Threonin

-alifatik, polar ve oh grubu taşıyan zorunlu aminoasittir
-proteinde aminoasit kalıntısı olarak, fosforilasyon edilebilir.

Krī́nō

Sinonim:  κρῑ́νω, κρίνειν (krínein) (Şimdiki zamanda mastar hali), -krin, -crin, -crine.

Ana Hint-Avrupa dilinde krey- kelimesinden türeyen kri-n-ye kelimesi, Ana-Helenik dilde kríňňō şeklinde ifade edilir. Antik Yunanca’ya ise κρίννω ‎(krínnō) şeklinde yansımıştır. Anlamı:

  1. Ayırmak, parçalamak.
  2. Düzenlemek, sıraya koymak.
  3. Soruşturmak.
  4. Seçmek, tercih etmek.

 

apo

Sinonim: ἀπ- (ap-), ἀφ- (aph-), ἀπο- .

Ana Hint-Avrupa’daki *h₂epo (“-den uzak, dışında)’den türeyen Antik Yunancadaki ἀπό (apó, “-dan , -dan uzak)’nun anlamları:

  1. Hareket bildiren; -den, -den uzak veya ayrı,
  2. Ayrılma bildiren; Olumsuzluk ön eki, parça parça, ayrı,
  3. Sona erdiğini bildiren; özellikle sıfatlarda olumsuzluk bildirir,
  4. Geri, yeniden,
  5. Fiili anlamını pekiştiren ek,
  6. -den dolayı, -den yüzünden.

 

malum

Kaynak: http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTrDnssC0joC9WV0Wi4xRGDot031sroDA0rNcSIkdtO9XF8BlEGNw

Eski Yunancadaki μῆλον (mêlonağaç, meyve)μᾶλον (mâlon)‘dan türeyen latincedeki bu kelime, elma anlamına gelir.

Hal Tekil Çoğul
Nominatif mālum māla
Genitif mālī mālōrum
Datif mālō mālīs
Akusatif mālum māla
Ablatif mālō mālīs
Vokatif mālum māla

Antiserum

Sinonim: Immunserum, antisera, Antiseren

  • enfeksiyon yapıcı mikroorganizmalara ya da zehirli maddelere karşı etkili özgül antikorları içeren kan serumu.
  • Antiserumlar at, koyun, sığır, tavşan ve insan kanında enfeksiyon, zehirlenme ya da aşılanma sonucunda gelişir ve başka kişilerin belirli bir hastalığa karşı bağışıklanmasında ya da zehirli hayvan sokmalarının ve ısırıklarının tedavisinde kullanılabilir. Hayvanlardan elde edilen antiserumlar daha çok kullanılmakla birlikte, hayvan antikorlarına alerjisi olan kişilere insan antiserumlarının verilmesi daha uygundur.

Aerosoller

Aerosoller, hava veya başka bir gaz içinde asılı duran mikroskobik sıvı veya katı parçacıklardır. Aerosoller genellikle eczacılıkta solunum yolu hastalıklarını tedavi etmek için kullanılan aktif maddelerin uygulanması için kullanılır.(bkz: aerosol )

  • Aerosoller, havada veya diğer gazlarda çok küçük parçacıklar halinde ince bir şekilde dağılmış ve asılı halde bulunan sıvılar veya katılardır. Tipik örnekler şunlardır:
  • Sis
  • Bulutlar
  • Görünür su buharı
  • Sprey kutusundan çıkan sis
  • Duman
  • İnce toz
  • Toz bulutları
  • Parfüm
  • E-sigaralardan çıkan buhar
  • Deodorant sprey
  • Yanma ürünleri, egzoz dumanı, kurum, volkanik patlama
  • Bitki polenlerinin sarı örtüleri
  • Sahra tozu

Aerosoller bu nedenle oksijen veya nitrojen gibi gazlar değil dağılımlardır. Parçacık boyutu değişkenlik gösterir ve nano ila mikrometre aralığındadır. Daha büyük damlacıklar yere batarken, aerosoller parçacıkların küçük kütlesi nedeniyle havada daha uzun süre kalır. Doğal ve antropojenik (insan yapımı) aerosoller arasında bir ayrım yapılmaktadır.

Farmasötik uygulamalar

Eczacılıkta aerosoller esas olarak aktif maddelerin akciğerlere verilmesi için kullanılır. Bunun için ölçülü doz inhaler veya nebülizatör (nebülizör) gibi bir inhaler gerekir. Aerosoller genellikle KOAH, bronşiyal astım, bronşit ve kistik fibrozis gibi solunum yolu hastalıkları için kullanılır. Burada da partikül boyutu önemli bir rol oynamaktadır. Parçacıklar çok büyükse ağızda ve boğazda birikir. Eğer çok küçüklerse, soluduğumuz havayla birlikte dışarı atılırlar.

Örneğin, salbutamol ve indacaterol gibi sempatomimetikler ve ipratropium bromid ve glycopyrronium bromid gibi parasempatolitikler aerosol olarak uygulanır.

İnhalatörler aerosolleri elektrik yardımıyla, itici bir gazla veya tamamen mekanik olarak oluşturabilir. Aerosol oluşumu için genellikle ısı enerjisi gerekmez. Bir nozülden bir kuvvet ve basınç ile serbest bırakılabilirler.

Aerosoller tıpta da önemlidir, çünkü grip gibi bulaşıcı hastalıklar bunlarla insandan insana bulaşır.

Click here to display content from YouTube.
Learn more in YouTube’s privacy policy.