Ergonomi (Yun. ergon: iş, emek; nomos: yasa, bilim, düzen), insanın fiziksel, biyomekanik, fizyolojik, kognitif ve psikososyal özelliklerini merkeze alarak; insan, makine ve çevre arasındaki etkileşimleri sistematik biçimde inceleyen, bu etkileşimleri optimize etmeye yönelik teorik ve uygulamalı bilimsel disiplindir. Uluslararası Ergonomi Derneği (International Ergonomics Association – IEA) tarafından tanımlandığı üzere, ergonomi; “insanlar veya bir sistemin diğer unsurları arasındaki etkileşimlerin anlaşılması için ya da insan refahını genel olarak optimize etmeye yarayan tasarım için teori, ilke, veri ve yöntemleri uygulayan bilimsel bir disiplin ve meslektir.”
Kavramın kökeni, 1857 yılında Polonyalı profesör Wojciech Jastrzebowski tarafından haftalık bir felsefe dergisinde ilk kez kullanılmasına dayanır. Ancak disiplinin bilimselleşmesi, 20. yüzyılın başlarında Frederick Winslow Taylor’ın bilimsel yönetim (scientific management) çalışmaları, Frank ve Lillian Gilbreth’lerin hareket analizi (motion study) araştırmaları ve Hugo Münsterberg’in 1913 tarihli Psychology of Industrial Efficiency adlı eseriyle gerçekleşmiştir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında, askeri ve endüstriyel sistemlerde insan faktörünün kritik önemi ortaya çıkmış; 1949’da K.F.H. Murrell tarafından Oxford Üniversitesi’nde terim modern anlamda önerilmiş ve kabul görmüştür.
Ergonomi, günümüzde üç temel alt disiplin altında incelenir: Fiziksel ergonomi (antropometri, biyomekanik, fizyoloji, çevresel faktörler), Kognitif ergonomi (zihinsel iş yükü, karar verme, insan-bilgisayar etkileşimi, dikkat ve hafıza) ve Örgütsel ergonomi (makroergonomi, sosyoteknik sistemler, katılımcı tasarım, iş örgütlenmesi). Bu üç alanın bütünleşimi, iş sistemlerinin insan merkezli (human-centred) tasarımını mümkün kılar.