Grip

Sinonim:  influenz, enflüanza, flu, Influenza, „echte“ Grippe, Virusgrippe

  • Influenza A veya B virüslerinin sebep viral bir hastalıktır.
  • Sağlıklı insanlarda ortalama bir haftada geçmesine rağmen; vücut direncini düşüren kronik hastalığı olan kişilerde (şeker, kalp-akciğer hastalıkları, AIDS vb.) ve yaşlılarda pnömoni(zatürre), meningoensefalit (beyin iltihabı), miyokardit (kalp kası iltihabı) gibi ölümle sonuçlanabilecek hastalıklara yol açabilir.
Klinik Tablo
  • İnkübasyon süresi 1 ila 4 gün arasında değişir.
  • Yüksek ateş
  • Şiddetli eklem, kas, baş ağrısı
  • Yoğun şekilde hasta olduğunu hissetmek
  • Bazı komplikasyonlar görülebilir; primer grip-zatürresi veya bakteriyel zatürre ile kombine olması gibi. Nadir de olsa merkezi sinir sistemi sorunları görülür.

Komplikasyonlar
  • Akut laringotrakeobronşit
  • Akut otitis media
  • Akut bronşit
  • Sekunder bakteriyel Pnömoni
  • Kardiyovasküler:
    • Vakaların %80’inde EKG’de geçici değişiklikler olur.
    • Bazen ölümcül ritim bozuklukları meydana gelir.
    • Kardiyomiyopati
    • Miyokardit sıkça görülür, fakat çoğunlukla belirtisizdir.
    • Perikardit çok nadir görülür.
  • Merkezi sinir sistemi:
    • Ateş krampları
    • Enfeksiyon sonra Ensefalomiyelit
  • Gastrointestinal: Çocuklarda en sık görülen belirtilerdir.
    • Hemorajik Gastritis,
    • Bağırsak ülseri,
    • Parotitis

Tedavi

  • Nöraminidaz inhibitörleri; Oseltamivir (Tamiflu®), Zanamivir (Relenza®). Bu ilaçlar yeni oluşan virüslerin hücre dışına çıkmasını engelleyerek, virüslerin yayılmasını engeller. İlaç erkenden kullanılmalıdır, belirtiler başladıktan 48 saat sonrasına kadar alınmalıdır.

Haemophilus influenzae

  • Fakültatif anaerob bir bakteri türüdür.(Bkz; Haemophilus) (Bkz; influenzae)
  • H. influenzae ilk olarak bir grip salgını sırasında Richard Pfeiffer tarafından 1892 yılında tarif edilmiştir.
  • Bakteri gripin viral etyolojisinin ortaya çıktığı 1933 yılına kadar yanlışlıkla grip nedeni olarak kabul edilmiştir ve hala yanlışlıkla halk arasında grip bakterisi  olarak bilinmektedir. H. influenzae lokalize ve invazif enfeksiyonların geniş bir aralığından sorumludur.
    • Gram-negatif çubuk, genellikle kokoid, kapsüler polisakkaritlere ve enzimlere göre farklılaşma
  • Tüm genom dizilimi ortaya çıkarılmış ilk serbest yaşayan organizmadır. Genom dizilimi projesi 1995 yılında tamamlanmış ve yayınlanmıştır.
  • Kandaki X ve V faktörüne ihtiyacı vardır.
  • Polisakkarid kapsül çeşitliliğine göre 6 serovarı(a’dan f’ye kadar) vardır. Serovar b tipi, çocuk yaşlarındaki tüm ağır enfeksiyonların %95’inden sorumludur.
  • Bakteriyi y-taşıyan bireylerin gırtlaklarında, bu bakteri türünün kapsülsüz tipleri görülür. Mukoz tabakalarında lokal irinli enfeksiyon görülür. Yeni doğanlarda veya yaşlılardaki istilacı enfeksiyonlarda kapsülsüz tipler artarlar.

Patogenez

  • Virülanz faktörleri
    1. Fagaositozdan koruyan kapsül
    2. IgA-proteaz
    3. Kısmi biyofilm oluştururlar.
  • Çocuklarda kapsül antijenine karşı antikor üretemedikleri için, yetişkinlerde  ise sigara, toz veya virüsler yüzünden zarar uğramış veya zayıf bağışıklığı olan bireylerde hastalıklara yol açarlar.
  • Kuluçka süresi; birkaç gün

Hastalık Belirtileri

  • Meningitis (Serovar b): eğer tedavi edilmezse ölüm oranı hemen hemen %100’dür.
  • Epiglottit (aşı nedeniyle neredeyse kayboldu)
  • Zatürre
  • Solunum yolunda kronik enfeksiyonun aniden kötüleşmesi
    1. Bronchitis
    2. Kistik fibrozis
  • Otitis media, Sinusitis, Konjunktivitis
  • Perikarditis
  • Yumuşak doku enfeksiyonları: balgam, selülit, ampiyem
    İnvaziv enfeksiyonlar: septik artrit, osteomiyelit, bakteriyel menenjit (aşı nedeniyle neredeyse kayboldu, eskiden en yaygın pürülan menenjit patojeni )

Epidemiyoloji

  • Enfeksiyon kaynağı sadece insandır.
  • Dünya çapında yayılmıştır. Hip aşısıyla birlikte görülme sıklığı azalmıştır.
  • Solunum yolunun işgal edilme oranları(Çoğu kapsülsüz tip);
    1. Çocuklarda en fazla %75
    2. Yetişkinlerde en fazla %50
  • Nadiren genital kısımlarda görülür.
  • Kapsüllenmemiş mikroplar normal flora, damlacık enfeksiyonudur

Laboratuvar Teşhisi

Tedavi ve Profilaksi 

  • Antibiyotikler
    1. Aminopenisilin(ß-Laktamaz engelleyici ile)
    2. sefalosporin
    3. Florkinolon
  • Kemoprofilaksi; Rifampicin (hastalık etkeni ile temas kurulduktan sonraki 4 gün boyunca kullanılır.)

Profilaksi

  • Aşılama; B serovara karşı aşı ile bağışık sağlanabilir.
  • Temas kurulan kişiler: rifampisin, siprofloksasin

Click here to display content from YouTube.
Learn more in YouTube’s privacy policy.

Haemophilus

  • Pasteurellaceae ailesine ait, Gram negatif, filomorfik, ince yapılı bakteri cinsidir.(Bkz; Haemophilus)
  • Kandaki faktölere gelişimi için ihtiyaç duyar.
    1. X- faktör: Hem enzimleri(Cytochrome, Katalaz, Oxidaz) sentezi için hemin.
    2. V- faktör: Nikotin-Adenin-Dinukleotid (NAD)
    3. Bu iki faktör çikolata agarında bulunur.
  • Önemli türleri
    1. Haemophilus influenzae
    2. Haemophilus ducreyi
    3. Haemophilus aegyptius
  • Üst solunum yolunun fizyolojik florasındaki Haemophilus’lar daha az patojendir, apse, Endokarditis, Osteomyelitis, diş hastalıklarına sebep olur. Bu türler:
    1. Haemophilus parainfluenzae (baskın)
    2. Haemophilus aphrophilus
    3. Haemophilus haemolyticus
    4. Haemophilus parahaemolyticus

haima

AHA *sai- (koyu, akışmaz sıvı) → Antik yunancadaki αἷμα ‎(haîma, kan), αἱμο- (haimo-, “kana ait”).

Sadece İnsanlarda Bulunan Beyin Bölgesi

Yüzyıllardır bilim insanlarının merak ettikleri soruların başında insanları diğer canlılardan ayıran nedir sorusu gelir. Geçtiğimiz sene Leuven ve Harvard Tıp Fakülteleri’nde çalışan araştırmacıların yürüttüğü ortak bir projede sadece insan beyin korteksinde bulunan iki nöron ağı bulunmuştu. Şimdi ise Oxford Üniversitesi bilim insanları en yakın akrabalarımızda bile bulunmayan bir beyin bölgesi keşfettiklerini duyurdular.
Bulunan beyin bölgesinin karar verme süreçleri ve üst düzey planlama işleriyle ilgili olduğu biliniyor. Oxford Üniversitesi Deneysel Psikoloji Bölümü’nden Prof. Matthew Rushworth sadece insan beynine özgü bir bölge tanımladıklarını ve bu bölgenin bilişsel yeteneklerle ilgili olduğunu ifade ediyor.
25 kişinin katıldığı araştırmada, katılımcıların beyinlerinde bilişsel yeteneklerle ilgili olduğu bilinen ventrolateral frontal korteksteki kritik bölgeler manyetik rezonans görüntüleme (MRI) tekniğiyle tespit edildi. Çalışmada ayrıca bu bölgelerin beynin diğer kısımlarıyla ilişkisi de araştırıldı. Son olarak insan beyinlerinin MRI taramaları 25 makak maymununun beyin taramalarıyla karşılaştırıldı.
Ventrolateral frontal korteks sadece insanlarda ve diğer primatlarda bulunuyor ve en gelişmiş dil ve bilişsel işlevlerden sorumlu. Bu bölgede bazı kısımların zarar görmesi çeşitli psikiyatrik hastalıklara sebebiyet verebiliyor. Beynin bu bölgesinin iyi anlaşılması başta psikiyatrik rahatsızlıkların tedavisinde olmak üzere daha birçok alanda beyinde gerçekleşen değişiklikleri daha iyi çözümlememize anlamamıza yardım edecektir.
Rushworth beyni birbirine bağlanmış nöral gruplardan oluşan bir mozaik olarak tanımlıyor. Ekip araştırmalarında beynin nerdeyse yarısını kaplayan frontal bölge üzerinde yoğunlaşıp, buradaki nöron sayısı ve nöronların konumlarını belirlemeye çalıştılar. Rushworth her bir nöral grubun bağlantılarına baktıklarını ve bu nöronların beynin diğer bölgeleriyle olan iletişimlerini incelediklerini söylüyor. Bu bağlantılar beynin bir bütün halinde çalışmasını ve görevini mükemmel bir şekilde yerine getirmesini sağlamakla beraber nöral gruplar için bir nevi parmak izi niteliği taşıyor. Yani bir grubu diğer gruptan ayıran şey beynin geri kalanıyla yaptıkları bu bağlantılar.
Ekip insan ventrolateral frontal korteksinin MRI görüntülerini aldıktan sonra bu bölgeyi 12 alana ayırdı. 12 alanın her biri beynin bir bölgesiyle kendine özgü bir şekilde bağlantı kuruyor. Araştırmacılar maymun beyinlerinde bu alanlara karşılık gelen yerlere baktılar ve 12 alandan 11’inin beynin diğer kısımlarıyla insandakine benzer bağlantılara sahip olduğunu gördüler. Geriye kalan tek bölge olan lateral frontal pole prefrontal korteks maymun beyninde bulunmuyordu, sadece insana özgüydü.
Makalenin başyazarı olan Franz-Xaver Neubert araştırmayla ilgili şu sözleri söylüyor “İnsan frontal korteksinde en yakın akrabalarımız olan maymunlarda bile karşılığı olmayan bir bölge keşfettik. Bu bölge aynı zamanda stratejik planlama, aynı anda birden fazla iş yapabilme ve karar verme süreçleriyle yakından ilişkili.
Araştırma ekibi ayrıca insanda beynin işitsel kısımlarının prefrontal korteks ile çok iyi bağlantılı olduğunu ancak makak maymunlarında bu bağlantının çok daha zayıf olduğunu keşfetti. Araştırmacıların yeni hipotezi bu bağlantıların bizim konuşma ve konuşmaları anlama yeteneklerimiz için çok önemli olduğunu söylüyor.
 
 

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Oxford University
  2. ScienceDaily
  3. Dante Mantini, Maurizio Corbetta, Gian Luca Romani, Guy A. Orban, Wim Vanduffel. Evolutionary-Novel Functional Networks in the Human Brain? The Journal of Neuroscience, 2013; DOI:10.1523/%u200BJNEUROSCI.4392-12.2013

‘Kadın viagrası’ FDA’dan onay aldı

ABD’de ‘kadın viagrası’ olarak adlandırılan ve kadınların libidosunu artıran ilaç yetkili kurumlardan onay aldıAmerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), kadınlarda cinsel isteği artıran Flibanserin isimli ilacın üretimine onay verdi.

Flibanserin ilk olarak Alman Boehringer Ingelheim firması tarafından geliştirilmişti. İlaç 2010 ve 2013 yıllarında yapılan girişimlerde FDA’dan onay alamamıştı. Araştırmayı daha sonra Amerikan ilaç firması Sprout devralmış, Addyi olan ilaç ismi Flibanserin olarak değiştirilmişti.

YAN ETKİLERİ NELER?

İlacın kullanımına muhtemel yan etkileri nedeniyle koşullu olarak izin verilecek. Özellikle alkol tüketiminin yan etkilere yol açabildiği belirtildi. Viagra’nın aksine Flibanserin yalnızca cinsel ilişki öncesinde değil her gün düzenli olarak alınacak. İlacın cinsel dürtüleri önleyen Serotonin hormonunun seviyesini azalttığı kaydedildi.

İlacı üreten şirketin verilerine göre kadınların yüzde 7’si herhangi bir sağlık problemi olmadığı halde menopoz döneminde cinsel istekte azalma yaşıyor.

Kadınlarda cinsel isteksizlik halihazırda genellikle psikolojik yollardan tedavi edilmeye çalışılıyor. Birçok vakada tedavi girişimleri başarısızlıkla sonuçlanıyor.

Cinsel gücü artıran ilaçlara talep giderek artıyor. 1998 yılında piyasaya sürülen Viagra her yıl yüz milyonlarca euroluk satış rakamına ulaşıyor. Artan talep bu ilaçlara yönelik sahteciliğin de artmasına yol açıyor.

Cinsel gücü artırdığına inanılan birçok maddeye talep artıyor. Gergedan boynuzu tozları, Uzakdoğu’da fahiş fiyatlardan alıcı buluyor.

Kaynaklar: popsci