Sagitta

Etimoloji

1) Klasik Latin köken ve temel anlam

  • sagitta, -ae (f.): “ok, mızrakçık, cirit; fırlatılan sivri uçlu cisim” anlamına gelir. Klasik metinlerde gerçek ok (archery) için çekirdek addır.
  • Türevler:
    • sagittārius, -ī (m.): okçu.
    • sagittula, -ae (f.): küçük ok.
    • sagittifer, -era, -erum: ok taşıyan.
    • sagittiformis: ok biçiminde, ok benzeri.
    • sagittātus, -a, -um (özellikle geç/Ortaçağ Latince): oka benzeyen, ok başlı (botanik-morfoloji bağlamında çok yaygın).
  • Köken notu: sagitta’nın Hint-Avrupa kökeni kesin değildir; çoğu filolog Latinceye muhtemelen yerel/alt katmandan geçmiş bir isim olabileceğini belirtir. sagire (“keskin sezmek”) ile halk-etimolojisi düzeyinde çağrışım kurulsa da, etimolojik bağ güçlü kabul edilmez.
HalTekilÇoğul
nominatifsagittasagittae
genitifsagittaesagittārum
datifsagittaesagittīs
akusatifsagittamsagittās
ablativesagittāsagittīs
vokatifsagittasagittae

2) Ortaçağ/Geç Latince uzantılar ve anlam genişlemesi

  • Atış mühimmatı genellemesi: Ortaçağ metinlerinde sagitta, yay okuna ek olarak arbalet/kurmalı yay cıvatası (İng. bolt) için de kullanılır (sagitta balistae vb.). Böylece “fırlatılan kısa-sivri mermi” anlam alanı genişler.
  • Teknik-metaforik kullanımlar: “Doğrultu veren çizgi”, “ok işareti” ve “bir eksene yönelmiş sivri biçim” gibi mecazlar çeşitli bilimsel terminolojilere köprü olur (aşağıda anatomi, botanik, geometri).

Türkçe “sürgü” ve “neşter” ile karışıklık üzerine

  • “Sürgü”: Türkçede kapı kilidi sürgüsü ile arbalet cıvatası (İng. bolt) aynı sözcükle karşılanabiliyor; İngilizce bolt’un iki anlamı burada homonimidir. Latince sagitta “kapı sürgüsü” demek değildir; “ok/cıvata” (atılan mermi) anlamına gelir.
  • “Neşter” (bistüri/scalpel): Latince karşılığı scalpellum/bistūrium’dur; sagitta ile etimolojik bağ yoktur. Tıpta “sagittal testere” (özellikle ortopedide) ifadesi, testerenin hareket düzleminin sagittal olmasıyla ilgilidir; aletin neşter oluşuyla değil.

 

3) Botanik ve morfoloji: “sagittate/sagittatus”
  • Sagittate (TR: ok başlı) yaprak, tabanda iki geriye bakan (kaide) lopu bulunan ok ucu biçimini ifade eder. Latince sagittātus ya da İng. sagittate bu morfolojik niteliği adlandırır.
  • Ayırım:
    • sagittate: Kaide lopları aşağıya/geriye uzanır (ok başı).
    • hastate (hastatus “mızraklı”): Kaide lopları yana-dışa daha keskin açılır (mızrak ucu gibi).
  • Cins adı: Sagittaria (Alismataceae) — Türkçede “ok başı/ok ayrığı”; Avrupa-Asya’da yaygın tür Sagittaria sagittifolia (“ok yapraklı ok başı”). Buradaki sagittifolia “ok biçimli yapraklı” demektir.

4) Anatomi ve tıp terminolojisi

  • sagittalis (sagittal): “oka ilişkin/ok doğrultusunda” anlamlı sıfat; ön-arka doğrultuda uzanan düzlem/eksenleri anlatır.
  • Planum sagittale (sagittal düzlem): Vücudu sağ-sol (dexter–sinister) kısımlara ayıran dikey düzlemler ailesi.
    • Planum medianum/midsagittal: Tam orta düzlem; vücudu eşit sağ-sol yarılara böler.
    • Parasagittal: Orta düzleme paralel, ondan sapmış sagittal düzlemler.
  • Sutura sagittalis: Parietal kemikler arasındaki sütür (bregma→lambda doğrultusu). Adlandırma, sütürün ok gibi uzun bir çizgi izlemesine dayanır.
  • Sinus sagittalis superior/inferior: Dural venöz sinüsler; sagittal eksen boyunca seyreder.
  • Crista sagittalis: Çeşitli türlerde kafatasında orta hat çıkıntısı (insanda artifakt/kaba karşılıklar dışında belirgin değil).
  • Hareket düzlemleriyle ilişki: Sagittal düzlemde fleksiyon–ekstansiyon hareketleri tanımlanır; hareket ekseni transversdir.
  • Görüntüleme: MR/BT kesitlerinde sagittal rekonstrüksiyon orta hattın ve A–P ilişkilerin değerlendirilmesinde temel plandır.

Not: “Sagittal düzlem, okun gidebileceği ve zarar verebileceği hayali bir düzlemdir” şeklindeki tanım didaktik-mecazi bir açıklamadır; resmî/teknik tanım, düzlemin geometrik yönelimi (ön–arka doğrultuda, sağ–sol ayıran) üzerinedir; “zarar verebileceği” gibi teleolojik/işlevsel ifadeler anatomi terminolojisinde kullanılmaz.

5) Geometri, optik ve mühendislikte “sagitta”
  • Geometrik sagitta: Bir çember yayı için kirişin orta noktasından yayı tepe noktasına olan dik uzaklık.
    • Yarıçap r, kiriş uzunluğu c ise sagitta (s): s  =  r  −   r2−(c2)2 s \;=\; r \;-\; \sqrt{\,r^{2} – \left(\frac{c}{2}\right)^{2}\,}
    • Küçük yay yaklaşımı: s≈c28rs \approx \dfrac{c^{2}}{8r}.
  • Optikte “lens sag”: Mercek yüzeyinin merkezdeki yüksekliği (işleme/taşlama geometri ve kalınlık hesaplarında kritik).
  • Yapısal mühendislik: Kemer/halat kirişlerinde “askı oku” veya “sehim” için tarihsel olarak sagitta terimi kullanılagelmiştir.

Astronomi

  • Sagitta: “Ok” anlamlı küçük bir kuzey takımyıldızının adıdır (Aquila ile Vulpecula arasında).
  • Sagittarius (“Okçu”) ile karıştırılmamalıdır; ikincisi Zodyak takımyıldızıdır ve Latince sagittārius (okçu) adından gelir.