WhatsApp’ta Mesajlaşmak Tıp Literatürüne Girdi

Bir sabah uyandığında iki el bileğinin ağrıdığını farkeden 34 yaşındaki hastaya yapılan fizik muayenede radial stiloid çıkıntıda ve başparmakta hassasiyet saptandı. Başparmak tendonunda iltihab geliştiği düşünülen hastaya, 2 gündür yoğun bir şekilde ünlü mesajlaşma uygulamasını kullanmasından dolayı Whatsappitis yani Whatsapp iltihabı tanısı konuldu. Ünlü tıp dergisi Lancet’te yayımlanan bu makale ile uzun süre akıllı telefon ile mesajlaşmak bir hastalık olarak tıp literatürüne girmiş oldu.

Daha önceden de Wiiitis, Nintendinitis gibi aşırı video oyunu oynamaktan kaynaklanan eklem iltihabı tabloları tıp literatürüne girmişti.

Kaynak: Fernandez-Guerrero IM, Whatsappitis, The Lancet

Polimeraz zincir tepkimesi

Sinonim:  polymerase chain reaction (PCR),  Polymerase-Kettenreaktion

PCR yüksek hassaslıkta DNA’nın belirli kısmını çoğaltmaya yarayan in vitro tekniktir.

Thermal cycler

Virüsleri direk tespit etmek için en önemli yöntem virüslerin kalıtım materyalini tespit etmektir. Fakat virüsün genomu küçük bir miktar olduğu için tespit etmek bugünkü teknoloji ile neredeyse imkansızdır. Bu sebeple Genomun belirli kısmı milyon defa çoğaltılır ve SDS-Page sayesinde virüsün varlığını tespit eder.

DNA’da enzim reaksiyonlarını başlatan moleküller olan Primerler, Taq DNA polimeraz enzimleri ve 4 Nükleozit trifosfatla in vitro olarak DNA sentezlemektedir. Reaksiyonlar Thermal cycler adı verilen aletlerin içinde gerçekleşir. Böylelikle reaksiyon sıcaklıklarına müdahale ederek kontrol edilebilir. Reaksiyon 3 döngüden oluşur;

  1. Denatürasyon(erime): Öncelikle çift zincirli DNA 94-96 °C’ye ısıtılarak, DNA zincirlerini tutan hidrojen bağının kırılmasını sağlar. Böylelikle iki tane tek zincirli DNA oluşur.denatürasyon
  2. Primer eşleşmesi: Zincirlerin ayrılmasından sonra sıcaklık 50-60’a düşürülür. Böylelikle Primerler ayrılan zincirlere 3′ ve 5′ uçlarından bağlanır.Adsız
  3. Primer uzaması (uzatma): 68-72°C’da eksik olan zincirler DNA-polimeraz tarafından boşta alan nükleotit  ile tamamlanır. Primerlerin 3′ sonundan başlar ve DNA zincirini takip ederek eşini oluşturur.Adsız

 

 

 

Not: animasyon formatında bu reaksiyonu görebilirsiniz.


 

Bu reaksiyonun yaklaşık 25 defa tekrarlanması sonucu, istenilen Dna diziliminden 33 milyon kopya elde edilir. PCR sayesinde elde edilen milyonlarca kopya DNA dizilimi jel elektroforezi ile tespit edilir.

PCR reaksiyonları için konulan DNA polimeraz DNA’ya bağlı polimerazdır. Eksik zincirin karşısına sentezlenen yeni DNA zinciri sadece DNA tarafından kabul edilir. Fakat birçok virüsün genomu RNA’dır. Eeğer bu tip virüslerin genomları PCR ile çoğaltılmak isteniyorsa, ters transkriptaz kullanılmalıdır. Böylece tamamlayıcı zincir oluşabilir ve istenilen gen dizilimi çoğalabilir.

PCR kalitatif bir testtir. Buna karşın gerçek zamanlı PCR kantitatif bir testtir.

Zoonoz

  • Sinonim: Zoonose, Zoonoses, zoonosis
  • insandan hayvana, hayvandan insana aktarılan enfeksiyon hastalıklarıdır.(Bkz; Zoonose)

Anthrax

Antik Yunancadaki ἄνθραξ  (ánthrax, kömür)’den türeyen Latincede anthrax şiddetli ülser için kullanılmıştır. 14. Yüzyıldan itibaren ağır yanık veya kızılyara bu şekilde isimlendirilmiştir.

Şarbon ise Fransızcadaki charbon (kömür, karakabarcık, ruam) ‘dan dilimize geçmiştir. Latincedeki carbon kökenli bu kelime, aynı zamanda otçul hayvanlarda gözlemelenen karakabarcık içinde kullanılmıştır.

Biyolojik silah olarak;
  • Biyolojik silah olarak İngiltere  tarafından Gruinard adasında yıllar süren deneyler yapılmıştır.
  • Sporların havaya salınması ile kokusuz ve görünmez olduğu için çok tehlikelidir.Sporları onlarca yıl çevrede yaşayabilir.
  • 1979 Sverdlovsk’ta şuana kadar bilinen en büyük epidemik inspiration şarbonu görülmüştür.
Laboratuvar teşhisi:
  1. Mikroskopik
  2. Kültür:
    1. Koloni halinde, hemoliz gözükmez.
    2. hareketsiz
    3. Bakterileri özel fagosite ederler
  3. PCR
Tedavi ve Profilaksi:
  1. intravenöz olarak Penicillin, Doxycyclin, Ciprofloxacin, daha sonra da oral olarak 60 gün kullanılır.
  2. Koruma kıyafeti kullanılmalıdır ve hayvan kılları yada kürkleri üzerinde çalışan işletmelerin havası temizlenmelidir.
  3. Hayvan kılları ver derisinde şarbon sporları için kontrol edilmelidir.
  4. Tehlike altındaki kişiler aşılanmalıdır.
  5. Hipoklorit veya aldehit çözeltilerle ortam temizlenmelidir.
  6. Her temastan sonra, el temizliğine(su ve sabun) dikkat edilmelidir.

Bacilli

  • Bakteri aleminin aerob, çubuk şeklinde, gram positif bakterileri içeren bir sınıfıdır.
  • eğer baş harfi küçük yazılırsa(bacilli), bacillus‘un çoğul halidir.

Kemik iliği kanseri hastalarına umut

İngiliz bilim adamlarının geliştiriği bir ilaç, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini yok etmesini sağlıyor.
İngiliz bilim adamlarının geliştirdiği, bedenin bağışıklık sistemini kullanarak kanser hücrelerini yok etmesini sağlayan ilaç, multipl miyeloma (kemik iliği kanseri) yakalananlara umut oldu.Bilim adamları, ilacın kanser hücrelerindeki SLAMF7 adlı molekülü hedef alarak bağışıklık sisteminin bu hücreleri ortadan kaldırmasını sağladığını belirtti.Bilim adamlarından Profesör Graham Jackson, ilaç sayesinde kemik iliği kanserinin tedavisinde yeni bir çağ başladığını vurgulayarak hastaların daha az acı çekerek, daha uzun yaşayabileceğine dikkati çekti.

Jackson, hastaların daha az kemoterapi görerek hayat kalitelerinin de artabileceğini ifade etti.Konuya ilişkin makale “New England Journal Of Medicine” dergisinde yayımlandı.

Multipl miyelom nedir

Multipl miyelom, kemik iliğindeki plazma hücresi adı verilen hücrelerin kontrolsüz çoğaldığı nadir rastlanan bir kemik iliği kanseri. Bu anormal çoğalma özellikle omurlar, kalça kemikleri, kafatası, kaburgalar gibi iliğin etkin çalıştığı kemiklerde ağrılara yol açıyor. Hızla çoğalan hücreler kemiklerde ve kemik iliğinde toplanıyor ve kemik dokusunu harap eden kitleler oluşturarak kemiklerin zayıflamasına veya kırılmasına ayrıca enfeksiyonlara karşı vücut direncinin düşmesine yol açıyor.

Hastalık daha çok 60 yaşın üzerindekilerde görülüyor. Türkiye’de yılda ortalama 3 bin multipl miyelom tanısı koyuluyor. Hastaların yüzde 30’una yaklaşık 10 yıl yaşam süresi verilebiliyor.

Kaynak:Cumhuriyet

Annenin Beslenmesi, Yavrunun DNA’sının Geleceğini Belirliyor!

Gökbilimcileri (astronomları) astrologlarla karıştırılmak kadar çileden çıkaran bir şey yoktur. Kaderinizin doğum gününüzde yıldızların nasıl dizilmiş olduğuna göre belirleniyor olması kesinlikle bilim değildir. Yeni yapılan bir araştırmaya göre, astroloji ile hiçbir alakası olmayan; ancak yine de doğduğunuz zamanla ilgili olan bambaşka bir unsur, geleceğinizi gerçekten etkiliyor olabilir.
29 Nisan 2014’te Nature Communications dergisinde bilim insanları Gambia’da yılın kurak aylarında doğan çocukların hayat boyu sağlıklarını her bakımdan etkileyen bir DNA değişimi yaşadıklarını raporladı. Ancak yıldızların kaderimizi yönettiğini ispatlamak bir yana, araştırma annenin yaşadığı çevrenin ve özellikle gebe kaldığı dönemdeki beslenme şeklinin, çocuğuna ait genlerin yaşam boyu davranışında yoğun etkisi olduğunu gösteriyor. Örneğin aç olarak gebe kalan bir annenin çocuğu,  zor zamanlarda kaloriyi uzun süre kullanmayı sağlayacak genetik süreçleri hızlandırmaktadır.
Gambia’da yağmurlu mevsimde, besin değeri yüksek sebzelerin bulunduğu zamanda gebe kalınan bebekler; kurak zamanda kalorinin bol ancak besin değerinin düşük olduğu dönemde doğan bebeklerle mukayese edildiğinde gen davranışı bakımından kesin farklılıklar taşıyordu.
Farklı mevsimler bebeklerin genomlarında 6 kısmı etkiledi. Bu değişiklikler asıl DNA kodunu, yani gen haritamızı oluşturan C, G, T ve A’ları etkilemiyordu. Onlar yerine, DNA’nın nasıl çalıştığını düzenleyen ve DNA üzerinde bulunan “eklenti moleküller”de önemli değişimlere neden oluyordu. Epigenetik işaretler adı verilen bu eklentiler, dizilimde bir değişikliğe sebep olmuyor, fakat faaliyetini değiştirip kimi zaman aşağı çekiyor.
Bilim insanları henüz Gambialı bebeklerde bulunan bu düzenlemelerin önemli sonuçlar doğurup doğurmadığını bilmiyor. Ancak çalışma arkadaşım Tina Hesman Saey’in Mart 2013’teki From Great Grandma To You (Büyük Büyükanneden Sana) adlı makalesinde belirtmiş olduğu başka çalışmaların sonuçlarına göre bu düzenlemeler sadece görünüşte değil.
Örneğin 1944-1945 yılları arasında süren korkunç Hollanda kıtlığı, beslenmenin epigenom üzerindeki etkileriyle ilgili çalışmalar yapabilmeye olanak sundu. Kıtlık dönemi kışında hamile olan annelerden doğan kişiler, insanda büyüme ve metabolizmayı düzenleyen IGF2 adlı gende değişikliklere sahipti ve bilim insanları bu değişikliklerin etkisinin 60 yıldan fazla sürdüğünü buldu.
Bazı başka araştırmalar ise bunun tam zıddı olarak, Amerika’da daha yaygın olan bir durum üzerinde yoğunlaştı: Obez anne babaların çocukları. Obez annelerin çocuklarının obez olma olasılığı daha yüksek; bazı bilim insanlarına göre bunun sebeplerinden bazıları epigenetik değişiklikler. Babalar da bu işten sıyrılmış sayılmaz. Bilim insanlarının 2013 yılı raporuna göre obez babaların kızları IGF2 geni üzerindeki belli kısımların çok azına sahipler.
Bugüne kadar epigenetik üzerindeki diğer çalışmaların çoğu potansiyel olarak zararlı şeyler üzerinde yoğunlaştı. Stres, sigara, alkol ve kirletici maddelerin tamamının gen davranışlarını etkiledikleri gösterildi.
Ancak haberler sadece karanlık değil. Devam eden bir araştırmadan gelen istisna haberler de var. Örneğin fareler üzerindeki bir çalışmada gebelik süresince bazı genlerin iyi yönde davranış değişikliğe uğradığı gözlendi.
Bu çalışmaların pek çoğu etkileri nesiller boyu takip etmedi, bu yüzden bu değişikliklerin sonsuza kadar sürüp sürmediği bilinmiyor. Ancak belli çevre koşullarının, örneğin yeterli gıda bulunup bulunmadığının genetik tarihimizi etkileyebildiği düşünülüyor.
Tüm bunlar gen davranışlarınızın yıldızlarda yazılı olmadığını söylemek için anlatıldı. Çocuklarınızın ya da onların çocuklarınınki de. Astrolojide söylenenin aksine genler buradaki, Dünya üzerindeki etkilere karşı o kadar hassastır ki kaderimizi yönlendirebilir.
Yazan: Laura Sanders
Kaynak: Science News