Filtrum
Sinonim: Philtrum. Yunancadaki φίλτρον (phíltron; aşk büyüsü)’den türemiştir. Üst dudak ile burun arasındaki oluktur.
Tıp terimleri sözlüğü
Sinonim: Philtrum. Yunancadaki φίλτρον (phíltron; aşk büyüsü)’den türemiştir. Üst dudak ile burun arasındaki oluktur.
Arapçadaki زَرْقُون (zarqūn; altın benzeri)’den sırasıyla türeyen Fransızcadaki zircon, Almancadaki zirkon‘dan dilimize geçmiştir.
Latincedeki glūten (“yapışkan”)’den türeyen Fransızcadaki gluten‘den dilimize geçmiştir. Bir proteindir.
Antik Yunancadaki ἄφθα (áphtha, “ağız ülseri”)’dan türemiştir. Anlamları; Kandidiyaz, ağız iltihabı, Bir ağız ülseri, (Veteriner) Ayak-ağız hastalığı Aftöz; Aft ile ilgili olan.
Sinonim: myofibril, Myofibrille. Kas dokuda bulunan ve kas dokunun en önemli özelliği olan kasıp gevşemeyi sağlayan protein iplikçiklerdir. (Bkz; Miy-o-fibr–il)
Sinonim: Botanic, botany Antik Yunancadaki βοτάνη (botánē, “bitki, otlamak”)’dan türeyen βοτανικός (botanikós)’dan Türeyen Latincedeki botanicus, Fransızcadaki botanique‘dan dilimize geçmiştir. Bitkileri inceleyen bilim dalıdır.
Sinonim: onychocryptosis, Unguis incarnatus, ingrown nail. Halk arasında tırnak batması olarak tarif edilen durumdur. Tırnağın tırnak yatağında içe doğru büyümesini ifade eder. (Bkz; Onik-o-kript–oz)
Sinonim: Vacuole. Latincedeki vacuus (“boş”)’un küçültme eki alan biçimi vacuola‘ya, Fransızcada vacuole denir. Su gibi anorganik ve organik molekülleri içeren etrafı kapalı organele denir.
Sinonim: Lipase. Gliserin ve yağ asitleri gibi nötral yağlardaki ester bağlarını parçalayan enzimdir. Suda çözünür.