Embriyonal dönemde er bezi ilk başta karın boşluğunda gelişir. Hamileliğin sonlarına doğru er bezinin kasık kanalından vücudun aşağısına doğru inmesine denir. (Bkz; Descensus) (Bkz; testis)
Teratogenez
Amniyosentez
Amniyon
Sinonim: Döl kesesi, amniyon zarı, amniyon kesesi, amniyo-, amnio-, amni-.
Antik Yunancada ἀμνίον (amníon, “yakalanan kurbanın kanının bulunduğu kase”) kelimesinden türeyen Latincedeki amnion (“fetüsü saran kese”) kelimesinin türkçeleştirilmiş halidir.

Sürüngen, kuş ve memelilerin fetüsünü saran en içteki membran, kese. Embriyo bu kesenin içinde asılı durur.

Bu keseyi oluşturan hücreler amniyotik boşluğa (fetüs ile amniyon zarı arası) amniyon
sıvısı üretirler.
Rahim kanalından endoskopik kamera ile vücudun içine girilip, amniyon kesesi ve amniyon sıvısının incelenmesi işlemine amniyoskopi denir.
Amniyoskopi
Sinonim: Amnioscopy, amnioskopie.
Rahim kanalından endoskopik kamera ile vücudun içine girilip, amniyon kesesi ve amniyon sıvısının incelenmesi işlemine denir.
Fetüs
Sinonim: Dölüt, Fetus.
Ana Hint-Avrupa dilindeki dʰeh₁(y) kelimesinden türeyen Latincedeki fētus‘un anlamları;
- Gebe, yavru ile dolu,
- Bereketli, üretken, doğurgan,
- Yakın zamanda doğurmuş, emziren kişi.
Fetal (fet-al) ise fetüse ait olan veya onu etkileyen anlamına gelir.
Tıp literatüründe fetüs, 8.haftadan (2. aydan) sonra başlayıp doğuma kadar süren süreçte gelişen organizmayı temsil eder.

Gonadal disgenezi
Üreter ajenezi
Sinonim: üreter agenezi, ureter agenesis, ureter agenesie.
Embriyonal gelişim sürecinde yaşanan aksaklıktan dolayı idrar borusunun oluşmamasıdır. İki tipi vardır:
- Unilateral üreter ajenezi: Tek tarafta idrar borusunun oluşmamasıdır.
- Bilateral üreter ajenezi: İki tarafta idrar borusunun oluşmamasıdır.
Sonik Kirpi: Parmak Yaratma Sürecinin Ardındaki Genler, Çalışma Prensipleri ve Evrim








- Molecular Biology of the Cell
- Developmental Biology
- Ulster Medical Journal
- Molecular Pathology
- Molecular Genetics and Metabolism
- Harvard University
- UCLA
- MadSci
- MetaLife
- AustinCC
- Neil Shubin, İçimizdeki Balık, Sf. 57 – 75
- Gerald C. Karp, Cell Biology, 6.edt, Sf. 164 – 171, 241- 265
- Sadava, Life, 10. edt, Sf. 286 – 301
Anne sütü ve bebek bağırsak mikrobiyotası: Eski bir ortak yaşam

Görsel açıklaması: Anne sütü, çocuğa besin sağlayan ve onu koruyan çok spesifik bir bakteri popülasyonuna besin sağlayarak, yeni doğanların bağırsak mikrobiyotasının gelişimini yönlendirmektedir.
Emzirilen bebeklerin gastrointestinal sistemleri, belli koruyucu mikroplarla zenginleştirilir. Anne sütü tek başına, sırasıyla önce besin sağlayan, ardından çocuğu koruyan belli başlı bakteri popülasyonlarını destekleyerek, yeni doğan bağırsak mikrobiyotasının gelişimini yönlendirmektedir. Kaliforniya Üniversitesi’nden bir ekip, sütten bu besini temin edip içindeki bileşeni tanımladılar ve bu bileşiklerin sığır sütünden elde edilebileceğini gösterdiler. Bu çalışma, bebekler için bir prebiyotik bileşiği sağlayan sığır sütü kullanımıyla sonuçlanmıştır. Araştırma, Amerikan Mikrobiyoloji Topluluğunun bir dergisi olanApplied and Environmental Microbiology’de yayımlandı.
Daha önceki çalışmalarda David A. Mills’in öncülük ettiği araştırmacılar, hem proteinleri hem de oligosakkarit moleküllerini içeren sütteki glikoproteinlerin, bu besinin ana kaynağı olduğunu göstermişlerdi. Ekip ayrıca, Bifidobacterium longum subsp. infantis (B. infantis) bakterinin bebeklikle ilişkili alttürlerinin, süt glikoproteinlerindeki oligosakkaritleri kesebilen bir enzimi ürettiğini bulup bu enzimi tanımlamıştı.
Prof. Mills ve meslektaşları, son çalışmalarında oligosakkaritlerin B. infantis için besin kaynağı olduğunu belirttiler ve sonrasında enzimin hem anne sütündeki hem de sığır sütündeki glikoproteinleri parçalayıp oligosakkaritleri serbest bıraktığını gösterdiler.
Mills, “Serbest kalan oligosakkaritlerin, B. infantis’in büyümesi için akıl almaz birer substrat oldukları anlaşılmaktadır” diye açıklıyor. Aynı zamanda, Mills ve arkadaşları, oligosakkaritlerin yetişkinler ile ilişkili bifidobakterileri beslemediğini gösterdiler.
Mills, “Bunların tamamı, bebek reçetesi içerisine biyoaktif oligosakkaritlerin alınmasının bebeği destekleyebildiğini öneriyor. Benim için şaşırtıcı olan şey, serbest kalan seçici oligosakkaritlerin, büyüme amaçlı bir substrat olarak nasıl kullanıldığıdır” açıklamasında bulunuyor.
Mills, B. infantis’in oligosakkaritleri serbest bırakmak için anne sütündeki glikoproteinlerin parçalanmasında rol oynayan birçok gene sahip olduğunu kaydediyor. Anne sütü, memelilerle ve büyümeye yardımcı olan yararlı bağırsak mikrobiyotası ile milyonlarca yıl boyunca birlikte evrimleşmiştir. Mills, “Bizi sağlıklı kılan, yalnızca insanlarla birlikte evrimleşmiş besinlerdir” diye ekliyor.
Çeviren: Yusuf Sürmeli (Bilim ve Gelecek)
İTÜ Moleküler Biyoloji ve Genetik Blm Doktora Öğr.
Kaynak:
- ScienceDaily
- Sercan Karav et al. Oligosaccharides released from milk glycoproteins are selective growth substrates for infant-associated bifidobacteria. Applied and Environmental Microbiology, April 2016 DOI:10.1128/AEM.00547-16
