücrelerden başlar. Daha az yaygındırlar … Devamını oku

Kardiyak dekompansasyon

“Kardiyak dekompansasyon” terimi Latince kalp anlamına gelen “cardia” ve Yunanca denge kaybı anlamına gelen “decompenso” sözcüklerinden türemiştir. Bu ifade, kalbin çeşitli fizyolojik veya patolojik stresler altında işlevsel dengesini koruyamamasını kapsar. Tarihsel olarak, kardiyak dekompansasyon kavramı ilk kez 1896 yılında Wilhelm His tarafından “kalp yetmezliği” veya “kalp yorgunluğu” bağlamında açıklanmıştır. Yıllar içinde bu terim sistolik, diyastolik, … Devamını oku

Vajinismus

Vajinanın dış üçte birini çevreleyen pelvik taban kaslarının istemsiz kasılması veya spazmı ile karakterize edilen bir durum olan Vaginismus, ister cinsel ilişki, ister tampon yerleştirme veya tıbbi muayene amaçlı olsun, vajinal penetrasyona önemli bir engel teşkil eder. Bu durum, en ufak bir girişimde veya hatta penetrasyon düşünüldüğünde meydana gelen spazm nedeniyle penetrasyonun tamamen imkansız olduğu … Devamını oku

Herpetik gingivostomatit

Herpes: Yunanca “herpein” kelimesinden, “sürünmek” anlamına gelir.Gingivostomatit: Latince “diş eti” anlamına gelen “gingiva” ve “ağız iltihabı” anlamına gelen “stomatit” kelimelerinden oluşur. Herpes simplek virüsünün sebep olduğu ağız ve diş eti iltihaplanmasıdır. (Bkz; Herpe–tik)  (Bkz; gingiv-o-stomat–it ) Belirtiler Tanı Primer herpetik gingivostomatit (PHGS), tipik olarak tip 1 (HSV-1) olan herpes simpleks virüsünün (HSV) neden olduğu viral bir … Devamını oku

Yeni Biyosensör Kanseri Işıkla Teşhis Edebiliyor

Bilim insanları, idrar örneğindeki değişiklikleri tespit etmek için ışın demetleri kullanan silikon fotonik bir biyosensör geliştirdiler. Kanser gibi yayılan hastalıkların erken aşamalarında  yerini saptamak,  onların üstesinden gelme ve kontrolünü sağlamada çok büyük farklar yaratabilir. Singapur’daki bilimadamları bunu yapabilmek için ‘yerinde teşhis’ sağlayan yeni bir biyosensör geliştirdiler. KANSERİ TESPİT  ETMEDE  YENİ BİR YOL Bu yeni sensör mikroRNA (RNA … Devamını oku

Parkinson Hastalığı’nın Erken Teşhisi İçin Tükürük Bezi Biyopsisi İşe Yarayabilir

Çalışmalar, Parkinson hastalığının erken dönemde tükürük bezi testi ile tayin edilebileceğini gösteriyor. Günümüzde, Parkinson hastalığı için herhangi hassas bir diagnostik test bulunmamaktadır. Fakat araştırmacılar, transkutan submandibuler bez biyopsisi olarak adlandırılan yöntemin ihtiyaç duyulan hassasiyeti  sağlayacağına inanıyorlar. Bu test, çene altından submandibuler beze(tükürük bezi) bir iğne batırılması ve içeriden bez dokusunu elde etmek için geri çekilmesinden ibaret. … Devamını oku