Sisternal ponksiyon

os occipitale ve atlas arasından sıvı çekimidir. (bkz: sub–occipital) (bkz: ponksiyon) Suboksipital ponksiyon, sisterna serebellomedullarise kadar genişlemiş subaraknoid boşluğun delinmesidir (ponksiyon). Geçmiş Suboksipital ponksiyon, Ayer (1923) tarafından tanımlandıktan sonraki ilk yıllarda çok popülerdi çünkü ponksiyon sonrası semptomların görülme sıklığı düşüktü. Modern görüntüleme yöntemleri ortaya çıkana kadar bu yöntem, özellikle karşılaştırmalı BOS basıncı ölçümü (“lomber ve … Devamını oku

Trombosit

Sinonim: Kan pulcukları, Platelets, Thrombocyte, Thrombozyt, Blutplättchen. Thrombositler 1-4 mikron çapında yuvarlak veya oral disklerdir. Yarı ömrü 8-10 gündür. (bkz: Tromb-o-sit) Kemik iliğindeki Megakaryosit’ler tarafından oluşturulurlar. Çekirdekleri yoktur ve çoğalmazlar, buna karşın hücrenin birçok fonksiyonel karakteristik özelliğini taşırlar. Dolaşımdaki ömürleri yaklaşık 10 gündür.(patolojik faktörlere göre değişir.) Sitoplazmalarında çeşitli aktif faktörler vardır; Damar endotel hücrelerinin, damar düz kas hücrelerinin ve … Devamını oku

kéras (κέρας )

Sinonim: kerat-, keratos. Ana Hint-Avrupadaki *ḱerh₂-‘dan türemiştir. Antik Yunancadaki(n) anlamları; Hayvanın boynuzu, Boynuz şeklinde kavisli olan, Sert deri, kornea. Korno (müzik aleti) Nehrin kolu. Keratit (Sin: Keratitis, Hornhautentzündung): Kornea’nın iltihaplanmasıdır.

Retina

Sinonim: ağkatman, Netzhaut, retin-. Latincedeki(f) rete ‎(“ağ”)’nin küçültme eki almış halidir. Göz küresini saran en içerdeki tabakadır. Bu tabakaya düşen ışık nöral sinyala dönüştürülerek beyine iletilir. (Bkz; Tunika interna bulbi) Kaynak: http://study.com/cimages/multimages/16/eye_diagram_of_light.jpg Retinae; Ağ tabakasına ait anlamına gelir. Retinopati (Sin: retinopathy, retin-o-path–ie): Ağ tabaka hastalıklarına verilen genel isimdir.   Retinit (Sin: Retinitis): Ağ tabakanın iltihaplanmasıdır.

Hipermetropi

Açıklanan durum, ileri görüşlülük veya hipermetrop olarak da bilinen Hipermetropi ile ilgilidir. Bu optik durum, gözün optik uzunluğunun, gözün optik sisteminin kırma gücüne göre çok kısa olması durumunda ortaya çıkar ve göze giren ışık ışınlarının doğrudan retinanın üzerine değil, arkasına odaklanmasına neden olur. Bu tutarsızlık yakındaki nesnelerin bulanıklaşmasına, uzaktaki nesnelerin ise daha net görülmesine neden … Devamını oku

Somatotip teorisi

Genellikle somatotip teorisi olarak anılan William Sheldon’ın Yapısal Teorisi, insanın vücut yapısı ile kişilik özellikleri arasında bir ilişki olduğunu öne süren bir yaklaşımdır. Sheldon’a göre, insan fiziği üç farklı tipte kategorize edilebilir:

Vücut yapısı tipleridir. (bkz: somat-o-tip)

Somatotipleme, insanların vücut yapılarına göre tipler halinde sınıflandırılmasıdır. Somatotip teorisi, ayırt edici vücut tiplerini kişilik özellikleriyle ilişkilendirir ve suç davranışını vücut tipleriyle ilişkilendirir. Somatotip teorisi en yaygın olarak William Sheldon ile ilişkilendirilir.

En yaygın somatotip erkekler için endomorfik mezomorf ve kadınlar için mezomorf-endomorf idi.

1. Ektomorf

  • Zayıf, narin ve kırılgan vücut yapısı ile karakterize edilir.
  • Sheldon ektomorfik fiziği içe dönüklük, hassasiyet ve entelektüel ya da “şizoid” davranışlara eğilim gibi kişilik özellikleriyle ilişkilendirmiştir. (bkz: ektomorph)

2. Mezomorf

  • Doğal olarak kaslı, iyi orantılı ve sağlam bir fiziğe sahiptir.(bkz: endomorph)
  • Bu vücut tipi atılganlık, yüksek enerji seviyeleri, rekabetçilik ve liderlik ve baskınlığa yatkınlık gibi özelliklerle bağlantılıdır.

3. Endomorf

  • Daha yuvarlak, daha yumuşak bir vücut yapısı ve daha yüksek oranda vücut yağı ile tanımlanır.
  • Endomorfik yapıya sahip bireylerin daha sosyal, rahat ve duygusal olarak yönlendirilmiş oldukları, bazen dürtüsellik ve rahatlık arayan davranışlara eğilim gösterdikleri düşünülmektedir. (bkz: mesomorph)

Devamını oku

Lordoz

Antik Yunancada λορδός (lordós, “geriye doğru bükülmüş”) +‎ –σις (-sis) —> (patoloji) Omurganın geriye doğru aşırı eğriliği, sırtta bir oyuğa neden olur. Zooloji; Bazı dişi memelilerin, çiftleşmeye açık olduğunu gösteren vücut duruşu. Ön ayakların indirilmesini içerir, ancak arka uzuvlar uzatılmış ve kalçalar yükseltilmiş, omurganın ventral kavisli ve kuyruğun yükseltilmesi veya yana doğru yer değiştirmesi.