héteros

Sinonim: ἕτερος  ‎(héteros), ἅτερος ‎(háteros), ὥτερος ‎(hṓteros), ἄτερος ‎(áteros), heter-, hetero-.

Ana Hint-Avrupa dilindeki sem ‎(“bir“) kelimesinin sıfırıncı derecesi olan sm̥teros kelimesinden türemiştir. Antik Yunancadaki anlamları; (Bkz; εἷς ‎(heîs), “bir) +‎ *-teros)

  • diğer, öteki, ikinci
  • farklı.

 

Heterotopya

Sinonim: Heterotopia, Heteropie.

Antik Yunanca kökenli bu kelimenin anlamları; (Bkz; Heterotopya)

  • Doku veya organın vücudun başka bir kısmında olmasıdır.
  • Bir organizmanın birçok farklı habitatta oluşmasıdır.
  • Toplumda var olan bir tip ütopya.

Heterotop, kelimenin sıfat halidir.

 

Distopya

Sinonim: Dystopia, Dystopie.

Antik Yunanca kökenli bu kelimenin anlamları şunlardır: (Bkz; Distopya)

  1. Anatomik dokunun alışageldik yerinde bulunmamasıdır.
  2. Yaşam standartlarının çok düşük olduğu sefil, düzeni bozulmuş bir devlet veya topluluğu betimler.
  3. ütopik bir topluluğun yozlaştığını söyleyen bir gelecek vizyonudur.

Distop (dystop) bu kelimenin sıfat halidir.

Üreter ajenezi

Sinonim: üreter agenezi, ureter agenesis, ureter agenesie.

Embriyonal gelişim sürecinde yaşanan aksaklıktan dolayı idrar borusunun oluşmamasıdır. İki tipi vardır:

  1. Unilateral üreter ajenezi: Tek tarafta idrar borusunun oluşmamasıdır.
  2. Bilateral üreter ajenezi: İki tarafta idrar borusunun oluşmamasıdır.

Disjenezi

Sinonim: Disjenez, disgenez, disgenezi, disgenezis, Dysgenesis, Dysgenese.

Sorunlu gelişimi, anormalliği ifade eder. (Bkz; disjenezi)

génesis

Sinonim: γένεσις  ‎(génesis), -genez, -genese.

  • γίγνομαι ‎(gígnomai, var oluyorum) ve σις ‎(-sis) kelimelerinin birleşiminden türemiştir.
  • Ana Hint-Avrupa dilindeki ǵenh₁- sözcüğünden türeyen ǵénh₁tis ‎(“doğum, üretim) kelimesinden türemiştir. Antik Yunancada anlamları:
  1. köken, kaynak
  2. doğum usulü
  3. yaratmak

Nobel ödülünü tıp alanında Japon biyolog Yoshinori Ohsumi aldı

Moleküler biyolog Yoshinori Ohsumi 2016 nobel ödülünü tıp veya fizyoloji alanında otofaji ile ilgili yaptığı çalışmalar ile aldı. Otofaji; hücrenin kendi komponentlerini sindirmesi ve geri dönüştürmesi olayıdır.

71 yaşındaki Ohsumi, şu an hala Tokyo Teknoloji Enstitüsünde profesör olarak görev yapıyor.

Otofaji kelimesi (autophagy, yunan kökenli olup kendi kendini yemek anlamına geliyor) ilk defa 1963 yılında Belçikalı biyokimyacı Christian de Duve tarafından ortaya konuldu. Fakat Oshumi ortaya koyana kadar bunun tıp ve fizyoloji alanında ne kadar önemli bir olay olduğu bilinmiyordu. bu çalışmada kendisine Nobel ödülü getirdi.

Ohsumi, 8 milyon İsveç Kronu (yaklaşık 833 bin euro) para ödülünün de sahibi oldu.

Hücrenin kendisini arındıran ve yenileyen mekanizmasına “otofaji” deniyor.

Nobel Komitesi’nden yapılan açıklamada, Ohsumi’nin araştırmaları ile “hücresel bileşenleri ayrıştıran ve geri dönüştüren temel bir süreç olan otofajinin altında yatan mekanizmaları keşfedip açığa kavuşturduğu” belirtildi.

Ohsumi bu süreci yöneten genlerin hangileri olduğunu tespit etmişti.

Otofajinin önemi

Otofaji, vücudun geri dönüştürme mekanizması gibi işleyerek bozulan hücrelerin bulunmasına ve bu hücrelerden ayrıştırılan yararlı kısımlardan enerji elde edilerek yeni hücrelerin yaratılmasına yarıyor.

Bu mekanizma sayesinde vücut kanseri ve diyabet gibi hastalıkları önleyebiliyor, sağlıklı metabolizmayı koruyor.

Mekanizmanın bozulması ise parkinson, diyabet, kanser ve diğer bazı hastalıkları tetikleyebiliyor.

Yoshinori Ohsumi, 90’lı yılların başından beri otofajiyle ilgileniyordu. Ekmek mayası kullanarak geliştirdiği yöntem sayesinde otofajide rol oynayan genleri tespit etti. Daha sonra mayadaki otofaji mekanizmasından yola çıkarak insanlardaki hücrelerin bu mekanizmayı benzer şekilde kullandığını gözlemledi.

Ohsumi 2012’de otofajinin çok popüler olmayan bir konu olduğunu söylemişti.

Japon bilim adamı, “Ben çok hırslı biri değilim. O yüzden popüler olmasa da yeni araştırma konuları ararım. Yeni ve kolay bir konuda araştırma yapmaya başlarsanız yapacak çok şey oluyor” demişti.

Kaynak: DoktorlarSitesi

Saç telinden 1000 kat ince makine geliştiren uzmanlara Nobel Kimya Ödülü

Jean-Pierre Sauvage, Sir J. Fraser Stoddart ve Bernard L. Feringa'ya ile ilgili görsel sonucuNobel Kimya Ödülü, dünyanın en küçük makinelerini geliştiren bilim insanları Jean-Pierre Sauvage, Sir J. Fraser Stoddart ve Bernard L. Feringa’ya verildi.

Moleküler düzeyde makine tasarımı ve sentezi yapan üç bilim insanı yaklaşık bir milyon dolarlık para ödülünü de paylaşacak.

Sauvage, Stoddart ve Feringa’nın tasarladığı makineler saç telinden bin kat daha ince.

Molekülleri birbirlerine bağlayarak, çok küçük boyutlardaki moleküllerden kaslara birçok şeyi oluşturabilen bilim insanlarının tasarımları ise kanser hücreleri de dahil insan vücuduna ilaç verilmesinde kullanılabilir.

‘Hareket kontrolünü mükemmelleştirdiler’

Nobel Komitesi’nden Olof Ramstrom, üç bilim insanı ile ilgili olarak “Moleküler düzeyde hareket kontrolünü mükemmelleştirdiler” dedi.

1944 Paris doğumlu Jean-Pierre Sauvage, Strasbourg Üniversitesi’nde onursal profesör ve Fransız Ulusal Bilim Araştırmaları Merkezi’nin de onursal direktörü.

İskoçya’nın Edinburgh kentinde 1942’de doğan Sir Fraser Stoddart, ABD’deki Northwestern Üniversitesi’nde ders veriyor.

Hollandalı Bernard L. Feringa da, Hollanda’da Groningen Üniversitesi’nde organik kimya profesörü.

Kaynak : BBC