Buharlaşma

Buharlaşmada bir sıvı, kaynama noktasının altında sıvı halden gaz haline geçer. Tanım ve özellikler Buharlaşma, bir sıvının kaynama noktasının altında sıvı halden gaz haline geçtiği fiziksel bir süreçtir. Örneğin, birkaç damla su oda sıcaklığında bir masanın üzerine yayılırsa, nispeten kısa bir süre sonra tekrar kendiliğinden kaybolur. Buharlaşma sıvının yüzeyinde gerçekleşir. Tek tek moleküller moleküller arası … Devamını oku

Onkotik basınç

“Onkotik basınç” terimi, Yunanca kökenli iki kelimeden türetilmiştir: “Onkotik basınç”, bu bağlamda, sıvıların, özellikle de kan damarlarında bulunan proteinlerin etkisiyle uyguladığı basıncı ifade eder. Onkotik basınç, plazma proteinlerinin sıvıyı çekme ve tutma özelliği ile ortaya çıkar. Bu nedenle, sıvıların damarlar içinde kalmasını sağlamak için önemli bir rol oynar. Kaynaklar: Onkotik basınç, plazma proteinlerinin (özellikle albümin … Devamını oku

Atmosferik su hasadı

Atmosferik su hasadı, havada buhar veya küçük su damlacıkları olarak bulunan suyun yakalanması ve toplanmasıdır. Atmosferik nemin 3 türü nedir? Gaz halinde (görünmez su buharı), sıvı halde (yağmur, çiseleme, çiğ veya bulut damlacıkları) ve katı halde (kar, hal, sulu kar, don veya buz kristalleri) bulunabilir. Su, üç haliyle ve bir halden diğerine geçerken sürekli ve … Devamını oku

Empedans

Latincedeki pēs (“ayak”) —>  impediō (“zincirlemek”).Bir fiil olarak ilk onaylanmış kullanımı William Shakespeare’in Macbeth’indeydi. +ance (Bu suffiks, fiil ile ilişkili sonuç veya kapasite gibi bir durumu veya koşulu belirten bir isim oluşturmak için bir sıfat veya fiile eklenir) –> impedance kelimesinin fizikteki kullanımı: 1886’da Oliver Heaviside tarafından icat edildi. Engelleme eylemi; engelleyen; bir engel. (fizik) Bir devrede alternatif … Devamını oku

Radyoaktivite

Radyoaktivite, atomların çekirdeğinden parçacıkların veya elektromanyetik radyasyonun salındığı doğal bir fenomendir. Buna iyonlaştırıcı radyasyon denir. Çekirdeğin enerji kaybına yol açar. (Bkz; Rady-o-aktiv-ite) Ana iyonlaştırıcı ışınlar alfa radyasyonu, beta radyasyonu (beta eksi ve beta artı) ve gama radyasyonudur: Alfa: Helyum çekirdeğiBeta eksi: elektron, antineutrinoBeta-Plus: pozitron (elektronun pozitif antiparçacığı), nötrinoGama: Kısa dalga elektromanyetik radyasyonRadyoaktivite görünmez olduğu için, … Devamını oku

Solunum sisteminin oskültasyonu

Tarihsel Bağlam Nefes Seslerinin Özellikleri Nefes Seslerinin Fiziği Oskültasyon Yapma Yöntemleri Nefes Sesi Üretim Mekanizmaları Nefes Sesi Üretimi için Ön Koşullar: Laminer Akış: Türbülanslı Akış: Girdaplar: Solunum Seslerinin Zayıflaması: Nefes Seslerinin Sınıflandırılması Normal Nefes Sesleri: Veziküler Nefes Sesi Varyantları: Nefes Sesi Yoğunluğunun (BSI) Sayısallaştırılması BSI Skorlaması (Pardee ve ark., 1976): Pulmoner Fonksiyon ile Korelasyon: İlham … Devamını oku

Turgor

Latincedeki turgere “şişmek” den türemiştir.  1857 itibariyle tıpta kullanılan bir terim haline gelmiştir. Cilt turgoru, ciltteki gerginlik durumudur. Deri turgoru, bir hastanın sıvı dengesinin değerlendirilmesi açısından klinik olarak önemlidir. Fizik muayenede oluşan deri kıvrımları ile fark edilen eksikoz durumunda cilt turgoru azalır. Deri turgoru, deri (örneğin elin arkasında) başparmak ile işaret parmağı arasında alınarak ve bir … Devamını oku

Tyndall etkisi

1) Tanım ve Kavramsal Çerçeve Tyndall fenomeni, ışığın, gözle görünmeyecek kadar küçük parçacıklar (kolloid boyutlu tanecikler) tarafından saçılması sonucu, normalde “yolu görünmez” olan bir ışık demetinin görünür bir hüzme gibi algılanmasıdır. Günlük yaşamda bunun en sezgisel karşılığı, karanlık bir ortamda havada asılı tozların arasından geçen güneş ışınlarının “ışık sütunu” gibi seçilmesidir. Oftalmolojide Tyndall fenomeni denildiğinde, … Devamını oku

Solunan oksijen fraksiyonu

Fraction of inspired oxygen (FiO2) Solunan hava hacmindeki oksijen molekülünün yüzdesini ifade eder. Normal değer %21’dir. Oksijenle zenginleştirilmiş hava, 0.21’den daha yüksek bir FiO2’ye sahiptir; % 100 oksijen 1.00 değeriyle gösterilir. FiO2, oksijen toksisitesini önlemek için mekanik ventilasyonda bile tipik olarak 0,5’in altında tutulur. Nefes almakta zorluk çeken hastalara oksijen bakımından zenginleştirilmiş hava verilir, bu … Devamını oku

Bulut

Eski Türkçedeki bula- fiilinden türemiştir. Proto Germanik dilde *klūtaz, *klutaz (“yumru, kitle, küme yığın”)’dan türeyen cloud ve İndo-Germanik dilde u̯elg „ıslak, nemli“ ‘den ise Wolke türemiştir.  Bulut, havada bulunan kristaller, damlalar içeren buhar kümelenmesidir. Bu kümelenmenin içinde bulunan maddelerin gökyüzünde yükseklere çıkıldıkça hava soğuduğundan havadaki su buharı yoğunlaşır ve küçük damlacıkları oluşturur. Bu damlalar birleşerek daha büyük damlaları … Devamını oku