Antidiürez
Antidiürez tanımı Antidiürez, böbrekler tarafından su atılımının azalması durumuna verilen isimdir. Bu durum, atılımın arttığı diürezden farklıdır. Böbrek atılımının normal durumu İdrar konsantrasyonunun mekanizması Dar anlamda antidiürez
Tıp terimleri sözlüğü
Sinonim: Physiology, physiologie
Antik Yunancada, φύσις (phúsis, “doğa”) + λόγος (lógos, “kelime”) → φυσιολογία (phusiología, “doğa felsefesi”) → Latincede physiologia, → Fransızcada physiologia
Antidiürez tanımı Antidiürez, böbrekler tarafından su atılımının azalması durumuna verilen isimdir. Bu durum, atılımın arttığı diürezden farklıdır. Böbrek atılımının normal durumu İdrar konsantrasyonunun mekanizması Dar anlamda antidiürez
Vazokonstriksiyon, kan damarlarının daralması veya daralması ile karakterize edilen temel bir fizyolojik süreçtir. Latince “damar” anlamına gelen “vas” ve “bir araya getirmek” anlamına gelen “constringere” kelimelerinden türetilen bu fenomen, vücuttaki… Devamını oku
Propiyonil-CoA’nın parçalanmasının bozulduğu otozomal resesif kalıtsal, konjenital bir metabolik hastalıktır. Organoasidopatiler grubuna aittir. (Bkz; Propiyonik) (Bkz; asidemi)
Kalsiyum kanalları, hücre zarındaki kalsiyum iyonları (Ca2+) için özel bir geçirgenliğe sahip iyon kanallarıdır. Kalsiyum kanalları, kalsiyum iyonlarının (Ca2+) hücre zarlarından geçişine izin veren özelleşmiş protein kanallarıdır. Kas kasılması, nörotransmitter… Devamını oku
Yanlış katlanmış proteinler veya hasarlı hücre organelleri gibi hücrenin kendi sitosolik materyalinin parçalandığı hücre içi bir süreçtir. Mekanizma Otofajide, hücresel materyal otofagozom adı verilen özel bir organel içine alınır. Bu,… Devamını oku
Antik Yunancada χηλή (khēlḗ, “toynak”) ve –oid → 19. yüzyılda Fransızcada chéloïde → cheloid, Yaralanma bölgesinde yara dokusunun sert bir şekilde büyümesidir. Keloid, yaralanmalardan ve ameliyatlardan sonra hatta kendiliğinden ortaya çıkabilen aşırı fibroblast… Devamını oku
Miller-Dieker Sendromu (MDS) da dahil olmak üzere Lissensefali, normal girus eksikliği (agiri) veya daha az sayıda, daha geniş girus (pakigiri) nedeniyle düz bir beyin yüzeyi ile karakterize nadir bir doğuştan… Devamını oku
Sinonim: Çöp DNA, Non-coding DNA, junk DNA. Deoksiribonükleik asidin (DNA) proteinleri kodlamayan kısımlarıdır. İnsanlar, hayvanlar ve bitkiler gibi daha yüksek organizmalarda, DNA’nın büyük çoğunluğu bu anlamda “kodlamaz”. Bu kodlamayan DNA… Devamını oku
(Sinonimler, dil kökünde yerleşirse kimi kaynaklarda “Bochdalek kisti” adıyla da anılır — diyaframdaki Bochdalek hernisiyle karıştırılmamalıdır.) Tanım ve Terminoloji Ortanca boyun kisti, embriyonik dönemde tiroid bezinin iniş yolunu oluşturan tiroglossal… Devamını oku
Latincedeki turgere “şişmek” den türemiştir. 1857 itibariyle tıpta kullanılan bir terim haline gelmiştir. Cilt turgoru, ciltteki gerginlik durumudur. Deri turgoru, bir hastanın sıvı dengesinin değerlendirilmesi açısından klinik olarak önemlidir. Fizik muayenede… Devamını oku