İçeriğe geç
Anatomi

Foramen ovale

Dolaşım sisteminin temel taşı olan kalp, fetal gelişim döneminden doğum sonrası hayata kadar dikkate değer dönüşümlerden geçer. Kalbin anatomisinin ilgi çekici özelliklerinden biri de, özellikle fetal dolaşımdan doğum sonrası dolaşıma geçişte kritik önem taşıyan oval şekilli bir delik olan fossa ovalis’tir. Bu makale fossa ovalisin yapısal ayrıntılarını ve klinik sonuçlarını ele almakta ve özellikle yaşamın ilk nefesindeki rolünü vurgulamaktadır.

“Fossa ovalis” terimi köklerini Latince’de bulur; burada “fossa” “hendek” veya “çukur” anlamına gelir ve “ovalis” oval şekliyle ilgilidir. Anatomik terminolojide ‘foramen’ kelimesi sıklıkla özellikle kemik veya diğer vücut yapılarındaki bir delik veya açıklığı tanımlamak için kullanılır. Dolayısıyla fossa ovalis aslında bir ‘oval foramen’dir.

Yapısal Detaylar

Konum
Fossa ovalis, kalbin iki atriyumunu ayıran septumda bulunur.

Şekil ve boyut
Adından da anlaşılacağı gibi oval şekilli bir deliktir. Fetal gelişim sırasında, kanın henüz çalışmayan akciğerleri atlamasına izin veren interatriyal şant görevi görür.

Klinik Uygulamalar: Doğum ve İlk Nefes

Kapatma Mekanizması
Normal fizyolojik şartlarda fossa ovalis bebeğin doğumda aldığı ilk nefesle birlikte kapanmalıdır. Bu kapanma fetal dolaşımdan doğum sonrası dolaşıma geçiş için gereklidir.

Kapatılmamanın Sonuçları
Fossa ovalis kapanmazsa açık kalır ve klinik olarak “patent foramen ovale” (PFO) olarak adlandırılır. Bu durum aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli komplikasyonlara yol açabilir:

  • Artan İnme Riski: Kan pıhtıları potansiyel olarak PFO’dan geçip beyne ulaşabilir.
  • Migren: Bazı çalışmalar PFO ile migren baş ağrıları arasında bir bağlantı olduğunu öne sürüyor.
  • Kalp Yetmezliği: Ciddi vakalarda patent fossa ovalis, konjestif kalp yetmezliğine katkıda bulunabilir.
Kaynak: https://qph.fs.quoracdn.net/main-qimg-15ba8f557527d2590d01311d59ab262b

Kapanmamanın Patolojik Mekanizması

Yorum Yaz