Beynin uyku durumuna nasıl geçtiği keşfedildi

Scientists Have Found The Switch That Sends The Brain To SleepBilim insanları, gün geçtikçe uykunun gizemini çözmeye başlıyor.

Şimdilik, tam uykuya dalış anında beyinde neler olduğu biliniyor. Araştırmacılar, beynin uyku durumuna geçme anındaki fizyolojik değişimlerini izleyen “uyku homeostatı”nı vücuda yerleştirmeye çalışıyor. Nature’da yayınlanan çalışmanın araştırmacılarına göre; uykunun deşifre edilmesi henüz tam anlamıyla gerçekleşmedi fakat en azından uyku tuşunun işleyişi anlaşıldı.

Araştırmacılar, çalışmayı meyve sineğinin beyninde gerçekleştirdiler. Daha önceleri, meyve sineğinin beyninde uyku durumuna geçişi kontrol eden nöron kümesi görüntülenmişti ve dorsal fan-shaped body (dFB) ismi verilmişti. İnsan ve diğer pekçok memelide, bu nöronlar uyanıklık durumunda pasif, uykuya geçiş durumunda ise aktif halde bulunuyorlar.

Araştırmacılar çalışmaya ışık tutması amacıyla, meyve sineklerinde dopamin salımını yapay olarak artırdılar. Bu artırım, sineklerin beyinlerinin dFB nöronları kısmını aktive ederek uykuya dalmalarına neden oldu. Aksi bir çalışma olarak da, dopamin salımı azaltıldığında dFB nöronları pasif hale gelerek, uyku durumundaki sineklerin uyandığı görülmüştür.

Araştırmacılara göre, dFB nöronlarının aktiviteleri, potasyum iyonlarının hücre zarından geçişini düzenleyen potasyum kanalları ile kontrol ediliyor. Sandman kanalları ismi verilen bu kanallar hücre içinde bulunuyor ve potasyum iyonlarının geçişini kontrol ediyor fakat dopamin ortamda arttığında, kanallar zarın dışına hareket ediyor ve potasyum iyonlarının bariyeri geçmesine ve nörünları aktive etmesine neden oluyor.

Araştırma grubundan Miesenböck’e göre, bu çalışma uyku homeostatının nasıl çalıştığına dair sorulara cevap vermekle birlikte henüz homeostatın nasıl ölçüleceği konusunda yeterli bilgi vermiyor.

Kaynak

  • Fizikist
  • http://www.iflscience.com/brain/scientists-have-found-the-switch-that-sends-the-brain-to-sleep/
  • Diogo Pimentel, Jeffrey M. Donlea, Clifford B. Talbot, Seoho M. Song, Alexander J. F. Thurston & Gero Miesenböck Operation of a homeostatic sleep switch Nature (2016) doi:10.1038/nature19055 Received 14 October 2015 Accepted 24 June 2016 Published online 03 August 2016
  • Jeffrey M. Donlea, Diogo Pimentel, Gero Miesenböck Neuronal Machinery of Sleep Homeostasis in Drosophila Neuron Volume 81, Issue 4, p860–872, 19 February 2014 DOI: http://dx.doi.org/10.1016/j.neuron.2013.12.013
  • Donlea JM, Thimgan MS, Suzuki Y, Gottschalk L, Shaw PJ Inducing sleep by remote control facilitates memory consolidation in Drosophila. Science. 2011 Jun 24;332(6037):1571-6. doi: 10.1126/science.1202249.
  • PDB

İnsanın Kayıp Hormonu Deniz Yıldızında Bulundu

İnsanın Kayıp Hormonu Deniz Yıldızında Bulundu

İngiltere’de bulunan Queen Mary Üniversitesi ve  Warwick Üniversitesi ile Belçika’da bulunan Leuven Katolik Üniversitesi’nden araştırmacılar, insanlarda cinsel olgunluktan sorumlu olan bir hormonun evrimsel tarihinin, deniz yıldızının genlerinde yazılı olduğunu keşfettti. İnsanlarda ergenliğin başlangıcı ve cinsel gelişim, gonadotropin-salıcı hormon (İng.gonadotropin-releasing hormone – GnRH) olarak bilinen bir beyin hormonunun salınması ile tetiklenir. Araştırmacılar, işte bu önemli cinsiyet hormonunun tarihsel öyküsünü bulmuş oldu.

Meyve sineklerinin GnRh benzeri iki hormona sahip oldukları zaten biliniyordu. Bu hormonlardan biri olan adipokinetik hormon (AKH) uçuşa gereken gücü sağlamak için depolanmış yağları harekete geçirirken, diğeri olan korazonin de böceğin kalbinin daha hızlı atmasını sağlar. Eksik olan bilgi, insanlara böceklerden daha yakın akraba olan diğer omurgasız hayvanlardaki durumdu. Geçtiğimiz günlerde Nature dergisinin Scientific Reportsbölümünde yayımlanan makalede anlatılan deniz yıldızı araştırması, eksik halkayı sağladı.

Araştırmacılar deniz yıldızında, tıpkı meyve sineğinde olduğu gibi GnRh benzeri iki hormonbulunduğunu keşfetti. Ekip lideri Prof.Maurice Elphick şöyle anlatıyor: “Yaklaşık yarım milyar yıl önce okyanuslarda yüzen hayvanlarda, GnRh tipi hormon için kodlanmış sadece tek bir gen vardı. Bu gen daha sonraları ikinci bir kopyasını üretmiş ve nihayetinde meyve sinekleri ile deniz yıldızlarında bulduğumuz iki tane GnRh benzeri hormonun oluşmasına yol açmış olmalı. Bu arada evrimsel yollar aşılırken, insanlarda korazonin tipi hormon yitirilmiş.”

İnsanın atasının nasıl olup da sadece bir adet GnRH tipi hormon edinebildiği ise henüz açıklığa kavuşmuş değil. Bu soruyu yanıtlayabilmek için araştırmaların sürdürülmesi ve GnRH tipi hormonların deniz yıldızında ve diğer omurgasızlarda üstlendiği rollerin daha iyi anlaşılması gerekiyor.

Çalışmanın özetlendiği makalenin başyazarı olan doktora öğrencisi Shi Tian şunları ekliyor: “Söz konusu GnRH benzeri iki hormonu kodlayan genlerin, deniz yıldızının o ilginç beş köşeli bedeninin neresinde ifade edildiğini araştırıyoruz. Bunu anlayabilirsek, bu hormonların deniz yıldızındaki işlevlerini de anlama şansımız olabilir.”

GnRH tipi (kırmızı) ve CRZ tipi (mor) reseptörlerin Bilateria’daki (bilateral simetrili hayvanlardaki) evrim şeması. Bu iki tip reseptör, Bilateria’nın ortak atasındaki gen kopyalaması sonucu doğmuş. Arthropoda’nın ortak atasında gerçekleşen ikinci bir gen kopyalaması sonucunda da AKH tipi (turuncu) ve ACP tipi (pembe) reseptörler ortaya çıkmış. CRZ tipi reseptörler birden fazla evrimsel yolda kaybedilmiş (mor çarpı işaretleri); buna omurgalılar da dahil. ACP tipi reseptör de meyve sineğinde yitirilmiş (pembe çarpı işareti).


Kaynak:
  • Bilimfili,
  • Londra Queen Mary Üniversitesi, “Lost hormone is found in starfish”
    < http://www.qmul.ac.uk/media/news/items/se/178410.html >

İlgili Makale: Urbilaterian origin of paralogous GnRH and corazonin neuropeptide signalling pathways, S. Tian, M. Zandawala, I. Beets, E. Baytemur, S. Slade, J. Scrivens, & M. Elphick, Scientific Reports, 2016.
< http://www.nature.com/articles/srep28788 >