“İnsan” teriminin bilimsel muğlaklığı, tıbbi pratikte ciddi sonuçlar doğurur. Bu makalede gösterildiği gibi:
- Taksonomik Netlik: Tıbbi literatürde Homo sapiens terimi kullanılmalı; “insan” sözcüğü ise halk dilindeki anlamıyla sınırlı tutulmalıdır. Biyolojik çeşitlilik (ırk, etnisite, genetik varyasyon) göz ardı edilmemelidir.
- Personhood Ayrımı: “İnsan” (biyolojik tür) ile “person” (etik/hukuki varlık) ayrımı, tıbbi etik eğitiminde vurgulanmalıdır. Bu ayrım, özellikle neonatoloji, nöroloji, yoğun bakım ve organ nakli alanlarında kritiktir.
- Ölüm Tanımı Standardizasyonu: Beyin ölümü, bütün beyin ölümü mü yoksa yüksek beyin ölümü mü olarak tanımlanmalıdır? Bu tanım, organ nakli, ötenazi ve kaynak tahsisi kararlarını doğrudan etkiler. Çoğulcu toplumlarda, bu tanımın hem biyolojik hem de felsefi temellere oturtulması gerekir.
- Embriyo/Fetüs Politikaları: Embriyo araştırmalarında, 14 günlük sınır (primitive streak) bilimsel bir referans noktası olarak kullanılabilir; ancak personhood tartışmaları dini ve felsefi boyutlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.
- İletişim Protokolleri: Klinik ortamda “insan”, “person”, “hasta”, “birey” gibi terimlerin tanımları standartlaştırılmalı; hasta-hekim iletişiminde bu kavramların muğlaklığı azaltılmalıdır.
Sonuç olarak, “insan” sözcüğü—tıpkı “tavuskuşu mantis ıstakozu” gibi—halk dilinde işlevsel bir adlandırma olabilir; ancak tıbbi bilim ve etik alanında, bu terimin yerini Homo sapiens biyolojisi, personhood felsefesi ve bütüncül klinik bakış açısı almalıdır. Aksi halde, iletişimde ve araştırmalaki “büyük sorunlar” kaçınılmaz olacaktır.
- Darwin, C. (1859). On the Origin of Species by Means of Natural Selection. London: John Murray.
- Haeckel, E. (1866). Generelle Morphologie der Organismen. Berlin: Georg Reimer.
- Linnaeus, C. (1758). Systema Naturae (10th ed.). Holmiae: Laurentii Salvii.
- Mayr, E. (1942). Systematics and the Origin of Species from the Viewpoint of a Zoologist. New York: Columbia University Press.
- Dobzhansky, T. (1950). Evolution in the Tropics. American Scientist, 38(2), 209–221.
- Simpson, G. G. (1961). Principles of Animal Taxonomy. New York: Columbia University Press.
- Berlin, B., Breedlove, D. E., & Raven, P. H. (1973). General Principles of Classification and Nomenclature in Folk Biology. American Anthropologist, 75(1), 214–242. https://doi.org/10.1525/aa.1973.75.1.02a00110
- Kelsen, H. (1973). Essays in Legal and Moral Philosophy. Dordrecht: D. Reidel Publishing Company. ISBN: 978-90-277-0450-3.
- Berlin, B. (1976). The Concept of Rank in Ethnobiological Classification: Some Evidence from Aguaruna Folk Botany. American Ethnologist, 3(3), 381–399. https://doi.org/10.1525/ae.1976.3.3.02a00020
- President’s Commission for the Study of Ethical Problems in Medicine and Biomedical and Behavioral Research. (1981). Defining Death: Medical, Legal and Ethical Issues in the Determination of Death. Washington, DC: U.S. Government Printing Office.
- Berlin, B. (1992). Ethnobiological Classification: Principles of Categorization of Plants and Animals in Traditional Societies. Princeton: Princeton University Press. ISBN: 978-0691025817.
- Shewmon, D. A. (1998). Chronic “Brain Death”: Meta-analysis and Conceptual Consequences. Neurology, 51(6), 1538–1545. https://doi.org/10.1212/WNL.51.6.1538
- Truog, R. D. (1997). Is It Time to Abandon Brain Death?. Hastings Center Report, 27(1), 29–37. https://doi.org/10.2307/3528768
- DeGrazia, D. (2005). Human Identity and Bioethics. Cambridge: Cambridge University Press. ISBN: 978-0521841426.
- Persson, I., & Savulescu, J. (2007). The Moral Status of Fetuses and Embryos. In The Oxford Handbook of Bioethics. Oxford: Oxford University Press.
- Woodley, M. A. (2010). Are There Subspecies of Homo sapiens? A Taxometric Analysis of the Biological Species Concept and Human Variation. Mankind Quarterly, 51(1), 3–39.
- Shewmon, D. A. (2010). Constructing the Death Elephant: A Synthetic Paradigm Shift for the Definition, Criteria, and Tests for Death. Journal of Medicine and Philosophy, 35(3), 256–298. https://doi.org/10.1093/jmp/jhq022
- Macklin, R. (2011). The Ethics of Fetal Personhood. Bioethics, 25(9), 473–481. https://doi.org/10.1111/j.1467-8519.2010.01844.x
- Román-Franco, A. A. (2015). Darwinian Medicine and the Human Microecosystem. Puerto Rico Health Sciences Journal, 34(2), 71–76.
- Lewis, A., Adams, N., Chopra, A., Kirschen, M. P., & Bernat, J. L. (2018). Organ Support after Death by Neurologic Criteria: Results of a Survey of US Neurologists. Neurology, 91(3), e263–e271. https://doi.org/10.1212/WNL.0000000000005828
- Bernat, J. L. (2019). The Concept and Practice of Brain Death. Progress in Brain Research, 250, 275–292. https://doi.org/10.1016/bs.pbr.2019.04.018
- Nair-Collins, M., Green, S. R., & Sutin, A. R. (2021). Abandoning the Dead Donor Rule? A National Survey of Public Views on Death and Organ Donation. Journal of Medical Ethics, 47(12), 817–824. https://doi.org/10.1136/medethics-2020-106730
- Lewis, A., Bonnie, R. J., Pope, T. M., et al. (2023). Determination of Brain Death/Death by Neurologic Criteria: The World Brain Death Project. JAMA, 330(22), 2205–2214. https://doi.org/10.1001/jama.2023.21861
- Veatch, R. M., Ross, L. F., & Lantos, J. D. (2024). Transplantation Ethics (3rd ed.). Washington, DC: Georgetown University Press. ISBN: 9781647124011
- Jaworska, A., & Tannenbaum, J. (2024). The Grounds of Moral Status. In The Stanford Encyclopedia of Philosophy (Spring 2024 Edition). Edited by E. N. Zalta & U. Nodelman.
- Luper, S. (2024). Death. In The Stanford Encyclopedia of Philosophy (Spring 2024 Edition). Edited by E. N. Zalta & U. Nodelman.
- Stringer, C. (2025). Human Evolution: A Very Short Introduction (2nd ed.). Oxford: Oxford University Press. ISBN: 9780198925856
İnsan sözcüğünün bilimsel olarak pek anlamlı olmamasının ikinci nedeni ise evrimdir. Evrimsel süreçte canlılar çok yumuşak bir şekilde değişirler. Bir tür, yeni bir türe son derece ufak basamakların birikimiyle geçer. Dolayısıyla canlıları sınıflandırmak çok güçtür. Bu nedenle taksonomistler, paleontologlar, arkeologlar ve antropologlar sürekli birbirleriyle kavga ederler. Türler arası geçiş öylesine yumuşak, evrim öylesine narin bir süreçtir ki; türleri net çizgilerle birbirinden ayırmakta zorlanırız. Ne zaman ki araya yeterince zaman koyarız, o zaman iki tür arasındaki fark daha belirgin hale gelir. Fakat bu defa da eklediğimiz zamandan ötürü kimi zaman aradaki geçişte bulunan türleri atlayabiliriz. Bu nedenle bilim insanları son derece titiz bir şekilde çalışarak türleri isimlendirmeye ve birbirinden ayırmaya çalışırlar. Böylelikle evrimsel süreçte hangi türün hangisinin atası olduğu, kimin kimden evrimleştiği, hangi türlerin daha yakın, hangi türlerin daha uzak akraba oldukları anlaşılabilir.
Gelelim insana… “İnsan”, halk arasında “bildiğimiz insan”ı tanımlamak için kullanılan bir sözcüktür. Bu makuldür, zira yaşayan tek insan türü biziz. Fakat aynı genellemeyi diğer türlere yapmaya kalktığımızda, komik senaryolarla karşılaşılır. Örneğin “yarasa” bizim için spesifik bir canlıya işaret ediyor gibi gözükür. Halbuki Dünya’da 1240 farklı yarasa türü an itibariyle yaşamaktadır. “Kelebek işte.” deyip geçtiğimiz canlılar, Dünya’da 20.000 ayrı türle temsil edilirler! “Balık” der geçeriz; halbuki “balık” sözcüğü içerisinde en az 30.000 ayrı tür bulunmaktadır! Üstelik bu canlılar, şu anda yaşayan türlerdir. Bunların evrimsel süreçteki ataları ve soyu tükenmiş kuzenleri de işin içine dahil edildiğinde, işler iyice karışır. Öyle karışır ki, antik fosilleri çıkarıp, tür adlarını belirtmeksizin üzerine “balık”, “kelebek”, “yarasa” yazarak bugünkü türlere nazaran hiç değişmemiş olduklarını iddia eden tuhaf insanlar türeyebilir. 30 milyon yıl önce yaşayan bir balığın dış hatlarının kabaca bugünküne benzemesi, bu ikisinin aynı tür olduğu anlamına gelmez. Bu canlıların değişmediği anlamına hiç gelmez.
İnsan da, her zaman “insan” değildi. Hatta “insan” sözcüğü bilimde, halk arasındaki anlamından farklı kullanılır. Tıpkı “teori” sözcüğünün bilim ve halk için anlamlarının tamamen farklı (ve çoğu zaman 180 derece zıt) olması gibi… İnsan, çoğu zaman Homo isimli hayvan cinsini karşılamak için kullanılan bir sözcüktür. Ancak tek Homo türü, biz “anatomik olarak modern insanlar” (bilimsel adıyla Homo sapiens) değildir. Bugüne kadar Homo cinsi altında 14 civarında farklı tür tanımlanmıştır. Bunların hepsinin soyu tükenmiştir. Ancak, örneğin halk arasında Neandertaller olarak bilinen Homo neanderthalensis isimli insan türü, sadece 30.000 yıl önce aramızdaydı! Benzer şekilde, bir diğer insan türü olan Flores İnsanları (bilimsel adıyla Homo floresiensis türü), sadece 13.000 yıl öncesine kadar Dünya’da, biz modern insanlarla birlikte yaşamaktaydı! Bu akıl almaz olsa da, gerçektir. “İnsan”, var olmuş tek insan türü değildir. Muhtemelen son da olmayacaktır.
Bilim insanları Homo cinsi çevresinde taksonomik bir gruplar piramidi inşa etmiştir. Örneğin “insansı” olarak Türkçeleştirebileceğimiz Homonidler, biz modern insanlara kadar gelecek evrimsel soy ağacının, şempanzelerle olan ortak atamız da dahil olmak üzere, yaşayan en yakın kuzenlerimiz şempanzelere gidecek soy hattından ayrıldığımız son 6 milyon yılda yaşamış bütün atalarımız ve kuzenlerimizin ortak adıdır. İnsan, bir hominid türüdür (insansı türüdür). Hominid sözcüğünün Türkçesinin “insansı” olması, insanın “insan benzeri olan ama insan olmayan” bir tür olduğu anlamına gelmez. Taksonomide büyük bir gruba isim verilecekken, içerisinde bir temsilci seçilir. Kargagiller, İnsangiller, Gülgiller bunun örnekleridir. İnsansılar da, bu grup içerisindeki alt gruplardan sadece birisidir.
İşte “insan” merkezli “insan ve akrabaları” grubu, Homo sözcüğünden türetilen birçok terimle karşılanır. Hominidler bunlardan bir tanesidir; ancak daha birçok taksonomik seviye vardır. Bunları daha genelden, daha özele doğru sırayla derleyecek olursak:
- Hominoidea: Kuyruksuz Maymunlar üst ailesinin (üst familyasının) adıdır. Kimi zaman “insansı maymunlar” ve “insaymunlar” olarak da anılır; ancak bunlar çok geçerli terimler değildir. İngilizce karşılığı “ape” sözcüğüdür. İçerisinde insanlar, şempanzeler, bonobolar, goriller, orangutanlar, gibonlar, siyamanglar ve tüm bu canlıların bütün türleri, ataları ve soyu tükenmiş kuzenleri bulunur.
- Hominidae: Hominidler olarak da bilinen taksonomik ailedir (familya). Türkçede Büyük Kuyruksuz Maymunlar, İngilizcede “great apes” olarak geçer. Görselde kullanılan “hominid” sözcüğü aslen hatalıdır. İngilizcede halk arasında “insan ve ataları” kalıbı “hominid” sözcüğüyle karşılanır. Halbuki “hominid” sözcüğü, Hominidae ailesinin tamamına ait türlerin adıdır. Bu türler arasında insanlar, şempanzeler, bonobolar, goriller, orangutanlar ve tüm bu canlıların bütün türleri, ataları ve soyu tükenmiş kuzenleri bulunur. Yani Hominoidea seviyesine kıyasla sadece gibonlar, siyamanglar ve bunların soyu tükenmiş ataları ve kuzenleri dışlanır.
- Homininae: Bu noktadan sonra artık Türkçe ve İngilizce karşılık bulmak zorlaşır. Homininae, taksonomik bir alt ailedir (alt familya). İçerisinde insanlar, şempanzeler, bonobolar, goriller ve tüm bu canlıların bütün türleri, ataları ve soyu tükenmiş kuzenleri bulunur. Yani Hominidae seviyesine kıyasla sadece orangutanlar ve bunların soyu tükenmiş ataları ve kuzenleri dışlanır.
- Hominini: Taksonomik olarak bir oymak veya tribü olan bu grup içerisinde insanlar, şempanzeler, bonobolar ve tüm bu canlıların bütün türleri, ataları ve soyu tükenmiş kuzenleri bulunur. Yani Homininae seviyesine kıyasla sadece goriller ve bunların soyu tükenmiş ataları ve kuzenleri dışlanır.
- Hominina: İşte gerçek “insansı”lara geldik. Görselde aslen gördüğümüz de Hominina’dır. Bunlar artık Kuyruksuz Maymunlar (Hominoidea) içerisinde yer alan şempanzelerle olan ortak atamızdan ayrıldıktan sonra modern insanlara (Homo sapiens) kadar evrimleşmiş ve yok olmuş her şeydir. İçerisinde insanların bütün türleri, ataları ve soyu tükenmiş kuzenleri bulunur. Hominini seviyesine kıyasla şempanzeler, bonobolar bunların soyu tükenmiş ataları ve kuzenleri dışlanır. Sahelanthropus, Orrorin, Ardipithecus, Australopithecus, Paranthropus, Kenyanthropus ve Homo cinslerini içerisinde barındırır. Tabii bu cinslerin altındaki bütün türleri de… Bu şekilde baktığımızda tutucu bir tahminle 19, muhtemelense 30’un üzerinde tür bu grup içerisindedir.
- Homo: Nihayet Homo cinsine geldik… 2 milyon yıldır var olan, taksonomik bir cins. Ama dediğimizi unutmayın: tek insan türü asla değiliz, bundan sonra da muhtemelen olmayacağız. Biz, sadece son 200.000 yıldır var olanHomo sapiens türüyüz. Bize kimi zaman “modern insanlar” deniyor, kimi zamansa “anatomik olarak modern insanlar”. Halk arasında sadece “insan” olarak biliniyoruz; halbuki tek insan biz değiliz.
Görsel Çeviri ve Düzenleme: Mehmet Onurcan Kaya (Evrim Ağacı)