Trombositoz

Trombositoz – Nedenler ve Sınıflandırma Trombositoz – Ayırıcı Tanı ve Tanı Değerlendirme Trombositoz Tedavisi

Hematolojik durumlar

1. Ağır Anamnez ve Hemofagozit Lenfohistiozitoza (HLH) Karşı Önlemler 2. HLH 2004 Tanı Kriterleri Tanı için 5/8 kriter gereklidir: 3. TTP (Trombotik Trombositopenik Purpura) için PLAZMİK Skoru ADAMTS13 eksikliğini öngören 7 puanlık bir skor: Bileşenler: Skor ≥5: TTP olasılığı yüksek; acil plazmaferez gerekli. 4. ADAMTS13 5. Trombotik Mikroanjiyopati (TMA) 6. Hämolyseursachen 7. Amoksisilin-induzierte sekundäre AIHA … Devamını oku

Polimorfonükleer Lökosit (PMNL)

Polimorfonükleer lökositler (PMN’ler) parçalı, loblu çekirdekleri ve granüllerle dolu sitoplazmaları ile karakterize edilen bir beyaz kan hücresi alt tipidir. “Polimorfonükleer” terimi, çekirdeklerinin çok loblu görünümünü ifade eder. Bu hücreler granülositler olarak da bilinir ve bağışıklık sisteminin kritik bir bileşenidir, vücudu enfeksiyonlara, özellikle de bakteriyel enfeksiyonlara karşı savunmada önemli bir rol oynar. En yaygın PMN türü … Devamını oku

Anizositoz

Bu nedenle, anizositoz kelimenin tam anlamıyla “eşit olmayan hücre boyutları durumu” anlamına gelir ve kırmızı kan hücrelerinin boyutundaki çeşitliliğe atıfta bulunur. Anizositoz, bir kan örneğindeki kırmızı kan hücrelerinin (RBC’ler) boyut olarak önemli ölçüde farklılık gösterdiği bir durumu ifade eder. Normalde, RBC’lerin boyutları oldukça eşittir ve tipik çapları yaklaşık 6-8 mikrometredir. Anizositozda, kanda hem normalden büyük … Devamını oku

Hemodinamik

“Hemodinamik” terimi Yunanca “haima” (kan anlamına gelir) ve “dynamis” (kuvvet veya güç anlamına gelir) kelimelerinden türemiştir. Hemodinamik, kan akışının ve kardiyovasküler sistem içindeki dolaşımda yer alan güçlerin incelenmesini ifade eder. Bu alan, kan akışının hem fizyolojik hem de patolojik yönlerini kapsar ve kalbe, kan damarlarına ve doku ve organların yeterli perfüzyonunu sağlayan mekanizmalara odaklanır. Annales … Devamını oku

Tromboelastografi (TEG)

Etimoloji ve Kavramın Kökeni Tromboelastografi terimi, Yunanca kökenli üç ayrı sözcükten türetilmiştir: thrombos (θρόμβος), yani pıhtı; elastos (ἐλαστός), yani esnek ya da geri dönen; ve graphein (γράφειν), yani yazmak veya kaydetmek. Bu üç kökün birleşimi, kanın pıhtılaşırken sergilediği viskoelastik özelliklerin sürekli ve dinamik biçimde kaydedilmesini ifade eden bir yöntemi adlandırmak amacıyla bilinçli ve sistematik şekilde … Devamını oku

Splenik ven trombozu (SVT)

Splenik ven trombozu (SVT), splenik venin tıkanmasıyla karakterize edilen ve splenomegali, hipersplenizm ve mide varisleri gibi çeşitli komplikasyonlara yol açabilen vasküler bir durumdur. “Tromboz” teriminin etimolojisi, “pıhtılaşma” anlamına gelen Yunanca “θρόμβωσις” (tromboz) kelimesinden türemiştir; bu durumun altında yatan patofizyolojik süreç için uygun bir tanımdır. Tarihsel olarak, splenik ven trombozunun anlaşılması ve tanısı, görüntüleme teknolojilerindeki ilerlemeler … Devamını oku

VerifyNow

VerifyNow sistemi, trombosit fonksiyonunu ve aspirin, klopidogrel (Plavix) ve glikoprotein IIb/IIIa inhibitörleri gibi antitrombosit ilaçların etkinliğini değerlendirmek için kullanılan bir hasta başı test cihazıdır. Pıhtılaşma kademesini etkileyen geleneksel antikoagülanların (örneğin, warfarin) veya doğrudan oral antikoagülanların (dabigatran, rivaroksaban, apixaban ve edoxaban gibi DOAC’lar) izlenmesi için doğrudan kullanılmaz. Bunun yerine VerifyNow sistemi, özellikle koroner arter hastalığı, perkütan … Devamını oku

Endoleak

“Endoleak” terimi, endovasküler anevrizma onarımını (EVAR) takiben kanın anevrizma kesesi içine akmaya devam ettiği ve anevrizmanın rüptürünü önlemek olan prosedürün amacını boşa çıkaran bir durumu ifade eder. Çölyak gövdesi (veya çölyak arteri, Latince’de truncus coeliacus), üst karın organlarına kan sağlayan abdominal aortun önemli bir dalıdır. Çölyak gövdesinde veya yakınında meydana gelen sızıntı, acil müdahale gerektiren … Devamını oku

Homozigot Hemokromatoz

Hemokromatoz, vücudun çeşitli organlarında aşırı demir emilimi ve depolanmasıyla karakterize kalıtsal bir durumdur. Bir birey, hemokromatozdan sorumlu mutasyona uğramış genin, her bir ebeveynden bir tane olmak üzere iki kopyasını miras aldığında, bu durum için “homozigot” olarak adlandırılır. Bu makale homozigot hemokromatozun etiyolojisi, semptomları, tanısı ve tedavisini içermektedir. “Hemokromatoz” terimi, Yunanca kan anlamına gelen “hemo-” ve … Devamını oku